Giriş
Merhaba. Bu konuda mikro takılmaları konuşacağız. Bu başlık altında oyunlarda FPS yüksek görünmesine rağmen mikro takılmaların, anlık giren dropların vesaire sebeplerini ele alıyor olacağız. Bölüm bölüm ilerleyeceğiz. Umarım faydalı ve açıklayıcı olur. Teşekkür ederim.
Bir oyunu açıyorsunuz, FPS sayacına bakıyorsunuz ve ekranda 200, 300 hatta 500 FPS gibi sayılar görüyorsunuz. Kağıt üzerinde her şey kusursuz görünüyor. Sonuçta yıllardır bize öğretilen şey şu: ''FPS ne kadar yüksekse oyun o kadar akıcıdır.'' Peki o zaman neden bazen fare hareketleri pürüzlü hissettiriyor, kamera dönüşlerinde küçük takılmalar yaşanıyor veya oyun bir anlığına yığılmış gibi geliyor? İşin ilginç tarafı ne biliyor musunuz? Bu durum sadece düşük sistemlerde yaşanmıyor. RTX 5080 ve Ryzen 7 9800X3D gibi üst düzey donanımlara sahip kullanıcıların bile zaman zaman "Oyun akıcı hissettirmiyor." veya "FPS yüksek ama oyun kasıyor." şeklinde şikayetlerde bulunduğunu görmek pek mümkün. Hatta son yıllarda forumlarda ve sosyal medyada açılan performans konularının önemli bir kısmı artık düşük FPS ile değil, yüksek FPS'e rağmen yaşanan akıcılık problemleriyle ilgili. Bakınız ben, i7-14650HX & RTX 5060 kombinasyonu ile düşük sistem gereksinimleri isteyen bazı oyunlarda bile anlık takılmalar yaşayabiliyorum. Cidden sinir bozucu.
Bunun nedeni, performansın yalnızca FPS sayısından ibaret olmaması. Ekranın köşesinde gördüğümüz o rakam aslında bize hikayenin tamamını anlatmıyor. Çünkü oyun deneyimini etkileyen ve çoğu zaman gözden kaçan başka faktörler de var. Kare süreleri (Frame Time), 1% Low değerleri, depolama biriminin veri aktarım hızı, RAM gecikmesi, arka planda çalışan uygulamalar ve hatta oyunun kullandığı oyun motoru bile akıcılık hissini ciddi şekilde değiştirebiliyor. İşte tam da bu yüzden bazen iki farklı sistem aynı ortalama FPS değerini vermesine rağmen birisi yağ gibi akıcı hissettirirken, diğeri sürekli küçük takılmalar ve anlık donmalar yaşatabiliyor.
Bu yazıda, yüksek FPS almanıza rağmen neden bazen akıcı bir deneyim elde edemediğinizi ve mikro takılmaların arkasında yatan gerçek sebepleri detaylı şekilde inceleyeceğiz.
Bölüm 1: 300 FPS Alırken Oyun Neden Kasıyor?
Çoğu oyuncunun performans anlayışı tek bir rakama dayanmakta: Ortalama FPS.
Örneğin bir kullanıcı yeni ekran kartını takıyor, oyunu açıyor ve 300 FPS gördüğü an sisteminin kusursuz çalıştığını düşünüyor. Ancak birkaç dakika oynadıktan sonra işler değişiyor. Fare hareketleri bazen ağırlaşıyor, nişan almak zorlaşıyor, kamera dönüşlerinde küçük takılmalar hissediliyor ve oyun bir türlü yağ gibi akmıyor.
İşte burada devreye akıcılık ile FPS arasındaki fark girer.
Aslında insan gözü sadece saniyede üretilen kare sayısına bakmaz. O karelerin ne kadar düzenli üretildiği de en az FPS kadar önemli. Eğer sistem 1 saniye boyunca ortalama 300 kare üretirken bazı kareleri normalden çok daha geç oluşturuyorsa, oyuncu bunu küçük takılmalar şeklinde hissedebilir. Örneğin oyun bir süre boyunca 300 FPS çalışırken bir kare aniden gecikiyor ve birkaç milisaniye geç geliyor. FPS sayacı bunu çoğu zaman göstermiyor çünkü ortalama değer hala yüksek. Ancak oyuncu o anı doğrudan hissediyor. Göze geliyor çünkü. Özellikle rekabetçi oyunlarda bu durum nişan hissini bozabiliyor ve oyunun olması gerekenden daha ağır hissettirmesine neden oluyor. Bu yüzden bazı kullanıcılardan "Sistemim güçlü ama oyun akıcı değil." ya da "Arkadaşım benimle aynı FPS'i alıyor ama onun oyunu daha pürüzsüz." gibi cümleleri duyuyoruz. Gerçekte sorun çoğu zaman FPS'in düşük olması değil, karelerin düzensiz gelmesi oluyor. İşte bu düzensizlikler de mikro takılma olarak adlandırılan problemin temelini oluşturuyor.
Bölüm 2: Mikro Takılma (Micro Stutter) Nedir?
Temel mantığı anlamakta fayda var. Mikro takılma, adından da anlaşılacağı üzere oyunda yaşanan çok kısa süreli, genellikle bir saniyeden daha kısa süren akıcılık bozulmaları gibi gibi şeyler. Çoğu zaman oyun tamamen donmaz, FPS de dramatik şekilde düşmez. Hatta ekranın köşesindeki FPS sayacı hala 200-300 FPS göstermeye devam edebilir. Buna rağmen oyuncu bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseder.
Özellikle rekabetçi oyunlarda bu durum daha belirgin hale gelir. Fareyi sağa sola çevirirken hareketin pürüzsüz olmaması, karakterin bir anlığına ağırlaşmış gibi hissettirmesi veya görüntünün çok kısa süreli teklemesi aslında mikro takılmanın en yaygın belirtilerinden.
İşin ilginç tarafı, bazı oyuncular bu durumu ilk başta donanım yetersizliği sanıyor. Ekran kartını değiştirir, RAM yükseltir, işlemciyi yeniler ama sorun devam eder. Çünkü mikro takılmanın sebebi her zaman yetersiz donanım değil. Pek çok etmen olabilir. Bir oyunun akıcı hissettirmesi için sadece yüksek FPS üretmesi yetmez. Aynı zamanda her bir karenin belirli aralıklarla ve düzenli bir şekilde ekrana gönderilmesi gerek. Eğer kareler düzensiz gelmeye başlarsa, insan gözü bunu hemen fark eder.
Basit bir örnek verelim:
Bir oyunda ortalama 240 FPS alıyorsunuz diyelim. Teorik olarak her karenin yaklaşık 4 milisaniyede oluşturulması gerekiyor. Ancak sistem bazı anlarda bir kareyi 4 ms yerine 20 ms'de üretirse, oyuncu bunu küçük bir takılma olarak hisseder. FPS sayacı ise ortalama değeri gösterdiği için çoğu zaman bu sorunu gizler.
Bu yüzden bazı oyunlarda şöyle bir durumla karşılaşabilirsiniz:
Aslında sebepleri oldukça fazla:
Son yıllarda özellikle büyük bütçeli oyunların çıkış dönemlerinde yaşanan performans sorunlarının önemli bir kısmı da tam olarak bundan kaynaklanıyor. Oyuncular "FPS'im yüksek ama oyun kasıyor." derken aslında çoğu zaman mikro takılmalardan şikayet ediyor.
Peki bu takılmaları ölçmenin bir yolu var mı? Sadece FPS sayacına bakarak bunları göremiyorsak, gerçek akıcılığı ne belirliyor? İşte burada devreye performans dünyasının en önemli ama en az bilinen kavramlarından biri giriyor: Frame Time (Kare Süresi).
Bölüm 3: Frame Time (Kare Süresi) Neden FPS'ten Daha Önemli Olabiliyor?
Oyuncuların büyük kısmı performansı tek bir sayı üzerinden değerlendiriyor: FPS. Hatta yeni bir ekran kartı incelemesinde bile ilk bakılan şey genellikle kaç FPS verdiği oluyor direkt. Ancak işin teknik tarafına indiğimizde, akıcılığı belirleyen asıl unsurun çoğu zaman FPS değil, Frame Time (Kare Süresi) olduğunu görürüz.
Peki Frame Time nedir?
En basit haliyle, ekran kartının bir kareyi oluşturup monitöre göndermesi için geçen süredir ve milisaniye (ms) cinsinden ölçeriz.
Örneğin:
Asıl problem ise düzenin bozulduğu anda başlıyor. Örneğin oyunda şöyle bir senaryo yaşansın:
4 ms
4 ms
4 ms
4 ms
* 18 ms
4 ms
4 ms
4 ms
Ortalamaya bakarsak FPS hala oldukça yüksek görünebilir. Hatta FPS sayacı 220-240 FPS arasında dolaşmaya devam edebilir. Fakat o aradaki 18 ms'lik kare, gözünüzün ve elinizin hemen fark edeceği küçük bir takılma oluşturur. İşte mikro takılmaların büyük kısmı tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Başlık başlık inceleyelim:
3.1 Düşük FPS Her Zaman Kötü Değildir
İlginç bir şekilde bazen daha düşük FPS, daha yüksek FPS'ten daha akıcı hissettirebilir. Örnek verelim.
Örneğin:
Sistem A diyelim = 180 FPS / Frame Time: 5,5 ms - 5,5 ms - 5,5 ms - 5,5 ms
Sistem B ise = 240 FPS / Frame Time: 4 ms - 4 ms - 4 ms - 20 ms - 4 ms
- olarak görünsün. Kağıt üzerinde ikinci sistem daha güçlü görünüyor gibi. Ama oyun deneyimi açısından birinci sistem çoğu oyuncuya daha akıcı gelir. Çünkü kareler düzenli.
Bu yüzden profesyonel oyuncular ve performans meraklıları yalnızca FPS değerine bakmazlar. Özellikle şu değerlere dikkat ederler:
Çünkü çoğu FPS sayacı yalnızca ortalama değeri gösterir. Saniyede üretilen yüzlerce karenin arasında birkaç tane problemli kare varsa, ortalama FPS bunu gizleyebilir.
