Summer Game Fest 2025’teki en heyecan verici duyurulardan biri de The Expanse: Osiris Reborn olmuştu. Özellikle Mass Effect, The Expanse ve Owlcat hayranlarının beklentisi yüksekti.
Gamescom 2025’te oyuna bir bakış sunuldu. Geliştiricilerin Mass Effect’ten ilham aldıkları net; Tasarım Direktörü Leonid Rastorguev ve Tasarım Yapımcısı Yuliya Chernenko ile yapılan röportajda bu açıkça doğrulanıyor. Eserin sert bilim kurgu kimliğine de özen gösteriliyor. Ekip, Alcon Interactive ile yakın çalışıyor; büyük hikâye noktaları, lisans sahipleri tarafından tek tek onaylanıyor.
Hikâye tamamen özgün ama James Holden ve Rocinante ekibinin macerasıyla aynı dönemde geçiyor. Güneş sisteminde yaşanan büyük olaylar, doğal olarak oyuncuyu ve yoldaşlarını da etkiliyor. Yine de Holden’ın uğraştığı işlere doğrudan karışmıyoruz; bizim kendi düşmanlarımız ve dertlerimiz var. Örneğin ProtoGen’le savaşıyoruz ama roman ve dizidekinden farklı bir koluyla.
The Expanse: Osiris Reborn’un çıkış penceresi henüz açıklanmadı. Oyun, hâlâ ön alfada olduğu için 2026’ya yetişmesi beklenmiyor. Yeni Mass Effect’in de 2029’dan önce gelmesi pek olası değil. Aşağıda Leonid ve Yuliya ile yapılan sohbetin öne çıkan kısımlarını bulabilirsiniz.
Leonid Rastorguev: “Demoda iki oynanış stili var. Final sürümde bundan çok daha fazlası olacak. Başlangıç seçiminiz, karakter gelişimini kilitlemiyor; sonrası size kalmış. İsterseniz pompalıya kayarsınız, isterseniz tamamen hack odaklı gidersiniz. Açık bir sistem, kısıtlayıcı değil.”
Soru: Oyunda bir yetenek/skill sistemi var mı?
Yuliya Chernenko: “Ona benzeyen bir yapı var ama hâlâ üzerinde çalışıyoruz; detay veremiyoruz.”
Leonid Rastorguev: “Demo, Pinkwater İstasyonu’ndaki bir görev. Eros’tan özdeş ikiziniz Jay ile kaçıp üsse dönüyor ve başınızdakine rapor veriyorsunuz. Karakter tamamen özelleştirilebilir. Görünümü serbestçe düzenleyebiliyorsunuz. Köken olarak Martian, Belter ya da Earther seçilebiliyor. Hepsi insan ama fiziksel özellikleri farklı. Belter’lar, düşük yer çekiminde doğdukları için uzun ve ince, kemikleri kırılgan. Earther’lılar yüksek yer çekiminden ötürü en kısa olan grup. Martian’lar; arada, daha iri yapılılar çünkü çok antrenman yapıyorlar. Cinsiyeti de seçiyorsunuz ve Jay, buna uyum sağlıyor; siz kadınsanız Jay de kadın oluyor.”
Yuliya Chernenko: “Yüz hatları bile benziyor. Saç gibi ufak farklar olabilir.”
Leonid Rastorguev: “İstasyonda hayat akıyor. Örneğin bir sahnede Holden ve Canterbury konuşuluyor.”
Yuliya Chernenko: “Alanı gezip subayların, paralı askerlerin günlük hayatına dair çok şey duyabilirsiniz. Bazı diyalogları yoldaşlar başlatıyor, bazıları sizin hamlelerinizle tetikleniyor. Mesela Larry ile konuşuyoruz. Bu tamamen opsiyonel, isterseniz ana hedefe geçersiniz. Larry bir Belter; ince, uzun ve uzayda gelişen o kendine özgü jestleri kullanıyor.”

Soru: Kitap ve dizideki gibi farklı bir konuşma tarzları da var, değil mi?
Leonid Rastorguev: “Evet. Larry burada herkesle çalıştığı için standart İngilizce konuşuyor ama Ceres’te bazı karakterler, yoğun şekilde Creole (kırma bir dil) kullanacak.”
Yuliya Chernenko: “Kültürleri TV dizisine göre kitaplara daha yakın yansıtıyoruz.”
Leonid Rastorguev: “Larry, tablolarını Ceres’teki annesine götürmemizi istiyor. Küçük bir yan görev. Seçimleriniz dev etkiler yaratmıyor ama sonuç farklılıkları var.”
