Rehber Telefonlarda PWM ve DC karartma nedir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Violett
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 4
  • Görüntüleme Görüntüleme 658
  • Etiketler Etiketler
    pwm
Eğer telefonları araştırıyorsanız özellikle Çinli üreticilerin 3160 Hz PWM gibi yüksek sayılı Hz yani frekans değerlerinden bahsettiğini görebilirsiniz. Bunu ekran yenileme hızıyla karıştıranlar da görebilirsiniz. Son zamanlarda daha da karşılaştığımız DC karartma (dimming) hakkında da bazı bilgilerle karşılaşmanız mümkün. Peki nedir bunlar, hangisi daha avantajlı, sayı kaç olmalı? Gelin, biraz bunlardan bahsedelim.

Sinyal Türleri ve Ekranların Parlaklık Kontrolü
Bu isimlerden bahsetmeden önce size ekran parlaklığının telefonlardan tarafından nasıl yönetildiğini önce sinyal türleri üzerinden basitçe anlatayım. İki çeşit sinyal türünden bahsedeceğim: analog ve dijital. Analog sinyal parlaklık yönetiminde -ve konumuzla alakası olmasa da fanlarda da fan hızını kontrol etmede- kullanılır. Yoğunluk derecelerine sahiptir yani yüzde değerleri alabilir. Dijital sinyalde ise yoğunluk türü yoktur. Sadece açık ve kapalı durumlar vardır. Yani arka ışık açık ya da kapalıdır. Bu dijital sinyal sistemi de bizi PWM’e getiriyor.

PWM nedir?
PWM, dijital sinyal sistemini kullanarak parlaklığı kontrol eden frekanslardır. Aslında analog sinyalin işlevselliğini kullanarak dijital sinyallerle çalışır. Dijital sinyal çok hızlı bir şekilde açılıp kapanma durumlarından geçer ve bu sayede parlaklık istenen değerde tutulur. Bunun için ‘’duty cycle’’dan bahsetmem gerek. Duty cycle dediğimiz şey sinyalin açık kaldığı sürecin toplam sürece bölünümüdür. Yani parlaklık %50 ise sinyal de yarı yarıya açıktır, duty cycle da %50’dir, LED’in açık olduğu süre de yarı yarıyadır. Hatırlarsanız dijital sinyal için sadece açık-kapalı durumları var demiştim. İşte bu sebepten parlaklığa göre sinyalin açık kalma süresi değişir. Örneğin 200 Hz PWM saniyede 200 kere her LED’in bu açılıp kapanma işlemini gerçekleştirmesi demektir. (Frekans değeri saniye başı gerçekleşen işlemi verir.) Bu değer ne kadar düşükse her bir LED o kadar süre kapalı kalır ve açık kaldığı süreler arasını fark etmek kolaylaşır. Görsel anlatımı da ekleyeyim. Sinyaller arası boşlukları daha iyi anlayabilirsiniz.



Düşük frekans değerlerinin rahatsız edici yanı da bu nedenle belli olur. Yorucu tarafı, göz kaslarının bu aktiviteye göre kendini sürekli ayarlamasıdır. Bu sebepten düşük frekansta PWM’li ekranlara hassas kişilerde gözlerde yanma, baş dönmesi ve ağrısı, mide bulantısı gibi semptomlar belirebiliyor. Bu sebepten bazı üreticiler yüksek frekanslı PWM teknolojisine sahip ekranlar üretmekte ya da birazdan bahsedeceğimiz DC karartmaya geçmişlerdir. Net bir değer sunmak yanlış olsa insan gözünün algılayamadığı değerleri 1000 Hz ve üstü olarak düşünebilirsiniz. 360 – 1000 Hz kişiden kişiye değişiyor. Bu değerler genel için iyi de olsa rahatsız olan kullanıcıların raporlarını da bulabilirsiniz, kişiden kişiye değişiyor deme sebebim budur. 360 Hz’in altında frekanslar ise geneli rahatsız edebilir. Hatta kimi insanların migrenini bile azdırabildiğine dair raporlar bulmanız mümkün. Yani kimi zamanlarda durum ciddiye gidebiliyor. Özellikle akıllı telefon kullanımı her gün artarken PWM’in rahatsız edebildiği insan sayısı da gittikçe artmakta demem yanlış olmayacaktır. Eğer siz de benzer semptomlar yaşıyorsanız tetikleyen etkenlerden birisi PWM olabilir.

