Maddeler aslında birbirini çekmez; onlar uzayı büker ve diğer maddeler de bu bükülen uzayda hareket eder. Bu durumu dümdüz bir otoyolun bir noktada viraj alması gibi düşünebiliriz. Örneğin, bir metre uzunluğundaki cetvelin sıkışıp 10 santimetre olduğunu düşünelim ve bunu bir yolda uygulayalım. Diyelim ki virajlı bir alanın uzunluğu 1 km olsun. Bu kısımda yoğun bir kütle, yolu bükmüş ve 1 km'lik kısım 100 metreye daralmış. Bu daralma, aslında toplam mesafenin değişmediği ancak milimetreler arasındaki mesafenin farklılaştığı bir durumu temsil eder. Merkeze doğru gidildikçe mesafe azalırken, uzaklaşıldıkça artar. Yine de, 1 km mesafe alınmıştır, sadece algılanan hızı artar.
Bu durumu anlamak için bir örneği daha düşünelim: 1 km mesafeyi, farz edelim ki 10 kat daha hızlı aldık. Bu, mesafe kısalmış gibi hissettirir, ancak gerçekte alınan mesafe aynıdır ve aslında daha hızlı alınmamıştır. Her ne kadar karmaşık görünse de aslında hiçbir şey değişmemiştir.
Uzayzaman dokusu onu büken kütle ile aslında sadece dışarıdan içeri doğru genişler ve dışarıdan daralır. Bu nedenle mesafe aslında değişmez. Kara delikler ise uzayı o kadar yoğun bir şekilde içeri doğru genişletir ki, bunu düşünmek için basit bir örnek verebiliriz: market poşetinin içindeki havayı dışarı çıkarmak gibi. Bir taraftan daralırken, diğer taraftan genişler.
Eki Görüntüle 7226