Detaylar
Kim cevapladı?DarthGorsoy
Bilgin
Bu olgunluğa eriseli çok.oldu. Saydığın şeyler temel ve basit konular.O aşk olmuyor. Karşılıklı çıkar ve sağladığı ortak faydalarla beraber stabilite oluyor. Bu ikisini sağladığınız sürece hayatınıza bu şekilde devam edebilirsiniz. Ancak unutmamak lazım ki Türkiye çok rekabetçi bir ortam, her şey göz açıp kapayıncaya kadar değişebilir. Yılların inşası bir anda dağılabilir.
Bu arada dediğin gibi hala üniversitedeysen birçok şeyin farkında olamıyorsun. Üniversite bittikten sonra beklentiler artacak. Ya çalışman ya da iş kurman beklenecek. Dağın başında bile yaşasan elinin balta tutması lazım ki hayatını idame ettirebil. En basitinden ailen artık kendi giderlerini kendinin karşılamasını bekleyecek. O zaman bir şeylerin farkına varırsın.
O yol seni pragmatist bir yola itecek. İlişkilerde de fayda aramaya başlayacaksın. Çünkü elindeki tek ürün olan "zamanı" gerçekten kullanmaya başlayacaksın ki hesabını ya sayılarla ya da aklından bir şekil yaparsın. O zaman neymiş aşk anlarsın.
Üniversitede farklı seyler aramaya hiç gerek yok. Gelmisiz 20 yasina. Tercih ettigin bölüme göre eğitim alıyorsun yahu. Onlar seni mesleğe hazirlamiyor ama sen kendini bir balta tutacak hale getirebilirsin. Eğitim kurumu sana eleştirisel düşüneyi vs. öğretiyor olabilir ama devamında ne kadar karşılığını alacagin sana kalmış.
Herkes istediğini dusunmekte serbest. Size göre karşılıklı cikardir, bana göre değil. Kimse bunu uzun süreli bir ilişkinin içinde barinmadan pek kestirmez. Şu an konu cikar olsaydı bile sağlanacak cikar minimum olurdu. Millet redpill, borsa kaplanı falan diye kafayı yedi geçmiş olsun bu ülkeye.
Son düzenleme:
Geraltın kılıcı
Üstün
Kısaca, bu gün konumuz p*rn*!Aşk sadece üreme içgüdüsünden mi doğar? Yoksa daha derin anlamı, anlamları var mıdır?
Aşk sadece üreme içgüdüsünden mi doğar? Yoksa daha derin anlamı, anlamları var mıdır?
Üreme içgüdüsünden doğar. İnsan beyni şu güzel diye diye onu arzular. Bu da onun üreme içgüdüsünü açıklar ancak şu anki zamanda bir bölüm insan güzellikten çok zekayı ön plan olmak almakta ve en mantıklısı budur.
Nefs İlmi
Üstün
- Katılım
- 30 Ocak 2024
- Mesajlar
- 3.965
- Makaleler
- 81
- Çözümler
- 14
- Beğeniler
- 4.796
Şahıslarla problemim yok ama aşkı sadece biyolojik ve üremenin itici gücünden başka bir şey görmeme fikri sağlıklı değildir.
Bana göre bu kişiler bağlanma sorunu yaşamış olabilir, kötü aşk deneyimi yaşamış olabilir, erken dönem çocukluk yaşantısında sağlıklı bir aile yapısı olmaması olabilir, narsistik savunma olabilir, kendi içindeki ruhsal ve duygusal boşluğu aşkı değersizleştirerek telafi ediyor olabilir, belirsiz olandan uzak durup kontrol kaybı kaygısı yaşıyor olabilir.
Yani kusura kalmayın, insan kompleks ve derin bir varlık ve onu sadece maddeye indirgemek oldukça yanlış ve sağlıksızdır. Aşkı ciddi anlamda yaşayan birine bunları söyleseniz "aynen kardeşim" der size alayla bakar. Aşk insanın yaşayabileceği güzel bir duygudur ve aşkın yanında herhangi bir duyguyu biyolojiye indirgemek insanın o derin yapısını göz ardı eder ve direkt acaba duygularla ilgili bir patoloji mi var sorusu geliyor benim aklıma.
@DarthGorsoy mutluluklar dilerim! Herkesin aşkı sağlıklı ve gerçek şekilde yaşaması dileğiyle...
@DarthGorsoy @Andar Han
Size dediğim gibiymiş. Çözdük bu işi elhamdülillah! Boş adam değiliz
QIEIWIQUA
Buradaki konu farklı, ama olay aynı. Duyguları entelektüelleştirmek ve maddeye sığdırmak. Bir savunma mekanizması.
Bana göre bu kişiler bağlanma sorunu yaşamış olabilir, kötü aşk deneyimi yaşamış olabilir, erken dönem çocukluk yaşantısında sağlıklı bir aile yapısı olmaması olabilir, narsistik savunma olabilir, kendi içindeki ruhsal ve duygusal boşluğu aşkı değersizleştirerek telafi ediyor olabilir, belirsiz olandan uzak durup kontrol kaybı kaygısı yaşıyor olabilir.
