Kardeşim, hayatın parayla geçtiğini, faturaların duayla ödenmediğini uçan kuş da biliyor, yerdeki taş da. Bu bir sır değil, bir hayat gerçeği.
Benim deme istediğim bir şeye heves edersin, bir şey üretmeye başlarsın daha projenin ilk sürümü çıkmadan tepende bir ses biter "kanka bundan para kazanacak mısın?" işte bu zihniyet, dünyadaki en büyük heves katilidir. Çünkü bu mantığa göre, bir şeyin değerli olması için illa o saniye kasaya nakit girişi yapması gerekir. Oysa gerçek dünya böyle dönmüyor. Bugün milyarlarca dolar eden platformlar, sistemler ya da sanat eserleri; ilk günlerinde birilerinin "para kazandırmayan" tutkularından ibaretti.
Mesele şu para, üretilen değerin yan ürünüdür. Sen önce bir yetkinlik kazanırsın, bir sorunu çözersin, bir fark yaratırsın; para zaten seni bulur. Ama bizde süreç ters işliyor. Daha ortada fol yok yumurta yokken "kaç para getirecek?" diye sorulduğunda, o işin kalitesi değil, sadece etiketi konuşuluyor. Bu da insanı geliştiren değil, sadece günü kurtaran, sığ ve kopyala-yapıştır işlerin ortaya çıkmasına neden oluyor.
Bak şimdi kitap okumak doğrudan banka hesabına para yatırır mı? Hayır. Sayfayı çevirdiğinde ATM'den makbuz çıkmaz. Ama o kitap senin kelime dağarcığını, ikna kabiliyetini ve vizyonunu geliştirir. Yarın öbür gün bir iş görüşmesine gittiğinde ya da bir müşteriyle masaya oturduğunda, iki kelimeyi bir araya getiremeyen adamın önüne sadece o "para getirmeyen" kitaplar sayesinde geçersin. O gün alacağın o büyük ihale ya da o yüksek maaşlı iş, aslında o "boş" dediğin kitapların meyvesidir.
Başka bir örnek bir yazılımcı düşün. Adamın işi gücü yok, aylarca uğraşıp açık kaynak (herkese bedava) bir kütüphane yazıyor. Cebine para giriyor mu? Hayır. "boş iş" değil mi sana göre? Ama o adam o projeyi referans gösterip bugün dünyanın en büyük şirketlerinden teklif alıyor. O süreçte kazandığı tecrübe, kurduğu network ve geliştirdiği yetkinlik ona paranın satın alamayacağı bir kapı açıyor. Para o işin sebebi değil, o işin kalitesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak geliyor.
Hatta daha basite inelim spor yapmak. Spor yaptığında biri gelip sana maaş mı bağlıyor? Hayır. Aksine vaktinden gidiyor, yoruluyorsun. Ama o spor sayesinde kazandığın disiplin, sağlık ve öz güven hayatının her alanında seni daha verimli bir insan yapıyor. Daha dinç bir zihinle çalışıp daha çok kazanmanı sağlıyor.