Star Wars evrenini konu alan video oyunlarının geçmişi 1982’ye kadar uzanıyor. Parker Brothers’ın geliştirdiği Star Wars: The Empire Strikes Back önce Atari 2600 için yayınlanıp ertesi yıl Intellivision’a gelmişti. O tarihten itibaren yıllar içinde 100’den fazla oyun geliştirildi ancak ne zaman bir sohbet açılsa akıllara ilk olarak Knights of the Old Republic, Jedi Knight ve Star Wars Galaxies gibi kült yapımlar gelir. Daha birçok iyi örnek saymak mümkün ki bunlara sürpriz bir yapım daha eklendi.
Star Wars Zero Company, henüz 2022 yılında kurulmuş ve daha önce herhangi bir oyun geliştirmemiş Bit Reactor imzası taşıyor. Stüdyonun bünyesinde XCOM, Civilization, Gears of War ve The Elder Scrolls Online gibi oyunlarda çalışan isimler yer alıyor. Star Wars evrenini sıra tabanlı strateji türüne uyarlarken özellikle strateji türündeki birikimlerini ortaya koymuşlar. Böylece çoğu oyuncunun çıkış öncesi radarına bile girmemiş bir oyun, tüm zamanların en iyi Star Wars oyunları arasına girmeyi başardı.

Öncelikle konudan bahsedeyim. Yıllar içinde filmler, diziler, kitaplar ve dahası ile genişleyen Star Wars evreninden Klon Savaşları dönemi seçilmiş. Bu dönemde eski Cumhuriyet subayı Tesh Hawks’u kontrol ediyor ve onun kurduğu Zero Company’nin başına geçiyoruz. Amacımızsa Kundri Fathom liderliğinde kurulan, Ayrılıkçı yanlısı ve galaksiyi tehdit eden Infinite Coil tarikatını ortaya çıkarıp durdurmak. Bunun için en iyi savaşçıları bir araya getirmemiz, onları en verimli şekilde kullanmamız gerekiyor.
Irklar ve sınıflar
Başrolde Tesh Hawks gibi spesifik bir karakter yer alsa da oyuna başlarken onun cinsiyetini, yüzünü, gözünü, kaşını, saçını ve hatta ırkını bile değiştirebiliyoruz. Irk seçenekleri arasında İnsan, Devaronian, Mirialan, Togruta, Twi’lek ve Zabrak yer alıyor. Kılık kıyafet seçimi yaptıktan sonra ise en önemli konu olan uzmanlık geliyor. Assault, Gunslinger, Heavy, Medic, Scoundrel, Scout, Sharpshooter ve Soldier arasından yapacağımız tercih yeteneklerimizi ve haliyle oynanışı direkt etkiliyor.

Star Wars Zero Company’nin hikayesine başlar başlamaz esprili bir hikaye anlatımı bizi karşılıyor. Karakterler arası diyaloglar hem oyuna eğlenceli bir hava hem de her birine ağırlık katıyor. Böylece karakterlerle bağ kurma şansımız oluyor ki burada ufak bir not daha düşmek isterim. Oyuna başlarken normalde kapalı olan Beskar zorluğunu açarsanız, Tesh Hawks başta olmak üzere önemli role sahip karakterlerden biri öldüğünde oyun sona eriyor. Elbette ki bu seçenek türün kurdu oyunculara öneriliyor.
Zero Company’yi kuran Tesh Hawks’un ilk derdi Gorga the Hutt’a olan borcu ve oyunun ilk görevlerinde bu borcu kapatmaya çalışıyoruz. Bunun için aldığımız bilgiler ışığında görevlere gidiyor, başarılı oldukça para ödüllerini topluyor ve Tesh’in derdine çare oluyoruz. Görevlere tabii ki gemimizle gidiyoruz ve bu gemi, aynı türdeki diğer oyunlarda olduğu gibi bir üs görevi görüyor. İlk saatlerde bazı departmanları kapalı olsa da yavaş yavaş her şey tamamlanıyor ve oyunun derinliği artmaya başlıyor.

