Max Caulfield 64

Üstün
Katılım
18 Nisan 2024
Mesajlar
2.221
Makaleler
15
Çözümler
25
Beğeniler
2.025
Yer
Arcadia Bay
Merhaba arkadaşlar.

Bundan tam 15 gün önce, yani 15 Temmuz 2026'da Windows 11'den CachyOS'e geçiş yaptım. Bugünkü makalemde bu geçişi neden yaptığımı, Linux deneyimimi ve birkaç diğer bilgiyi anlatacağım.

Giriş​

Ben çocukluğumdan beri Windows kullanarak büyüdüm. İlk olarak yakınlarımın bilgisayarlarında Windows XP, Windows 7 ve biraz Windows Vista kullandım. Özellikle Windows 7'yi yakınlarımın bilgisayarlarında çokça kullandım.

Sonra Temmuz 2013'te aldığım ilk bilgisayarımda (Acer Aspire V3-571G) Windows 8 yüklü gelmişti. Yani kendi bilgisayarımda ilk kullandığım işletim sistemi Windows 8 idi. Windows 8'i epey uzun bir süre kullandım. Öyle ki, 2016'ya kadar Windows 8.1'e bile geçmedim, çünkü hem internet sıkıntılarından dolayı o kadar büyük bir indirmeyi yapmam mümkün değildi, hem de zaten sonrasında benim Windows 8 kurulumumda mağaza bozulmuştu.

Sonra 2016'nın başında laptop'umun HDD'si bozulduğu için o Windows 8 kurulumu gitti. Bilgisayarcıda yeni HDD takıldı ve onlar da Windows 8.1 Single Language kurdular, üstelik bilgisayarımın orijinal Windows 8 Single Language lisansıyla. Windows 8.1'i çok kısa süre kullandım (Nisan 2016 ile Haziran 2016 arası), zira Haziran 2016'da Windows 10'a geçiş yaptım.

Windows 10'u 2016'dan 2021'e kadar ana işletim sistemi olarak kullandım. Tabii bu sırada benim laptop'un anakartı öldü, bu yüzden abimin masaüstü bilgisayarına geçtim. Derken Temmuz 2021'de Windows 11'e Insider programı sayesinde geçiş yaptım ve 5 yıla yakın süre ana işletim sistemi olarak kullandım.

10 yıllık Windows deneyimim nasıldı?​

10 yıllık Windows (10/11) deneyimimde birçok sorun yaşadığım oldu. Mesela ilk yıllardaki zorunlu otomatik güncellemeler nedeniyle abimler benim laptop'umun Ethernet bağlantısını kesiyordu, çünkü CS:GO'da 1000-1500 ms ping oluyordu. İlk yıllarda ciddi sorunlar yaşadım bu nedenle.

Sonra 2017 yılında abimin masaüstü bilgisayarına Windows 10 kurup orada Windows 10 kullanmaya başlayınca çok fazla rahatsız etmedi, özellikle 1709 sürümünden sonra.

Fakat Windows 10'da her yeni özellik güncellemesi bir kronik bug ile geliyordu ve bu neredeyse her büyük özellik güncellemesi için sabit bir durumdu. Mesela 1809 sürümünde Windows XP (Klasik) fare imleçleri çalışmıyordu, yine Windows 8/8.1/10 imleçleri görünmeye devam ediyordu. Sonra 1903 sürümünde bu sorun düzeldi. 2004 sürümünde ise klasör seçeneklerinde ilk ayar değiştirdiğimde ayar sorunsuz uygulanıyor, ancak ikinci değiştirişimde ayar uygulanmıyordu ve üçüncü kez açtığımda o ayarı sanki hiç değiştirmemişim gibi görünüyordu. Üçüncü değiştirmede ise tekrar sorunsuz uygulanıyordu.

Genel olarak Windows 10'da bu tarz buglar yaşasam da çoğunlukla memnundum. Çünkü sistem genel olarak performanslıydı ve çalıştırmak istediğim her şey çalışıyordu.