Mesela 1 saniye boyunca:
3.3 Frame Time Grafiği Neden Önemli?
Bir performans testinde düz bir çizgiye yakın Frame Time grafiği görüyorsanız, bu genellikle iyi bir işaret. Ancak grafikte aniden yukarı doğru çıkan sivri çizgiler varsa, işte onlar oyuncunun hissettiği mikro takılmalardır. Bu yüzden son yıllarda birçok inceleme sitesi artık sadece ortalama FPS vermiyor. Çünkü tek başına FPS değeri, gerçek oyun deneyimini anlatmak için yetersiz kalabiliyor. Peki bu düzensiz kareleri sayısal olarak nasıl ölçüyoruz?
İşte burada oyuncuların son yıllarda daha sık duymaya başladığı iki kavram devreye giriyor:
1% Low ve 0.1% Low değerleri.
Bölüm 4: 1% Low ve 0.1% Low Değerleri Neden Bu Kadar Önemli?
Bir ekran kartı incelemesine baktığınızda genellikle kocaman puntolarla ortalama FPS değeri gösterilir: 180 FPS veya 190 FPS gibi. İlk bakışta iki sistem arasında neredeyse hiçbir fark yokmuş gibi görünür. Hatta birçok kullanıcı "Arada sadece 10 FPS var." deyip geçer.
Ancak işin ilginç tarafı, bu iki sistemin oyun deneyimi tamamen farklı olabilir. Çünkü ortalama FPS bize oyunun en iyi anlarını ve en kötü anlarını söylemez. Sadece tüm karelerin ortalamasını gösterir. İşte burada devreye 1% Low ve 0.1% Low değerleri giriyor.
Nedir bu 1%Low?
1% Low, oyundaki en kötü performans gösteren yüzde 1'lik karelerin ortalama değeridir. Bir başka deyişle ise "Oyun kötüleşmeye başladığında sistem ne kadar performans verebiliyor?" sorusunun cevabıdır diyelim.
Örneğin:
Sistem A = Ortalama FPS 180 / 1%Low 160 FPS
Sistem B = Ortalama FPS 180 / 1%Low 80 FPS
- olsun. İki sistem de aynı ortalama FPS'i veriyor. İşte oyuncunun hissettiği o küçük teklemeler, anlık ağırlık hissi ve akıcılık bozulmaları çoğu zaman burada ortaya çıkıyor.
0.1%Low Nedir?
Bu değer ise işin daha da uç noktası. Oyundaki en kötü binde birlik kısmı gösterir. Yani sistemin gerçekten tökezlediği anlar.
Örneğin:
Sistem A = Ortalama FPS 200 / 1%Low 170 / 0.1%Low 150
Sistem B = Ortalama FPS 200 / 1%Low 130 / 0.1%Low 40
- olsun. İkinci sistem kağıt üzerinde mükemmel görünebilir belki. Ancak oyunun bazı anlarında FPS bir anda 40'a kadar düşüyorsa, oyuncu bunu mutlaka hisseder. Bu düşüş bazen yalnızca birkaç milisaniye sürer ama oyun deneyimini ciddi şekilde etkileyebilir.
4.1 Neden Rekabetçi Oyuncular Bu Değerlere Çok Önem Veriyor?
Çünkü rekabetçi oyunlarda her şey tutarlılıkla ilgili. Örneğin CS 2, Valorant, Rainbow Six Siege, PUBG gibi oyunlarda amaç sadece yüksek FPS almak değildir her ne kadar öyle görünse bile.
Önemli olan, o FPS'in mümkün olduğunca sabit kalmasıdır.
Düşünün bir anda şunlar oluyor:
Fare hissi değişiyor, nişan kayıyor, ekran çok kısa süreli takılıyor. Belki bu durum sadece birkaç milisaniye sürüyor. Ama uyuz ediyor adamı. Ama özellikle rekabetçi oyuncular bunu anında hissedebiliyor. Hatta birçok profesyonel oyuncu: "Düşük ama sabit FPS, yüksek ama dengesiz FPS'ten daha iyidir." görüşünü savunur.
4.2 Aynı Donanımlar Neden Farklı Hissedilebiliyor?
"Aynı işlemci ve ekran kartına sahibiz ama arkadaşımın sistemi daha akıcı." söylemlerine hiç denk geldiniz mi, muhtemelen evet. Bunun sebeplerinden biri de tam olarak budur.
Çünkü ortalama FPS aynı olsa bile:
4.2 Peki 1% Low Değerlerini En Çok Bozan Şeyler Neler?
Aslında liste oldukça uzun.
Ancak son yıllarda oyuncuların en fazla karşılaştığı sebeplerden biri, oyunların giderek daha fazla yaşadığı bir problem: Shader Compilation Stuttering. Yani oyunun bazı verileri oynarken anlık olarak derlemek zorunda kalması. Özellikle Unreal Engine oyunlarında bunun etkisini görmek oldukça kolay.
Bölüm 5: Shader Compilation Stuttering: Son Yılların En Büyük Mikro Takılma Sebeplerinden Biri
Bir oyunu ilk kez açıyorsunuz. FPS'iniz yüksek, sıcaklıklar normal, donanımınız güçlü. Oyuna giriyorsunuz ve ilk birkaç dakika boyunca anlamsız küçük takılmalar yaşamaya başlıyorsunuz. Yeni bir bölgeye giriyorsunuz, ilk defa bir efekt görüyorsunuz, yeni bir silah ateşleniyor veya büyük bir patlama oluyor ve oyun bir anlığına tekliyor. Çoğu kullanıcının aklına türlü türlü sebepler geliyor doğal olarak. Ekran kartı başı çekiyor tabii. Halbuki çoğu zaman sorun bunların hiçbiri olmayabiliyor.
Shader Nedir?
Basit anlatımla shader'lar, oyundaki ışıklandırma, gölgeler, yansımalar, parçacık efektleri ve birçok görsel işlemi ekrana çizen küçük programlar oluyor. Modern oyunlarda binlerce hatta on binlerce farklı shader bulunabilir. İdeal senaryoda oyun bu shader'ları önceden hazırlayıp depolar ve siz oynarken hazır şekilde kullanır. Fakat bazı oyunlarda işler bu kadar düzgün yürümüyor.
5.1 Shader Compilation Stuttering Nedir?
Bazı oyunlar, ihtiyaç duyduğu shader'ları siz oynarken derliyor. Yani oyun arka planda "Bu efekti ilk kez görüyorum, hemen hazırlamam lazım." diyebilir. İşte bu işlem sırasında işlemci kısa süreli bir yük altına giriyor ve bir veya birkaç kare gecikebiliyor. Sonuç ne? Mikro takılmalar. Üstelik bu takılma bazen sadece 50-100 milisaniye sürüyor. FPS sayacı bunu çoğu zaman göstermiyor bile. Ancak oyuncu bunu hemen hissediyor.
Özellikle Hangi Oyunlarda Görülüyor?
Son yıllarda özellikle şu oyun motorunda bu sorun sıkça gündeme geldi: Unreal Engine 5. Bunun yanında bazı oyunlar çıkış dönemlerinde ciddi shader sorunlarıyla eleştirildi: Last of Us Part 2, Star Wars Jedi Survivor, Hogwarts Legacy, Dragon's Dogma 2 gibi. Bu oyunlarda birçok kullanıcı "FPS yüksek ama oyun sürekli tekliyor." dedi. Sorun çoğu zaman ekran kartının gücü değil, shader derleme yöntemiydi.
Neden İlk Oynayışta Daha Fazla Hissediliyor?
Basit. Çünkü oyun birçok veriyi ilk kez görüyor. Yeni haritalar, yeni efektler, yeni düşmanlar, yeni animasyonlar... İlk karşılaşmada derleme işlemi yapılıyor çünkü. Bazı oyunlarda aynı bölgeye ikinci kez girdiğinizde takılmaların azalmasının sebebi de bu. Çünkü gerekli veriler artık önbelleğe alınmış oluyor.
Güçlü Sistemler Neden Bundan Kaçamıyor?
Çünkü bu sorun her zaman ham performansla ilgili değil ki. RTX 5080 de kullansanız, Ryzen 9 9955HX de kullansanız oyun motoru kötü tasarlanmışsa mikro takılmaları tamamen ortadan kaldıramayabilirsiniz.
Shader Stuttering ile Donanım Sorununu Nasıl Ayırt Edebiliriz?
Genellikle şu belirtileri görürüz:
Ve işin ilginç tarafı, birçok oyuncunun gözden kaçırdığı bir bileşen bu konuda tahmin edilenden çok daha büyük bir rol oynuyor: RAM ve bellek gecikmeleri.
Bölüm 6: RAM ve Bellek Gecikmeleri: Görünmeyen Akıcılık Katili
RAM sadece oyunun açılmasını sağlayan bir depolama alanı değildir. İşlemci ile sürekli veri alışverişi yapan, oyun sırasında binlerce küçük işlemin gerçekleştiği oldukça önemli bir bileşendir. Ve bu veri alışverişinde yaşanan en ufak gecikmeler bile bazen mikro takılmalara yol açabiliyor.
6.1 Tek Kanal RAM (Single Channel) Problemi
Özellikle hazır sistemlerde ve bazı giriş seviyesi laptoplarda hâlâ tek RAM ile karşılaşabiliyoruz. 1x8 ya da 1x16 gibi. Bu sistemler çoğu zaman çalışır, hatta ortalama FPS değerleri de kötü görünmeyebilir. Ancak oyun sırasında işlemciye veri yetiştirme konusunda bazı sıkıntılar yaşanabilir. Bunun sonucu olarak anlık takılmalar, stutter, droplar gibi şeyler görebiliriz. Özellikle işlemciye yüklenen oyunlarda çift kanal RAM'e geçildiğinde kullanıcıların: "Sistemim daha akıcı oldu." dediğini görürüz.