Öncelikle “Den” adlı gemide yer alan departmanları sıralayayım. Tabii ki Tesh’in kendi özel ofisi var ve burada gitar çalmak bile mümkün. Ofisin dışında tüm ekip elemanları işlerinin başında ve bizimle sohbet etmek ya da vereceğimiz işleri yapmak için hazır bekliyor. Görevlere gitmek için Holotable’ın başına geçiyoruz ancak paldır küldür göreve gitmek olmaz, öncesinde ekibi geliştirmek ve güçlendirmek gerekiyor. Bunun için de sık sık geminin ilgili departmanlarına uğruyor ve kafa patlatıyoruz.
Geminin departmanları
Personnel’da mevcut tüm karakterleri, onların mevcut değerlerini ve yeteneklerini görüyoruz. Oyun boyunca kazandığımız Focus puanlarını Focus Tree alt sekmesinde harcayıp onların yeteneklerini geliştirebiliyoruz. Buradaki en ilginç kısımsa Bond sekmesi. Oyun boyunca karakterler arasındaki bağları güçlü tutmamız gerekiyor ve bu bölümde bağı zayıf karakterleri seçip çapraz antrenmanlar yaptırıyoruz. Bu antrenmanlar sadece karakterler arası bağları kuvvetlendirmiyor, onların değerlerini de artıyor.

Yetenekler önemli ancak çatışmalarda silah ve ekipmanlar daha fazla önem arz ediyor. Armory bölümündeki Weapon sekmesinde her bir karakterin kullanacağı silahı seçiyor, mevcutsa bunlara modlar ekiyor, hatta her bir parçasını istediğimiz renge boyuyoruz. Utilities sekmesinde bombalar, sağlık eşyaları ve benzeri araçları paylaştırıyoruz. Black Market sekmesinde de yeni araçlar satın alıyoruz. Buradaki önemli nokta şu ki tüm araçlar her savaşta belli sayıda kullanılabiliyor, yani tamamen tükenmiyor.
Görevlerde yaralanan ekip üyeleri Medbay’de iyileştiriliyor, onları yatakta iyileştirmek zaman alırken Bacta Tank anında iyileştirme sağlıyor. Yaralanmalar karakter değerlerine etki ederken, toplam üç yaralanma ölümle sonuçlanıyor. Kayıplar verdiğimizde ise açılan boşlukları Recruitment’ta dolduruyoruz. Burada Zero Company’ye katılmaya hazır adaylar yer alıyor. Farklı ırklardan adayların sınıflarını, yeteneklerini, ustalıklarını, silahlarını tek tek inceleyip ihtiyaca yönelik tercihler yapıyoruz.

Son olarak Upgrade kısmı departmanları, ekibi ve silahları geliştirmemizi sağlıyor. Tüm bu geliştirmeler para ve zaman gerektirdiği için doğru tercihler yapmak oyunun ilerleyişinde önem arz ediyor. Gemideki kalan departmanların oynanışa etkisi yok ancak karakterlerinin nasıl göründüğüne önem verenler, Customization bölümünden görünüm ve kıyafet değişiklikleri yapabilirler. Memorial bölümü ise kaybettiğimiz ekip üyelerini anmak ve verdikleri emekleri görüntülemek için hüzün dolu bir anma noktası.
Görevler
Gemide epey vakit geçirdikten sonra artık görev yapma zamanı! Bunun için Holotable’ın başına geçiyoruz ve burada bizi Influence, Operations, Missions olmak üzere üç sekme karşılıyor. Operations, masa başında kararlar aldığımız olayları kapsıyor. İstihbarat (Intel) puanı kullanarak gerçekleştirdiğimiz operasyonlar sonucu hem yeni saha görevleri açılıyor hem de para ve nüfuz gibi kazançlar elde ediyoruz. Nüfuz artışı önemli çünkü her bölgenin Tier 1, Tier 2 ve Tier 3 ödüllerine bu sayede erişiyoruz.