Yani kusura kalmayın, insan kompleks ve derin bir varlık ve onu sadece maddeye indirgemek oldukça yanlış ve sağlıksızdır. Aşkı ciddi anlamda yaşayan birine bunları söyleseniz "aynen kardeşim" der size alayla bakar. Aşk insanın yaşayabileceği güzel bir duygudur ve aşkın yanında herhangi bir duyguyu biyolojiye indirgemek insanın o derin yapısını göz ardı eder ve direkt acaba duygularla ilgili bir patoloji mi var sorusu geliyor benim aklıma.
@DarthGorsoy mutluluklar dilerim! Herkesin aşkı sağlıklı ve gerçek şekilde yaşaması dileğiyle...
@DarthGorsoy @Andar Han
Size dediğim gibiymiş. Çözdük bu işi elhamdülillah! Boş adam değiliz
Buradaki konu farklı, ama olay aynı. Duyguları entelektüelleştirmek ve maddeye sığdırmak. Bir savunma mekanizması.
Son düzenleme:
DarthGorsoy
Bilgin
Bunun psikolojide bir yeri vardır elbetBuradaki konu farklı, ama olay aynı. Duyguları entelektüelleştirmek ve maddeye sığdırmak. Bir savunma mekanizması.
Nefs İlmi
Üstün
- Katılım
- 30 Ocak 2024
- Mesajlar
- 3.965
- Makaleler
- 81
- Çözümler
- 14
- Beğeniler
- 4.796
E tabii var, ben de onu diyorum. Freudyen psikanalitik kuramda savunma mekanizmaları var. Bastırma, yansıtma, süblimasyon, regresyon, yer değiştirme, bölme, rasyonalizasyon... Ve bunlardan bir diğeri entelektüelleştirme. Aşkı sadece üremenin bir parçası görenlerin entelektüelleştirme yaptığını düşünüyorum.
Andar Han
Üstün
- Katılım
- 30 Mart 2024
- Mesajlar
- 1.175
- Makaleler
- 4
- Çözümler
- 9
- Beğeniler
- 2.325
Aşk için şu anki görüşüm, aşırılık olduğu yönünde ki olguların aşırılığı, doğruyu saptırması ile değerlendirilebilir. Aşk; insanı kör edebilecek bir şey ise, pek tabii ki tehlikelidir. Dikkatli olunması elzemdir.
Sadece üremeye bağlanabilir mi? Sanmıyorum. Bu, insanı hafife almak olur. Her şey, her insan için fayda ve zarar yönünden ilerlemiyor. Aşk, üreme organlarını yitirmiş bir karşı cinsi de kabul edebiliyor. Ya da aynı cinse de yönlenebiliyor.
Her şeyi madde ile ilişkilendirmek tek başına yeterli değil, ortada manevi itkiler de mevcut.
Sadece üremeye bağlanabilir mi? Sanmıyorum. Bu, insanı hafife almak olur. Her şey, her insan için fayda ve zarar yönünden ilerlemiyor. Aşk, üreme organlarını yitirmiş bir karşı cinsi de kabul edebiliyor. Ya da aynı cinse de yönlenebiliyor.
Her şeyi madde ile ilişkilendirmek tek başına yeterli değil, ortada manevi itkiler de mevcut.
harbis
Uzman
- Katılım
- 26 Ekim 2024
- Mesajlar
- 152
- Beğeniler
- 54
Şahsen ben Aşk'ın kalıcı olduğunu düşünmüyorum Aşk hevesle çok benzer bir kardeştir.Aşk için şu anki görüşüm, aşırılık olduğu yönünde ki olguların aşırılığı, doğruyu saptırması ile değerlendirilebilir. Aşk; insanı kör edebilecek bir şey ise, pek tabii ki tehlikelidir. Dikkatli olunması elzemdir.
Sadece üremeye bağlanabilir mi? Sanmıyorum. Bu, insanı hafife almak olur. Her şey, her insan için fayda ve zarar yönünden ilerlemiyor. Aşk, üreme organlarını yitirmiş bir karşı cinsi de kabul edebiliyor. Ya da aynı cinse de yönlenebiliyor.
Her şeyi madde ile ilişkilendirmek tek başına yeterli değil, ortada manevi itkiler de mevcut.
Nefs İlmi
Üstün
- Katılım
- 30 Ocak 2024
- Mesajlar
- 3.965
- Makaleler
- 81
- Çözümler
- 14
- Beğeniler
- 4.796
Şahsen ben Aşk'ın kalıcı olduğunu düşünmüyorum Aşk hevesle çok benzer bir kardeştir.
"Aşk başı döndürür, sevgi dünyaları döndürür."@harbis, mümkün tabii. Nefret de aynı düzlemdeki bir duygudur. Parlar, yanar, etki eder ve söner. İfrat ve tefritten kaçınmak lazım.
İlk zamanlardaki o tutku yerini bağlılık, sadakat ve samimiyet temsili olan sevgiye bırakmalıdır.
Benzer konular
Yeni konular
-
-
İstanbul içi yurt dışı iPhone satan mağaza veya telefoncu önerisi
- İskenderBüyük
- Mesaj: 0
-
-
-
-
-