6.2 RAM Frekansı ve Gecikme Değerleri
RAM denildiğinde çoğu kullanıcı sadece MHz değerine bakıyor, 4800MHz, 5600Mhz, 6400MHz gibi gibi. Bu değerler önemli ancak tek başına frekans her şeyi anlatmaz.
Bir diğer önemli konu da gecikme değerleri, yani Latency. İşlemci ihtiyaç duyduğu veriye ne kadar hızlı ulaşabiliyorsa, oyun da o kadar tutarlı çalışabiliyor. Özellikle dev dünyalı açık dünya oyunlarında, yoğun NPC bulunan bölgelerde, yüksek FPS hedeflenen rekabetçi oyunlarda RAM gecikmelerinin etkisi daha belirgin hissedilebiliyor.
6.3 Aynı Sistem Neden Farklı Sonuçlar Verebiliyor?
Bunun sebeplerinden biri de RAM yapılandırması olabilir.
Örneğin iki kullanıcı düşünelim:
Sistem A = Çift kanal RAM / Daha düşük gecikme / Bellek profili düzgün çalışıyor.
Sistem B = Tek kanal RAM / Daha yüksek gecikme / XMP/EXPO kapalı.
İki sistemin ortalama FPS'i birbirine yakın olabilir. Ancak iş 1% Low değerlerine geldiğinde ciddi farklar ortaya çıkabilir. Oyuncunun hissettiği akıcılık da tam olarak burada değişmeye başlar.
6.4 Bellek Dolu Olduğunda Ne Oluyor?
Bir diğer önemli konu ise RAM kapasitesi. Özellikle günümüzdeki oyunlar ciddi RAM yiyor. RAM kapasitesi sınırına yaklaşıldığında sistem bazı verileri depolama birimine taşımaya başlıyor. Bu durum da uzun yükleme sürelerine, anlık takılmalara, droplara, kötüleşen 1% değerlerine sebebiyet veriyor.
Ayrıca laptoplarda durum daha kritik. Lehim mevzusu var çünkü. Hele ki tek slot ise vay anam. Bazı kullanıcıların yalnızca ikinci RAM modülünü ekledikten sonra değişimi kayda değer şekilde hissettiğini görebilirsiniz ki onlar da bunu söylüyor zaten.
Fakat RAM her şeyi açıklamıyor. Buna da değinelim. Çünkü bazen sistemde yeterli RAM bulunmasına rağmen takılmalar devam ediyor.
İşte burada devreye çoğu kişinin uzun süre önemsemediği başka bir bileşen giriyor: Depolama birimleri. Evet, kullandığınız SSD hatta bazı durumlarda SSD'nin kalitesi bile oyunlardaki mikro takılmaları etkileyebiliyor.
Bölüm 7: Depolama Biriminin Etkisi: SSD Sadece Yükleme Süresini mi Etkiliyor?
Uzun yıllar boyunca oyuncular arasında şöyle bir düşünce vardı: "SSD sadece oyunun daha hızlı açılmasını sağlar, FPS'e etkisi yoktur." Aslında bu cümle yıllarca büyük ölçüde doğruydu. Çünkü eski oyunların çoğu, ihtiyaç duyduğu verilerin büyük kısmını yükleme ekranında belleğe alıyor ve oyun sırasında depolama birimine fazla iş bırakmazdı.
Ancak modern oyunlarla birlikte bu durum değişmeye başladı. Özellikle son yıllarda çıkan büyük açık dünya oyunları artık haritaları, dokuları, sesleri ve çeşitli oyun verilerini anlık olarak depolama biriminden çekiyor. Yani siz oyunda hareket ettikçe, sistem sürekli yeni veriler okumaya devam eder. İşte tam bu noktada depolama biriminin performansı, yalnızca yükleme süresini değil, akıcılığı da etkilemeye başlıyor.
7.1 HDD'ler Neden Modern Oyunlarda Zorlanıyor?
Birçok oyuncu hala eski sistemlerinde HDD kullanmaya devam ediyor. Ancak günümüz oyunlarının veri miktarı inanılmaz seviyelere ulaşmış. Sömürüyor resmen. Bir HDD ise bu kadar yoğun veri akışına yetişmekte zorlanabiliyor. Bunun sonucunda da droplar oluyor.
7.2 Peki Her SSD Aynı mı?
Aslında hayır. Birçok kullanıcı: "SSD kullanıyorum, bende neden hâlâ takılma var?" diye şüphe duyuyor. Çünkü SSD'ler arasında da ciddi performans farkları bulunuyor.
Örneğin:
7.3 Açık Dünya Oyunları Neden Daha Hassas?
Özellikle büyük şehirlerin bulunduğu oyunlar, yüksek çözünürlüklü doku kullanan yapımlar, sürekli veri akışı yapan açık dünya oyunları. Sıkıntı. Çünkü oyun motoru bir yandan siz oynarken yeni içerikleri hazırlamaya çalışıyor. Depolama birimi bu verileri zamanında yetiştiremezse işlemci beklemeye başlayabiliyor, GPU boşta kalabiliyor, Frame Time grafiğinde ani sıçramalar oluşabiliyor. Oyuncunun hissettiği şey ise yine aynı: "Oyun akıcı değil."
7.4 SSD Doluluk Oranı da Önemli mi?
Biraz tartışma konusu bu. Bence önemli bu arada. Birçok SSD, kapasitesinin büyük kısmı dolduğunda ilk günkü performansını koruyamayabiliyor çünkü. Özellikle %90-95 arası dolulukta olan, uzun süre bakım yapılmayan SSD'ler daha sağlıksız olabilir. Bazı modellerde performans düşüşüne de yol açabiliyor. Bu durum her kullanıcıda aynı seviyede hissedilmese de, özellikle veri akışının yoğun olduğu oyunlarda küçük takılmaları artırabiliyor.
7.5 Yeni Teknolojiler Bu Sorunu Çözüyor mu?
Bir dünya uygulama veya yazılım var bunun için. Akıllı depolamalar vesaire. İşe yarıyor mu peki? Son yıllarda DirectStorage, daha hızlı NVMe SSD'ler, gelişmiş veri sıkıştırma teknolojileri oyunların depolama birimiyle daha verimli çalışmasını hedefliyor. Ancak bu teknolojiler yaygınlaşsa bile, depolama biriminin tamamen önemsiz hale geldiğini söylemek mümkün değil. Özellikle modern AAA oyunlarda SSD artık sadece bir konfor bileşeni değil, bazı durumlarda akıcılığı doğrudan etkileyen bir parça haline gelmiş durumda.
Bölüm 8: Arka Plan Uygulamaları: Güçlü Sistemler Neden Bazen Durduk Yere Tekliyor?
Bir oyuna giriyorsunuz ve tüm bileşen değerleriniz, kullanımlarınız normal. Buna rağmen oyun ara sıra küçük takılmalar yapıyor. Hatta bazen şu cümleyi kuruyorsunuz: "Bir şeyler arka planda çalışıyor gibi hissediyorum." Belki de öyle oluyordur. Çünkü bilgisayarınızda oyun oynarken çalışan tek şey sadece oyun değil. Modern işletim sistemleri, özellikle de Windows, arka planda onlarca işlem çalıştırıyor. Bunların bir kısmı güncelleme servisleri, güvenlik kontrolleri, telemetri hizmetleri, indeksleme işlemleri, sürücü servisleri gibi kullanıcı tarafından fark edilmeyen görevler. Bunlara bir de bizim kurduğumuz programlar ekleniyor. İşte Discord, Steam, RGB yazılımları, Armoury Crate, MSI Center, arkadaki tarayıcılar, ekran kayıt programları vesaire. Bir bakıyorsunuz, sistemde onlarca işlem aynı anda çalışıyor. Bir ton şey var.
8.1 Peki Her Mikro Takılmanın Sebebi Yazılımlar mı?
Hayır. Bazen hiçbir arka plan uygulaması yoktur, sistem temizdir ve sakindir, sıcaklıklar iyidir ama oyun yine de tekliyordur.
İşte bu noktada gözlerimizi başka bir yere çevirmemiz gerekiyor: Sürücüler ve işletim sistemi. Çünkü bazen tek bir ekran kartı sürücüsü güncellemesi bile bütün akıcılık hissini değiştirebiliyor.
Bölüm 9: Sürücüler ve İşletim Sistemi: Bazen Sorunun Kendisi, Güncellemenin Ta Kendisi Olabiliyor
Oyuncuların büyük kısmı performans sorunu yaşadığında ilk yaptığı şeylerden biri ekran kartı sürücüsünü güncellemek. Çünkü yıllardır bize şu söylendi: "Yeni sürücü = Daha fazla performans." Aslında bu çoğu zaman doğru. Yeni sürücüler yeni oyun optimizasyonları, hata düzeltmeleri, güvenlik güncellemeleri, performans iyileştirmeleri getirebiliyor. Ancak işin diğer yüzü de var. Bazen yeni bir sürücü, bazı sistemlerde tam tersine performans sorunlarına ve mikro takılmalara neden olabiliyor.
9.1 Neden Aynı Sürücü Her Sistemde Aynı Çalışmıyor?
Çünkü her sistem birbirinden farklı. Mesela farklı BIOS sürümleri, farklı RAM yapılandırmaları, farklı Windows sürümleri, farklı arka plan yazılımları aynı sürücünün davranışını değiştirebiliyor. Peki Sürücü kaynaklı mikro takılmalar nasıl ortaya çıkıyor derseniz? Bazen Frame Time dalgalanmaları, anlık FPS düşüşleri, giriş gecikmesinin artması, düzensiz GPU kullanımı gibi belirtiler görülebiliyor. Özellikle bazı oyunlarda bir sürücü sürümü mükemmel çalışırken, bir sonraki sürüm beklenmedik sorunlar yaratabiliyor. Bu yüzden birçok deneyimli kullanıcı, her yeni sürücü çıktığında hemen güncelleme yapmıyor. Önce kullanıcı yorumlarını ve testleri takip ediyor. Ben buna dahil değilim işte, dayanamıyorum pat diye yapıyorum.
