Kafandaki soru işaretlerini onunla açıkça konuşman senin faydana olur çünkü belirsizlik insanın içini kemiren en kötü histir.
Benim de bir nişanlım vardı. Liseyi, üniversiteyi birlikte okuduk. Gurbette, aynı evde birbirimize tutunarak yaşadık. Öğrencilik döneminde yeri geldi birlikte aç yattık, yeri geldi tok yattık. Mezun olduktan sonra evlenme teklifi ettim, kabul etti. Nişanlandık.
Ama kısa bir süre sonra kolon kanseri oldum. O dönem yanımda olmasını çok isterdim ama o beni terk etti. Hem de öyle kolayca, sanki bunca yaşanmışlık hiç olmamış gibi. Bir gün görüşmek istediğini söyledi. O halimle kalktım yanına gittim. “Senden ayrılmak istiyorum.” dedi. Sebebini bile sormadım, "Hayatıma girerken yüzün güldü, giderkende yüzün gülsün, Allah'a emanet." deyip ayrıldım yanından. Hiç sorgulamadım neden gitti diye. Çünkü bazen insan cevabını bilse bile değişen bir şey olmayacağını hisseder. Kanseri atlattıktan sonra yakın arkadaşı aradı, “Seninle konuşmak istiyor” dedi. Ama istemedim.