Yuliya Chernenko: “Bu da gemimiz. Eros’tan kaçarken ‘sahiplenmişiz’. Çalmadık diyelim, el koyduk. Hikâyede önemli bir rolü var.”
Leonid Rastorguev: “The Expanse evreninde ‘enkaz hakkı’ diye bir şey var. Gemiyi ele geçirip önceki sahiplerini saf dışı bıraktıysanız teknik olarak sizin sayılır ama transponder’ı değiştirmeniz gerekir. Demodan önce ekibe katılan Zafar, bu konuda yardım ediyor. Biz istasyonu gezerken o içeride teknik işleri hallediyor. İstasyondaki satıcıyla geyik muhabbeti yapıp ortamı öğrenebiliyorsunuz. Ondan alışveriş de mümkün. Bir pompalı alıyoruz. Malzemelerle silah, zırh ve cihazları geliştiren bir üretim sistemi olacak; henüz gösterilmiyor çünkü yapım aşamasında.”
Yuliya Chernenko: “Ön alfa, gördüğünüz her şey değişebilir.”
Leonid Rastorguev: “Şimdi istasyonun güvenlik şefiyle görüşüp görevin asıl seçimine geliyoruz. Ya şefi ikna edip bizim için risk almasını, istasyonu savunup ProtoGen’e karşı koymasını sağlarız ya da istasyon halkını tehlikeye atmamak için kendi başımıza kaçarız.”
Soru: İkna için bir yetenek gerekiyor mu?
Leonid Rastorguev: “Evet, ‘ikna’ kontrolü var ve bizde yeterli puan bulunuyor.”
Yuliya Chernenko: “Yoksa ikna girişimi başarısız olur.”
Leonid Rastorguev: “Zar atma yok; düz bir eşik. Varsa geçersiniz. Şefi yanımıza aldık. Artık gemiye ulaşıp istasyondan ayrılmalıyız. Tehdit biziz; gidersek katliam çıkmaz.”
Yuliya Chernenko: “ProtoGen saldırıyor. Direnmeyi seçtiğimiz için Pinkwater’dan destek alıyoruz. Savaş böyle başlıyor. Ateş ediyor, yetenekler kullanıyoruz. Düşmanların farklı kalıpları var. Bu görevde sadece Jay var, normalde iki aktif yoldaş olur.”
Leonid Rastorguev: “Yıkım sistemi var. Birçok nesne parçalanabiliyor. Bazı siperler yıkılınca karakterler açıkta kalıyor.”
Yuliya Chernenko: “Bu çift taraflı. Düşman da sizin siperinizi yıkabilir.”

Soru: Dost ateşi olacak mı?
Leonid Rastorguev: “Üzerinde çalışıyoruz. Zorluk seviyesine bağlı olabilir.”
Yuliya Chernenko: “Yoldaşlar konseptimizin küçük bir fragmanı bu. Partide iki kişi sizinle ama diğerleri de görevde bir şekilde rol alıyor. Gemidekiler telsizle yönlendiriyor, destek veriyor.”
Leonid Rastorguev: “Türdeş oyunlardan farkımız burada. Partiye alınmayanlar boş boş gemide oturmuyor. Tavsiye veriyor, uygun noktalarda sahneye giriyor, özel roller üstleniyor. Bu rolleri siz atıyorsunuz.”
Soru: Mass Effect 2’nin ikonik intihar görevi gibi mi?
Leonid Rastorgueev: “Esin kaynaklarından biri evet.”
Yuliya Chernenko: “Bir ekipte olduğunuzu hissettirmek istiyoruz. Sadece siz ölümüne koşarken ekibin gemide pineklediği bir düzen kulağa garip geliyor.”
Leonid Rastorguev: “Burada bilim yeteneğimiz olmadığı için şu etkileşimi yapamıyoruz; başarısız bir kontrol. Seviye atlayışı ve yoldaşlarınızın dağılımına göre farklı kontroller açılıyor. Başarısızlık ana hikâyeyi kilitlemiyor. Bazen bir sandığı kaçırırsınız, bazen de haritada opsiyonel bir bölge açılır. Şimdi bir düşman grubuna pusu kurabiliriz. Düz girip çatışmak yerine ortamdan faydalanan ‘savaş fırsatları’ kullanıyoruz. Bunu Jay’in tetiklemesini isteyebiliriz.”
Yuliya Chernenko: “Bu fırsatlar yoldaşlara özgü. Farklı yoldaşlar farklı hamleler açıyor. Savaşta yoldaşları öne çıkarmak istiyoruz.”
Leonid Rastorguev: “Kalkanlı bir düşman vardı, kalkanı indirilebiliyor. Zafar, koridorlar dolduğu için dış yüzeye çıkmamızı öneriyor; istasyonun dışından dolanıyoruz.”
