iPhone 17 Pro inceleme: Formdan çok işlev, “süper Pro” dönemi
Apple geçen hafta iPhone 17 Pro’yu tanıtırken, seriye eklenen iPhone Air sayesinde Pro modelleri “performans ve yeteneklerde bambaşka bir seviyeye” taşıdığını söyledi. Son bir haftadır iPhone 17 Pro ve Pro Max’i kullanıyorum. Söylenenlerin ne kadarının günlük hayata yansıdığını not ettim.
Tasarım
iPhone 17 Pro’nun en büyük değişimi alüminyum yekpare gövde. 7000 serisi, havacılık sınıfı bir alaşım kullanılmış. Kağıt üstünde radikal durmuyor ama elde hissi bambaşka. iPhone 16 Pro’daki gövde-bant ayrımı yok. Ön-arka kıvrımlar daha yumuşak. Telefon tek parça gibi duruyor ve tutması bariz şekilde daha rahat.
Tartışmalı iki detay var. İlki, arka yüzdeki iki tonlu görünüm. Kablosuz şarj için cam bir kesit bırakılmış. İşlevsel ama görsel bütünlüğü bozuyor. İkincisi, kamera adacığının yerini alan “arka plato.” Apple bunun içeride daha fazla alan açtığını, özellikle de batarya için işe yaradığını söylüyor. Göze alışması zaman alıyor ama eski kamera çıkıntısına göre daha tutarlı bir arka yüz oluşturuyor.
Boyut ve ağırlık tarafında Pro çizgisi kalınlaştı ve ağırlaştı:
– iPhone 17 Pro: 8,75 mm, 206 g
– iPhone 17 Pro Max: 8,75 mm, 233 g
– Karşılaştırma için iPhone Air: 5,64 mm, 165 g
Renkler daha iddialı. Kozmik turuncu canlı ve gösterişli. Derin mavi ve gümüş de var, fakat siyah yok. Derin mavi bazı açılarda neredeyse siyah görünüyor. Parmak izi tutma konusunda dikkatli olmak gerek.
Genel his, Apple Watch Ultra gibi: sanayi estetiği, işlevi öne alan bir Pro. Elde konforlu, vitrinde eskisine göre daha az “şık.” Apple’ın “Air ile arayı açtık, Pro’yu zorluyoruz” yaklaşımı burada netleşiyor.
Isı ve performans
İçeride her şey baştan tasarlanmış. Apple imzalı buhar odalı yeni ısı sistemi, grafit katmanlar ve yekpare alüminyum gövdeyle birlikte ısıyı hızla yayıyor. Buhar odasında deiyonize su kapalı kanalda dolaşıyor; gövdeye lazerle kaynaklanmış bir hazne gibi düşünün. Isı tek noktada toplanmıyor, arka yüzeye homojen yayılıyor. Güneşte, hızlı şarjda ya da uzun oyun seanslarında 16 Pro’ya göre belirgin şekilde serin çalışıyor.
A19 Pro çip 6 çekirdek CPU ve 6 çekirdek GPU’ya sahip. Sentetik testlerde CPU’da yaklaşık yüzde 14, GPU’da ise yaklaşık yüzde 40 artış gördüm. RAM 12 GB’a çıkmış. Uygulamalar bellekte daha uzun kalıyor; market-market gezerken Hatırlatmalar’ın kapanmadan kalması gibi küçük ama günlük hayatta fark yaratan örnekler çoğaldı.
Ekranda yansımayı azaltan yeni kaplama var; farkı her koşulda seçmek zor. Seramik Kalkan 2 kaplama ise çizilme direncinin 3 kat arttığını iddia ediyor. Uzun kullanımda dayanıklılığı takip edeceğim.
Kamera
Apple’ın “cebine sekiz lens sığıyor” söylemi özetle şu çekim seçeneklerine denk geliyor:
– Ana kamera 24 mm: 48 MP Fusion sensör, 24 MP çıktı
– 28 mm ve 35 mm “sabit odak” benzeri ana kamera kadrajları: 24 MP
– 2x portre (48 mm): Ana sensörden kırpma, “optik kalite”
– Telefoto: 100 mm’de gerçek 4x, 200 mm’de 8x “optik kalitesinde” kırpma, 48 MP Fusion sensör
– Ultra Geniş 13 mm: 48 MP Fusion
– Ultra Geniş ile makro foto/video
Ana ve Ultra Geniş, 16 Pro’daki donanımla aynı. Apple yazılım tarafında 2x görüntü kalitesini geliştiren yeni bir işleme hattı eklemiş.
