Olsaydı fena olmazdı, yine de bu kadar sağcı ve egolu solcu varken kolaylıkla istismar edilir.
Yine de vatandaşın halini düşününce artık imam mı cenaze namazımdan kalkmaz yoksa morglarda yer mi kalmaz mualla.
 
Dayım diyaliz hastası haftada 3 gün diyalize gidiyor sabah annem bırakıyor öğlen ben alıyorum hastaneden. 11. yılını doldurdu ki bu durum doktorları bile şaşırtıyor genelde 5-6 yıl yaşıyorlarmış. Konumuza gelirsek orada nice hastalar görüyorum acıdan duramayan, konuşamayan, sandalyede bitki gibi yıllarca yaşayan oğluna eşine yük olduğu için ağlayanlar bu hisle yaşayanlaar bu insanlara sormak lazım çünkü gerçekten çok zor.
 
Olmalı tabii ki de sorusu mu olur? Hiçbir medikal durum koşulu da olmadan, yoldan geçip “Selamun aleyküm ötenazi yapar mısınız?” diye gelene bile yapılmalı. Ben kendim ölme kararı aldıysam kim ne cüretle bana hayır diyebilir? Süreçte önemli olan tek şey uzman tarafından düzgünce yapılan bir psikolojik test ve bir polis soruşturması ile kişiye birisinin bunu zorlayıp zorlamadığının tespiti.

(Tabii ki de bir ütopyadan bahsediyorum. Türkiye’de zaten bütün kurumlar ele geçirildiği için bu da ele geçirilir ve bazı kişilerin adını kirletmeden cinayet işleme durağı olur. Türkiye’de pratikte bunun mümkünatı yok.)
 
Son düzenleme:
Doktor heyetinin onayı ile olmalı bence, ülkemizde tek doktora da güven olmaz; adamı iğne ile öldürür, ötanazi istedi derler.
Bunu isteyen şu an bile yapar, ruhunuz duymaz. Doktorlara çok güveniyorsunuz. Kimseye bu kadar güvenmeyin.

Olmalı tabii ki de sorusu mu olur? Hiçbir medikal durum koşulu da olmadan, yoldan geçip “Selamun aleyküm ötenazi yapar mısınız?” diye gelene bile yapılmalı. Ben kendim ölme kararı aldıysam kim ne cüretle bana hayır diyebilir? Süreçte önemli olan tek şey uzman tarafından düzgünce yapılan bir psikolojik test ve bir polis soruşturması ile kişiye birisinin bunu zorlayıp zorlamadığının tespiti.

(Tabii ki de bir ütopyadan bahsediyorum. Türkiye’de zaten bütün kurumlar ele geçirildiği için bu da ele geçirilir ve bazı kişilerin adını kirletmeden cinayet işleme durağı olur. Türkiye’de pratikte bunun mümkünatı yok.)
"Ben ölme kararı aldıysam kim ne cüretle hayır diyebilir?" O zaman her sevgilisinden ayrılan ya da bir yakınını kaybeden ötenazi olmaya gelirdi. Çok dar açıdan düşünüyorsunuz. Hayatta bir sürü şey oluyor, acıyla yaşamayı öğrenmek zorundasınız. Her şeyi ölümle bitirmek mümkün olmamalı.
 
Hayır çünkü ötenazi yolu açılırsa "her yaşam kutsaldır" düsturu da değişir. "Ötenazi serbest olsun" diyen "organ satmak da serbest olsun" diyebilir mi mesela? Peki sonrasında kredi borcundan dolayı banka tarafından böbreğine ipotek koyulan bir adam gördüğünüzde ne hissedeceksiniz? İşte böyle etik sorunlar mevcut.
 
Bunu gidip ötanazi olmak isteyen insanlara sormak lazım. Bekâra karı boşamak kolaydır.

Şahsen çok kötü durumlara düştüğüm oldu. Maddi açıdan kendi ötanazimi yapma fikri çok uzun süre aklıma gelmişti ve ciddi manada her gün aklıma gelip beni meşgul ediyordu. Ama sonra düşündüm, "Yahu, devam et, belki bir şey değişir." dedim. Değişti mi? Hayır fakat fikrim değişti. Öyle veya böyle bir şekilde hayatımı idame ettirdim. Şaka gibi, hep şans benimle oldu.

Fakat hasta olan insanlar var. Onlar için yapılacak bir şey kalmayacaksa kendileri karar vermeli, eğer veremiyorlarsa ailesi karar vermeli. Bununla ilgili çok üzücü bir haber okumuştum. Doğduğu andan itibaren görme, duyma gibi duyuları olmayan bir kız çocuğu her gün bağırdığı için annesi ötanazi kararı almıştı ve uygulandı.

Kısacası kesin olmalı veya olmamalı diyemiyorum. Hiçbir rahatsızlığı olmadığı hâlde psikolojik olarak bunalıma giren, hayatı anlamış ve farkındalığı yüksek bir insan ötanazi isterse bu olmamalı bence. Hastaysa düşünülmeli. Gerçi bu duruma düşen insanlar kendilerine ötanazi yapıyorlar bir şekilde.
@Afterbyte bir ara düşünüyordu. O cevap verebilir.
 
"Ben ölme kararı aldıysam kim ne cüretle hayır diyebilir?" O zaman her sevgilisinden ayrılan ya da bir yakınını kaybeden ötenazi olmaya gelirdi. Çok dar açıdan düşünüyorsunuz. Hayatta bir sürü şey oluyor, acıyla yaşamayı öğrenmek zorundasınız. Her şeyi ölümle bitirmek mümkün olmamalı.
Hayatımda gerek ilaçlarımın yan etkileri gerek depresyondan dolayı aşırı suicidal olduğum dönemler yaşadım. Hiçbir ışık göremeyecek seviyede beynim gömüldüğü zamanlar oldu ama hayatıma son vermedim. Bir gün intihar etseydim bu anlık değil, aylarca üzerine kafa patlatıp en son nihai bir karar alarak yaptığım bir şey olurdu. Ben nihai kararımı verdikten sonra da kimse beni engelleyemezdi zaten. Böyle bir durumda da metroda trene atlamam veya sokakta kafama sıkmam yerine hastanede kimsenin psikolojisini bozmadan ölmem daha mantıklı olurdu.