Yuliya Chernenko: “Bu da The Expanse: Osiris Reborn’un vazgeçilmezi: Sıfır yer çekimli (Sıfır-G) bölümler. Üzerinde çok çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz.”
Leonid Rastorguev: “Yüzeye temas ettiğimiz için titreşimleri manyetik botlarla duyuyoruz; o yüzden ses varmış gibi hissediliyor. Her yüzeyde yürüyebiliyorsunuz; açı değişince kamera hafif ayarlanıyor. Düşük yer çekiminde koşu da uzun, kayarak yapılan sıçrayışlara dönüyor.”
Yuliya Chernenko: “Manyetik botlar hayati. Sıfır yer çekiminde ayakta kalmanın anahtarı.”
Leonid Rastorguev: “Sıfır-G’de kanın ve seslerin görünümü de farklı. Bir yeteneğim düşmanı siperdeyken görmemi sağlıyor; zırh delici mermilerle siperin arkasından vurabiliyorum.”

Soru: Yakın dövüş odaklı bir yapı yok, değil mi?
Leonid Rastorguev: “Tam bir yakın dövüş yapısı yok ama pompalı kullanmak gibi yakın mesafe durumları var.”
Soru: Arkadan gizli bitiriş var mı?
Leonid Rastorguev: “Hayır.”
Yuliya Chernenko: “Sıfır-G’de açıların sürekli değişmesi bazen işleri kolay, bazen zor yapıyor. Leonid’in karakteri düştü ama ölmedi; Jay kaldırdı.”
Leonid Rastorguev: “Kullandığım el bombası balistik değil; iticileri var. Aksi halde uzayda işe yaramazdı. Bu arada dış yüzeyde manevra iticileri zayıf. Yanlış hesapla rotadan çıkarsanız sonsuza dek sürüklenir ve ölürsünüz.”
Yuliya Chernenko: “Sert bilim kurgu yaklaşımı için Coriolis kuvvetine kadar modelliyoruz. İstasyon sağa döndüğü için karakter yana çekiliyor. Uzay tehlikeli.”
Leonid Rastorguev: “Demoda bazı keşifleri ve ganimetleri zaman nedeniyle es geçiyoruz. Yeni bir seçim geliyor: Zafar, gemiden yardım edeceğini söylüyor, Jay ise yakınlarda bir kapak görüyor. Hemen kaçabilir ya da Zafar’a güvenebiliriz. Biz Zafar’a güveniyoruz. Güvenmezsek bozuluyor, güvenince memnun kalıyor.”
Soru: Yoldaşlarla ilişki sistemi var mı?
Leonid Rastorguev: “Mekanik, bir ‘şu kişi bunu hatırlayacak’ sistemi değil ama çok sayıda seçim ve sonucu var; yoldaşlarınız etkileniyor.”
Yuliya Chernenko: “Yoldaş sistemi hâlâ yapım aşamasında, fazla detay veremiyoruz.”
Leonid Rastorguev: “Önceki seçimimizin sonucunu görüyoruz. İstasyon, ProtoGen’e direndi ve Pinkwater’dan bazı askerler öldü. Diğer yolu seçseydik bu yıkım olmaz, hayatta kalırlardı. Çevresel anlatım güçlü; istasyonun düzenine dair notlar var. Bazıları şifreli. Hack yeteneğimiz olsa bilgisayarı kırıp fazladan bilgi ve değerli şeyler bulurduk. Yine de zırhlı kodunu bulup işe yarar bir şey alabiliyoruz. Direnme kararı aldığımız için depo biraz boş; ekip savunma için silahları toplamış durumda.”
Soru: Diğer seçenekte daha dolu mu olurdu?
Leonid Rastorguev: “Evet. ProtoGen kaçtığımızı fark edip en iyi birliklerini gönderiyor. Lazerli ve protomolekül zırhlı üst düzey askerler; bizim mermiler işlemiyor, öldürmek imkânsız. Neyse ki Larry, patlama kapılarını kapatıp bizi kurtarıyor.”
Soru: Silah çeşitliliği nasıl?
Leonid Rastorguev: “Birkaç düzine, belki daha fazla.”
Yuliya Chernenko: “Farklı oynanış tarzlarına yetecek kadar var. Siper genelde iyi işliyor; can bir süre sonra doluyor. Ama siperin arkasında fazla oyalanırsanız düşmanlar dolanıp sizi kanattan sıkıştırıyor.”
Soru: Zorluk seviyeleri mevcut mu?
Yuliya Chernenko: “Demoda Normal ve Zor var. Şu an Normal’deyiz.”
Leonid Rastorguev: “Bir de Hikâye modu olacak.”
