Lenovo, kurumsal yapay zekâ uygulamalarının devreye alınmasını hızlandırmak ve sürekli çıkarım maliyetlerini azaltmak amacıyla Hybrid AI Advantage portföyünü yeni platformlar ve otonom yapay zekâ çözümleriyle genişletti.
Şirket, yapay zekâ işlemlerini yalnızca bulutta çalıştırmak yerine verinin üretildiği cihaz, iş istasyonu, veri merkezi veya uç bilişim sistemine yaklaştırmayı hedefliyor. Bu yaklaşımın gecikme, veri güvenliği, yönetişim ve toplam sahip olma maliyeti açısından kurumlara daha fazla kontrol sağlaması amaçlanıyor.
Lenovo’dan Token Maliyetinde 8 Katlık İddia
Lenovo’nun paylaştığı hesaplamalara göre sürekli CPU ve GPU kullanımı gerektiren yapay zekâ iş yüklerinde şirketin optimize edilmiş hibrit altyapısı, bulut tabanlı hizmetlere kıyasla token başına maliyeti 8 kata kadar azaltabiliyor. Model servisleri üzerinden sunulan API çözümleriyle karşılaştırıldığında ise milyon token başına maliyet avantajının 18 kata kadar çıkabildiği belirtiliyor.
Bu oranlar her iş yükü ve kullanım yoğunluğu için aynı sonucu garanti etmiyor. Maliyet farkı; donanım kullanımı, enerji tüketimi, model boyutu, bakım gereksinimleri ve bulut servisinin fiyatlandırması gibi değişkenlere göre farklılaşabilir.
CPU Tabanlı Çıkarım Platformu Intel Xeon 6 Kullanıyor
Yeni portföyde Red Hat ile geliştirilen ve Intel Xeon 6 işlemcilerden güç alan CPU tabanlı Lenovo Hybrid AI Platform bulunuyor. Lenovo, bu sistemin aynı anda yaklaşık iki kat daha fazla yapay zekâ isteğini işleyebildiğini; RAG, insan kaynakları desteği, müşteri hizmetleri ve kurumsal bilgi yönetimi gibi senaryolarda daha yüksek işlem kapasitesi ve daha kısa ilk token süresi sunduğunu belirtiyor.
Hybrid AI Platform 221 ise kurumların yapay zekâ olgunluk seviyesine göre Canonical Ubuntu ve Kubernetes ya da Red Hat AI Enterprise tabanlı yapılandırmalarla kullanılabilecek. Lenovo, doğrulanmış donanım ve yazılım mimarileri sayesinde bazı sistemlerin birkaç hafta içinde kullanıma hazır hale getirilebileceğini ifade ediyor.
Otonom Yapay Zekâ Ajanları Kurumsal Sistemlere Geliyor
Hybrid AI Advantage genişlemesinin diğer bölümünü agentic AI çözümleri oluşturuyor. Bu sistemler yalnızca kullanıcı komutlarına yanıt vermek yerine planlama yapabilen, birden fazla adımı yönetebilen ve görevleri daha az insan müdahalesiyle tamamlayabilen dijital ajanlar olarak tanımlanıyor.
Lenovo; farklı kurumsal sistemlerdeki bilgileri tek noktada toplayan bilgi asistanları, BT sorunlarını otomatik tespit etmeyi amaçlayan AIOps araçları, NVIDIA NeMoClaw altyapısını kullanan ajanlar ve ThinkStation PGX üzerinde çalışan kişisel yapay zekâ geliştirme ortamlarını portföye ekliyor. Perakende tarafında ise ürün bulma ve mağaza operasyonlarında kullanılabilecek dijital asistanlar geliştiriliyor.

Lenovo Altyapı Çözümleri Grubu Başkanı Ashley Gorakhpurwalla, kuruluşların yapay zekâyı deneysel aşamadan ölçülebilir iş sonuçlarına taşımaya odaklandığını söyledi. Gorakhpurwalla, sistemlerin değer üreteceği noktaya yerleştirilirken maliyet, güvenlik ve yönetişim gereksinimlerinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
Güvenlik Ve Yönetişim İçin Zero Trust Yaklaşımı
Yeni çözümlerde güvenlik tarafında Lenovo XClarity One, donanım seviyesindeki koruma mekanizmaları ve tedarik zinciri güvenliği öne çıkıyor. Zero Trust yaklaşımını temel alan platformun, kurumların regülasyon ve veri egemenliği gereksinimlerine uyumunu desteklemesi hedefleniyor.
Lenovo Hybrid AI Advantage; yapay zekâ destekli bilgisayarlar, iş istasyonları, ThinkEdge sistemleri, veri merkezi altyapısı, yazılım ve profesyonel hizmetleri tek portföy altında topluyor. Kurumlar iş yüklerini cihaz üzerinde, kendi veri merkezlerinde veya hibrit bulut ortamlarında çalıştırabilecek.
Kaynak: Lenovo StoryHub