creazy

Başarılı
Katılım
13 Şubat 2025
Mesajlar
1.202
Çözümler
2
Beğeniler
978
Sizce Atatürk'ün eleştirilebilecek kararları veya politikaları nelerdi?

Tarihsel bağlamı göz önünde bulundurarak, hatalı olduğunu düşündüğünüz uygulamalar varsa nedenleriyle birlikte paylaşabilir misiniz?

Amacım polemik değil, farklı bakış açılarını öğrenmek. Teşekkürler, saygılar.
 
Eleştirecek hiçbir yanını bulamıyorum. Sadece zamansız kaybettik. Belki bu kadar zamansız kaybetmeseydik, ileriyi gördüğü için günümüz Türkiyesi acınacak durumda olmazdı.

Screenshot_20260107_211224_Google.webp


Atatürk'ün inanana da inanmayana da saygısı vardı. Bu yüzden laiklik ilkesi geldi. Evet içerdi Atam, ama bunu Ramazan ayı yapmazdı.

Şimdi gel gör ki "Senin dinin sana, benim dinim bana, İslam hoşgörü dinidir." diyerek dininin hoşgörü dini olduğunu iddia edenler, İslam'ın zorunluluğunu kaldıracak bu laiklik ilkesini getirdiği için ülkenin kurucusuna hakaretlerde bulunuyorlar.

Tarikatlarları bir şey biliyor da kapattı. Şimdi tarikatlar yüzünden olup bitenler de malumunuz.
 
İstiklal Mahkemeleri aslında birçok konuda eleştiriliyor fakat eleştirilerin çoğu, hayatta kalma refleksinin bir sonucuydu. Şevket Süreyya Aydemir'in "Tek Adam" biyografisini okuyabilirsiniz. Bu süreçleri neden-sonuç ilişkisi içinde harika bir şekilde anlatıyor.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Eleştirecek hiçbir yanını bulamıyorum. Sadece zamansız kaybettik. Belki bu kadar zamansız kaybetmeseydik, ileriyi gördüğü için günümüz Türkiyesi acınacak durumda olmazdı.

Eki Görüntüle 216661

Atatürk'ün inanana da inanmayana da saygısı vardı. Bu yüzden laiklik ilkesi geldi. Evet içerdi Atam, ama bunu Ramazan ayı yapmazdı.

Şimdi gel gör ki "Senin dinin sana, benim dinim bana, İslam hoşgörü dinidir." diyerek dininin hoşgörü dini olduğunu iddia edenler, İslam'ın zorunluluğunu kaldıracak bu laiklik ilkesini getirdiği için ülkenin kurucusuna hakaretlerde bulunuyorlar.
Katılıyorum.
Laiklik, devletin dine karışmaması olduğu kadar, dinin de siyasi bir sopa olarak kullanılmamasını sağlıyor. Yani senin dediğin gib ibadet edenin de etmeyenin de hakkını hukuk önünde eşit koruyan tek sistem.

Atatürk'ün özel hayatı kendine aittir ancak devlet adamı olarak halkın değerlerine her zaman hassasiyet göstermiştir. Ramazan aylarında Çankaya Köşkü'nde bile o saygı ortamının korunduğu, Hafız Yaşar Okur gibi dönemin tanıklarının anılarında sıkça geçer ve buna basit bi web aramasıyla ulaşabilirsiniz

"Senin dinin sana" ilkesini savunup, bu özgürlüğü anayasal güvenceye alan kişiye hakaret etmek, ne yazık ki tarihi okumamak veya işine geldiği gibi yorumlamaktan kaynaklanıyor hocam.

Sonuçta bugün camide ibadet eden de, dışarıda yaşam tarzını özgürce sürdüren de bunu Cumhuriyet'in çizdiği "kimsesizlerin kimsesi" olma vizyonuna borçlu. Saygılar ve sevgiler.