Az önce mutfaktan çıktım, fincan hâlâ masada duruyor. Sıcağı sıcağına buraya yazıp dökülmek istedim.
Hani bazı günler olur, ne o hafif narenciye notalı kahveler keser insanı, ne de yumuşak içimli karışımlar. Şöyle damara doğrudan yüksek kafein pompalayacak, damağa adeta döküm dökülmüş hissi verecek bir şey ararsın. Az önce tam olarak o anı yaşadım.
Nitelikli kahve topluluklarında genelde açık kavrumlar ve parlak aromalar övülür, hepsine saygım sonsuz. Ama kabul edelim, doğru çekimle zift yoğunluğuna ulaşmış taze bir kahvenin yaşattığı o sert haz çok başka bir seviye.
Bana öyle diyorlar zaten hocam, çay içerken de 2-3 şeker atarım net. Bana çay içiyorsun, kahve içiyorsun demezler; şurup içiyorsun derler. Napayım, ağzım alışmış o şeker tadını alacağım ben çaydan, kahveden. Sütlü kahve olacak mesela, şekerli olacak.