İran yapımı drone’ların 2 Mart 2026’da Katar’daki Ras Laffan ve Mesaieed enerji tesislerini vurmasının ardından QatarEnergy, doğal gazla birlikte helyum üretimini de acil olarak durdurdu ve 4 Mart’ta “mücbir sebep” ilan etti. Ras Laffan’daki kesinti, küresel helyum arzının yaklaşık üçte birini bir anda piyasadan çekti; 12 Mart itibarıyla üretim yeniden başlamış değil. Bu tablo, yarı iletken tedarik zincirinde yeni bir sarsıntı endişesini büyütüyor.
Helyum neden bu kadar kritik?
Helyum, wafer’ların aşırı hassas aşındırma ve litografi adımlarında ısının kontrolü için kullanılıyor; kriyojenik soğutma ve ultra temiz süreç gazı görevleri var. Yerine koyabileceğiniz pratik bir alternatif yok; bu yüzden kısa süreli aksaklıklar bile üretimde zincirleme etki yaratabiliyor.
Sektör cephesinde tablo net değil. Gasworld’e göre tedarikçiler ek ücretler yansıtmaya başladı ve “Helyum Kıtlığı 5.0” riski yeniden gündemde. Üstelik çatışma sürerken Ras Laffan tarafında hızlı bir yeniden başlatma beklentisi de zayıf.
En kırılgan pazarlardan biri Güney Kore. Ülke 2025’te helyum ithalatının büyük kısmını Katar’dan yapıyordu. Yine de SK hynix, farklı kaynaklara yayılmış tedarik yapısı ve eldeki stoklarla kısa vadede etkilenmeyeceklerini söylüyor. TSMC de şimdilik operasyonlarında belirgin bir aksama beklemiyor; durum yakından izleniyor.
Uzmanlar, kesinti iki haftayı aşarsa işin zorlaşacağını vurguluyor. Saha ekipmanlarının yeniden konumlandırılması, tedarikçi doğrulamaları ve kalite süreçleri aylar sürebilir; bu da özellikle bellek ve mantık çiplerinde üretim planlarını sıkıştırabilir.
Risk sadece üretim sahalarıyla sınırlı değil. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, sevkiyat ve sigorta maliyetlerini artırarak darboğazı büyütebilir. Bu nedenle kısa vadede fiyat artışları ve teslim sürelerinde uzama; uzun vadede ise tedarikin ABD ve Cezayir gibi alternatif kaynaklara kaydırılması gündemde.
Kaynak: www.techspot.com