Fakat Windows 11'e geçtikten sonra işler değişti. Windows 11 genel olarak Windows 10'a göre çok daha hantal ve ağır hissettiriyor. Özellikle Windows 11 21H2 epey hantal ve ağırdı, üstelik çok da stabil değildi. Sonra 22H2 ile epey toparlandı, ama yine de Windows 10 kadar hızlı değildi. Ancak tam bu dönemde Windows 11 nefretim başladı.

Microsoft'un saçma kararları ve Windows 11'de çözülemeyen buglar​

Microsoft, Windows 11 22H2 ile Windows 11 Pro sürümünde OOBE'de hem internet bağlantısı hem de Microsoft hesabını şart koştu. Daha önceden sadece Home sürümünde bu zorunluluk vardı. Burada Windows 11 nefretim ufaktan başladı.

Daha sonra Microsoft, offline kurulum için kullanılan yöntemleri bir bir kapatmaya başladı. 24H2 sürümü ile bloke edilmiş bir Microsoft hesabı kullanarak Microsoft hesabı ekranını atlama yöntemi çalışmaz hale geldi. Sonra oobe\bypassnro ve start ms-cxh:localonly gibi yöntemler de kapatılmaya başlandı. Üstelik Microsoft, bu tarz yöntemlerin paylaşıldığı YouTube videolarına da strike atmaya başladı.

Fakat her şey sadece bununla sınırlı değildi.

Windows 11 23H2 sürümü ile garip bir bug ile karşılaştım. Bilgisayarı saatler boyunca kullandıktan sonra bir anda Dosya Gezgini'nde klasörler arasında gezinme epey yavaşlıyordu. Ve bu durum olduğunda da işlemci fanım hep normal boştaki hızdan biraz daha hızlı dönmeye başlıyordu. Görev Yöneticisi'ne baktığımda Shell Infrastructure Host'un %10 CPU yediğini görüyordum. Bu sorunu çözmek için bu işlemi sonlandırmam gerekiyordu, Windows otomatik olarak işlemi yeniden başlatıyor ve bu CPU kullanımı sorunu çözülüyordu.

Sonra Windows 11 24H2 çıktı ve 24H2 ile bu sorun çözüldü, değil mi? Hayır, çözülmedi! Aksine Microsoft, sorunlu olan kodu sihost.exe'den explorer.exe'ye taşımış gibiydi, çünkü bu sefer de Windows Gezgini %10 CPU yemeye başlıyordu :rofl:

Aradan bir sürü zaman geçti, 24H2'ye tonla güncelleme geldi, üzerine 25H2 geldi, fakat yapılan tek iyileştirme bu CPU kullanımının %10'dan %5'e düşmesiydi. Ancak yine de bu olduğunda Dosya Gezgini'nde gezinti yavaşlıyordu.

Tabii bu sürede Microsoft'un saçma kararları da durmadı. Windows 11'e deli gibi AI özellikleri eklemeye başladılar. Bu da Windows'un asıl kalite kontrolünün zayıflamasına neden oldu. Her yeni Patch Tuesday güncellemesinin yol açtığı sorunlar gün geçtikçe giderek artıyordu. Zorunlu telemetri, aşırı RAM kullanımı, kişiselleştirme seçeneklerinin zayıf olması gibi birçok eksiyi de ekleyince Linux'a geçiş yapmak için can atıyordum. Fakat tüm disklerim NTFS olduğu için bunları XFS gibi dosya sistemlerine geçirmem şarttı, bu da o kadar basit değildi. Bu yüzden Windows 11'i ana işletim sistemi olarak kullanmaya devam ettim. Ta ki Temmuz 2026'ya kadar.

Linux deneyimim ve Windows'u bırakmama neden olan bardağı taşıran son damla​

Aslında Linux'u daha önceden de kullanıyordum. İlk olarak 2021 yılında harici SSD'ye Pop!_OS kurdum ve bir süre kullandım. Gerçekten Windows 11'e göre çok daha hızlıydı ve akıcıydı. Fakat o dönemde Linux özellikle de NVIDIA kartlarla pek de olgun bir durumda değildi. Yine de Lunar Client ile Minecraft oynayabiliyordum.