Missions direkt olarak sahaya inmemizi, uzun uzun anlattığım karakter yeteneklerini ve silahlarını kullanmamızı gerektiren aksiyonlar içeriyor. Görevlerden hem para hem de Den’in seviyesini artıracak puanlar kazanıyoruz. Bir göreve gittiğimizde Mutant Year Zero: Road to Eden’daki kadar olmasa da etrafta gezinme şansımız oluyor ancak düşmanlarla karşılaştığımızda oyunun sıra tabanlı strateji kısmı devreye giriyor. Bu noktadan itibaren işleyiş, türe aşina olanların tahmin edeceği şekilde ilerliyor.
Sıra tabanlı strateji türünün gereği olarak siperlerin arkasına geçiyor, uygun açıları kovalıyor ve yüzdelik vuruş oranlarına güvenerek saldırılar gerçekleştiriyoruz. Oyunda tüm alanın görülebilir olması sayesinde sürpriz saldırılara maruz kalmıyoruz. Ancak siper alınan yerin kırılabilir olup olmadığına dikkat etmezseniz, ilk saldırıda bir anda açıkta ve savunmasız kalabiliyorsunuz. Karakterleri hareket ettirmek, silah ve araç kullanmak aksiyon puanı yiyor ancak ekstra saldırı fırsatları da oluyor.

Savaş aksiyonları sırasında biriken avantaj puanları, aksiyon puanı tükense bile karakterlerin özel aksiyonlarını kullanmamızı sağlıyor. Örneğin Trick’in silahını ateşleyemezken roketatarını kullanması savaşın gidişatını direkt değiştirebiliyor. Bitirici vuruş yapmak, destek saldırısı yapmak, düşenleri kaldırmak ve daha birçok detay ile savaşlar akıcı bir şekilde ilerliyor. Öte yandan oyunun ilk saatlerindeki düşmanlar pek sıkıntı çıkarmıyor ancak ölenlerin gücünü emen Coil birimleri can sıkabiliyor.
Oyun ilerledikçe hikayeye yeni karakterler dahil oluyor, çeşitlilik artıyor ve bu da savaşlarda farklı yetenekler kullanabilmemizi sağlıyor. Örneğin bir Jedi Padawan olan Tel-Rea Vokoss sayesinde ışın kılıcı ve Güç kullanımı devreye giriyor. Cly Kullervo ise Combat Jump yeteneği sayesinde uzaktaki düşmanların tepesine inip onları sağa sola savuruyor. Karakter, yetenek, silah ve araç çeşitliliğinin varlığı, görevlere giderken en iyi karakter kombolarını oluşturmak için kafa patlamamızı gerektiriyor.

Karar
Star Wars Zero Company, ilk başta Star Wars temalı bir XCOM gibi görünse de kendine has detayları, karakterleri ve sunumu ile öne çıkıyor. Mürettebat yönetimi, özelleştirme seçenekleri ve dinamik savaş alanları oyunu keyifli hale getiriyor. Öte yandan bazı savaş anlarında kamera ve görüş açıları problem yaratabiliyor, bazı görevler de kendini tekrar edebiliyor. Yine de oyunun artıları çok daha ağır basıyor ki beklentilerin epey üstünde bir Star Wars strateji oyunu ortaya çıktığını söyleyebilirim.
9/10
Star Wars Zero Company’nin sistem gereksinimleri neler?
Star Wars Zero Company görsel açıdan gayet başarılı bir strateji oyunu. Karakter ve çevre detaylarının dikkat çektiği oyunun sistem gereksinimleri de buna paralel olarak çok düşük değil. Oyunu NVIDIA GeForce RTX 5070 Ti ekran kartı ile ve en yüksek ayarlarda oynadığımda fps değerinin 70-90 aralığında seyrettiğini söyleyebilirim. Daha düşük sistemlerde birkaç ayar değişikliğiyle en optimize aralığı yakalamak mümkün. Oyunu PC’de oynamak isteyenler için sistem gereksinimlerini görselde görebilirsiniz.

Star Wars Zero Company’de kullanılan NVIDIA teknolojileri neler?
Star Wars Zero Company, elbette ki NVIDIA teknolojilerinin nimetlerinden faydalanıyor. Anti-Aliasing & Upscaling kısmında NVIDIA DLSS seçeneği mevcut ve bunu seçtikten sonra Ultra Performance, Performance, Balanced, Quality, DLAA arasında tercih yapılabiliyor. Oyundan daha yüksek fps almak isteyenler için Frame Generation kısmında Auto, 2X, 3X, 4X seçenekleri mevcut. Son olarak bir strateji oyununda çok ihtiyaç duyulmasa da NVIDIA Reflex Low Latency’nin de grafik ayarlarında yer aldığını belirteyim.