DC Dimming (Karartma) nedir?
DC karartma arka plan aydınlatmasının voltajları ayarlayarak parlaklığı yönetmesinden ibaret. Yani %30 parlaklıkta bir ekrana basit mantıkla her LED’e %30 enerji gönderilmesidir. Bu sayede titreme olmaz ve kullanıcıların da rahatsızlık seviyesi azalır. Henüz mobil tarafında DC karartma teknolojileri yaygın değil. Bunun en büyük sebebi pahalı olması. DC karartma bulunan çoğu cihazda da düşük parlaklıklarda PWM aktif olmaya devam ediyor. Bu sebepten DC’nin mobil tarafında hala gelişen bir teknoloji olduğunu söyleyebilirim. Ek olarak DC’nin önemli sayılabilecek bir dezavantajı var: OLED’lerde renklerde bozulma yapabiliyor. Üreticilerin geri durma sebeplerinden birisi bu. PWM’den DC karartmaya geçişte renk üretiminde bozulmalar yaşanabiliyor. Bunun sebebi de AMOLED’in yapısı denebilir çünkü organik diyotların -kabaca OLED’in yapısı- voltajını değiştirdiğinizde sadece parlaklık değil renkler de değişebiliyor. Birçoğumuz OLED ekranlı telefonumuzda yüksek ışık altında renklerin adeta ‘’patladığını’’ fark etmişizdir. DC ile bunu daha farklı parlaklıklarda yaşayabiliyorsunuz. Özellikle düşük parlaklıklarda bu durum can sıkabiliyor.
Size testten birkaç görselle durumu anlatmama izin verin. %10 parlaklıkta PWM ve DC karatmanın ayrı ayrı sunduğu renkleri test etmişler. Aşağıdaki CalMAN sonuçları PWM aktifken alındı. Greyscale dE 2000 sonuçları bize siyah ve beyaz arası tonların doğruluğunu vermekte ve ne kadar düşük olursa o kadar iyidir. PWM ile bu değer 6,1.

PWM:


DC:


DC ile bu değer 7,7’ye yükseliyor. Aslında 6,1 de renk doğruluğu açışından iyi bir değer değil ama konumuz bu değil. Özetle siyah ve beyaz arası gri tonlarında doğruluk daha da kötüleşiyor. Aynı testte ColorChecker sonuçlarında özellikle kırmızı tonlarının da doğruluktan uzaklaştığını görmek mümkündür. Teste kaynakçamdan erişebilirsiniz.

Kullanılan cihazlara ise Çinli üreticilerin amirallerini örnek verebiliriz, sadece tam karartma olmadıklarını tekrardan hatırlatayım. Ve yukarıda bahsettiğim düşük parlaklık testlerindeki absürt renk sapmasını daha da azaltan bir durum olduğu için kasıtlı yapılıyor da olabilir. Özellikle her düşük parlaklıkta farklı renkler deneyimlemeyi herkes istemez, öyle değil mi?

