Kendimi kandırırsam hiç bir şeyin gerçek yüzünü göremem herkes gerçeklerle yüzleşmekten korkuyor ve bu yüzden kendini kandırıyor dediğim gibi umut, umutsuzluktan daha tehlikeli.
Buradaki umudu, "hayatın anlamı" olarak nitelendiren sensin. Bense umudu, "zevk almak" olarak nitelendiriyorum. Sonunda öleceksin, zamanı yenemezsin.

Burada bahsetmek istediğim, ölümü beklerken canımın sıkılmaması...

Zaten çekilemez bir hayatın içindeyim, içgüdüsel olarak da ölemiyorum madem, o zaman neden canım sıkılsın? Anlamsızlığı yenebilmenin tek yolu, anlamsızlığı kabul etmek. Evet haklısın, kendimi kandırıyorum. Çünkü, öleceğimi biliyorum ve ölümü beklerken sıkılmak istemiyorum.

Senin sorunun, öleceğini bilerek rahatlayamamak. Sadece öleceğini bil ve o zamanın gelmesini beklerken canının sıkılmaması için yapacak bir şeyler bul.
 
Neden varız hiç kimse bilmiyor. Müslümanlar sınanmak için doğduk sınavı geçersek cennetteyiz diyor. Bense bunun cevabını bilim açıklayana kadar bu soruyu düşünmüyorum ve hayatı en güzel en kaliteli en dolu şekilde yaşamaya çalışıyorum. Çünkü bi kere var olmuşuz, bunu değiştiremeyiz. Nedenini keşfetmek de ha deyince olacak iş değil.
 
Neden varız hiç kimse bilmiyor. Müslüman'lar sınanmak için doğduk sınavı geçersek cennetteyiz diyor. Bense bunun cevabını bilim açıklayana kadar bu soruyu düşünmüyorum ve hayatı en güzel en kaliteli en dolu şekilde yaşamaya çalışıyorum. Çünkü bir kere var olmuşuz, bunu değiştiremeyiz. Nedenini keşfetmek de ha deyince olacak iş değil.

Bilim yaratıcıyının varlığını veya yokluğunu kanıtlayamaz, kanıtlaması durumunda zaten bu sınavın bir anlamı kalmaz.