Sonra 3 sene sadece Windows kullanmaya devam ettim. Bilgisayar o dönemde abimin olduğu için istesem de ikinci sistem olarak Linux kurmam zordu, çünkü abim FACEIT oynuyordu ve FACEIT'in Secure Boot gereksinimi gibi gereksinimlerinden dolayı ikinci sistem olarak Linux kurmayı göze alamadım.

Fakat Ekim 2023'te abim kendisine yeni bilgisayar toplayınca eski bilgisayarını da bana verdi, bu sayede artık abime olan bağlılığım kalmadı. Bu yüzden 2024 yılında tekrar Linux camiasına giriş yapmak istedim.

İlk olarak EndeavourOS kurdum. Bir süre kullandıktan sonra Arch Linux'u Archinstall ile kurdum. Sonra Arch Linux'u silip Fedora denedim, ve en sonunda tekrar Archinstall ile Arch Linux kurup kullanmaya başladım. Haziran 2024'ten Kasım 2025'e kadar Arch Linux kullandım.

Arch Linux'ta ilk aylarda NVIDIA sürücüleri Explicit Sync desteklemediği için Wayland'de flicker sorunları gibi sorunlar yaşıyordum. Ayrıca garip bir şekilde ilk başta sistem açılışta SDDM'de şifre girdikten sonra boot mesajlarının olduğu ekranda kalıyordu. Reset atıp Windows'a girince de Windows, Chkdsk başlatmaya çalışıyordu. Sonra o sorunu kernel parametrelerinden nvidia-drm.fbdev=1 girdisini kaldırarak çözdüm. Sonra Explicit Sync destekli sürücü geldi, onu kurdum ve nihayet bu flicker sorunu düzeldi. Tabii KDE Plasma 6.1 de kuruluydu, Plasma 6.1 de Explicit Sync desteği sunuyordu.

Sonra Arch Linux'u başka bir SSD'ye aktardım. Bunu da Arch Linux ISO'su ile terminal arayüzünden yaptım, sorunsuz bir şekilde Arch Linux'u yeni aldığım SSD'ye (Kioxia Exceria SATA 480 GB) taşıdım. Bir kere de kendi bilgisayarımda harici SSD'ye manuel Arch Linux kurulumu yaptım, deneme amaçlı olarak. Bu sayede Linux bilgimi de geliştirdim. Daha önceden sanal makinede zaten manuel Arch kurulumu yapmıştım, fakat ilk defa gerçek bilgisayarda da yapmış oldum.

Fakat en sonunda Kasım 2025'te CachyOS'e geçiş yaptım. CachyOS'i Kingston A2000 1 TB SSD'ye kurdum. Windows 11 ise Kingston Renegade 2 TB SSD'de kuruluydu.

Tüm bu süreçte Linux'u hep ikinci işletim sistemi olarak kullandım. Fakat Windows 11'i de öyle normal kullanmıyordum. Windows 11 Enterprise sürümünü kullanıyordum, telemetriyi resmi Group Policy ayarı ile kapatmıştım (sadece Enterprise sürümünde çalışıyor) ve cihaz kurulum bölgesini (Device Setup Region) Almanya olarak ayarlamıştım. Bu sayede normal bir Windows 11'e göre çok daha temiz bir sistem elde etmiştim. Fakat yüksek RAM kullanımı ve zaman zaman yaşadığım bu Dosya Gezgini yavaşlama sorunu gibi sorunlar devam ediyordu. Derken Temmuz 2026'da bardağı taşıran son damla geldi.

Temmuz 2026'da CachyOS'te kullandığım arayüz fontunu değiştirip Inter'ten Balsamiq Sans'a çevirdim. Bu font (Balsamiq Sans) Life is Strange: Double Exposure ve Life is Strange: Reunion oyunlarında da arayüz fontu olarak kullanılıyor bu arada, onu da belirteyim. Sonra Windows 11'de de bu fontu kullanayım dedim. Fakat fontu hem tarayıcıda web sayfalarında (Stylus eklentisi ile), hem de Windows Gezgini'nde kullanmaya çalışınca şunu fark ettim: Windows 11'in font rasterizer'ı aşırı derecede berbat!