Kağıt üstü PWM değerlerine kanmayın
Bir durumdan daha bahsetmemiz gerekiyor ki Çinli üreticilerin bize sunduğu yüksek PWM değerleri yüksek parlaklıklarda elde ediliyor. Üstte detaylıca anlattığım gibi düşük parlaklıkta PWM daha da sorunlu hale gelmekte. Düşük parlaklıklarda ‘’kapalı durum’’ daha uzun yaşandığı için frekanslar da azalıyor. Bununla ilgili istisnalar var lakin yüksek değerler duyuyorsanız evet, muhtemelen bir bit yeniği vardır. Bunu videolu şekilde de gösterebilirim, dakikasıyla ekledim:


Konumuza gelirsek, örnek açısından Vivo X200 Pro cihazının PWM frekansı test ediliyor. X200 Pro 2380 Hz PWM ile piyasaya sunulan bir cihaz ama testte X200 Pro’nun düşük parlaklıkta 360 Hz’e kadar düştüğünü test ediyor. Başka bir cihaz olan OPPO Find X8 Pro ise aynı testte 86 Hz’e kadar düşüyor. (Freq1 yazan değer.)



İkisi de sunulduğu frekanslara başka parlaklık değerlerinde erişebiliyor gibi gözüküyor yani teknik olarak pazarlandıkları bu değerler bir yalan değil. Sadece satış taktiği diyelim. Tıpkı parlaklık değerlerini düşük APL’lerde (Yani ekrandaki çok az sayıda piksel ile elde edilen değer.) test edip duyurmaları gibi. Bahsettiğim testin detaylarına yine kaynakçamdaki incelemelerle erişebilirsiniz. Bu kadar ‘’Çinli, Çinli’’ dedin, Samsung gibi üreticilerde durum nasıl diye soranlar olacaktır. Samsung panelleri genelde 240 Hz yani rahatsız edebilecek bir değerle geliyorlar. S24 serisi 480 Hz ile ufak gibi görünse de çoğu kişiyi rahatsız etmeyecek bir sayıya çıktı. Apple ve Google dahil diğer telefon üreticilerine ise 240 Hz satmaya devam ediliyor gibi gözüküyor. 240 Hz meselesine LG’yi de dahil edebiliriz. Visionox, BOE, TCL gibi Çinli üreticiler ise 2160, 3880 Hz gibi değerlerle karşımıza çıkıyorlar. Dediğim gibi, bu değerler genelde yanlış değil, sadece eksik bilgi ya da satış tekniği.

PWM bu kadar önemli mi?
Bazı insanlar da 6’’ ila 7’’ arası ekranlarda bu gerçekten önemli mi diye bir soru sorabilir. Ekrana sürekli bakıyorsanız ve hassasiyetiniz varsa kesinlikle evet. Ama yoğun kullanımınız olmadığı sürece aşırı önemli bir detay olmadığı kanaatindeyim. Ki zaten çoğumuz ekranı genelde düşük parlaklıklarda kullanıyor yani benzer değerlere maruz kalıyoruz. Bu sebepten istisna durumlar hariç bu kadar kasmaya gerek yok. Hassasiyetiniz varsa kağıt üstü değere değil test sonuçlarına bakın. Hassasiyetiniz yoksa 360-480 Hz ve üstünü takmanıza pek gerek yok.

Umuyorum ki PWM ve DC karartma sistemlerini mantığıyla anlatabilmişimdir. Ben Violett ve başka bir makalenin daha sonuna geldik. Başka bir teknoloji konusunda daha buluşmak üzere, hoşça kalın!

 
Son düzenleme:
Fazla bilgilendirici olduğu için gerçekten bilgilendirici bir bilgi olmuş, teşekkürler vayolet.
 

Bu makaleyi okuduktan sonra PWM'in tamamen kaldirilmasi gerektigini dusunmeye başladım. Ana fikir ise araliksiz gozumuze isik patlayip sonmesi, tipki floresan lambalar gibi.

DC karartma, Oled/Amoled panellerde gelisene kadar IPS LCD'de kalmak bana gore en iyisi.
 
Son düzenleme:
O kadar sikinti cekiyorsaniz kesinlikle. Ozellikle dusuk parlakliklarda PWM cekilmez hale gelebiliyor. Ben gozlerim kanasa da OLED'den vazgecmem diyecek tayfadanim.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…