ALCYONEUS

Uzman
Katılım
18 Ağustos 2024
Mesajlar
496
Çözümler
2
Beğeniler
250
Bir şeyi fark ettim: Kendi başınızı sokacağınız bir eviniz olduktan sonra, ikinci evi veya iş yeri açmayı düşünmüyorsanız, ofis almanın hiçbir mantığı yok gibi geliyor. Sizce yanlış mı düşünüyorum?

Ofis alıyorsun, ticaretle uğraşan biri tutuyor; kirayı adam gibi ödemiyor. Kendin kullanmıyorsan o ofise ödediğin paranın hiçbir anlamı olmuyor — boşa harcanmış bir para. Ev alıyorsun, kiracıyla sorun yaşıyorsun; aldığın kira, evi alırken ödediğin parayı birkaç sene bile sürse karşılamıyor. Arsa alıyorsun, yaşadığın şehirden uzak bir yerden aldıysan boş gören biri gelip üzerine kurulabiliyor, sonra sen karşı tarafla uğraşıyorsun. Bu gayrimenkullerden herhangi birini almaya kalktığında borç içerisine giriyorsan tamamen hayatına ve paranıza zarar veriyorsun. Sizce de ihtiyacın olandan fazlasını istemek saçma değil mi? Mesela ikinci bir ev almak yerine o parayla kendi bütçene uygun bir araç alıp ülkeyi gezebilirsin ya da bir hobi edinebilir, yurt dışına çıkabilirsin. Bunu hem kendi ailemden hem de yakın akrabalarımın almış olduğu yerlerden yola çıkarak yazıyorum. Bizim ülkemizde genelde hayatı doğru şekilde yaşamak yerine “ev, arsa alma” düşüncesi var. Sanki yatırım gibi görüyorlar ama esasen yatırım falan değil — en azından bana göre yatırım değil.

Sizin de bu konudaki fikirlerinizi merak ediyorum. Bu sebepten ötürü yazdım; ileride hepimizin elinde para olacak ve bu parayla bir şeyler yapmamız gerekecek.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Dediğin şeylerin hepsi en kötü ihtimal düşünülmüş şeyler. O zaman borsaya yatırım yapmanın da anlamı yok çünkü borsa çökebilir, altın almanın anlamı da yok belki yarın Çinli bir bilim adamı bakırı altına çevirecek reaksiyonu keşfedip altının reel değerini sıfıra indirecek, euro almanın anlamı yok belki yarın euro devalüasyon yaşayacak?

Bu ülkede yapılacak en garanti yatırım ev ofis ve arsadır. Bu %25 zam döneminde ev sahipleri yeterli kirayı alamamış olsa bile ev fiyatları öyle bir yükseldi ki yine diğer yatırım araçlarına göre daha karlı çıktılar, aldıkları kira ise sadece temettü geliri gibi bir şey oldu.
 
Dediğin şeylerin hepsi en kötü ihtimal düşünülmüş şeyler. O zaman borsaya yatırım yapmanın da anlamı yok çünkü borsa çökebilir, altın almanın anlamı da yok belki yarın Çinli bir bilim adamı bakırı altına çevirecek reaksiyonu keşfedip altının reel değerini sıfıra indirecek, euro almanın anlamı yok belki yarın euro devalüasyon yaşayacak?

Bu ülkede yapılacak en garanti yatırım ev ofis ve arsadır. Bu %25 zam döneminde ev sahipleri yeterli kirayı alamamış olsa bile ev fiyatları öyle bir yükseldi ki yine diğer yatırım araçlarına göre daha karlı çıktılar, aldıkları kira ise sadece temettü geliri gibi bir şey oldu.
Ağzınıza sağlık.

Bir şeyi fark ettim: Kendi başınızı sokacağınız bir eviniz olduktan sonra, ikinci evi veya iş yeri açmayı düşünmüyorsanız, ofis almanın hiçbir mantığı yok gibi geliyor. Sizce yanlış mı düşünüyorum?