Windows 11 bu Balsamiq Sans fontunu o kadar kötü render'lıyor ki, bir harf bir piksel yukarıda, bir harf bir piksel aşağıda gibi saçma sapan durumlar oluyordu. Özellikle ClearType kullanan yazılımlarda bu durum aşırı kötüydü. DirectWrite kullanan yazılımlarda bir tık daha iyi, ama yine de kötüydü.

Zaten Windows 11'in birçok sıkıntısı ve Microsoft'un saçma kararlarından rahatsız olurken bir de üstüne bu gelince artık Linux'a geçmemin vakti geldi dedim ve ana işletim sistemi olarak CachyOS'e geçtim.

CachyOS deneyimim​

CachyOS kesinlikle Windows 11'e göre çok daha hızlı, stabil ve akıcı çalışıyor. Şimdi CachyOS'in Windows 11'e göre olan avantajlarını kategoriler halinde anlatmak istiyorum.

1. Performans

CachyOS'te KDE Plasma masaüstü ortamını kullanıyorum. Evet, KDE Plasma, XFCE gibi diğer seçeneklere göre daha ağır bir masaüstü ortamı. Fakat ne olursa olsun Windows 11'e göre çok daha hafif.

CachyOS'te kullandığım KDE Plasma'nın dosya yöneticisi Dolphin, kesinlikle Windows 11'in Dosya Gezgini'nden çok daha hızlı. Onu kesinlikle söyleyeyim.

Ayrıca RAM kullanımı da çok daha düşük. Windows 11'de normal RAM kullanımını geçtim, Commit Charge sistemi yüzünden 32 GB RAM'li sistemde bile saçma sapan thrashing sorunları çıkabiliyor. CachyOS'te ise 32 GB RAM resmen Windows'ta 64 GB RAM kullanıyormuş gibi hissettiriyor.

CachyOS'te diskler arası veri aktarım performansı da Windows'a göre çok daha yüksek. Windows 11'de harici SSD'mden dosya aktarımı yaparken 670 MB/s gibi bir hız elde ediyordum. CachyOS'te ise bu hız 910 MB/s değerine, yani USB 3.1 Gen 2'nin pratik limitine epey yakın bir değere çıktı.

Ayrıca Kioxia Exceria SATA 480 GB SSD'ye veri aktarımı da yine CachyOS'te çok daha hızlı oluyor. Windows 11'de sadece 1-2 saniye 400-500 MB/s hızla yazdıktan sonra hız 60 MB/s değerine düşüyordu ve hiç çıkmıyordu, sonra da 35-40 MB/s değerine düşüyordu. CachyOS'te ise disk hala NTFS olmasına rağmen çok daha uzun süre (10-15 saniye, belki de daha fazla) 500 MB/s hızla yazma yapıyor, sonra ise 100-110 MB/s değeri ile devam ediyor. Yani çok daha hızlı veri aktarımı yapabiliyorum.

2. Uyumluluk

CachyOS'te genel olarak kullanmam gereken çoğu yazılım çalışıyor. DaVinci Resolve Studio, OBS Studio, Affinity V3 (özel Wine tabanlı kurulum script'i ile), OpenRGB, VMware Workstation gibi kullandığım birçok yazılım çalışıyor. Sadece Topaz Photo ve Topaz Video'nun Linux sürümü yok, sadece bu iki yazılım için ayrı bir SATA SSD'de ikinci bir Windows 11 IoT Enterprise LTSC 2024 kurulumu tutuyorum.

Microsoft Office gibi yazılımlar ise Linux desteği sunmuyor, fakat Linux'ta ONLYOFFICE kullanıyorum ve gayet de işimi görüyor. Zaten çok fazla Office ile işim olmadığı için o kadar önemli değil.

Lamzu Maya X faremin Aurora kontrol yazılımının web sürümünü Linux'ta çalıştırmak için ise bir udev kuralı eklemek gerekiyor. Bu kuralı ekledikten sonra Helium Browser gibi herhangi bir Chromium tabanlı tarayıcıdan sorunsuzca Lamzu Aurora web sayfasına girip farenizi kontrol edebiliyorsunuz.

