barış55

Becerikli
Katılım
12 Eylül 2025
Mesajlar
179
Beğeniler
32
Yer
Ankara
Aşk adı altında insanlar çok garip davranışlar sergiliyor. Yanlış kişilere âşık oldum diyerek işten sıyrılmaya ya da "Bırak artık onu." dendiği zaman "Sen ne anlarsın aşktan?" deniyor. Ama bilseler, yıllarca bir kişinin gülüşü aklıma kazındı ve en son ne zaman konuştum hatırlamasam da hâlâ aklımda. Sanırım bu da takıntı. Ya da yeni kişiler ile tanışmadım, tanıştıklarım ile de fazla uzatmadım.

Nedeni bilmiyorum ama genel olarak uğraşmamak diyebilirim. Hem seviyorum yeni kişiler ile tanışmayı hem de uğraşmak istemiyorum. Kısır döngüde kaldım. Nedir peki sizin için ne tarz anılarınız var?
 
Aşk adı altında insanlar çok garip davranışlar sergiliyor. Yanlış kişilere âşık oldum diyerek işten sıyrılmaya ya da "Bırak artık onu." dendiği zaman "Sen ne anlarsın aşktan?" deniyor. Ama bilseler, yıllarca bir kişinin gülüşü aklıma kazındı ve en son ne zaman konuştum hatırlamasam da hâlâ aklımda. Sanırım bu da takıntı. Ya da yeni kişiler ile tanışmadım, tanıştıklarım ile de fazla uzatmadım.

Nedeni bilmiyorum ama genel olarak uğraşmamak diyebilirim. Hem seviyorum yeni kişiler ile tanışmayı hem de uğraşmak istemiyorum. Kısır döngüde kaldım. Nedir peki sizin için ne tarz anılarınız var?
Aşk diye bir şey yoktur. Birbirini seven iki insan ve çıkar gözeten ilişkiler vardır. Kısaca herkes dengini arar.
 
Evet de bazı kişiler var, çok bağlı birbirine. Anlamıyorum bu kafaları, sıkıntı orada. Öyle çıkar ilişkisi yok, birbirlerine karı yok, böyle garip bir kafa.

Aşk diye bir şey yoktur. Birbirini seven iki insan ve çıkar gözeten ilişkiler vardır. Kısaca herkes dengini arar.


Celal reis ne derse odur kalp dediğin organ ruh dediğin şeyde içgüdü.
 
Aşk, insanın bile isteye pusulasını kırıp, sırf birisi "Kumlar ne kadar da güzel değil mi?" dedi diye yanına bir yudum su bile almadan kızgın çöllere dalmasıdır. Bir anda içindeki o sıradan, mantıklı insan gider; yerine elinde kazmayla dağları delmeye çalışan bir Ferhat veya çöllerde serap gören bir Mecnun gelir. İşin komik tarafı, dağı delerken ellerinin kanamasına ya da çölde susuzluktan kavrulmaya "Ah, acı çekmek ne kadar iyi bir duygu" diyerek garip bir neşeyle katlanırsın.
 
Aşk, insanın bile isteye pusulasını kırıp, sırf birisi "Kumlar ne kadar da güzel değil mi?" dedi diye yanına bir yudum su bile almadan kızgın çöllere dalmasıdır. Bir anda içindeki o sıradan, mantıklı insan gider; yerine elinde kazmayla dağları delmeye çalışan bir Ferhat veya çöllerde serap gören bir Mecnun gelir. İşin komik tarafı, dağı delerken ellerinin kanamasına ya da çölde susuzluktan kavrulmaya "Ah, acı çekmek ne kadar iyi bir duygu" diyerek garip bir neşeyle katlanırsın.
İki tarafta o çölü susuz aşmaya hazırsa aşk denir o zaman.

Aşk durumu takıntılılık durumudur, bazı durumlarda akıl hastalığıdır.
Millet yiyişmeyi, karşılıklı çıkarı aşk zannediyor, çok üzerinde durmaya gerek yok.
O azgınlık liseli gençler birşey sanıyor yapsınlar kendi istekleri ama aşk o değil.