Senin amacını ben bilemem, benim amacım da sana uymaz.

Nazım kalkmış demiş ki "bir ağaç gibi ve bir orman içinde", bir başkası da demiş ki birkaç milyon kendi isimlendirdiğim meta için.

Sebeplerin ayrılığı çoklukta belli olur; kimi kendine yaşar, kimi başkasına yaşar, kimi de ortalarda bir yerlerde.
 
Bunun herkese göre bir yanıtı var. Bana göre ise arkadaş edinip güzel bir üniversite hayatı yaşamak, yani gençliğimi doya doya geçirmek. Sonrasını zamanı gelince düşünürüz.
 
Keyfi, dini, ailem ve sevgilim için. Hepsi gitse bile geriye keyfi kalacak çünkü akşamüstü saatlerde bulutları izlemeyi çok seviyorum.

Burası zaten yeterince Allahın cezası bir yer (eh insanoglunun dünyaya gelişi bütün dinlerde bir ceza zaten de bu ayrı bir konu), eğlenin.
 
İyi insanlara yardımcı olmak benim hayat amacım ama yardımcı olacağım kişilerin topluma yaranının dokunması gerekir.
 
Ölümden sonra olacak hayati mi beklemek yoksa dünyada eziyet çekmek mi? Hangimiz yasadigi hayattan memnun ki? Neyse konumuza geri dönecek olursak, neden yaşıyoruz? Amacımız sınanmak olabilir mi?
Bilimsel düşünecek olursak:
Her canlının yaşama amacı "yemek, uyumak, çiftleşmek ve üremek" olmaktadır. Kedilerde, köpeklerde ve neredeyse tüm canlılarda bu aynıdır. İnsanlar buna dahil. Hepimizin yaşama içgüdüsü var. Bu içgüdü, üreme-hayatta kalma gibi dürtülerimizle eşleşir. Hayattan en nefret eden insan bile ölümün kıyısında ölümden kurtulmak isteyebilir ve bunun için vereceği acı önem etmeksizin her şeyi yapabilir (eğer psikolojisi cidden kötü değilse.)
İnsanı diğer canlılardan ayıran şey Bilinç ve düşünme-anlama yetisidir. İnsanlık diğer canlılardan farklı olarak sadece zevklere ve dürtülere değil, aynı zamanda kendini veya bulunduğu medeniyeti geliştirmeye hatta ve hatta yok etmeye çalışan garip bir türdür. Bu da onu diğerlerinden ayrı kılar.

Benim yaşama amacım deneyimler ve zevkler üzerine kurulu. İnsanların dünyevi görüşü farklıdır, herkesin farklılıkları ve kendine has veya genel bir düşünce tarzı vardır. Ben, hayata bir daha geri dönmeyeceğimi düşünüp tüm her şeyi tatmak ve o yönde ilerlemek istemekteyim. Ayrıca bunlara ek olarak, bulunduğum ülkeye ve insanlık medeniyetinin gelişmesini istemekteyim. Yani türümüzün.

İşte, tam burada sizin sorduğunuz "amacımız sınanmak olabilir mi?" sorusuna geliyoruz. Yukarıda yazdığım ilk iki cümle buna cevap olabilir. İnançlarınız, düşünceleriniz, hayata bakış açınız bunu etkiler. Eğer inancı olan birisiyseniz amacınız yüksek ihtimalle sınanmaktır. Ama inancınız bu yönde değilse, yüksek ihtimalle türünüzü devam ettirmektir amacınız. Ama her canlı içgüdüsel olarak türünü devam ettirmez veya ettiremez. Bu sebepten türünü devam ettirmekten daha çok dünyada geçirdiğimiz zevki sefa vakitleri bizim için önem arz eder.

Kısacası insanın cinsellik, transhümanizm veya biyokonservatizm ve diğer canlılar gibi yemek, uyumak gibi temel zevklerden oluşan bir yaşantıya sahip olması onun en büyük amacıdır. Daha kısaltacak olursak "zevklerimiz için" dememiz yeterlidir. Hepsini bu kategoride toplayabiliriz.