Yaratılış:
Adem ile Havva'nın ıncil'deki hikayesinde yasak meyve, ayartmanın ve itaatsizliğin sembolüdür. Yaratılış kitabına göre tanrı, adem ile Havva'yı aden bahçesi'ne yerleştirmiş ve onlara iyiliği ve kötülüğü bilme ağacından yememelerini emretmiştir. Tanrı'nın uyarısına rağmen havva bir yılan tarafından yasak meyveyi yemeye ayartıldı. Daha sonra Adam'ı da aynısını yapmaya ikna etti. Bu itaatsizlik eylemi onların cennet bahçesi'nden kovulmasına ve dünyaya günahın girmesine yol açtı. Yasak meyve genellikle iyinin ve kötünün bilgisinin sembolü olarak yorumlanır ve insanın bilgelik ve anlayışa olan arzusunu temsil eder. İtaatsizliğin sonuçlarına ve ilahi rehberliği takip etmenin önemine dair bir hatırlatma görevi görür. Adem ile Havva'nın ve yasak meyvenin öyküsü, itaatsizliğin sonuçlarına ve akıllıca seçimler yapmanın önemine ilişkin ahlaki dersi öğretir. İnsanın günaha karşı verdiği mücadeleyi, özdenetim ihtiyacını ve ilahi emirlere itaatin altını çiziyor.
Cennet genellikle sonsuz mutluluk ve barış diyarı olarak tasvir edilir. Ruhların ölümden sonra sonsuz mutluluğu deneyimlemek için gittiği, tanrı'nın veya tanrıların meskeni olduğuna inanılıyor. Cennette daha fazla elma yiyerek tanrı'nın formuna ulaşma kavramı bir fikirdir. Cennetteki elmaları tüketerek kişinin tanrısal hale gelebileceğini veya ilahi nitelikler kazanabileceğini öne sürer. Adem ile havva hikayesi, insanın aşkınlık arayışının mecazi bir temsili olsa da, gerçek doyum ve aydınlanmaya yalnızca dış yollarla ulaşılamayacağının bir hatırlatıcısı olarak hizmet ediyor. Daha ziyade, daha yüksek bir varoluş biçimine ulaşmayı arzulayabilmemiz, içsel gelişim, öz-düşünüm ve erdemlerin geliştirilmesi yoluyla olur.