9.2 Temiz Kurulum Neden Önemli?
Bazen sorun yeni sürücünün kendisi değil, eski sürücü kalıntıları olabiliyor. Üst üste yapılan sürücü güncellemeleri bozuk profil dosyaları, hatalı önbellekler, çakışan ayarlar doğurabiliyor. Ama özellikle açıklanamayan mikro takılmalarda sürücü temizliği denenebilecek yöntemlerden biri.
9.3 Windows Güncellemeleri de Suçlu Olabilir mi?
Tabii ki. Aslında son yıllarda bunun örneklerini sıkça gördük. Bazı Windows güncellemeleri oyun performansını etkileyebiliyor, zamanlayıcı davranışlarını değiştirebiliyor, yeni hatalara yol açabiliyor, DPC gecikmelerini artırabiliyor. Çoğu kullanıcı bunu fark etmiyor bile. Çünkü sorun bir anda başlamıyor. Mesela dün her şey normal iken bugün bir bakıyorsunuz oyun akıcı hissettirmiyor. Bir bakıyorsunuz, arka planda Windows bir güncelleme yüklemiş. Hoppala.
9.4 Peki Her Şey Yazılımsal mı?
Hayır. Bazen sürücüler güncel, Windows temiz, arka plan uygulamaları kapalı olmasına rağmen mikro takılmalar devam edebiliyor. İşte burada artık donanımın fiziksel sınırlarına yaklaşmaya başlıyoruz.
Özellikle laptop kullanıcılarının çok sık karşılaştığı bir konu var:
Bölüm 10: Isınma ve Güç Kısıtlamaları: FPS Yüksekken Bile Neden Oyun Tekleyebiliyor?
Çoğu oyuncu sıcaklıkları yalnızca tek bir açıdan değerlendiriyor: "İşlemci 95 derece olmuş, zarar verir mi?" veya "Ekran kartı 80 dereceyi geçti, sıkıntı var mı?"
Aslında sıcaklığın yarattığı en büyük problemlerden biri çoğu zaman donanıma zarar vermesi değil, performansın tutarlılığını bozmasıdır. Çünkü modern işlemciler ve ekran kartları artık belirli sıcaklık ve güç sınırlarına ulaştıklarında kendilerini korumak için hızlarını otomatik olarak düşürebilir. Buna Termal Throttling deriz. Cihaz kendini korumaya alıyor.
10.1 Laptoplar Bu Konuda Neden Daha Dezavantajlı?
Çünkü laptoplar aha küçük soğutma sistemlerine, daha sınırlı hava akışına, daha sıkı güç limitlerine, sahipler. Özellikle ince kasalı cihazlarda işlemci, ekran kartı, VRM'ler, SSD aynı küçük alanın içerisinde çalışıyor. Yoğun yük altında bu bileşenlerden biri sıcaklık sınırına ulaşırsa, zincirleme bir performans düşüşü yaşanabiliyor.
10.2 Güç Limitleri de Mikro Takılmaya Neden Olabilir mi?
Kesinlikle evet. Özellikle laptoplarda işlemci, ekran kartı aynı güç bütçesini paylaşabiliyor. Örneğin ekran kartı aniden daha fazla güç istediğinde, sistem işlemcinin güç tüketimini azaltabiliyor.
Bazen de tam tersi yaşanıyor.
Bu güç geçişleri sırasında:
Kullanıcı ise bunu sadece "Oyun bazen pürüzsüz, bazen değil." şeklinde hissediyor.
Güç limitleri ile alakalı rehberim burada: Rehber: Gaming laptoplarda PL1, PL2, TGP gibi güç limitleri neyi ifade ederler?
10.3 VRM Sıcaklıkları Neden Konuşulmuyor?
İşlemci ve ekran kartı sıcaklıkları sürekli takip edilir. Ancak çoğu kullanıcı VRM, MOSFET, güç devreleri gibi bileşenlerin sıcaklıklarını hiç kontrol etmez. Bazı sistemlerde bu bileşenler yüksek sıcaklıklara ulaştığında voltaj kararlılığı bozulabiliyor, frekans dalgalanmaları yaşanabiliyor, performans tutarsız hale gelebiliyor. Bu durum özellikle uzun oyun seanslarında, yaz aylarında, yetersiz hava akışı bulunan kasalarda daha belirgin hale geliyor.
VRM ile alakalı rehberim burada: Rehber: Anakartlarda VRM nedir ve ne işe yarar?
Nihayetinde;
Buraya kadar gördüğümüz gibi mikro takılmaların tek bir sebebi yok. Bazen oyun motoru, bazen RAM, bazen SSD, bazen sürücüler, bazen de sıcaklıklar işin sorumlusu olabiliyor.
Peki bir oyuncu bütün bunları nasıl anlayabilir? FPS sayacı her şeyi göstermiyorsa, sistemimizde sorun olup olmadığını nasıl tespit edeceğiz?
Bölüm 11: Mikro Takılmaları Nasıl Ölçebiliriz? FPS Sayacının Göremediklerini Görmek (Konunun Özeti)
Mikro takılmaların en sinir bozucu yanı, çoğu zaman gözle hissedilmelerine rağmen rakamlara dökülmesinin zor olması. Bir arkadaşınıza: "Oyun akıcı hissettirmiyor." dediğinizde muhtemelen şu cevabı alırsınız: "Kaç FPS alıyorsun?" siz de 250 diye yapıştırırsınız. Karşı tarafın kafası karışır. Çünkü çoğu insan için yüksek FPS, akıcı oyun demek. Ancak artık biliyoruz ki iş bundan ibaret değil.
Peki hissedilen bu takılmaları nasıl ölçebiliriz?
11.1 Sadece FPS'e Bakmak Neden Yeterli Değil?
Diyelim ki iki sistem de 200 FPS veriyor. FPS sayacına göre ikisi de aynı performansa sahip
Ama birinde kamera hareketleri yağ gibi, diğerinde küçük teklemeler var. Sorunun kaynağını anlayabilmek için daha fazla veriye ihtiyacımız var. İşte burada performans izleme araçları devreye giriyor.
11.2 Frame Time Grafiği
Mikro takılmaları tespit etmenin en iyi yollarından biri Frame Time grafiği. İdeal bir grafikte çizgi mümkün olduğunca düz, düzenli ve ani sıçramalardan uzak olur. Eğer grafikte bir anda yukarı doğru çıkan sivri çizgiler görüyorsanız, büyük ihtimalle o anlarda mikro takılmalar yaşanıyordur.
11.3 1% Low ve 0.1% Low Değerleri
Bu değerler de mikro takılmalar hakkında oldukça önemli bilgiler verir. Örneğin ortalama FPS'i 220, 1%Low'u 210, 0.1%Low'u 200 olan tablo oldukça sağlıklı görünüyor. Şimdi başka bir tabloya bakalım. Ortalama FPS 220, 1%Low'u 130, 0.1%Low'u 50 olsun. İki sistemin ortalama FPS'i aynı değil mi? Ama ikinci sistemin akıcılık hissi büyük ihtimalle çok daha kötü olacaktır. İşte bu yüzden yalnızca ortalama FPS'e bakmak çoğu zaman yanıltıcıdır.
Bölüm 12: Takılmalar Her Zaman Donanım Arızası Anlamına Gelmez
Epey önemli bir başlık. Birçok kullanıcı ilk mikro takılmada ekran kartının bozuk olduğunu, SSD'nin öldüğünü, işlemcide problem olduğunu düşünür. Oysa çoğu zaman durum bundan çok daha basit olabiliyor. Yazdığım her bölüm başlığı buna sebebiyet verebilir. (Tek tek yazmayayım dedim.)
Bu yüzden yalnızca hislere göre karar vermek yerine verileri incelemek çok daha doğru bir yaklaşım.
Bölüm 13: Kusursuz Sistem Diye Bir Şey mi Var?
Aslında hayır. Günümüzde çok karmaşık oyun motorları, yüzlerce arka plan işlemi, sürekli güncellenen sürücüler, farklı donanım kombinasyonları, nedeniyle tamamen kusursuz bir deneyim elde etmek her zaman mümkün olmayabiliyor. Bazen dünyanın en güçlü sisteminde bile küçük Frame Time sıçramaları görebiliyorsunuz. Önemli olan bunların ne kadar sık yaşandığı, ne kadar hissedildiği, oyun deneyimini ne kadar etkilediği.
Sonuç: FPS Her Şeyi Anlatmaz.
SONUÇ & DEĞERLENDİRME:
Yıllardır oyunculara performansın tek ölçüsünün FPS olduğu öğretildi. Ancak modern oyunlar bize başka bir gerçeği gösteriyor ki o da Yüksek FPS her zaman akıcı oyun anlamına gelmiyor. Gerçek akıcılığı belirleyen şey düzenli Frame Time değerleri, güçlü 1% Low sonuçları, düşük gecikmeler, tutarlı sistem davranışları. oyun deneyimini belirleyen şey yalnızca kaç kare üretildiği değil, o karelerin ne kadar düzenli üretildiğidir.
Teşekkür ederim. Umarım faydalı olmuştur. İyi forumlar dilerim.
Merhaba. Bu konuda mikro takılmaları konuşacağız. Bu başlık altında oyunlarda FPS yüksek görünmesine rağmen mikro takılmaların, anlık giren dropların vesaire sebeplerini ele alıyor olacağız. Bölüm bölüm ilerleyeceğiz. Umarım faydalı ve açıklayıcı olur. Teşekkür ederim.