Asıl yıldız 48 MP Fusion Telefoto. İki yıl önce Pro Max’le gelen 5x yerine artık 4x’te 100 mm gerçek optik yakınlaştırma var. İhtiyaç olduğunda aynı sensörden 8x’e, yani 200 mm eşdeğerine sensör kırpmasıyla çıkıyor. Sensör yüzde 56 büyümüş, tetraprizma yapısı güncellenmiş, 3D sensör kaydırmalı OIS var. Photonic Engine, düşük ışıkta ayrıntı ve rengi daha temiz çekmek için makine öğrenimli demosaicing kullanıyor.
Gerçek hayatta sonuçlar etkileyici. 5x çoğu senaryoda fazla uzun geliyordu; 4x daha kullanışlı. 8x kırpma, sahneye yaklaşırken kaliteyi koruyor. Işık zorlayıcı olduğunda bile yazı okunabilirliği 8x’te iyi. Lens parlaması sorunları tamamen bitmiş değil. Telefoto ile Ana arasında işleme farkları yüzünden açık mavi gökyüzünde renk tonlarında ufak farklılıklar görülebiliyor ama rahatsız etmiyor.
Ön kamera da büyük sıçrama. 17 ailesi ve iPhone Air’de 18 MP, kare sensörlü ve Center Stage destekli yeni bir sistem var. Telefonu yataya çevirmeden daha geniş kadraj alabiliyorsunuz; birden fazla yüz algılanırsa kadrajı akıllıca genişletiyor. Çözünürlük artışı ten tonlarında ve ayrıntıda hemen kendini belli ediyor.
Pil ömrü
Gün sonunda şarja koşmadan günü bitirdim; benim için asıl kriter bu. Apple’ın resmi değerleri:
– iPhone 17 Pro: 33 saat yerel, 30 saat çevrim içi video
– iPhone 17 Pro Max: 39 saat yerel, 35 saat çevrim içi
– iPhone 17: 30 saat yerel, 27 saat çevrim içi
Platonun sağladığı ek hacim ve daha iyi ısı dağıtımı, istikrarlı performans ve uzun pil ömrüne katkı veriyor.
Diğer notlar
– Anten kesiti geri döndü, bu kez üst kenarda. Kozmik turuncuda özellikle göze batıyor.
– 17 Pro’da modem tarafı Qualcomm. Buna karşın Wi‑Fi 7, Bluetooth 6 ve Thread için Apple’ın yeni N1 ağ çipi kullanılıyor. Günlük kullanımda fark hissedilir değil.
– Ekran yansıma önleyici katman teoride iyi ama pratikte dramatik bir fark yaratmıyor.
– Seramik Kalkan 2’nin çizilme iddiasını uzun kullanım gösterecek.
Son söz
iPhone 17 Pro, iPhone’un “2021 MacBook Pro’laşması.” İncelik ve gram takıntısını bir kenara bırakıp ısı, performans ve pil için doğru mühendislik tercihleri yapılmış. 15 ve 16 Pro’da titanyumun ısı tarafındaki kısıtları vardı; Pro kullanıcılarının öncelikleri düşünüldüğünde alüminyuma dönüş mantıklı. “En iyi kamera, en iyi ekran, en iyi pil ve en yüksek hız” isteyenler için doğru denge bu. Üstelik yekpare gövde sayesinde elde yine konforlu.
iPhone Air ile farklı form ve öncelikler denenirken, Pro çizgisinin “istikrar” rolü daha da önemli hale geldi. 17 Pro şaşırtmak için zorlamıyor; her şeyi çok iyi yapıyor. Pro’dan beklenen de bu.
Kime göre?
– Fotoğraf/video ve uzun pil önceliğinizse: Tam isabet.
– Hafiflik ve incelik arıyorsanız: iPhone Air’e bakın.
– Renkte iddiayı seviyorsanız: Kozmik turuncu keyifli bir değişim.
Kaynak: 9to5mac.com