Ofis alıyorsun, ticaretle uğraşan biri tutuyor; kirayı adam gibi ödemiyor. Kendin kullanmıyorsan o ofise ödediğin paranın hiçbir anlamı olmuyor — boşa harcanmış bir para. Ev alıyorsun, kiracıyla sorun yaşıyorsun; aldığın kira, evi alırken ödediğin parayı birkaç sene bile sürse karşılamıyor. Arsa alıyorsun, yaşadığın şehirden uzak bir yerden aldıysan boş gören biri gelip üzerine kurulabiliyor, sonra sen karşı tarafla uğraşıyorsun. Bu gayrimenkullerden herhangi birini almaya kalktığında borç içerisine giriyorsan tamamen hayatına ve paranıza zarar veriyorsun. Sizce de ihtiyacın olandan fazlasını istemek saçma değil mi? Mesela ikinci bir ev almak yerine o parayla kendi bütçene uygun bir araç alıp ülkeyi gezebilirsin ya da bir hobi edinebilir, yurt dışına çıkabilirsin. Bunu hem kendi ailemden hem de yakın akrabalarımın almış olduğu yerlerden yola çıkarak yazıyorum. Bizim ülkemizde genelde hayatı doğru şekilde yaşamak yerine “ev, arsa alma” düşüncesi var. Sanki yatırım gibi görüyorlar ama esasen yatırım falan değil — en azından bana göre yatırım değil.

Sizin de bu konudaki fikirlerinizi merak ediyorum. Bu sebepten ötürü yazdım; ileride hepimizin elinde para olacak ve bu parayla bir şeyler yapmamız gerekecek.
Anlattığınız problemler kişi kaynaklı problemler, gayrimenkul kaynaklı değil. Bu devirde kiracının her şeyine bakacaksın, arabasından tut kişiliğine kadar.
Fakat önüne gelene ev verirsen tabii evin içine ettikten sonra gayrimenkul kıymetli yatırım olmaz diye sızlanmanın mantığı yok.
 
Dubai gibi ticaret odaklı şehirler gayrimenkul için tabii Türkiye'den daha iyi çözümler, ancak bahsettiğin sorunlar tamamiyle kişi kaynaklı sorunlar. Yoksa gayrimenkul kiralanması ve satışı Türkiye'de gayet hızlı ve kârlı, ve Türkiye'de TOKİ gibi kuruluş ve projeler bunu daha da yaygın hale getiriyor.
 
Ağzınıza sağlık.

Anlattığınız problemler kişi kaynaklı problemler, gayrimenkul kaynaklı değil. Bu devirde kiracının her şeyine bakacaksın, arabasından tut kişiliğine kadar.
Fakat önüne gelene ev verirsen tabii evin içine ettikten sonra gayrimenkul kıymetli yatırım olmaz diye sızlanmanın mantığı yok.

Bahsettiğim şey sırf kişi kaynaklı şeyler de değil şu an ev fiyatları belli kat tapusu olmayan ara sokakta 99 depremini görmüş bir binadaki daire 2.350.000'e satılıyor hani bu da ölü fiyatı gibi bir şey ve normal dairelerin fiyatları olmuş 5-7-15 milyon arası bir fiyat şimdi sen şu devirde çok zengin biri değilsen zaten bu paralara ev alamıyorsun eğer o kadar paran yoksa gidip borca ev alıyorsun pek söylenmez ama şu an ev alma işi böyle dönüyor ya kredi çekiliyor ya da başkasından borç isteniyor bankanın faizi yüksek senin borç isteyeceğin kişi de ya döviz ya da altın olarak borç veriyor hadi diyelim ki böyle şeyler yok, sen kendin kalmak için değil de yatırım için ev alacak olsan bile o evden alacağın kira senin eve ödediğin parayı 1-2 senede kurtarmıyor ülkedeki enflasyon çok yüksek ama sen çıkıp da aynı oranda kiraya zam yapamıyorsun böyle olunca o evde sen bir aileye bedavaya ev veriyorsun durum şu an böyle ilandaki evler 25-30k bandında bunu hepimiz biliyoruz ama 90 metrekareden büyük evlere 20kdan az kira ödeyen insanlar var ben şahsen böyle kişileri biliyorum yani bana kiracı iyi olsa bile ikinci bir evi almak pek mantıklı gelmiyor herkes ev alma derdine düşmüş ama bana kalırsa kendin kullanmayacağın evi almanın hiçbir anlamı yok istersen dünyanın en iyi kiracısına sahip ol önemli değil ikinci üçüncü bir evi almaktansa git tatil beldesinden yazlık falan al İstanbul'da kıytırık bir eve milyonlar vermenin hiçbir anlamı yok ben Kahramanmaraş denen şehir denemeyecek bir ile gittim(memleketim olduğu için böyle konuşabiliyorum depremden önce de şehir merkezi köy gibiydi) ve İstanbul'dan çok daha iyi geldi beton içinde yaşamak ve düzenini oraya oturtmak için aynı yerlerden ikinci bir evi almanın gereği yok bana kalırsa kırsal ve tatil için uygun bir yerden örneğin ege Akdeniz taraflarından kafa dinlemek için bir yazlık almak veya ev almak her ne derseniz çok daha mantıklı. O bölgelere gücünüz yetmiyor mu sapanca taraflarında da çok güzel yerler var insanlar bunu anlayamıyor veya anlamak istemiyor kısaca bizim insanımızda zevk yok hayatı yaşamayı kimse bilmiyor çingenelerin hırsızların yaşadığı yerlerde evlere milyon fiyat çekiliyor bizim garipler de iyi zannedip alıyor.
 
