Bilim insanları, ömrü azalmış elektrikli araç bataryalarını tamamen hammaddelerine ayırmadan yeniden canlandırabilecek bir yöntem üzerinde çalışıyor. Çalışmanın odağında ise lityum iyon bataryalarda yaşlanmayla birlikte sık görülen bir sorun var: elektrot yüzeyinde zamanla biriken ara tabaka.
Lityum iyon bataryalar her şarj ve deşarj döngüsünde, elektrotların yüzeyinde solid electrolyte interphase yani SEI adı verilen bir katman oluşturuyor. Bu katmanın belli bir seviyede bulunması normal ve hatta gerekli. Ancak fazla büyüdüğünde elektron ve iyon hareketini zorlaştırıyor. Bunun sonucu olarak da bataryanın iç direnci artıyor, performansı düşüyor ve kullanılabilir kapasitesi zamanla geriliyor.
Haberde öne çıkan nokta, araştırmacıların bu yaşlanma etkisini klasik geri dönüşüm süreçlerine gitmeden azaltmaya çalışması. Yani amaç, bataryayı söküp lityum, nikel ya da kobalt gibi hammaddeleri yeniden elde etmek değil; mevcut elektrot yapısını mümkün olduğunca koruyarak performansı geri kazandırmak. Batarya dünyasında bu yaklaşım, son dönemde öne çıkan “doğrudan yenileme” ya da “doğrudan rejenerasyon” çalışmalarına benziyor.
Bu yaklaşımın en büyük avantajı, geleneksel geri dönüşüme göre daha az işlem gerektirmesi. Çünkü klasik yöntemlerde pil malzemeleri çoğu zaman kimyasal olarak parçalanıyor ve ardından baştan üretim yapılıyor. Doğrudan yenileme tarafında ise hedef, bozulmuş elektrot malzemesini onarıp yeniden kullanılabilir hale getirmek. Bu da hem enerji tüketimini hem de işlem maliyetini düşürme potansiyeli taşıyor.
Batarya araştırmalarında SEI katmanının kontrolü uzun süredir kritik başlıklardan biri olarak görülüyor. Fazla büyüyen ya da dengesiz hale gelen bu tabaka, sadece kapasite kaybına yol açmıyor; aynı zamanda bataryanın daha hızlı yıpranmasına da neden olabiliyor. Bu yüzden araştırmacılar bir yandan SEI oluşumunu en baştan daha kararlı hale getirmeye çalışırken, diğer yandan yaşlanmış hücrelerde oluşan hasarı geri çevirebilecek yöntemler geliştiriyor.
Şimdilik bu tür çözümler araştırma aşamasında. Yani yöntemin hangi batarya kimyalarında, ne ölçekte ve hangi maliyetle uygulanabileceği gibi soruların netleşmesi gerekiyor. Yine de başarılı olması halinde bu tarz bir teknik, özellikle elektrikli araç bataryalarının kullanım ömrünü uzatma ve geri dönüşüm zincirindeki yükü azaltma açısından önemli bir adım olabilir.
Kaynak: www.techspot.com