Bir oyunu açıyorsunuz, FPS sayacına bakıyorsunuz ve ekranda 200, 300 hatta 500 FPS gibi sayılar görüyorsunuz. Kağıt üzerinde her şey kusursuz görünüyor. Sonuçta yıllardır bize öğretilen şey şu: ''FPS ne kadar yüksekse oyun o kadar akıcıdır.'' Peki o zaman neden bazen fare hareketleri pürüzlü hissettiriyor, kamera dönüşlerinde küçük takılmalar yaşanıyor veya oyun bir anlığına yığılmış gibi geliyor? İşin ilginç tarafı ne biliyor musunuz? Bu durum sadece düşük sistemlerde yaşanmıyor. RTX 5080 ve Ryzen 7 9800X3D gibi üst düzey donanımlara sahip kullanıcıların bile zaman zaman "Oyun akıcı hissettirmiyor." veya "FPS yüksek ama oyun kasıyor." şeklinde şikayetlerde bulunduğunu görmek pek mümkün. Hatta son yıllarda forumlarda ve sosyal medyada açılan performans konularının önemli bir kısmı artık düşük FPS ile değil, yüksek FPS'e rağmen yaşanan akıcılık problemleriyle ilgili. Bakınız ben, i7-14650HX & RTX 5060 kombinasyonu ile düşük sistem gereksinimleri isteyen bazı oyunlarda bile anlık takılmalar yaşayabiliyorum. Cidden sinir bozucu.
Bunun nedeni, performansın yalnızca FPS sayısından ibaret olmaması. Ekranın köşesinde gördüğümüz o rakam aslında bize hikayenin tamamını anlatmıyor. Çünkü oyun deneyimini etkileyen ve çoğu zaman gözden kaçan başka faktörler de var. Kare süreleri (Frame Time), 1% Low değerleri, depolama biriminin veri aktarım hızı, RAM gecikmesi, arka planda çalışan uygulamalar ve hatta oyunun kullandığı oyun motoru bile akıcılık hissini ciddi şekilde değiştirebiliyor. İşte tam da bu yüzden bazen iki farklı sistem aynı ortalama FPS değerini vermesine rağmen birisi yağ gibi akıcı hissettirirken, diğeri sürekli küçük takılmalar ve anlık donmalar yaşatabiliyor.
Bu yazıda, yüksek FPS almanıza rağmen neden bazen akıcı bir deneyim elde edemediğinizi ve mikro takılmaların arkasında yatan gerçek sebepleri detaylı şekilde inceleyeceğiz.
Bölüm 1: 300 FPS Alırken Oyun Neden Kasıyor?
Çoğu oyuncunun performans anlayışı tek bir rakama dayanmakta: Ortalama FPS.
Örneğin bir kullanıcı yeni ekran kartını takıyor, oyunu açıyor ve 300 FPS gördüğü an sisteminin kusursuz çalıştığını düşünüyor. Ancak birkaç dakika oynadıktan sonra işler değişiyor. Fare hareketleri bazen ağırlaşıyor, nişan almak zorlaşıyor, kamera dönüşlerinde küçük takılmalar hissediliyor ve oyun bir türlü yağ gibi akmıyor.
İşte burada devreye akıcılık ile FPS arasındaki fark girer.
Aslında insan gözü sadece saniyede üretilen kare sayısına bakmaz. O karelerin ne kadar düzenli üretildiği de en az FPS kadar önemli. Eğer sistem 1 saniye boyunca ortalama 300 kare üretirken bazı kareleri normalden çok daha geç oluşturuyorsa, oyuncu bunu küçük takılmalar şeklinde hissedebilir. Örneğin oyun bir süre boyunca 300 FPS çalışırken bir kare aniden gecikiyor ve birkaç milisaniye geç geliyor. FPS sayacı bunu çoğu zaman göstermiyor çünkü ortalama değer hala yüksek. Ancak oyuncu o anı doğrudan hissediyor. Göze geliyor çünkü. Özellikle rekabetçi oyunlarda bu durum nişan hissini bozabiliyor ve oyunun olması gerekenden daha ağır hissettirmesine neden oluyor. Bu yüzden bazı kullanıcılardan "Sistemim güçlü ama oyun akıcı değil." ya da "Arkadaşım benimle aynı FPS'i alıyor ama onun oyunu daha pürüzsüz." gibi cümleleri duyuyoruz. Gerçekte sorun çoğu zaman FPS'in düşük olması değil, karelerin düzensiz gelmesi oluyor. İşte bu düzensizlikler de mikro takılma olarak adlandırılan problemin temelini oluşturuyor.
Bölüm 2: Mikro Takılma (Micro Stutter) Nedir?
Temel mantığı anlamakta fayda var. Mikro takılma, adından da anlaşılacağı üzere oyunda yaşanan çok kısa süreli, genellikle bir saniyeden daha kısa süren akıcılık bozulmaları gibi gibi şeyler. Çoğu zaman oyun tamamen donmaz, FPS de dramatik şekilde düşmez. Hatta ekranın köşesindeki FPS sayacı hala 200-300 FPS göstermeye devam edebilir. Buna rağmen oyuncu bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseder.
Özellikle rekabetçi oyunlarda bu durum daha belirgin hale gelir. Fareyi sağa sola çevirirken hareketin pürüzsüz olmaması, karakterin bir anlığına ağırlaşmış gibi hissettirmesi veya görüntünün çok kısa süreli teklemesi aslında mikro takılmanın en yaygın belirtilerinden.
İşin ilginç tarafı, bazı oyuncular bu durumu ilk başta donanım yetersizliği sanıyor. Ekran kartını değiştirir, RAM yükseltir, işlemciyi yeniler ama sorun devam eder. Çünkü mikro takılmanın sebebi her zaman yetersiz donanım değil. Pek çok etmen olabilir. Bir oyunun akıcı hissettirmesi için sadece yüksek FPS üretmesi yetmez. Aynı zamanda her bir karenin belirli aralıklarla ve düzenli bir şekilde ekrana gönderilmesi gerek. Eğer kareler düzensiz gelmeye başlarsa, insan gözü bunu hemen fark eder.
Basit bir örnek verelim:
Bir oyunda ortalama 240 FPS alıyorsunuz diyelim. Teorik olarak her karenin yaklaşık 4 milisaniyede oluşturulması gerekiyor. Ancak sistem bazı anlarda bir kareyi 4 ms yerine 20 ms'de üretirse, oyuncu bunu küçük bir takılma olarak hisseder. FPS sayacı ise ortalama değeri gösterdiği için çoğu zaman bu sorunu gizler.
Bu yüzden bazı oyunlarda şöyle bir durumla karşılaşabilirsiniz:
- FPS yüksek görünür
- GPU kullanımı normaldir
- İşlemci sıcaklığı normaldir
- Ancak oyun akıcı hissettirmez
Aslında sebepleri oldukça fazla:
- İşlemcinin anlık olarak başka bir iş yüküne yönelmesi
- RAM gecikmeleri
- Arka planda çalışan uygulamalar
- Shader derleme işlemleri
- Depolama biriminin veri yetiştirememesi
- Hatalı sürücüler
- Güç yönetimi sorunları
- Oyun motorunun optimizasyon eksiklikleri
Son yıllarda özellikle büyük bütçeli oyunların çıkış dönemlerinde yaşanan performans sorunlarının önemli bir kısmı da tam olarak bundan kaynaklanıyor. Oyuncular "FPS'im yüksek ama oyun kasıyor." derken aslında çoğu zaman mikro takılmalardan şikayet ediyor.
Peki bu takılmaları ölçmenin bir yolu var mı? Sadece FPS sayacına bakarak bunları göremiyorsak, gerçek akıcılığı ne belirliyor? İşte burada devreye performans dünyasının en önemli ama en az bilinen kavramlarından biri giriyor: Frame Time (Kare Süresi).
Bölüm 3: Frame Time (Kare Süresi) Neden FPS'ten Daha Önemli Olabiliyor?
Oyuncuların büyük kısmı performansı tek bir sayı üzerinden değerlendiriyor: FPS. Hatta yeni bir ekran kartı incelemesinde bile ilk bakılan şey genellikle kaç FPS verdiği oluyor direkt. Ancak işin teknik tarafına indiğimizde, akıcılığı belirleyen asıl unsurun çoğu zaman FPS değil, Frame Time (Kare Süresi) olduğunu görürüz.
Peki Frame Time nedir?
En basit haliyle, ekran kartının bir kareyi oluşturup monitöre göndermesi için geçen süredir ve milisaniye (ms) cinsinden ölçeriz.
Örneğin:
- 60 FPS = 16,6 ms
- 120 FPS = 8,3 ms
- 240 FPS = 4,1 ms
- 360 FPS = 2,7 ms
Asıl problem ise düzenin bozulduğu anda başlıyor. Örneğin oyunda şöyle bir senaryo yaşansın:
4 ms
4 ms
4 ms
4 ms
* 18 ms
4 ms
4 ms
4 ms
Ortalamaya bakarsak FPS hala oldukça yüksek görünebilir. Hatta FPS sayacı 220-240 FPS arasında dolaşmaya devam edebilir. Fakat o aradaki 18 ms'lik kare, gözünüzün ve elinizin hemen fark edeceği küçük bir takılma oluşturur. İşte mikro takılmaların büyük kısmı tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Başlık başlık inceleyelim:
3.1 Düşük FPS Her Zaman Kötü Değildir
İlginç bir şekilde bazen daha düşük FPS, daha yüksek FPS'ten daha akıcı hissettirebilir. Örnek verelim.
Örneğin:
Sistem A diyelim = 180 FPS / Frame Time: 5,5 ms - 5,5 ms - 5,5 ms - 5,5 ms
Sistem B ise = 240 FPS / Frame Time: 4 ms - 4 ms - 4 ms - 20 ms - 4 ms
- olarak görünsün. Kağıt üzerinde ikinci sistem daha güçlü görünüyor gibi. Ama oyun deneyimi açısından birinci sistem çoğu oyuncuya daha akıcı gelir. Çünkü kareler düzenli.
Bu yüzden profesyonel oyuncular ve performans meraklıları yalnızca FPS değerine bakmazlar. Özellikle şu değerlere dikkat ederler:
- Frame Time grafiği
- 1% Low
- 0.1% Low
- Frame Pacing (Karelerin düzenli dağılımı)
Çünkü çoğu FPS sayacı yalnızca ortalama değeri gösterir. Saniyede üretilen yüzlerce karenin arasında birkaç tane problemli kare varsa, ortalama FPS bunu gizleyebilir.