Bahsettikleriniz söylendiği gibi en kötü ihtimaller.

Bir de kötü yapılan yatırım var. Adam düşük-orta gelirli birisi ve yeni diye berbat daire alıyor. Birkaç yıla su patliyor, çatı damlatıyor... Bunlar 20-30 yıl önce yapılan kötü binaların yaşaması gereken sorunlar.

Şu 50 milyona satılan site dairelerinden alan birinin kiracı veya kalitesiz ev derdi çektiğini hic sanmıyorum. Alınacaksa o tarz bir şey alınmalı. Evini muteahhide verip iyi yapılan yerdeki dairesini kiralayıp daha kötü yerde oturanlar işi biliyor.

Altın, dolar, euro gibi şeyler bence daha güvenilir. Türklerin 5. sınıf insan muamelesi yaptığı sürece onlar bir düşerse lira iki düşer.

Siz gider emekliye vermeyeyim ödeyemez deyip ceza yersiniz. Devlet ev sahibinin kira gelirini garanti altına alacağına adama ceza kesiyor.

Paragraf icat edileli bayağı oluyor. Kira ücreti de almıyorlar.

Bu ülkede yapılacak en garanti yatırım ev ofis ve arsadır. Bu %25 zam döneminde ev sahipleri yeterli kirayı alamamış olsa bile ev fiyatları öyle bir yükseldi ki yine diğer yatırım araçlarına göre daha karlı çıktılar, aldıkları kira ise sadece temettü geliri gibi bir şey oldu.
10 yıl kuralı yüzünden hala 4 basamaklı kira geliri olan "enayiler" var. Tayyip döneminin en büyük kazığı olabilir. Ticariler %70, meskenler %25. Hem de 3 yıl. [imath]\frac{1.7^3}{1.25^3} \approx 2.5[/imath]. Gerçek olmadığını herkesin bildiği enflasyona göre 25 bin eden yerden 10 bin kazanıyorsunuz. Devlet her ay paranızla dükkan değil de mesken aldiginiz icin sizden 15 bin lira çalıyor. Hem de 7 yıla kadar.

Cinko karbon vatandaşın avukata yetiştirecek parası yok. Olsa dahi dava süresi ortada. Dava sonuçlanana kadar 10 yıl süresi geçer bu sefer de dava konusu geçerli olmadığı için yeni dava az derler.

Keşke devlet vergilerimle fetva hattı açmak yerine basit hukuk hattı açsa da bir işe yarasa.
 
