- Katılım
- 20 Aralık 2023
- Mesajlar
- 3.133
- Makaleler
- 5
- Çözümler
- 22
- Beğeniler
- 5.292
Konu Başlıkları Gizle
- 1 Oncelikle: Escinsellik Nedir?
- 2 Escinsellik Hastalik midir?
- 3 Escinsellik Bir Tercih midir?
- 4 Escinsellik Neden Vardir?
- 5 Tek Bir Escinsellik Geni Bulunmus Degil
- 6 Psikolojik Travmalar Escinsellige Sebep Olur mu?
- 7 Hayvanlarda da Goruluyor mu?
- 8 Toplum ve Escinsellik
- 9 Insan Cinselliginin Karmasikligi
- 10 Sonuç
Selam.
O meshur konu hakkinda bir seyler karalayayim dedim. Umarim agresif bir tartisma cikmaz.
Konumun altinda bu tarz durumlar yasanirsa ilgili mesajlari raporlayacagimi bilmenizi isterim. Elbette saygi ve forum kurallari cercevesinde tartisma yapmanizda sorun yok.
Insan cinselligi, daha once de bahsettigimiz gibi insan davranisinin en karmasik ve en cok tartisilan alanlarindan biridir. Escinsellik konusu da biyoloji, psikoloji, norobilim, evrim, sosyoloji, kultur ve tarih gibi bircok farkli alanin kesisim noktasinda yer alir. Konu hakkinda cok fazla yanlis bilgiler ve on yargilar vardir.
Escinselligi bir tercihten ibaret gormek de, tamamen dogustan ve otomatik oldugunu savunmak da hatalidir. Escinsellik konusu bilimde hala %100 bir sekilde cozulmus degildir. Hala bir dolu bilinmeyen vardir. Yine de modern bilimde bircok elzem seyi artik biliyoruz.
Escinselligin ne oldugu, ne olmadigi, psikoloji ve biyolojinin bu konuya nasil yaklastigi ve escinselligin neden var olabilecegine dair one surulen bilimsel teorilere; hazirsaniz goz atalim.
En basit tanimiyla, bireyin romantik ve/veya cinsel cekimlerini agirlikli olarak kendi cinsiyetinden bireylere yoneltmesidir.
Escinsellik yalnizca bir davranis degildir. Bilimsel calismalarda uc farkli kavram birbirinden ayrilir; Cinsel yonelim, cinsel davranis ve cinsel kimlik. Ornegin bir kisi escinsel yonelime sahip olabilir ancak hayati boyunca escinsel iliski yasamayabilir. Baska bir kisi kisisel olarak tercihen escinsel davranislarda bulunabilir ancak kendisini escinsel olarak tanimlamayabilir.
Ya da toplumda baska bir yanlis anlasilma: Gey erkeklerin feminen olmak zorunda oldugu dusunulmesi. Bu dogru degildir. Bir erkegin gey olmasi onun kadinsi bir tarza sahip olacagi anlamina gelmez. Olamayacagi anlamina da gelmez. Bu tamamen cinsel kimlik, tarz ve sunum stili konusu.
Anlayacaginiz; gur sakalli, kasli yapili, genis omuzlu, kalin sesli, sert mizacli, gayet maskulen, metalci bir erkek de gey olabilir.
Modern psikiyatride ve psikolojide: Hayir.
Escinsellik ruhsal hastalik olarak kabul edilmemektedir. Bunun nedeni toplumsal degisimlerden ibaret de degildir. Uzun yillar boyunca yapilan arastirmalarda escinselligin kendi basina bir psikopatoloji olduguna dair guclu bir kanit bulunamamistir. Bir ozelligin hastalik olarak degerlendirilebilmesi icin genellikle su tur kriterler aranir;
Bu sebeple gunumuzde escinsellik bir ruhsal bozukluk olarak degerlendirilmemektedir.
