Çizgi roman kültürüm tamamen annemden geliyor. Onun dağıtmadığı, elde kalan çizgi romanlarını okuyarak büyüdüm diyebilirim. Star Wars evrenini bile ondan öğrendim. Sonrasında bu geleneği sürdürmeye karar verdim ve ortaokuldan beri düzenli olarak çizgi roman okudum. Annemin vefatından sonra ise nedense bir türlü çizgi roman okuyamadım. Bu yüzden iki yıl önce tüm çizgi romanlarımı, kardeşimin çalıştığı köy okuluna bağışladım. Evde boş boş duracaklarına, en azından öğrenciler okusun istedim.
O günden sonra çizgi romanlarla kurduğum bağ biraz değişti. Onlara artık sadece bir hobi gibi değil, annemle aramdaki görünmez bir köprü gibi bakıyorum. Her ne kadar okumaya geri dönememiş olsam da, çocukların o sayfalar arasında kendi kahramanlarını bulduğunu bilmek içimi rahatlatıyor. Belki bir gün, yeniden bir çizgi romanın kapağını açacak gücü kendimde bulurum. Annemden bana kalan bu küçük mirasın başkalarının hayal dünyasına dokunması beni mutlu ediyor.