Relapse 3

Üstün
Katılım
28 Aralık 2024
Mesajlar
1.368
Çözümler
28
Beğeniler
1.444
Yer
ALANYA
Gözünden bile sakınarak verilen o saf değer. Hislerin kendisinde, kalitesinde, büyüklüğünde zerre hata yok. Her şey sonuna kadar gerçek, her şey olması gerektiği gibi.

Ama adres yanlış işte. Gidiyorsun, bütün sermayeni, ruhunu, o güne kadar biriktirdiğin ne kadar güzellik varsa birinin önüne seriyorsun. Karşıdaki o kadar vizyonsuz, o kadar çarçur etmeye meyilli ki, senin elmas değerindeki duygularını sıradan bir taş parçasıymış gibi kenara fırlatıyor. Anlamıyor bile elinde ne tuttuğunu. En acısı da bu zaten; senin uğruna dünyaları yakacağın insanın, senin yandığından haberi bile olmaması. Geriye tüketilmiş, heyecanını kaybetmiş bomboş bir ruh ve bir daha kimseye öyle teslim olamayacak, duvarlarını sonuna kadar örmüş kırık bir kafa kalıyor.


35F9D873-6A4B-4299-BE00-556E3798F628.webp
 
Aşk işi gül hesabına benzer. Karşındakinin dikenine ne kadar katlanırsan katlan, sonunda çıkan çiçek solmuş oluyor. Yanlış güle denk gelmemek gerek.
 
Öncelikle şuna değincem. Küçük yaşlarda “Çilek Kokusu”, “Kiralık Aşk” gibi saçmalıkları izlerdim. Ve aşkın iyi bir şey olduğunu zannediyordum. Ve o dizilerdeki erkekler gibi hayat yaşayacağımı zannederdim. Lüks evler vs. Fakat bu bize dayatılan bir saçmalık. Sistemin saçmalığı.

Gözünden bile sakınarak verilen o saf değer. Hislerin kendisinde, kalitesinde, büyüklüğünde zerre hata yok. Her şey sonuna kadar gerçek, her şey olması gerektiği gibi.

Ama adres yanlış işte. Gidiyorsun, bütün sermayeni, ruhunu, o güne kadar biriktirdiğin ne kadar güzellik varsa birinin önüne seriyorsun. Karşıdaki o kadar vizyonsuz, o kadar çarçur etmeye meyilli ki, senin elmas değerindeki duygularını sıradan bir taş parçasıymış gibi kenara fırlatıyor. Anlamıyor bile elinde ne tuttuğunu. En acısı da bu zaten; senin uğruna dünyaları yakacağın insanın, senin yandığından haberi bile olmaması. Geriye tüketilmiş, heyecanını kaybetmiş bomboş bir ruh ve bir daha kimseye öyle teslim olamayacak, duvarlarını sonuna kadar örmüş kırık bir kafa kalıyor.


Eki Görüntüle 264630
Yazdığınıza gelirsek biraz kendimden örnek vereceğim hazır konusu açılmışken içimi dökmek istiyorum. Kör kütük hoşlandığım kız vardı daha önce başka kızlardan hoşlandım fakat bu farklıydı. Ve kendisi çocukluk arkadaşımdı. Sizin dediğiniz gibi bütün ruhumu onu adadım. Ama özel bir olaydan dolayı küsüz. Ben ona doğum gününü önceden sordum. Zamanı gelince de kutladım. “Hediyeyi nasıl göndereyim?” Yazdım. Görüldü attı. Başka kıza da aşık olamıyorum. Kızlarla dolu tek erkek olan bir sınıfta dershaneye gidiyordum. Oradaki kızlar beni yanına davet etmesine rağmen utanıyordum gidemiyordum. Benle sohbet etmeye çalışıyorlardı kısa cevaplar veriyordum. Çevreme ilgim azaldı. Duygularımla çok oynadı istediğim zaman kendisiyle dertleşebileceğini ve gerekirse numaramı veririm falan demişti. Çok bunaltmamak ve kaybetme korkusu olduğu için ayda 1 yazıyordum bir süre sonra aldattı. Bir daha da başka koca aşık olamadım. Biriyle sevgili olmak istiyorum fakat aşk denilen duygu yanlış kişiye harcandığı için o duygu bir daha gelmiyor.
 
Gözünden bile sakınarak verilen o saf değer. Hislerin kendisinde, kalitesinde, büyüklüğünde zerre hata yok. Her şey sonuna kadar gerçek, her şey olması gerektiği gibi.

