Bugün boş boş telefonda geçti. Bayağı ekrana baktım, düşüncelerimi bastırmak için öyle yaptım biraz da. İşimi sevmiyor olmam, evlenmeyi istememem, dünyanın geldiği nokta vs. varoluş sancıları... Böyle zamanlarda ne yapıyorsunuz? En sevdiğim konularla ilgili kitap bile okuyamıyorum...
Ben kendim yaşıyorum. Kendimi gerçekleştirememenin verdiği huzursuzluğu içimde taşıyorum. İlgi alanları ayrı, sevdiği şeyler ayrı ama yaptığı iş apayrı... Bölünmüşlük içinde yaşayıp gidiyoruz be...
Yazdığım ilk gotik öykü kitabım olan Sonun Arzusu’ndaki Kopuş isimli öykümden bir pasaj:
Merak Edilmek mi İstiyoruz?
E pek tabii! Fakat sorulması gereken asıl soru şuysa:
Ölümüne merak edilmek mi istiyoruz?
Ölüm bir yok oluş… Diğer bir noktadan, bir insanın asıl ölümü kendisinin son...
Selam,
Aklıma böyle bir konu geldi ve neden açmayayım dedim.
Bu yaşamda, "varoluş nedenim, ya abi beni var eden şey bu" dediğiniz ne var?
Bir hobi olabilir, bir müzik türü olabilir vs.
Merhaba Techolay sakinleri,
Hegel'in diyalektik sistemi, varlık ve Yokluk'tan başlayarak oluş ve nihayetinde varoluş'a doğru bir düşünce devinimini temsil eder. Var ve oluş, varoluş'un oluşumunda farklı aşamalar olarak belirtilirken, varoluş, bu ikisinin sentezi ve aşılması olarak ortaya çıkar...