Mesela 1 saniye boyunca:
- 290 kare çok hızlı oluşturulmuş
- 10 kare ise ciddi gecikmiş olsun
3.3 Frame Time Grafiği Neden Önemli?
Bir performans testinde düz bir çizgiye yakın Frame Time grafiği görüyorsanız, bu genellikle iyi bir işaret. Ancak grafikte aniden yukarı doğru çıkan sivri çizgiler varsa, işte onlar oyuncunun hissettiği mikro takılmalardır. Bu yüzden son yıllarda birçok inceleme sitesi artık sadece ortalama FPS vermiyor. Çünkü tek başına FPS değeri, gerçek oyun deneyimini anlatmak için yetersiz kalabiliyor. Peki bu düzensiz kareleri sayısal olarak nasıl ölçüyoruz?
İşte burada oyuncuların son yıllarda daha sık duymaya başladığı iki kavram devreye giriyor:
1% Low ve 0.1% Low değerleri.
Bölüm 4: 1% Low ve 0.1% Low Değerleri Neden Bu Kadar Önemli?
Bir ekran kartı incelemesine baktığınızda genellikle kocaman puntolarla ortalama FPS değeri gösterilir: 180 FPS veya 190 FPS gibi. İlk bakışta iki sistem arasında neredeyse hiçbir fark yokmuş gibi görünür. Hatta birçok kullanıcı "Arada sadece 10 FPS var." deyip geçer.
Ancak işin ilginç tarafı, bu iki sistemin oyun deneyimi tamamen farklı olabilir. Çünkü ortalama FPS bize oyunun en iyi anlarını ve en kötü anlarını söylemez. Sadece tüm karelerin ortalamasını gösterir. İşte burada devreye 1% Low ve 0.1% Low değerleri giriyor.
Nedir bu 1%Low?
1% Low, oyundaki en kötü performans gösteren yüzde 1'lik karelerin ortalama değeridir. Bir başka deyişle ise "Oyun kötüleşmeye başladığında sistem ne kadar performans verebiliyor?" sorusunun cevabıdır diyelim.
Örneğin:
Sistem A = Ortalama FPS 180 / 1%Low 160 FPS
Sistem B = Ortalama FPS 180 / 1%Low 80 FPS
- olsun. İki sistem de aynı ortalama FPS'i veriyor. İşte oyuncunun hissettiği o küçük teklemeler, anlık ağırlık hissi ve akıcılık bozulmaları çoğu zaman burada ortaya çıkıyor.
0.1%Low Nedir?
Bu değer ise işin daha da uç noktası. Oyundaki en kötü binde birlik kısmı gösterir. Yani sistemin gerçekten tökezlediği anlar.
Örneğin:
Sistem A = Ortalama FPS 200 / 1%Low 170 / 0.1%Low 150
Sistem B = Ortalama FPS 200 / 1%Low 130 / 0.1%Low 40
- olsun. İkinci sistem kağıt üzerinde mükemmel görünebilir belki. Ancak oyunun bazı anlarında FPS bir anda 40'a kadar düşüyorsa, oyuncu bunu mutlaka hisseder. Bu düşüş bazen yalnızca birkaç milisaniye sürer ama oyun deneyimini ciddi şekilde etkileyebilir.
4.1 Neden Rekabetçi Oyuncular Bu Değerlere Çok Önem Veriyor?
Çünkü rekabetçi oyunlarda her şey tutarlılıkla ilgili. Örneğin CS 2, Valorant, Rainbow Six Siege, PUBG gibi oyunlarda amaç sadece yüksek FPS almak değildir her ne kadar öyle görünse bile.
Önemli olan, o FPS'in mümkün olduğunca sabit kalmasıdır.
Düşünün bir anda şunlar oluyor:
Fare hissi değişiyor, nişan kayıyor, ekran çok kısa süreli takılıyor. Belki bu durum sadece birkaç milisaniye sürüyor. Ama uyuz ediyor adamı. Ama özellikle rekabetçi oyuncular bunu anında hissedebiliyor. Hatta birçok profesyonel oyuncu: "Düşük ama sabit FPS, yüksek ama dengesiz FPS'ten daha iyidir." görüşünü savunur.
4.2 Aynı Donanımlar Neden Farklı Hissedilebiliyor?
"Aynı işlemci ve ekran kartına sahibiz ama arkadaşımın sistemi daha akıcı." söylemlerine hiç denk geldiniz mi, muhtemelen evet. Bunun sebeplerinden biri de tam olarak budur.
Çünkü ortalama FPS aynı olsa bile:
- RAM gecikmeleri
- Sürücü sürümleri
- BIOS ayarları
- Arka plan uygulamaları
- Depolama performansı
- İşletim sistemi
4.2 Peki 1% Low Değerlerini En Çok Bozan Şeyler Neler?
Aslında liste oldukça uzun.
Ancak son yıllarda oyuncuların en fazla karşılaştığı sebeplerden biri, oyunların giderek daha fazla yaşadığı bir problem: Shader Compilation Stuttering. Yani oyunun bazı verileri oynarken anlık olarak derlemek zorunda kalması. Özellikle Unreal Engine oyunlarında bunun etkisini görmek oldukça kolay.
Bölüm 5: Shader Compilation Stuttering: Son Yılların En Büyük Mikro Takılma Sebeplerinden Biri
Bir oyunu ilk kez açıyorsunuz. FPS'iniz yüksek, sıcaklıklar normal, donanımınız güçlü. Oyuna giriyorsunuz ve ilk birkaç dakika boyunca anlamsız küçük takılmalar yaşamaya başlıyorsunuz. Yeni bir bölgeye giriyorsunuz, ilk defa bir efekt görüyorsunuz, yeni bir silah ateşleniyor veya büyük bir patlama oluyor ve oyun bir anlığına tekliyor. Çoğu kullanıcının aklına türlü türlü sebepler geliyor doğal olarak. Ekran kartı başı çekiyor tabii. Halbuki çoğu zaman sorun bunların hiçbiri olmayabiliyor.
Shader Nedir?
Basit anlatımla shader'lar, oyundaki ışıklandırma, gölgeler, yansımalar, parçacık efektleri ve birçok görsel işlemi ekrana çizen küçük programlar oluyor. Modern oyunlarda binlerce hatta on binlerce farklı shader bulunabilir. İdeal senaryoda oyun bu shader'ları önceden hazırlayıp depolar ve siz oynarken hazır şekilde kullanır. Fakat bazı oyunlarda işler bu kadar düzgün yürümüyor.
5.1 Shader Compilation Stuttering Nedir?
Bazı oyunlar, ihtiyaç duyduğu shader'ları siz oynarken derliyor. Yani oyun arka planda "Bu efekti ilk kez görüyorum, hemen hazırlamam lazım." diyebilir. İşte bu işlem sırasında işlemci kısa süreli bir yük altına giriyor ve bir veya birkaç kare gecikebiliyor. Sonuç ne? Mikro takılmalar. Üstelik bu takılma bazen sadece 50-100 milisaniye sürüyor. FPS sayacı bunu çoğu zaman göstermiyor bile. Ancak oyuncu bunu hemen hissediyor.
Özellikle Hangi Oyunlarda Görülüyor?
Son yıllarda özellikle şu oyun motorunda bu sorun sıkça gündeme geldi: Unreal Engine 5. Bunun yanında bazı oyunlar çıkış dönemlerinde ciddi shader sorunlarıyla eleştirildi: Last of Us Part 2, Star Wars Jedi Survivor, Hogwarts Legacy, Dragon's Dogma 2 gibi. Bu oyunlarda birçok kullanıcı "FPS yüksek ama oyun sürekli tekliyor." dedi. Sorun çoğu zaman ekran kartının gücü değil, shader derleme yöntemiydi.
Neden İlk Oynayışta Daha Fazla Hissediliyor?
Basit. Çünkü oyun birçok veriyi ilk kez görüyor. Yeni haritalar, yeni efektler, yeni düşmanlar, yeni animasyonlar... İlk karşılaşmada derleme işlemi yapılıyor çünkü. Bazı oyunlarda aynı bölgeye ikinci kez girdiğinizde takılmaların azalmasının sebebi de bu. Çünkü gerekli veriler artık önbelleğe alınmış oluyor.
Güçlü Sistemler Neden Bundan Kaçamıyor?
Çünkü bu sorun her zaman ham performansla ilgili değil ki. RTX 5080 de kullansanız, Ryzen 9 9955HX de kullansanız oyun motoru kötü tasarlanmışsa mikro takılmaları tamamen ortadan kaldıramayabilirsiniz.
Shader Stuttering ile Donanım Sorununu Nasıl Ayırt Edebiliriz?
Genellikle şu belirtileri görürüz:
- Takılmalar belirli noktalarda tekrar eder
- İlk oynayışta daha fazladır
- Aynı bölgeye ikinci girişte azalabilir
- FPS sayacı yüksek kalmaya devam eder
- GPU ve CPU kullanımında büyük değişiklikler görülmeyebilir
Ve işin ilginç tarafı, birçok oyuncunun gözden kaçırdığı bir bileşen bu konuda tahmin edilenden çok daha büyük bir rol oynuyor: RAM ve bellek gecikmeleri.
Bölüm 6: RAM ve Bellek Gecikmeleri: Görünmeyen Akıcılık Katili
RAM sadece oyunun açılmasını sağlayan bir depolama alanı değildir. İşlemci ile sürekli veri alışverişi yapan, oyun sırasında binlerce küçük işlemin gerçekleştiği oldukça önemli bir bileşendir. Ve bu veri alışverişinde yaşanan en ufak gecikmeler bile bazen mikro takılmalara yol açabiliyor.