Yuliya Chernenko: “Bazı kararların uzun vadeli etkileri olacak. Hangisi olacağını her zaman bilemezsiniz.”
Leonid Rastorguev: “Gemimize ulaşıyoruz; Zafar içeride. İstasyon kelepçelerini çözmemiz gerekiyor. Biri takılıyor, elle yeniden başlatmak lazım. Aşağı inip açıyoruz, sonra gemiye atlayıp kaçıyoruz. Zafar, geminin PDC’siyle yolu temizliyor.”
Yuliya Chernenko: “Partide olmayan yoldaşların görevi nasıl etkileyebileceğine bir örnek daha.”
Soru: Kitabın yazarları Ty Franck ve Daniel Abraham, projeden haberdar mı, geri bildirim geliyor mu?
Yuliya Chernenko: “Şu aşamada Alcon ile çok yakın çalışıyoruz ve şu ana kadar gidişattan memnunlar.”

Soru: Gamescom 2025’te gösterdiğiniz sürüm ne kadar yeni?
Leonid Rastorguev: “Taze sayılır, iki hafta önce tamamlandı.”
Yuliya Chernenko: “cRPG’den AAA aksiyon-RPG’ye geçince geliştirme süresi uzuyor. Küçük bir değişiklik bile günler, haftalar alabiliyor; daha temkinli olmamız gerekiyor.”
Soru: Önceki Owlcat projelerinde çalıştınız mı?
Leonid Rastorguev: “Hayır, The Expanse: Osiris Reborn için geldim.”
Yuliya Chernenko: “Pathfinder: Kingmaker ve Wrath of the Righteous’ta çalıştım, oyun tasarımcısı olarak başladım.”
Soru: Geçişte en büyük farklar neler?
Yuliya Chernenko: “Aslında her şey. Önceki deneyimimiz çok yardımcı oluyor ama bazı çözümler bu türde aynı sonucu vermiyor. Bütçe farkı, anlatım dili, sinematiklerin ağırlığı… Artık büyük metin blokları yerine sinematiklerle hikâye anlatıyoruz; yeni yöntemler öğrendik.”
Leonid Rastorguev: “Süreç tarafında da tamamen farklı bir ekip ve teknoloji. Bu kez Unreal Engine kullanıyoruz; önceki oyunlar Unity’ydi.”
Yuliya Chernenko: “Ayrıca konsol öncelikli tasarlıyoruz; o yüzden sunumu gamepad’le gösterdik. Önceden daha çok PC odaklıydık; bakış açısı değişti.”
Soru: Oyun süresi tahmini ne kadar?
Leonid Rastorguev: “Yakın zamanda baktığımda Clair Obscur: Expedition 33’e benzerdi. 20–30 saat civarı bekleyebilirsiniz.”
Yuliya Chernenko: “Önceki oyunlarımız kadar uzun olmayacak ama duygu yoğunluğu yüksek olacak.”
Soru: Yan içerik var mı?
Leonid Rastorguev: “Osiris Reborn, çizgisel bir anlatı oyunu değil. Bolca yan içerik var. Bu görev oyunun çok başında, Eros’tan hemen sonra ve atlanamıyor. Sonrasında Güneş sistemine açılıyorsunuz: Dünya, Ay, Mars, Ceres, Ganymede, Io… Çok malzeme var.”
Soru: Yoldaşlara özel içerik de olacak mı?
Leonid Rastorguev: “Güvenle söyleyebilirim, olacak.”
Yuliya Chernenko: “Zaten odak noktamız yoldaşlar.”
Soru: Alexander Mishulin, oyunda romantizm de olacağını söylemişti. Doğru mu?
Yuliya Chernenko: “Evet, kesinlikle. Kimle ve nasıl olduğunu şimdi konuşamayız ama romantizm şart.”
Leonid Rastorguev: “Her yoldaşla bu olmayacak.”
Soru: Yoldaşlar yükseltilebiliyor mu?
Leonid Rastorguev: “Ekipmanlarının bir kısmını, silahlarını değiştirebiliyorsunuz. Kendilerine özgü yetenekleri var; seviye atlatıp puan verebiliyorsunuz.”
Yuliya Chernenko: “Esneklik ana karakter kadar geniş olmayacak.”
Kısacası The Expanse: Osiris Reborn, hem kaynak serinin sert bilim kurgu ruhunu hem de ekip temelli aksiyon-RPG dinamiklerini birleştiren iddialı bir proje gibi duruyor. Ön alfa olmasına rağmen teknik tablo umut veriyor; asıl merak konusu, bu vizyonun geniş ölçekli içerikte nasıl taşınacağı.
Kaynak: wccftech.com