Ayrica: Bir ozelligin toplum tarafindan alisilmadik bulunmasi ile onun hastalik olmasi ayni sey degildir. Solaklik da nufus bazinda bir azinliktir. Ama solaklik anormal mi? Hayir. Escinsellik de benzer sekilde, sirf daha az rastlanilan bir durum oldugu icin patolojik degildir. Cok cesitli olan insan cinselliginin dogal bir parcasidir.
Gelelim bu tartismali konuya. Gunumuzde bilim insanlari arasinda buyuk oranda kabul goren gorus: Cinsel yonelimin bilincli sekilde secilen bir tercih olmadigidir.
Insanlar yonelimlerini bilincli olarak olusturmazlar. Cogu insan heteroseksuel olmayi nasil secmediyse, esinsel bireyler de yonelimlerini genelde secmemistir.
Tabii ki buradan "Cinsel yonelim tamamen genetik temellidir." sonucunu cikartamayiz. Ancak "Bir tercihten ibaret" diye basitlestirmek de uygun olmayacaktir.
Bu da bilimin cevabini aradigi buyuk sorulardan biri. Bu konuda %100 dogru kabul edilen kesin ve net bir bilgi yoktur. Sadece arastirmalar ve gozlemler sonucu ortaya atilan bilimsel teoriler vardir. Onlardan bahsedecegiz.
Simdi bu konuda soyle bir soru gelir bazilarinin aklina: "Escinsellik dogrudan ureme ile sonuclanamiyorsa, evrimsel surecte neden tamamen ortadan kalkmamistir?"
Bu soru yuzeysel dusunen birisine mantikli gelebilir ama konu bu kadar basit degil.
Hipotez 1: Escinsellik Evrimsel Acidan Tamamen Notr Olabilir
Evrimin bazen her ozelligi kusursuz sekilde optimize ettigi dusunulur. Oysa evrim bir muhendis degildir. Bir ozelligin varligini surdurebilmesi icin mutlaka buyuk avantaj saglamasi gerekmez. Eger bir ozellik;
Hipotez 2: Cinsel Yonelim Bir Yan Urun Olabilir
Insan beyninin gelisimi cok, cok karmasiktir. Bircok ozellik; binlerce gen, hormonlar, gelisimsel surecler tarafindan sekillenir.
Bu nedenle bazi arastirmacilar escinselligin tek basina secilmis bir ozellik degil, baska biyolojik sureclerin yan urunu olabilecegini one surmektedir. Evrimde buna by-product yaklasimi da denebilmektedir.
Yani bir ozellik dogrudan secilmemis olabilir ancak baska ozelliklerle birlikte ortaya cikabilir.
Hipotez 3: Dengeli Secilim
Cok tartisilan bir hipotezdir. Bazi arastirmalar escinsel erkeklerin kadin akrabalarinin ortalamadan daha fazla cocuk sahibi olabilecegini one surmustur. Hipotez kabaca sunu soyler:
Belirli genetik varyasyonlar; erkeklerde escinsellik olasiligini artirabilir, kadinlarda ise dogurganlik avantaji saglayabilir.
Eger boyle bir mekanizma varsa, ilgili genetik ozellikler populasyonda korunabilir.
Bu teori her ne kadar ilgi cekici olsa da bugun hala cok tartismali.
Hipotez 4: Akraba Secilimi
Bu hipotez "gay uncle hypothesis" olarak da anilir.
Fikir sudur: Bir birey kendi cocuk sahibi olamasa bile;
Evrimsel acidan dusunulunce mantikli gorunur fakat bu teori de kesin olarak kabul edilmis bir aciklama degildir, elde edilen veriler karmasiktir.
Dogum Sirasi Etkisi: Ilginc bir bulgu
Bilim insanlarinin en ilginc bulgularindan birisi de budur. Bazi arastirmalarda, bir erkegin kendisinden once dogmus biyolojik erkek kardes sayisi arttikca escinsel olma olasiliginin bir miktar arttigi gorulmustur.