Bahsettiğim şey sırf kişi kaynaklı şeyler de değil şu an ev fiyatları belli kat tapusu olmayan ara sokakta 99 depremini görmüş bir binadaki daire 2.350.000'e satılıyor hani bu da ölü fiyatı gibi bir şey ve normal dairelerin fiyatları olmuş 5-7-15 milyon arası bir fiyat şimdi sen şu devirde çok zengin biri değilsen zaten bu paralara ev alamıyorsun eğer o kadar paran yoksa gidip borca ev alıyorsun pek söylenmez ama şu an ev alma işi böyle dönüyor ya kredi çekiliyor ya da başkasından borç isteniyor bankanın faizi yüksek senin borç isteyeceğin kişi de ya döviz ya da altın olarak borç veriyor hadi diyelim ki böyle şeyler yok, sen kendin kalmak için değil de yatırım için ev alacak olsan bile o evden alacağın kira senin eve ödediğin parayı 1-2 senede kurtarmıyor ülkedeki enflasyon çok yüksek ama sen çıkıp da aynı oranda kiraya zam yapamıyorsun böyle olunca o evde sen bir aileye bedavaya ev veriyorsun durum şu an böyle ilandaki evler 25-30k bandında bunu hepimiz biliyoruz ama 90 metrekareden büyük evlere 20kdan az kira ödeyen insanlar var ben şahsen böyle kişileri biliyorum yani bana kiracı iyi olsa bile ikinci bir evi almak pek mantıklı gelmiyor herkes ev alma derdine düşmüş ama bana kalırsa kendin kullanmayacağın evi almanın hiçbir anlamı yok istersen dünyanın en iyi kiracısına sahip ol önemli değil ikinci üçüncü bir evi almaktansa git tatil beldesinden yazlık falan al İstanbul'da kıytırık bir eve milyonlar vermenin hiçbir anlamı yok ben Kahramanmaraş denen şehir denemeyecek bir ile gittim(memleketim olduğu için böyle konuşabiliyorum depremden önce de şehir merkezi köy gibiydi) ve İstanbul'dan çok daha iyi geldi beton içinde yaşamak ve düzenini oraya oturtmak için aynı yerlerden ikinci bir evi almanın gereği yok bana kalırsa kırsal ve tatil için uygun bir yerden örneğin ege Akdeniz taraflarından kafa dinlemek için bir yazlık almak veya ev almak her ne derseniz çok daha mantıklı. O bölgelere gücünüz yetmiyor mu sapanca taraflarında da çok güzel yerler var insanlar bunu anlayamıyor veya anlamak istemiyor kısaca bizim insanımızda zevk yok hayatı yaşamayı kimse bilmiyor çingenelerin hırsızların yaşadığı yerlerde evlere milyon fiyat çekiliyor bizim garipler de iyi zannedip alıyor.

Yine argüman yanlış. Ev aldığın zaman asıl gelir kaynağın zaten kira değildir evin değer artışıdır. Kira sadece cep harçlığı ve 3. evden sonra diğer evleri almak için kullanacağın ek gelirdir. Dediğiniz 99 depremindeki evler ise kentsel dönüşüme gireceği için o fiyatlarda zaten. ₺2.350 çok iyi fiyat o fiyata alırsın kentsel dönüşüme girince biraz daha para verirsin aynı lokasyonda yeni mis gibi dairen olur.
 
Yine argüman yanlış. Ev aldığın zaman asıl gelir kaynağın zaten kira değildir evin değer artışıdır. Kira sadece cep harçlığı ve 3. evden sonra diğer evleri almak için kullanacağın ek gelirdir. Dediğiniz 99 depremindeki evler ise kentsel dönüşüme gireceği için o fiyatlarda zaten. ₺2.350 çok iyi fiyat o fiyata alırsın kentsel dönüşüme girince biraz daha para verirsin aynı lokasyonda yeni mis gibi dairen olur.

