Kapitalizm haricinde rayında giden sistem yok. Eşitlik ve adalet insan fıtratına aykırıdır. Rekabet oluşmuyorsa o sistem çöker.

Kapitalizm zaten çöktü gibi bir şey. Kapitalizm o kadar büyüdü ki kendini öldürdü. Ve sonucunda Tekno-Feodalizm diye bir şey doğdu.
 
Kapitalizm zaten çöktü gibi bir şey. Kapitalizm o kadar büyüdü ki kendini öldürdü. Ve sonucunda Tekno-Feodalizm diye bir şey doğdu.
-izm'lere çok takılmamak lazım. Her ideoloji ve yönetim şekli bükülebilir, hiçbiri zaten 100% uygulanamamıştır. Kapitalizm direkt insan fıtratına en uygun olan ekonomik şekil olduğu için yüksek oranda uygulanabilirlik sağlıyor.
 
Kapitalizm haricinde rayında giden sistem yok. Eşitlik ve adalet insan fıtratına aykırıdır. Rekabet oluşmuyorsa o sistem çöker.

Hocam bi' tık konu dışına çıkmışsınız. Bende bi' tık çıkayım: Hocam bence en mantıklı yönetim sistemi diye bir şey şu anda yok. Ne demokrasi ne teokrasi ne sosyalizm ne faşizm ne de anaşizm. Hiçbirisi insanlar için iyi bir yönetim sistemi değil. Bu sebeple bence çoğu yönetim sisteminin Kemalizm'e benzer bir şekilde mantıklı taraflarının toplanıp bir sentez oluşturması lazım. Bu sayede sentez yönetim biçiminde belli mantıksal sorunlar yaşamadan yaşayabilirsin. Misal, anaşik bir yönetim sisteminde devlet olmadığı için güvenlik olmaz. Bu da son derece sorun teşkil eder. Bu doğrultu da mantıklı olan devletin otoritesinin olmasıdır. Değil mi? İşte bu sentezde buna benzer bir şekilde tüm her şeyi bilimsel, kuramsal ve dünyevi olarak ölçerek bir karar metodu oluşturmalıdır.

@Mali Demokratoğlu ve @DarthGorsoy, sizi bu konuya fikirlerinizi sunmanız için davet ediyorum.
 
Son düzenleme:
Oligarşik kolektivizm dünya ülkelerinin çoğunda görülmüştür ki bu çok ileri seviye bir oligarşidir. Şu an yönetilmekte olan herhangi bir batı ülkesi, devletiyle pek karşılaştırılamaz. Iran, Kuzey Kore ve belki Afganistan gibi ülkeleri böyle tanımlayabiliriz ama sadece "bir kısımda" böyledirler. Örneğin Suriye'de Baas rejimi genel yapısı itibariyle oligarşik kolektivizm kavramına benzetilebilir lakin tamamen aynı değildir. Baas yahut Esad rejimi özellikle Suriye ve Irak'taki uygulamalarıyla genelde totaliter ve otoriter yönetim biçimi sergilemiştir. Bunu kimse Türkiye gibi bir ülkeyle elbette kıyaslamamalıdır. Türkiye her ne kadar demokratik sistemi "kendine özgü" bir devlet de olsa özünde demokratik bir ülkedir, cumhuriyettir.

Madem Baas'dan örnek verdik, devam edelim. Baas ideolojisi "Arap sosyalizmi" şeklinde isimlendirilen bir fikir üzerine inşa edilmiştir. Bu, bireysel özgürlükleri bir kenara bırakıp "büyük Arap milletinin çıkarlarını" ön plana koymayı hedefler. Yine bir sosyalizm söz konusu, bakınız burada yine her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırmışlardır ve mevzu öyle ilerler ki adamlar çok katı bir iç savaşa sürüklenir. Sonra İŞİD cart curt gibi örgütler topraklarında cirit atar. Aslında bunlar ilk başta dediğim gibi sosyalizm, Arap milliyetçiliği ve laiklik gibi kavramları da ön plana koyup halkın desteğini almıştır ama sonradan gücün bağımlısı haline geldiklerinden ötürü her şeyi batırmışlardır. Burada oligarşik kolektivizmle ilgili şuna da dikkat çekmek gerekli ki güç için savaşılır ve gücün korunması sağlanır. Kimse "biz böyle bir ideolojiyle yönetiyoruz" demez. Adolf Hitler ve Stalin'e baktığımız zaman bunu çok net görüyoruz. Onlar her şeyi anavatan için, milletleri için, gelişmeleri için falan yaptıklarını iddia ederler ama kendilerine karşı olanları infaz edecek kolluk birlikleri kurarlar. Örneğin Stalin bu konuda epey şey yapmıştır. Hani şu an kafam çok toplu değil konuya nereden ne şekilde girsem bilemedim. Şahsımca bu yönetim şeklinin bir parçası da bu gücü elde tutmaktan fazlası yani Stalin gibi milleti vatan hainliğiyle suçlayıp öldürtmek ya da sırf kendi iktidarına bir zararı olabilir diye yine infaz ettirtmek. Seçim yok, muhalefet yok, karşı koyabilen kimse yok ve sen "devrimcisin" :D