Bu etkinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. En yaygin aciklamalardan birisi annenin bagisiklik sistemiyle ilgilidir.
Hipoteze gore bazi erkek fetus proteinlerine karsi gelisen bagisiklik yanitlari sonraki erkek cocuklarin norogelisimini etkileyebilir. Bu alan hala arastirilmaktadir. Escinsellik arastirmalarinda en ilginc biyolojik bulgulardan birisidir.
Ikiz calismalari ne gosteriyor?
Ikiz calismalari da bize onemli bilgiler saglamistir.
Eger escinsellik tamamen genetik temelli olsaydi; tek yumurta ikizlerinden biri escinselse digerinin de neredeyse her zaman escinsel olmasi beklenirdi. Gercekte boyle degildir.
Ancak yine de tek yumurta ikizlerinde benzerlik orani genel nufustan daha yuksektir. Bu da onemli bir sonuca isaret eder: Genetik etkiler vardir, ama tek basina cinsel yonelimin olusmasi icin yeterli degildir. Bugun arastirmacilarin cogu cinsel yonelimin;
Escinsellik uzerine yapilan arastirmalarda kamuoyunda en sik karsilasilan yanlis anlamalardan biri, bilim insanlarinin bir gun escinsellik genini bulacagi veya bulmus oldugu dusuncesidir. Gercekte durum bundan cok daha karmasiktir.
Oncelikle insan davranislarinin ve psikolojik ozelliklerinin buyuk kismi tek bir gen tarafindan belirlenmez. Boy uzunlugu, zeka, kisilik ozellikleri, anksiyete yatkinligi ve bircok davranissal ozellik gibi cinsel yonelim de muhtemelen cok sayida biyolojik etkenin ortak etkisiyle sekillenmektedir.
Bu nedenle arastirmacilar bugun "escinsellik geni" aramaktan ziyade, cinsel yonelim uzerinde etkili olabilecek genetik varyasyonlari arastirmaktadir.
Escinsellik hakkinda uzun yillardir ortaya atilan aciklamalardan biri, cocukluk doneminde yasanan travmalarin veya aile ici deneyimlerin cinsel yonelimi sekillendirdigi iddiasidir. Ozellikle gecmiste bazi psikolojik kuramlar; ebeveyn iliskileri, cocukluk catismalari veya travmatik deneyimler uzerinden escinselligi aciklamaya calismistir.
Ancak gunumuzde bu gorusler guclu bilimsel destek gormemektedir.
Bunun temel nedenlerinden biri oldukca basittir: Travmatik deneyimler ile escinsellik arasinda tutarli ve nedensel bir iliski gosterilebilmis degildir.
Ornegin cocukluk doneminde zorbaliga ugramis, istismar yasamis veya aile ici sorunlarla buyumus bircok insan heteroseksuel olarak yetismektedir. Benzer sekilde escinsel bireylerin onemli bir kismi da boyle deneyimler yasamamistir. Eger travmalar escinselligin temel nedeni olsaydi, bu iliskinin cok daha guclu ve tutarli bicimde gorulmesi beklenirdi.
Elbette bu, cocukluk deneyimlerinin onemsiz oldugu anlamina da gelmez. Insan psikolojisi uzerinde aile ortaminin, sosyal iliskilerin ve yasanan olaylarin onemli etkileri vardir. Ancak mevcut bilimsel literatur, bu etkilerin cinsel yonelimi belirleyen temel mekanizma oldugunu gostermemektedir.
Bu noktada onemli bir ayrim yapmak gerekir. Travmalar bazi insanlarin kendileriyle, bedenleriyle ve iliskileriyle kurdugu bagi etkileyebilir. Guven sorunlari, kaygi bozukluklari, depresyon veya iliski problemleri gelistirmelerine katkida bulunabilir. Ancak bunlar ile cinsel yonelimin kendisi ayni sey degildir.
Kisacasi, psikolojik travmalar insan hayati uzerinde derin etkiler birakabilir; ancak mevcut kanitlar travmalarin escinselligin temel nedeni oldugunu desteklememektedir.
Evet. Cesitli hayvan turlerinde ayni cinsiyetten bireyler arasinda; ciftlesme davranislari, kur davranislari, es baglari gozlemlenmistir. Bu gozlemler tek basina insan escinselligini aciklamaz.
Ancak escinsel davranislarin yalnizca insanlara ozgu olmadigini gostermesi acisindan onemlidir.
Escinsellik yalnizca biyolojik bir konu degildir. Sosyal ve kulturel boyutlari da vardir. Farkli toplumlar tarih boyunda escinsellige cok farkli sekillerde yaklasmistir. Bazi toplumlarda agir bicimde cezalandirilmistir. Bazilarinda ise daha farkli bicimlerde degerlendirilmistir.
Bu nedenle escinsellik hakkindaki tartismalar cogu zaman yalnizca biyolojiyle ilgili degildir. Kultur, din, ahlak, hukuk ve siyaset de tartismanin icine girebilir.
Belki de bu konudan cikarilabilecek en onemli sonuc budur. Insan cinselligi heteroseksuel ve escinsel seklinde iki kutuplu degildir. Yonelimler, libido duzeyleri, romantik cekim, duygusal baglanma, kisisel deneyimler; bunlarin hepsinin birbiriyle iliskisi olabilir.
Bu sebeple modern psikoloji ve norobilim insan cinselligini basit kategorilerden ziyade karmasik bir insan davranisi olarak incelemektedir.
Escinsellik, insan cinselliginin dogal olarak gozlenen bicimlerinden biridir ve ruhsal hastalik degildir. Bilimsel arastirmalar cinsel yonelimin basit bir tercih veya tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmasik oldugunu gostermektedir.
Genetik faktorler, dogum oncesi gelisim surecleri, biyolojik etkiler ve diger gelisimsel mekanizmalar muhtemelen bu surecte rol oynamaktadir. Bununla birlikte escinselligin neden ortaya ciktigi ve evrimsel surecte neden varligini surdurdugu konusunda hala cevaplanmayi bekleyen sorular bulunmaktadir.
Sonuc olarak bildigimiz bir sey varsa o da escinselligin kendi basina zararli oldugunun hicbir delili yoktur. Escinsel olmak sizi anormal yapmaz, hastalikli yapmaz. Ozel birisi de yapmaz. Siz de herkes gibi birer insansiniz. Hicbir insan birbiriyle tipa tip ayni degil. Biz son derece cesitli ve karmasik bir hayvan turuyuz, escinsellik de bu farkliliklarin tamamen dogal bir parcasidir. Yalnizca gunumuzde ortaya cikmis bir sey degildir. Tarihsel olarak baktigimizda escinselligin kokeni oldukca eski zamanlara dayanmaktadir. Sadece o zamanlarda "ben homoseksuelim, ben biseksuelim" tarzi isimlendirmeler bulunmuyordu. Insanlar yine cinselliklerini yasiyorlardi. Baktigimiz zaman Osmanli doneminde dahi "Oglancilik" dedigimiz bir kultur vardi ve escinsellik bayagi bir gorunurdu. Gunumuzde ise escinsel bireylerin yakinmalarinin sebeplerinden birisi sosyal dislamalar, damgalamalardir. Bu insanlarin bir nebze de olsa ses cikartmaya hakki vardir. Tabii ki de kimse size zorla bir seyleri dayatamaz, zorla bir sey yapmaya zorlayamaz, ozgurlugunuzu isgal edemez. Zaten sizi zorla escinsel yapmaya calisan da yok. Fakat siz de, escinsel bireyleri zorla heteroseksuel yapamayacaginizin ve onlarin da birer insan olduklarinin bilincinde olmalisiniz. Birinin sirf cinsel yonelimi farkli diye onu bir tehdit olarak gormek mantik disidir.
Saglikli gunler dilerim.
O meshur konu hakkinda bir seyler karalayayim dedim. Umarim agresif bir tartisma cikmaz.
Insan cinselligi, daha once de bahsettigimiz gibi insan davranisinin en karmasik ve en cok tartisilan alanlarindan biridir. Escinsellik konusu da biyoloji, psikoloji, norobilim, evrim, sosyoloji, kultur ve tarih gibi bircok farkli alanin kesisim noktasinda yer alir. Konu hakkinda cok fazla yanlis bilgiler ve on yargilar vardir.
Escinselligi bir tercihten ibaret gormek de, tamamen dogustan ve otomatik oldugunu savunmak da hatalidir. Escinsellik konusu bilimde hala %100 bir sekilde cozulmus degildir. Hala bir dolu bilinmeyen vardir. Yine de modern bilimde bircok elzem seyi artik biliyoruz.
Escinselligin ne oldugu, ne olmadigi, psikoloji ve biyolojinin bu konuya nasil yaklastigi ve escinselligin neden var olabilecegine dair one surulen bilimsel teorilere; hazirsaniz goz atalim.
Oncelikle: Escinsellik Nedir?
En basit tanimiyla, bireyin romantik ve/veya cinsel cekimlerini agirlikli olarak kendi cinsiyetinden bireylere yoneltmesidir.
Escinsellik yalnizca bir davranis degildir. Bilimsel calismalarda uc farkli kavram birbirinden ayrilir; Cinsel yonelim, cinsel davranis ve cinsel kimlik. Ornegin bir kisi escinsel yonelime sahip olabilir ancak hayati boyunca escinsel iliski yasamayabilir. Baska bir kisi kisisel olarak tercihen escinsel davranislarda bulunabilir ancak kendisini escinsel olarak tanimlamayabilir.
Ya da toplumda baska bir yanlis anlasilma: Gey erkeklerin feminen olmak zorunda oldugu dusunulmesi. Bu dogru degildir. Bir erkegin gey olmasi onun kadinsi bir tarza sahip olacagi anlamina gelmez. Olamayacagi anlamina da gelmez. Bu tamamen cinsel kimlik, tarz ve sunum stili konusu.
Anlayacaginiz; gur sakalli, kasli yapili, genis omuzlu, kalin sesli, sert mizacli, gayet maskulen, metalci bir erkek de gey olabilir.
Escinsellik Hastalik midir?
Modern psikiyatride ve psikolojide: Hayir.
Escinsellik ruhsal hastalik olarak kabul edilmemektedir. Bunun nedeni toplumsal degisimlerden ibaret de degildir. Uzun yillar boyunca yapilan arastirmalarda escinselligin kendi basina bir psikopatoloji olduguna dair guclu bir kanit bulunamamistir. Bir ozelligin hastalik olarak degerlendirilebilmesi icin genellikle su tur kriterler aranir;
- Islevsellikte bozulma,
- Belirgin zarar,
- Kisinin yasam kalitesinde dusus,
- Temel psikolojik sureclerde bozukluk
Bu sebeple gunumuzde escinsellik bir ruhsal bozukluk olarak degerlendirilmemektedir.
Ayrica: Bir ozelligin toplum tarafindan alisilmadik bulunmasi ile onun hastalik olmasi ayni sey degildir. Solaklik da nufus bazinda bir azinliktir. Ama solaklik anormal mi? Hayir. Escinsellik de benzer sekilde, sirf daha az rastlanilan bir durum oldugu icin patolojik degildir. Cok cesitli olan insan cinselliginin dogal bir parcasidir.
Escinsellik Bir Tercih midir?
Gelelim bu tartismali konuya. Gunumuzde bilim insanlari arasinda buyuk oranda kabul goren gorus: Cinsel yonelimin bilincli sekilde secilen bir tercih olmadigidir.
Insanlar yonelimlerini bilincli olarak olusturmazlar. Cogu insan heteroseksuel olmayi nasil secmediyse, esinsel bireyler de yonelimlerini genelde secmemistir.
Tabii ki buradan "Cinsel yonelim tamamen genetik temellidir." sonucunu cikartamayiz. Ancak "Bir tercihten ibaret" diye basitlestirmek de uygun olmayacaktir.
Escinsellik Neden Vardir?
Bu da bilimin cevabini aradigi buyuk sorulardan biri. Bu konuda %100 dogru kabul edilen kesin ve net bir bilgi yoktur. Sadece arastirmalar ve gozlemler sonucu ortaya atilan bilimsel teoriler vardir. Onlardan bahsedecegiz.
Simdi bu konuda soyle bir soru gelir bazilarinin aklina: "Escinsellik dogrudan ureme ile sonuclanamiyorsa, evrimsel surecte neden tamamen ortadan kalkmamistir?"
Bu soru yuzeysel dusunen birisine mantikli gelebilir ama konu bu kadar basit degil.
Hipotez 1: Escinsellik Evrimsel Acidan Tamamen Notr Olabilir
Evrimin bazen her ozelligi kusursuz sekilde optimize ettigi dusunulur. Oysa evrim bir muhendis degildir. Bir ozelligin varligini surdurebilmesi icin mutlaka buyuk avantaj saglamasi gerekmez. Eger bir ozellik;
- Cok ciddi bir dezavantaj olusturmuyorsa,
- Karmasik genetik mekanizmalara dayaniyorsa,
- Populasyonda dusuk oranlarda bulunuyorsa
Hipotez 2: Cinsel Yonelim Bir Yan Urun Olabilir
Insan beyninin gelisimi cok, cok karmasiktir. Bircok ozellik; binlerce gen, hormonlar, gelisimsel surecler tarafindan sekillenir.
Bu nedenle bazi arastirmacilar escinselligin tek basina secilmis bir ozellik degil, baska biyolojik sureclerin yan urunu olabilecegini one surmektedir. Evrimde buna by-product yaklasimi da denebilmektedir.
Yani bir ozellik dogrudan secilmemis olabilir ancak baska ozelliklerle birlikte ortaya cikabilir.
Hipotez 3: Dengeli Secilim
Cok tartisilan bir hipotezdir. Bazi arastirmalar escinsel erkeklerin kadin akrabalarinin ortalamadan daha fazla cocuk sahibi olabilecegini one surmustur. Hipotez kabaca sunu soyler:
Belirli genetik varyasyonlar; erkeklerde escinsellik olasiligini artirabilir, kadinlarda ise dogurganlik avantaji saglayabilir.
Eger boyle bir mekanizma varsa, ilgili genetik ozellikler populasyonda korunabilir.
Bu teori her ne kadar ilgi cekici olsa da bugun hala cok tartismali.
Hipotez 4: Akraba Secilimi
Bu hipotez "gay uncle hypothesis" olarak da anilir.
Fikir sudur: Bir birey kendi cocuk sahibi olamasa bile;
- Kardeslerine,
- Yegenlerine,
- Yakin akrabalarina
Evrimsel acidan dusunulunce mantikli gorunur fakat bu teori de kesin olarak kabul edilmis bir aciklama degildir, elde edilen veriler karmasiktir.
Dogum Sirasi Etkisi: Ilginc bir bulgu
Bilim insanlarinin en ilginc bulgularindan birisi de budur. Bazi arastirmalarda, bir erkegin kendisinden once dogmus biyolojik erkek kardes sayisi arttikca escinsel olma olasiliginin bir miktar arttigi gorulmustur.
Bu etkinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. En yaygin aciklamalardan birisi annenin bagisiklik sistemiyle ilgilidir.
Hipoteze gore bazi erkek fetus proteinlerine karsi gelisen bagisiklik yanitlari sonraki erkek cocuklarin norogelisimini etkileyebilir. Bu alan hala arastirilmaktadir. Escinsellik arastirmalarinda en ilginc biyolojik bulgulardan birisidir.
Ikiz calismalari ne gosteriyor?
Ikiz calismalari da bize onemli bilgiler saglamistir.
Eger escinsellik tamamen genetik temelli olsaydi; tek yumurta ikizlerinden biri escinselse digerinin de neredeyse her zaman escinsel olmasi beklenirdi. Gercekte boyle degildir.
Ancak yine de tek yumurta ikizlerinde benzerlik orani genel nufustan daha yuksektir. Bu da onemli bir sonuca isaret eder: Genetik etkiler vardir, ama tek basina cinsel yonelimin olusmasi icin yeterli degildir. Bugun arastirmacilarin cogu cinsel yonelimin;
- Genetik,
- Hormonal,
- Gelisimsel,
- Cevresel
Tek Bir Escinsellik Geni Bulunmus Degil
Escinsellik uzerine yapilan arastirmalarda kamuoyunda en sik karsilasilan yanlis anlamalardan biri, bilim insanlarinin bir gun escinsellik genini bulacagi veya bulmus oldugu dusuncesidir. Gercekte durum bundan cok daha karmasiktir.
Oncelikle insan davranislarinin ve psikolojik ozelliklerinin buyuk kismi tek bir gen tarafindan belirlenmez. Boy uzunlugu, zeka, kisilik ozellikleri, anksiyete yatkinligi ve bircok davranissal ozellik gibi cinsel yonelim de muhtemelen cok sayida biyolojik etkenin ortak etkisiyle sekillenmektedir.
Bu nedenle arastirmacilar bugun "escinsellik geni" aramaktan ziyade, cinsel yonelim uzerinde etkili olabilecek genetik varyasyonlari arastirmaktadir.
Psikolojik Travmalar Escinsellige Sebep Olur mu?
Escinsellik hakkinda uzun yillardir ortaya atilan aciklamalardan biri, cocukluk doneminde yasanan travmalarin veya aile ici deneyimlerin cinsel yonelimi sekillendirdigi iddiasidir. Ozellikle gecmiste bazi psikolojik kuramlar; ebeveyn iliskileri, cocukluk catismalari veya travmatik deneyimler uzerinden escinselligi aciklamaya calismistir.
Ancak gunumuzde bu gorusler guclu bilimsel destek gormemektedir.
Bunun temel nedenlerinden biri oldukca basittir: Travmatik deneyimler ile escinsellik arasinda tutarli ve nedensel bir iliski gosterilebilmis degildir.
Ornegin cocukluk doneminde zorbaliga ugramis, istismar yasamis veya aile ici sorunlarla buyumus bircok insan heteroseksuel olarak yetismektedir. Benzer sekilde escinsel bireylerin onemli bir kismi da boyle deneyimler yasamamistir. Eger travmalar escinselligin temel nedeni olsaydi, bu iliskinin cok daha guclu ve tutarli bicimde gorulmesi beklenirdi.
Elbette bu, cocukluk deneyimlerinin onemsiz oldugu anlamina da gelmez. Insan psikolojisi uzerinde aile ortaminin, sosyal iliskilerin ve yasanan olaylarin onemli etkileri vardir. Ancak mevcut bilimsel literatur, bu etkilerin cinsel yonelimi belirleyen temel mekanizma oldugunu gostermemektedir.
Bu noktada onemli bir ayrim yapmak gerekir. Travmalar bazi insanlarin kendileriyle, bedenleriyle ve iliskileriyle kurdugu bagi etkileyebilir. Guven sorunlari, kaygi bozukluklari, depresyon veya iliski problemleri gelistirmelerine katkida bulunabilir. Ancak bunlar ile cinsel yonelimin kendisi ayni sey degildir.
Kisacasi, psikolojik travmalar insan hayati uzerinde derin etkiler birakabilir; ancak mevcut kanitlar travmalarin escinselligin temel nedeni oldugunu desteklememektedir.
Hayvanlarda da Goruluyor mu?