İstanbul'da alacağın lokasyonun sana hiçbir faydası olmaz kentsel dönüşüm öyle basit bir şey değil özellikle Avrupa yakasında çoğu yapı resmi bile değil şu an oturduğum dairenin tuvaletinden tapu kadastro sisteminde yol geçiyor bir prof. Abimiz vardı onun sözü var senin deden dürüst adam şehre geliyor kiraya yerleşiyor diğer kişi kaçak yapısını dikiyor sonra af çıkıyor adam daire sahibi oluyor diye işte burada bahsi geçen şey de o. Bu kentsel dönüşüm muhabbetleri öyle kar edebileceğin bir şey değil okmeydanında belediye ve çevre ve şehircilik bakanlığı adamlara dairelerinin karşılığı olan parasını verdi ve şu süreye kadar evleri boşaltın dedi adamlara ev falan vermediler o gecekondunun değeri neyse adam aldı ve evleri boşaltıldı boşaltmak istemeyenlere karşı da iki otobüs çevik kuvvet personeli görevlendirildi sular ve elektrikler kesildi özel olarak müteahhite verme muhabbeti var ama bu kat tapusu vs olmayınca veya binanın dairelerinin metrekaresi çok büyük olunca adamların projeye harcayacağı paranın miktarı çok artıyor ve sana vereceği daire Amerikan mutfak 2+1 65 metrekare bir ev oluyor şu an bile Pendik'teki bir site için verilen teklifi ve evin planın gördüm İstanbul dışındaki bir şehirdeki sıradan bir sitenin normal büyüklüğünden çok daha az, bir odayı ikiye bölüp oda sayısı artırılmış ve buna göre de teklif verilmiş kimse para kazanamayacağı yerden başkasına daire vermez vereceği daire de öyle çok güzel olmaz millet bu kafayla ev alıyor adamlar ev sahiplerine evlerinin yarısı kadar büyüklükte bir daire bile vermiyor kat sayısını artırıyor sana güneş yüzü göremeyeceğin bir kattan daire veriyor üst katları da adam kendisine alıyor bunu Avrupa yakası için söylüyorum, eğer siyasi bir yakının varsa nerede neresi ne zaman kentsel dönüşüme girecek biliyorsan o zaman ev almak mantıklı parana para katarsın ben daha ilkokuldayken oturduğum sokağı müteahhit alacak deniyordu ben liseyi bitirdim 1 sene boş durdum sonra gittim 2 sene üniversite okudum üniversite bitti ve sadece bir yeri alabildiler.
Esasen baktığımızda şu an bir evi satmak o kadar kolay değil 1.5 yıldır satışta bekleyen ev biliyorum bu evi 1.5 yıldır kimse almıyor bu adam yeni yılda evine zam yaptı diyelim o evi 1.5 yıl önce hemen elden çıkarıp altın alsa belki daha fazla kar edecekti şu an bazı şeyleri görmek için çok akıllı olmaya gerek yok bundan bir iki yıl önce ortalıkta millet kendi apartmanındaki komşuları ile bina yenilemesi için tartışıyordu eğer daireyi alacağın bina resmi prosedürlere uygunsa zaten o bina pahalı olur burada kar eden sen olmazsın artık şu biliniyor ne değerli madenler ne de dövizler bizim ülkemizde değer olarak azalmıyor hatta durum daha da kötüye gidiyor bu kadar uğraşmak yerine her ay kenara bir gram veya çeyrek atan adam daha karlı çıktı o adam da zamanında ev alabiliyordu ikinci evi almak yerine altın aldı döviz aldı şu an elindeki parayla belki 2 ev birden alabiliyor bu kentsel dönüşümdür projelendirmedir böyle şeylerden arsa alırsanız para kazanırsınız devletin hastane projesi olacaktır TOKİ proje üstlenmiştir sağlam para verirler ama binadaki bir kişi yenilemeye karşı çıksa birlik sağlanamadı diye ilerlenemeyebiliyor fazla dairesi olan biri, dairesi metrekare olarak büyük olan biri; "benim evim büyük ben iki daire istiyorum" dediği zaman anlaşmazlık çıkabiliyor bunları gördüğüm için söylüyorum o eski daireyi aldığından dolayı kentsel dönüşüme girenler veya özel şirkete dairelerini teslim edenlerin ya apartmanlarındaki insan sayısı az ya çok iyi ortak karar alıyorlar ya da aile apartmanında kalıyorlar öbür türlü devlet kendisi proje yürütüyorsa sana dairenin parasını veriyor yeni bir daire değil müteahhit de bir veya iki kişi bile sorun yaratsa o projeye ılımlı bakmayabiliyor bu kadar uğraşmak yerine gidip altın veya döviz alsan ya da gidip uzmanı olduğun alanda kendi işini yapsan daha fazla para kazanırsın.