Sosyalizmse bana göre tamamen zırvadır, boş iştir. İşçi sınıfı, eşit toplum falan biraz hikaye. Üretim araçlarının ortak olması falan yani buna girmek bile istemiyorum. Demokratik sosyalizmin genel olark stabil işlemesiyse mümkün değildir çünkü sosyalizm kendi başına zaten mümkün değildir, Çin sosyalist mi mesela? Çin nasıl başardı, kapital sosyal oldu ve başardı. Sosyalist olduğunu iddia eden ülkelere bakınca ne gördüğümüz ortada. Demokratik sosyalizm savunan birilerini okumak, izlemek istiyorsan Alexandria Ocasio-Cortez'e bir bak. Kadın "demokratik sosyalizm" savunuyor ama konu yine dönüyor dolaşıyor "göçmen engelleme birimleri kaldırılsın, sınır güvenliğinden cart curt taviz verilsin" gibi şeylere geliyor. Sosyalizmin babasına göre kapital sistem kendini 10 defa yok edecekti ama öyle bir şeyin olması için dünyaya ay boyutuna bir meteor düşmesi gerek; yok olduğumuzda falan işte hayallerde. Pek aklıma bir şey gelmiyor, sıfırdan tonla yazı yazasım da hiç yok hocam benden ufacık bu kadar :)
 
-izm'lere çok takılmamak lazım. Her ideoloji ve yönetim şekli bükülebilir, hiçbiri zaten 100% uygulanamamıştır. Kapitalizm direkt insan fıtratına en uygun olan ekonomik şekil olduğu için yüksek oranda uygulanabilirlik sağlıyor.
Kapitalizm insan fıtratına en uygun olan şey değildir. Bu dünyada sosyalizm de uygulandı. Bu iş insanların nasıl eğitildiğine ve nasıl yaşadığına bağlı olacak bir şey.
 
Oligarşik kolektivizm dünya ülkelerinin çoğunda görülmüştür ki bu çok ileri seviye bir oligarşidir. Şu an yönetilmekte olan herhangi bir batı ülkesi, devletiyle pek karşılaştırılamaz. Iran, Kuzey Kore ve belki Afganistan gibi ülkeleri böyle tanımlayabiliriz ama sadece "bir kısımda" böyledirler. Örneğin Suriye'de Baas rejimi genel yapısı itibariyle oligarşik kolektivizm kavramına benzetilebilir lakin tamamen aynı değildir. Baas yahut Esad rejimi özellikle Suriye ve Irak'taki uygulamalarıyla genelde totaliter ve otoriter yönetim biçimi sergilemiştir. Bunu kimse Türkiye gibi bir ülkeyle elbette kıyaslamamalıdır. Türkiye her ne kadar demokratik sistemi "kendine özgü" bir devlet de olsa özünde demokratik bir ülkedir, cumhuriyettir.
Türkiye ne alaka?
 
  1. İnsan fıtratı diye bir argüman yoktur. İnsan fıtratında yardımseverlik de vardır, sevgi de vardır, bencillik de vardır, nefret de vardır. Fıtrata uygun ideoloji zırvaligini 2025 yılında hala bırakmamış olmak üzücü.
  2. Oligarşik kolektivizm kabaca Marksist teorinin sosyalist aşamasının başlangıcıdır. Orwell, adam akıllı Marksist okuma yapmadığı veya yapmak istemediği için -kendi propagandasını güderek- ideolojiyi uydurur uydurmaz kelime anlamlarını dahi çarpıtmıştır. Biz düzgün bir şekilde bu aşamaya devrim sonrası proleter diktatörlüğünün orijini diyeceğiz ve yukarıda verilen hiçbir örneğin de -belki Kuzey Kore hariç- bu bağlama oturmayacağını söyleyeceğiz.
  3. Arap sosyalizminin başarısızlığının sebebi emperyalist güçler. Suriye, Irak, Libya örnekleri çok çok net örnekler. Ha devam etseler işleri rayına oturtabilirler miydi, muamma. Komplo yazmış oluruz. Yine de halkları dış müdahaleden mahrum bırakmanın genellikle çok daha iyi bir seçenek olduğunu söylemek gerekiyor.
  4. "Sosyalizmin babası" diye bir tabir yok. Marx kastediliyor ama değil. Ütopik sosyalist denilen kesimden çıkma "sosyalizm" kelimesi. Bütün bu bilgi hatalarına rağmen Marx, "kapitalizmin kendisini yiyip bitirecek" deseydi neden devrime ihtiyaç duyacaktı? Oksimoron bir argüman olmuş. Fazla uzatmıyorum.
  5. Stalin de iyi bir sosyalistti ve haksız kazandığı mülkünü vermek istemeyen her türlü unsuru ezerek müthiş bir sanayi oluşturmuştu. Ama komünist bir ülke kuramamıştı ve Nazilerin yarattığı tehdit bunun ihtimalini dahi sönümlemişti. Sovyetler, sosyalist olarak kalmaya mahkumdu ama yine de kapitalizme yeğ idi.
Konudaki bilgi hatalarını düzenledim ve objektif yorumlarımı da ekledim.