6.1 Tek Kanal RAM (Single Channel) Problemi
Özellikle hazır sistemlerde ve bazı giriş seviyesi laptoplarda hâlâ tek RAM ile karşılaşabiliyoruz. 1x8 ya da 1x16 gibi. Bu sistemler çoğu zaman çalışır, hatta ortalama FPS değerleri de kötü görünmeyebilir. Ancak oyun sırasında işlemciye veri yetiştirme konusunda bazı sıkıntılar yaşanabilir. Bunun sonucu olarak anlık takılmalar, stutter, droplar gibi şeyler görebiliriz. Özellikle işlemciye yüklenen oyunlarda çift kanal RAM'e geçildiğinde kullanıcıların: "Sistemim daha akıcı oldu." dediğini görürüz.
6.2 RAM Frekansı ve Gecikme Değerleri
RAM denildiğinde çoğu kullanıcı sadece MHz değerine bakıyor, 4800MHz, 5600Mhz, 6400MHz gibi gibi. Bu değerler önemli ancak tek başına frekans her şeyi anlatmaz.
Bir diğer önemli konu da gecikme değerleri, yani Latency. İşlemci ihtiyaç duyduğu veriye ne kadar hızlı ulaşabiliyorsa, oyun da o kadar tutarlı çalışabiliyor. Özellikle dev dünyalı açık dünya oyunlarında, yoğun NPC bulunan bölgelerde, yüksek FPS hedeflenen rekabetçi oyunlarda RAM gecikmelerinin etkisi daha belirgin hissedilebiliyor.
6.3 Aynı Sistem Neden Farklı Sonuçlar Verebiliyor?
Bunun sebeplerinden biri de RAM yapılandırması olabilir.
Örneğin iki kullanıcı düşünelim:
Sistem A = Çift kanal RAM / Daha düşük gecikme / Bellek profili düzgün çalışıyor.
Sistem B = Tek kanal RAM / Daha yüksek gecikme / XMP/EXPO kapalı.
İki sistemin ortalama FPS'i birbirine yakın olabilir. Ancak iş 1% Low değerlerine geldiğinde ciddi farklar ortaya çıkabilir. Oyuncunun hissettiği akıcılık da tam olarak burada değişmeye başlar.
6.4 Bellek Dolu Olduğunda Ne Oluyor?
Bir diğer önemli konu ise RAM kapasitesi. Özellikle günümüzdeki oyunlar ciddi RAM yiyor. RAM kapasitesi sınırına yaklaşıldığında sistem bazı verileri depolama birimine taşımaya başlıyor. Bu durum da uzun yükleme sürelerine, anlık takılmalara, droplara, kötüleşen 1% değerlerine sebebiyet veriyor.
Ayrıca laptoplarda durum daha kritik. Lehim mevzusu var çünkü. Hele ki tek slot ise vay anam. Bazı kullanıcıların yalnızca ikinci RAM modülünü ekledikten sonra değişimi kayda değer şekilde hissettiğini görebilirsiniz ki onlar da bunu söylüyor zaten.
Fakat RAM her şeyi açıklamıyor. Buna da değinelim. Çünkü bazen sistemde yeterli RAM bulunmasına rağmen takılmalar devam ediyor.
İşte burada devreye çoğu kişinin uzun süre önemsemediği başka bir bileşen giriyor: Depolama birimleri. Evet, kullandığınız SSD hatta bazı durumlarda SSD'nin kalitesi bile oyunlardaki mikro takılmaları etkileyebiliyor.
Bölüm 7: Depolama Biriminin Etkisi: SSD Sadece Yükleme Süresini mi Etkiliyor?
Uzun yıllar boyunca oyuncular arasında şöyle bir düşünce vardı: "SSD sadece oyunun daha hızlı açılmasını sağlar, FPS'e etkisi yoktur." Aslında bu cümle yıllarca büyük ölçüde doğruydu. Çünkü eski oyunların çoğu, ihtiyaç duyduğu verilerin büyük kısmını yükleme ekranında belleğe alıyor ve oyun sırasında depolama birimine fazla iş bırakmazdı.
Ancak modern oyunlarla birlikte bu durum değişmeye başladı. Özellikle son yıllarda çıkan büyük açık dünya oyunları artık haritaları, dokuları, sesleri ve çeşitli oyun verilerini anlık olarak depolama biriminden çekiyor. Yani siz oyunda hareket ettikçe, sistem sürekli yeni veriler okumaya devam eder. İşte tam bu noktada depolama biriminin performansı, yalnızca yükleme süresini değil, akıcılığı da etkilemeye başlıyor.
7.1 HDD'ler Neden Modern Oyunlarda Zorlanıyor?
Birçok oyuncu hala eski sistemlerinde HDD kullanmaya devam ediyor. Ancak günümüz oyunlarının veri miktarı inanılmaz seviyelere ulaşmış. Sömürüyor resmen. Bir HDD ise bu kadar yoğun veri akışına yetişmekte zorlanabiliyor. Bunun sonucunda da droplar oluyor.
7.2 Peki Her SSD Aynı mı?
Aslında hayır. Birçok kullanıcı: "SSD kullanıyorum, bende neden hâlâ takılma var?" diye şüphe duyuyor. Çünkü SSD'ler arasında da ciddi performans farkları bulunuyor.
Örneğin:
- Giriş seviyesi DRAM'siz SSD'ler
- Dolmaya başlamış SSD'ler
- Düşük kaliteli kontrolcüye sahip modeller
7.3 Açık Dünya Oyunları Neden Daha Hassas?
Özellikle büyük şehirlerin bulunduğu oyunlar, yüksek çözünürlüklü doku kullanan yapımlar, sürekli veri akışı yapan açık dünya oyunları. Sıkıntı. Çünkü oyun motoru bir yandan siz oynarken yeni içerikleri hazırlamaya çalışıyor. Depolama birimi bu verileri zamanında yetiştiremezse işlemci beklemeye başlayabiliyor, GPU boşta kalabiliyor, Frame Time grafiğinde ani sıçramalar oluşabiliyor. Oyuncunun hissettiği şey ise yine aynı: "Oyun akıcı değil."
7.4 SSD Doluluk Oranı da Önemli mi?
Biraz tartışma konusu bu. Bence önemli bu arada. Birçok SSD, kapasitesinin büyük kısmı dolduğunda ilk günkü performansını koruyamayabiliyor çünkü. Özellikle %90-95 arası dolulukta olan, uzun süre bakım yapılmayan SSD'ler daha sağlıksız olabilir. Bazı modellerde performans düşüşüne de yol açabiliyor. Bu durum her kullanıcıda aynı seviyede hissedilmese de, özellikle veri akışının yoğun olduğu oyunlarda küçük takılmaları artırabiliyor.
7.5 Yeni Teknolojiler Bu Sorunu Çözüyor mu?
Bir dünya uygulama veya yazılım var bunun için. Akıllı depolamalar vesaire. İşe yarıyor mu peki? Son yıllarda DirectStorage, daha hızlı NVMe SSD'ler, gelişmiş veri sıkıştırma teknolojileri oyunların depolama birimiyle daha verimli çalışmasını hedefliyor. Ancak bu teknolojiler yaygınlaşsa bile, depolama biriminin tamamen önemsiz hale geldiğini söylemek mümkün değil. Özellikle modern AAA oyunlarda SSD artık sadece bir konfor bileşeni değil, bazı durumlarda akıcılığı doğrudan etkileyen bir parça haline gelmiş durumda.
Bölüm 8: Arka Plan Uygulamaları: Güçlü Sistemler Neden Bazen Durduk Yere Tekliyor?
Bir oyuna giriyorsunuz ve tüm bileşen değerleriniz, kullanımlarınız normal. Buna rağmen oyun ara sıra küçük takılmalar yapıyor. Hatta bazen şu cümleyi kuruyorsunuz: "Bir şeyler arka planda çalışıyor gibi hissediyorum." Belki de öyle oluyordur. Çünkü bilgisayarınızda oyun oynarken çalışan tek şey sadece oyun değil. Modern işletim sistemleri, özellikle de Windows, arka planda onlarca işlem çalıştırıyor. Bunların bir kısmı güncelleme servisleri, güvenlik kontrolleri, telemetri hizmetleri, indeksleme işlemleri, sürücü servisleri gibi kullanıcı tarafından fark edilmeyen görevler. Bunlara bir de bizim kurduğumuz programlar ekleniyor. İşte Discord, Steam, RGB yazılımları, Armoury Crate, MSI Center, arkadaki tarayıcılar, ekran kayıt programları vesaire. Bir bakıyorsunuz, sistemde onlarca işlem aynı anda çalışıyor. Bir ton şey var.
8.1 Peki Her Mikro Takılmanın Sebebi Yazılımlar mı?
Hayır. Bazen hiçbir arka plan uygulaması yoktur, sistem temizdir ve sakindir, sıcaklıklar iyidir ama oyun yine de tekliyordur.
İşte bu noktada gözlerimizi başka bir yere çevirmemiz gerekiyor: Sürücüler ve işletim sistemi. Çünkü bazen tek bir ekran kartı sürücüsü güncellemesi bile bütün akıcılık hissini değiştirebiliyor.
Bölüm 9: Sürücüler ve İşletim Sistemi: Bazen Sorunun Kendisi, Güncellemenin Ta Kendisi Olabiliyor
Oyuncuların büyük kısmı performans sorunu yaşadığında ilk yaptığı şeylerden biri ekran kartı sürücüsünü güncellemek. Çünkü yıllardır bize şu söylendi: "Yeni sürücü = Daha fazla performans." Aslında bu çoğu zaman doğru. Yeni sürücüler yeni oyun optimizasyonları, hata düzeltmeleri, güvenlik güncellemeleri, performans iyileştirmeleri getirebiliyor. Ancak işin diğer yüzü de var. Bazen yeni bir sürücü, bazı sistemlerde tam tersine performans sorunlarına ve mikro takılmalara neden olabiliyor.