3. Oyun uyumluluğu

Oyun uyumluluğu konusunda tabii ki Windows 11 kadar tamamen pürüzsüz tak çalıştır olmasa da yine de epey yakın bir deneyim sunuyor. Oyunlarda genel olarak bir performans veya uyumluluk sorunu yaşamadım. Tabii ki NVIDIA kart kullandığım için DX12 tabanlı oyunlarda performans Windows'taki gibi olmayabilir. Fakat ben şahsen oynamak istediğim her oyunu CachyOS'te oynayabiliyorum.

The Last of Us Part I, The Last of Us Part II Remastered, Life is Strange serisi (LiS 1, Before the Storm, LiS 1 Remastered, Double Exposure ve Reunion), Resident Evil 2/3/4/Requiem, Expedition 33, Counter-Strike 2, Star Wars Battlefront II 2017 (hem ana oyun hem de Kyber V2), Tell Me Why, Stellar Blade, World of Tanks ve GTA San Andreas'ı sorunsuzca CachyOS'te oynayabiliyorum.

Ayrıca Resident Evil oyunlarına mod yapmak için kullandığım Fluffy Mod Manager da CachyOS'te Bottles ile sorunsuz çalışıyor. Tabii Bottles'ın AUR sürümünü kullanıyorum, Flatpak sürümde daha önceden denediğimde mod dosyalarını düzgünce kopyalayamıyordu, sanırım Flatpak yetkileri ile alakalı bir sorundu. AUR sürümünde ise çatır çatır Fluffy Mod Manager'ı kullanabiliyorum.

Kyber V2'yi gayriresmi bir Linux portu ile oynuyorum. Kyber V2 açık kaynaklı olduğu için sağ olsun bir geliştirici gayriresmi bir Linux portu yayınlamış, bu sayede Kyber V2'yi de Linux'ta oynayabiliyorum.

Minecraft tarafında ise işler biraz daha karışık. Her ne kadar Lunar Client sorunsuz çalışsa da Minecraft 1.8-1.12 sürümlerinde kullanılan LWJGL sürümünde bir bug var. Bu bug nedeniyle Linux altında oyun içerisinde Shift+2 gibi tuşlar düzgün algılanmıyor. Bu sorunun maalesef ki en kesin çözümü yamalanmış bir LWJGL kullanmak, bu da Lunar Client ile yapılamıyor. Bu yüzden Prism Launcher tabanlı bir Launcher ile bu işlemi yapmanız gerekiyor. Bu nedenle kendim 1.8.9 Forge kurulumu yaptım ve bazı PvP modları kurdum. Bu sayede yine Lunar Client gibi rahatlık elde edebiliyorum.

4. Kişiselleştirme

Linux'ta kişiselleştirme seçenekleri gerçekten epey zengin. Kendim KDE Plasma masaüstü ortamı kullanıyorum ve KDE Plasma'da o kadar geniş bir kişiselleştirme imkanı var ki... Ancak isterseniz diğer masaüstü ortamı seçeneklerini de kullanabiliyorsunuz. Hatta Hyprland gibi pencere yöneticisi seçenekleri de mevcut.

Ayrıca Linux'ta kullanılan FreeType2 font rasterizer'ı gerçekten Windows'un ClearType'ına ve DirectWrite'ına basar geçer. Balsamiq Sans fontunu Windows'a göre bu kadar iyi render'laması gerçekten çok hoşuma gitti.

5. Kurulum deneyimi

CachyOS'in kurulumu gerçekten oldukça basit. Calamares yükleyiciyi kullanıyor ve basitçe adımları takip ederek kurabiliyorsunuz. Şu anki CachyOS kurulumumu Kingston Renegade 2 TB SSD'ye yaptım, Windows 11'i de bu SSD'den sildim.