Ama adres yanlış işte. Gidiyorsun, bütün sermayeni, ruhunu, o güne kadar biriktirdiğin ne kadar güzellik varsa birinin önüne seriyorsun. Karşıdaki o kadar vizyonsuz, o kadar çarçur etmeye meyilli ki, senin elmas değerindeki duygularını sıradan bir taş parçasıymış gibi kenara fırlatıyor. Anlamıyor bile elinde ne tuttuğunu. En acısı da bu zaten; senin uğruna dünyaları yakacağın insanın, senin yandığından haberi bile olmaması. Geriye tüketilmiş, heyecanını kaybetmiş bomboş bir ruh ve bir daha kimseye öyle teslim olamayacak, duvarlarını sonuna kadar örmüş kırık bir kafa kalıyor.

Eki Görüntüle 264630

Bunun çaresi yola devam etmektir arkadaşlar. Mesela şunu düşünün: Telefon adaptörüne kabloyu ters takmışsınız, telefona USB girmiyor. Ee? Bunu USB'yi önünüze koyup günlerce, belki aylarca izleyerek, düşünerek mi çözeceksiniz? Harekete geçmelisiniz. Adaptörden yanlış ucu çekip doğru ucu takmalısınız. Elektrik sırf yanlış yerden geçti diye kablo bozulmaz, lakin siz bozulduğuna fazla inanırsanız bozulduğuna inanıp kabloyu çöpe atabilirsiniz. Belki de konunun kablolarla hiç alakası yoktur.
 
Öncelikle şuna değincem. Küçük yaşlarda “Çilek Kokusu”, “Kiralık Aşk” gibi saçmalıkları izlerdim. Ve aşkın iyi bir şey olduğunu zannediyordum. Ve o dizilerdeki erkekler gibi hayat yaşayacağımı zannederdim. Lüks evler vs. Fakat bu bize dayatılan bir saçmalık. Sistemin saçmalığı.


Yazdığınıza gelirsek biraz kendimden örnek vereceğim hazır konusu açılmışken içimi dökmek istiyorum. Kör kütük hoşlandığım kız vardı daha önce başka kızlardan hoşlandım fakat bu farklıydı. Ve kendisi çocukluk arkadaşımdı. Sizin dediğiniz gibi bütün ruhumu onu adadım. Ama özel bir olaydan dolayı küsüz. Ben ona doğum gününü önceden sordum. Zamanı gelince de kutladım. “Hediyeyi nasıl göndereyim?” Yazdım. Görüldü attı. Başka kıza da aşık olamıyorum. Kızlarla dolu tek erkek olan bir sınıfta dershaneye gidiyordum. Oradaki kızlar beni yanına davet etmesine rağmen utanıyordum gidemiyordum. Benle sohbet etmeye çalışıyorlardı kısa cevaplar veriyordum. Çevreme ilgim azaldı. Duygularımla çok oynadı istediğim zaman kendisiyle dertleşebileceğini ve gerekirse numaramı veririm falan demişti. Çok bunaltmamak ve kaybetme korkusu olduğu için ayda 1 yazıyordum bir süre sonra aldattı. Bir daha da başka koca aşık olamadım. Biriyle sevgili olmak istiyorum fakat aşk denilen duygu yanlış kişiye harcandığı için o duygu bir daha gelmiyor.
Ya benim olay da şöyle aslında kanka... Ben de 2019'dan beri hayatımın tam merkezine tek bir insanı koymuştum. Dile kolay, 8 yıllık misler gibi bir arkadaşlığı tek bir anla kaybettim ben. İşin en can yakan kısmı ne biliyor musun? O beni her zaman sadece bir arkadaşı olarak gördü. En kırılgan, en zayıf taraflarını hep bana gösterdi; canı yandığında, düştüğünde hep bana sığındı. Ben de aramızdaki bu derin paylaşımları, o korumasız anları gördükçe birbirimize karşılıklı olarak büyük bir duygusal yatırım yaptığımızı zannediyordum. Ama tabii tamamen yanlış anlamışım, meğer o anlamlar sadece benim zihnimdeymiş. Ben gerçekten çok üzüldüm, içimdeki o eksilme hissini tarif bile edemem. Kendisi bu kopuştan sonra ne kadar üzüldü, arkasında ne bıraktığını ne kadar umursadı hiç bilmiyorum. Ama ne yaşanmış olursa olsun, içimdeki tüm bu kırgınlığa rağmen ben hala onun sadece mutlu olmasını istiyorum.