9.1 Neden Aynı Sürücü Her Sistemde Aynı Çalışmıyor?
Çünkü her sistem birbirinden farklı. Mesela farklı BIOS sürümleri, farklı RAM yapılandırmaları, farklı Windows sürümleri, farklı arka plan yazılımları aynı sürücünün davranışını değiştirebiliyor. Peki Sürücü kaynaklı mikro takılmalar nasıl ortaya çıkıyor derseniz? Bazen Frame Time dalgalanmaları, anlık FPS düşüşleri, giriş gecikmesinin artması, düzensiz GPU kullanımı gibi belirtiler görülebiliyor. Özellikle bazı oyunlarda bir sürücü sürümü mükemmel çalışırken, bir sonraki sürüm beklenmedik sorunlar yaratabiliyor. Bu yüzden birçok deneyimli kullanıcı, her yeni sürücü çıktığında hemen güncelleme yapmıyor. Önce kullanıcı yorumlarını ve testleri takip ediyor. Ben buna dahil değilim işte, dayanamıyorum pat diye yapıyorum.
9.2 Temiz Kurulum Neden Önemli?
Bazen sorun yeni sürücünün kendisi değil, eski sürücü kalıntıları olabiliyor. Üst üste yapılan sürücü güncellemeleri bozuk profil dosyaları, hatalı önbellekler, çakışan ayarlar doğurabiliyor. Ama özellikle açıklanamayan mikro takılmalarda sürücü temizliği denenebilecek yöntemlerden biri.
9.3 Windows Güncellemeleri de Suçlu Olabilir mi?
Tabii ki. Aslında son yıllarda bunun örneklerini sıkça gördük. Bazı Windows güncellemeleri oyun performansını etkileyebiliyor, zamanlayıcı davranışlarını değiştirebiliyor, yeni hatalara yol açabiliyor, DPC gecikmelerini artırabiliyor. Çoğu kullanıcı bunu fark etmiyor bile. Çünkü sorun bir anda başlamıyor. Mesela dün her şey normal iken bugün bir bakıyorsunuz oyun akıcı hissettirmiyor. Bir bakıyorsunuz, arka planda Windows bir güncelleme yüklemiş. Hoppala.
9.4 Peki Her Şey Yazılımsal mı?
Hayır. Bazen sürücüler güncel, Windows temiz, arka plan uygulamaları kapalı olmasına rağmen mikro takılmalar devam edebiliyor. İşte burada artık donanımın fiziksel sınırlarına yaklaşmaya başlıyoruz.
Özellikle laptop kullanıcılarının çok sık karşılaştığı bir konu var:
- İşlemcinin sıcaklık nedeniyle hız düşürmesi
- Ekran kartının güç limitine takılması
- VRM sıcaklıklarının yükselmesi
Bölüm 10: Isınma ve Güç Kısıtlamaları: FPS Yüksekken Bile Neden Oyun Tekleyebiliyor?
Çoğu oyuncu sıcaklıkları yalnızca tek bir açıdan değerlendiriyor: "İşlemci 95 derece olmuş, zarar verir mi?" veya "Ekran kartı 80 dereceyi geçti, sıkıntı var mı?"
Aslında sıcaklığın yarattığı en büyük problemlerden biri çoğu zaman donanıma zarar vermesi değil, performansın tutarlılığını bozmasıdır. Çünkü modern işlemciler ve ekran kartları artık belirli sıcaklık ve güç sınırlarına ulaştıklarında kendilerini korumak için hızlarını otomatik olarak düşürebilir. Buna Termal Throttling deriz. Cihaz kendini korumaya alıyor.
10.1 Laptoplar Bu Konuda Neden Daha Dezavantajlı?
Çünkü laptoplar aha küçük soğutma sistemlerine, daha sınırlı hava akışına, daha sıkı güç limitlerine, sahipler. Özellikle ince kasalı cihazlarda işlemci, ekran kartı, VRM'ler, SSD aynı küçük alanın içerisinde çalışıyor. Yoğun yük altında bu bileşenlerden biri sıcaklık sınırına ulaşırsa, zincirleme bir performans düşüşü yaşanabiliyor.
10.2 Güç Limitleri de Mikro Takılmaya Neden Olabilir mi?
Kesinlikle evet. Özellikle laptoplarda işlemci, ekran kartı aynı güç bütçesini paylaşabiliyor. Örneğin ekran kartı aniden daha fazla güç istediğinde, sistem işlemcinin güç tüketimini azaltabiliyor.
Bazen de tam tersi yaşanıyor.
Bu güç geçişleri sırasında:
- Frekans değişimleri
- Kısa süreli performans düşüşleri
- Frame Time sıçramaları
Kullanıcı ise bunu sadece "Oyun bazen pürüzsüz, bazen değil." şeklinde hissediyor.
Güç limitleri ile alakalı rehberim burada: Rehber: Gaming laptoplarda PL1, PL2, TGP gibi güç limitleri neyi ifade ederler?
10.3 VRM Sıcaklıkları Neden Konuşulmuyor?
İşlemci ve ekran kartı sıcaklıkları sürekli takip edilir. Ancak çoğu kullanıcı VRM, MOSFET, güç devreleri gibi bileşenlerin sıcaklıklarını hiç kontrol etmez. Bazı sistemlerde bu bileşenler yüksek sıcaklıklara ulaştığında voltaj kararlılığı bozulabiliyor, frekans dalgalanmaları yaşanabiliyor, performans tutarsız hale gelebiliyor. Bu durum özellikle uzun oyun seanslarında, yaz aylarında, yetersiz hava akışı bulunan kasalarda daha belirgin hale geliyor.
VRM ile alakalı rehberim burada: Rehber: Anakartlarda VRM nedir ve ne işe yarar?
Nihayetinde;
Buraya kadar gördüğümüz gibi mikro takılmaların tek bir sebebi yok. Bazen oyun motoru, bazen RAM, bazen SSD, bazen sürücüler, bazen de sıcaklıklar işin sorumlusu olabiliyor.
Peki bir oyuncu bütün bunları nasıl anlayabilir? FPS sayacı her şeyi göstermiyorsa, sistemimizde sorun olup olmadığını nasıl tespit edeceğiz?
Bölüm 11: Mikro Takılmaları Nasıl Ölçebiliriz? FPS Sayacının Göremediklerini Görmek (Konunun Özeti)
Mikro takılmaların en sinir bozucu yanı, çoğu zaman gözle hissedilmelerine rağmen rakamlara dökülmesinin zor olması. Bir arkadaşınıza: "Oyun akıcı hissettirmiyor." dediğinizde muhtemelen şu cevabı alırsınız: "Kaç FPS alıyorsun?" siz de 250 diye yapıştırırsınız. Karşı tarafın kafası karışır. Çünkü çoğu insan için yüksek FPS, akıcı oyun demek. Ancak artık biliyoruz ki iş bundan ibaret değil.
Peki hissedilen bu takılmaları nasıl ölçebiliriz?
11.1 Sadece FPS'e Bakmak Neden Yeterli Değil?
Diyelim ki iki sistem de 200 FPS veriyor. FPS sayacına göre ikisi de aynı performansa sahip
Ama birinde kamera hareketleri yağ gibi, diğerinde küçük teklemeler var. Sorunun kaynağını anlayabilmek için daha fazla veriye ihtiyacımız var. İşte burada performans izleme araçları devreye giriyor.
11.2 Frame Time Grafiği
Mikro takılmaları tespit etmenin en iyi yollarından biri Frame Time grafiği. İdeal bir grafikte çizgi mümkün olduğunca düz, düzenli ve ani sıçramalardan uzak olur. Eğer grafikte bir anda yukarı doğru çıkan sivri çizgiler görüyorsanız, büyük ihtimalle o anlarda mikro takılmalar yaşanıyordur.
11.3 1% Low ve 0.1% Low Değerleri
Bu değerler de mikro takılmalar hakkında oldukça önemli bilgiler verir. Örneğin ortalama FPS'i 220, 1%Low'u 210, 0.1%Low'u 200 olan tablo oldukça sağlıklı görünüyor. Şimdi başka bir tabloya bakalım. Ortalama FPS 220, 1%Low'u 130, 0.1%Low'u 50 olsun. İki sistemin ortalama FPS'i aynı değil mi? Ama ikinci sistemin akıcılık hissi büyük ihtimalle çok daha kötü olacaktır. İşte bu yüzden yalnızca ortalama FPS'e bakmak çoğu zaman yanıltıcıdır.
Bölüm 12: Takılmalar Her Zaman Donanım Arızası Anlamına Gelmez
Epey önemli bir başlık. Birçok kullanıcı ilk mikro takılmada ekran kartının bozuk olduğunu, SSD'nin öldüğünü, işlemcide problem olduğunu düşünür. Oysa çoğu zaman durum bundan çok daha basit olabiliyor. Yazdığım her bölüm başlığı buna sebebiyet verebilir. (Tek tek yazmayayım dedim.)
Bu yüzden yalnızca hislere göre karar vermek yerine verileri incelemek çok daha doğru bir yaklaşım.
Bölüm 13: Kusursuz Sistem Diye Bir Şey mi Var?
Aslında hayır. Günümüzde çok karmaşık oyun motorları, yüzlerce arka plan işlemi, sürekli güncellenen sürücüler, farklı donanım kombinasyonları, nedeniyle tamamen kusursuz bir deneyim elde etmek her zaman mümkün olmayabiliyor. Bazen dünyanın en güçlü sisteminde bile küçük Frame Time sıçramaları görebiliyorsunuz. Önemli olan bunların ne kadar sık yaşandığı, ne kadar hissedildiği, oyun deneyimini ne kadar etkilediği.
Sonuç: FPS Her Şeyi Anlatmaz.
SONUÇ & DEĞERLENDİRME:
Yıllardır oyunculara performansın tek ölçüsünün FPS olduğu öğretildi. Ancak modern oyunlar bize başka bir gerçeği gösteriyor ki o da Yüksek FPS her zaman akıcı oyun anlamına gelmiyor. Gerçek akıcılığı belirleyen şey düzenli Frame Time değerleri, güçlü 1% Low sonuçları, düşük gecikmeler, tutarlı sistem davranışları. oyun deneyimini belirleyen şey yalnızca kaç kare üretildiği değil, o karelerin ne kadar düzenli üretildiğidir.
Teşekkür ederim. Umarım faydalı olmuştur. İyi forumlar dilerim.
Son düzenleme: