Geraltın kılıcı

Profil mesajları Son etkinlik Mesajlar Hakkında Mesaj alanları

  • Vatandaş: Kralım bakar mısınız?
    Kral: Tabii konu neydi?
    Vatandaş: Buyurun kralım, yere düşürmuşsünüz 👑
    Neden Yozlaşmak Zorundayız?

    Sebebiyeti gençlerin ve hala toplum anlamında sorun yaşayanların farkında olmadığı bir şeyden kaynaklanıyor. Bu şey kısa ve öz tabiri ilen yozlaşmadır. "Peki, neden bu yozlaşmaya katılmalıyız?" diye sorasanız bence ayak uydurmak içindir. İnsanların çok büyük bir bölümü bu noktayı kaçırıyorlar. Kaçırmaları ise bir zarardır. Çünkü yapacaklarını kendileri sınırlamış olur. Carl Jung'un gölge arketipi adlı konseptine bakarsak ve özümsersek ancak o zaman belirli meziyetlerimizi kullanabiliriz. Misal, bir iş yerinde terfi almak istiyorsanız uyanık olmanız gerekir. Eğer iyi niyetli ve suistimale açık birisiysen terfi alamayacaksın. Veya insanlar sırf kadını veya erkeği hiç fark etmez metalaştırıyor diye uyum sağlamazlar. Bu sebeple zor bir iş hayatı ve özel hayat yaşar ve bu da senin çevreni azaltır. Peki, ne yapmamız mı lazım? Çok basit! Gölge konseptini anlamamız lazım. Sokakta yürüyen sen ile iş hayatındaki sen aynı kişi olmayacaksın. Bir yozlaşmışın maskesini takacaksın. Bu sayede hem iş hayatında hem de özel hayatında iyi bir konum sahibi olabilirsin. Peki, bu gölge konseptini nasıl geliştiririz? Açıkçası sosyal meziyetlerinizi arttırın. Misal, birisiyle tanışmak istiyorsanız ortama uygun metodlarla kişiler ile tanışın. Mesela, bir spor salonunda iseniz, "Kaç senedir bu spor ile ilgileniyorsunuz?" veya "Kitap okur musunuz?", "Hangi şarkıyı dinliyorsunuz?", "Hangi şarkıları dinlemekten hoşlanıyorsunuz?" gibi sorular sorarak tanışın. Bu sayede analitik zekanız artacaktır ve sosyal meziyetleriniz daha üst bir konuma gelebilecektir.
    • Beğendim
    İfadeler: Mali Demokratoğlu
    Mali Demokratoğlu
    Mali Demokratoğlu
    Platon'un Devlet kitabında şöyle bir alegori geçer;

    Gyges adında bir çoban var. Bu çobanın kimseye zararı yok. Bir gün bir yüzük buluyor ve yüzüğün sihirli olduğunu, takınca kendisini görünmez yaptığını fark ediyor. Öncelikle küçük suçlarla başlayıp, sonrasında da kralın karısını ayartıp kral olana kadar belli eylemler gerçekleştiriyor.

    Burada Gyges'in yozlaşmasının sebebi, korkudur. Korku faktörü ortadan kalkınca insanlar yozlaşmaya daha da müsait oluyor.

    Senin de bahsettiğin gibi, toplumda belli eylemler ahlaki ve etik dışı görülmezse, kişi "Ben boşuna çabalıyorum. Salak mıyım ben?" düşüncesine kapılacak ve eylemlerini onlara göre gerçekleştirecektir.

    Bu durumdan nasıl kurtulacağımıza gelirsek de zaten sen güzel bir şekilde açıklamışsın. Çevrenizi ona göre şekillendirin.

    Tabi burada durum sadece çevreyi şekillendirmekle bitmiyor. Kişinin çevresini şekillendirmesi, sadece kendisine yaramaktadır. Kişi, toplum yapısını değiştirmek için daha çok çabalamalı. Daha farklı yollar denemeli. Hatta belki de hayatını buna harcamalıdır.
    Geraltın kılıcı
    Geraltın kılıcı
    Benim anlatmaya çalıştığım şey gölge formu ile topluma adapte olmak ve çeşitli doktrinlerini topluma adapte etmektir. Çevreyi değiştirmek şu anki durum neticesinde mümkün değil. Çalıştığım iş yerlerinde çalışan 1 veya 2 kişi hariç herkes aynı yozlaşma belirtilerine sahiptiler. Bu doğrultuda yozlaşmaya ayak uydurmak ve bir maske takmak en mantıklısıdır.
    Geraltın kılıcı
    Geraltın kılıcı
    Bunu değişimi için ise yozlaşmış insanların aklını mecburen çelmen lazım.
    Atatürk'e Laiklik getirdiği için kötü diyenler hakkında:

    Arkadaşlar bu tarz insanlara baktığımda kendi mantıklarınca Şeriat gelseydi ülke düzelirdi. Ancak şu var ki, Şeriat gelse daha kötü olurdu. Hocam örneğin, Suudileri veya İranlıları düşünün. Adamların din kitapları bile birbirlerinden farklı. Bu durumda yeni bir din kitabı yazar İslam dini diye yutturur ülkeyi yönetirsin. Ki bu çok kolay olurdu. Çünkü halkımızın çoğu kendi dinini hocalardan öğreniyor. Adam bir kere Kur'an-I Kerim'i okumamış ama diyor ki; "Müslüman'ım." dostum okuman lazım ki kendi dinini sahiplenesin. Ayrıca Laik ilkenin savunduğu şey özünde, eşitliktir. Sen bir yahudi, Hristiyan, Müslüman veya ateistsen devlet senin dinine göre yargı yapamaz. Senin işlediğin suça göre yargı yapar diyen bir anlayıştır Laiklik.

    @Mali Demokratoğlu, sen bu konuda ne düşünüyorsun?
    Mali Demokratoğlu
    Mali Demokratoğlu
    Mantıkta Üçüncü Halin İmkansızlığı diye bir ilke vardır. Herhangi bir durumu, kendisinin oluşturacağı iki zıt tarafa yarayacak şekilde aynı anda kullanamazsın.

    Bu durum hakkında Fransa örneğini olarak verilebiliriz. Fransa, en laik olan ülkedir. Herhangi bir devlet dairesinde herhangi bir dinin esamesini göremezsin. Peki, bu dinini yaşamanı engeller mi? Eğer dinin, yapılması gerekenleri sana, yaptığın işte dahi yapmanı söylüyorsa, tabi ki de engeller. Bu yüzden dinini ya yaşayacaksın ya da mecburen seküler yaşayacaksın. Herhangi bir üçüncü seçenek yoktur.

    Şeriat konusuna gelirsek de yukarıda vermiş olduğum örneğe, İslam'da tabiidir. İslam, her yerde dinin yaşanmasını söyleyen bir dindir. Bu yüzden objektif olamaz.

    Her şeyi geçtim, İslam'da kurallar değiştirilemez. Ama evrensel hukukta bir kural, dahi iyi bir durum sunulduğunda değiştirilebilme durumuna sahiptir.
    Geraltın kılıcı
    Geraltın kılıcı
    Hocam dikta rejimlerinin din aracılığıyla kolayca kurulabileceğini anlatmıştım.
  • Yüklüyor…
  • Yüklüyor…
  • Yüklüyor…
  • Yüklüyor…