Fakat ben NTFS disklerimi de XFS'e geçirmek istediğim için bir aktarım süreci oldu. Bu sürede A2000 SSD'mdeki eski CachyOS kurulumunu da sildim. Sonra ise A2000 SSD'de bir XFS bölüntü oluşturup Renegade SSD'deki ikinci 1 TB'lık NTFS bölüntüdeki verileri oraya taşıdım. Sonra ise o ikinci NTFS bölüntüsünü de silip XFS bölüntüsü oluşturdum ve diğer SSD'lerdeki verileri de bu XFS bölüntüye aktararak SanDisk Ultra 3D 2.5" 500 GB SSD'yi boşalttım. Sonra ise bu SanDisk SSD'ye Windows 11 IoT Enterprise LTSC 2024 kurulumu yaptım ve bu Windows 11 kurulumunu sadece Topaz Photo ve Topaz Video için kullanıyorum. Bu yüzden Windows altında hiçbir hesaba giriş bile yapmadım.

Sonuç​

Sonuç olarak Linux'a geçtiğim için son derece memnunum. Bu kadar süre Windows 11 kullandıktan sonra CachyOS'e geçince resmen "Keşke daha önceden geçseydim" dedim.

Windows 11 gerçekten berbat bir işletim sistemi bana göre. Microsoft, Windows 11'i her geçen gün daha da berbat ediyor. 2023'ten beri bir bug'ı çözememeleri de ayrı bir komedi. Bu yüzden Linux gerçekten bana ilaç gibi geldi.

Linux'un pazar payının da giderek artmasını istiyorum, bu sayede daha fazla yazılım geliştiricisi Linux'a önem vermeye başlar. Özellikle bu konuda Valve'in katkıları epey büyük. Valve zamanında büyük bir risk alıp Linux tarafına önem vermeye başlamasaydı bugün belki de hala Windows 11 kullanmak zorunda olacaktık ve Microsoft çok daha rahat bir şekilde dayatma yapabilecekti.

Bugünkü makalem bu kadardı, bu uzun makalemi okuduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim. Hepinize iyi günler diliyorum. :)
 
Windows'u güzel gömdünüz. Hâlâ dünyanın teknoloji devinden bahsediyoruz. Microsoft gerilemedikçe Windows popüler olarak devam eder.
Yani, hala pazar payı yüksek fakat 2009'lardaki gibi %90'ın üzerinde bir pazar payından söz etmiyoruz. Ocak 2009'da Windows'un pazar payı %95.52, Linux'un pazar payı ise %0.64 idi. Şu anda ise Windows'un pazar payı %72, Linux'un pazar payı ise %5.59. Burada %5 bir pazar payı bile epey önemli, zira eskiden %1 ile %3 arasındaydı. Umarım ileride %10 seviyesine de çıkar. :)
Steam sizce Linux'a adım atar mı?
Valve zaten Linux'un en büyük destekçilerinden biri. Kendi donanımları olan Steam Deck ve Steam Machine de Linux kullanıyor.
 
Yani, hala pazar payı yüksek fakat 2009'lardaki gibi %90'ın üzerinde bir pazar payından söz etmiyoruz. Ocak 2009'da Windows'un pazar payı %95.52, Linux'un pazar payı ise %0.64 idi. Şu anda ise Windows'un pazar payı %72, Linux'un pazar payı ise %5.59. Burada %5 bir pazar payı bile epey önemli, zira eskiden %1 ile %3 arasındaydı. Umarım ileride %10 seviyesine de çıkar. :)

Valve zaten Linux'un en büyük destekçilerinden biri. Kendi donanımları olan Steam Deck ve Steam Machine de Linux kullanıyor.
Ben Linux sevmiyorum açıkçası. Denedim ve beğenmedim.
 
Driver problemleri sebebiyle Linux sevmiyorum. Bir de rahat rahat her oyunu oynayamamak var. Her oyun aşırı sorunsuz çalışmıyor. Ayrıca kıyıda köşede kalmış çok eski bir oyunu oynamak istediğimde de sorun çekiyorum. Yapılan patchler de genelde Windows için yapılmış oluyor. Ayrıca Linux'un ses ve fan driverları da bir garip.