Evet. Cesitli hayvan turlerinde ayni cinsiyetten bireyler arasinda; ciftlesme davranislari, kur davranislari, es baglari gozlemlenmistir. Bu gozlemler tek basina insan escinselligini aciklamaz.
Ancak escinsel davranislarin yalnizca insanlara ozgu olmadigini gostermesi acisindan onemlidir.
Toplum ve Escinsellik
Escinsellik yalnizca biyolojik bir konu degildir. Sosyal ve kulturel boyutlari da vardir. Farkli toplumlar tarih boyunda escinsellige cok farkli sekillerde yaklasmistir. Bazi toplumlarda agir bicimde cezalandirilmistir. Bazilarinda ise daha farkli bicimlerde degerlendirilmistir.
Bu nedenle escinsellik hakkindaki tartismalar cogu zaman yalnizca biyolojiyle ilgili degildir. Kultur, din, ahlak, hukuk ve siyaset de tartismanin icine girebilir.
Insan Cinselliginin Karmasikligi
Belki de bu konudan cikarilabilecek en onemli sonuc budur. Insan cinselligi heteroseksuel ve escinsel seklinde iki kutuplu degildir. Yonelimler, libido duzeyleri, romantik cekim, duygusal baglanma, kisisel deneyimler; bunlarin hepsinin birbiriyle iliskisi olabilir.
Bu sebeple modern psikoloji ve norobilim insan cinselligini basit kategorilerden ziyade karmasik bir insan davranisi olarak incelemektedir.
Sonuç
Escinsellik, insan cinselliginin dogal olarak gozlenen bicimlerinden biridir ve ruhsal hastalik degildir. Bilimsel arastirmalar cinsel yonelimin basit bir tercih veya tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmasik oldugunu gostermektedir.
Genetik faktorler, dogum oncesi gelisim surecleri, biyolojik etkiler ve diger gelisimsel mekanizmalar muhtemelen bu surecte rol oynamaktadir. Bununla birlikte escinselligin neden ortaya ciktigi ve evrimsel surecte neden varligini surdurdugu konusunda hala cevaplanmayi bekleyen sorular bulunmaktadir.
Sonuc olarak bildigimiz bir sey varsa o da escinselligin kendi basina zararli oldugunun hicbir delili yoktur. Escinsel olmak sizi anormal yapmaz, hastalikli yapmaz. Ozel birisi de yapmaz. Siz de herkes gibi birer insansiniz. Hicbir insan birbiriyle tipa tip ayni degil. Biz son derece cesitli ve karmasik bir hayvan turuyuz, escinsellik de bu farkliliklarin tamamen dogal bir parcasidir. Yalnizca gunumuzde ortaya cikmis bir sey degildir. Tarihsel olarak baktigimizda escinselligin kokeni oldukca eski zamanlara dayanmaktadir. Sadece o zamanlarda "ben homoseksuelim, ben biseksuelim" tarzi isimlendirmeler bulunmuyordu. Insanlar yine cinselliklerini yasiyorlardi. Baktigimiz zaman Osmanli doneminde dahi "Oglancilik" dedigimiz bir kultur vardi ve escinsellik bayagi bir gorunurdu. Gunumuzde ise escinsel bireylerin yakinmalarinin sebeplerinden birisi sosyal dislamalar, damgalamalardir. Bu insanlarin bir nebze de olsa ses cikartmaya hakki vardir. Tabii ki de kimse size zorla bir seyleri dayatamaz, zorla bir sey yapmaya zorlayamaz, ozgurlugunuzu isgal edemez. Zaten sizi zorla escinsel yapmaya calisan da yok. Fakat siz de, escinsel bireyleri zorla heteroseksuel yapamayacaginizin ve onlarin da birer insan olduklarinin bilincinde olmalisiniz. Birinin sirf cinsel yonelimi farkli diye onu bir tehdit olarak gormek mantik disidir.
Saglikli gunler dilerim.
Son düzenleyen: Moderatör: