Evet, zorunluluk bunun bir seçimle alakası yoktur. Evet, yurtlar istenmeyen çocuklarla dolu. Neden o zaman üretiyorlar? Açıklar mısınız bana bunu? Çocuğunun hayatını karartmaya hakkı var mı? Yurtlara niye veriyor madem bakmayacaksa? Durumu yoksa niye üretiyor? Evet, çocuk sahibi olmaya karar vermiş, büyütmek zorunda, bakmak zorunda. Siz ne dediğinizin farkında mısınız? Çocuk yapacak ama bakmak zorunda değil ve bu bir seçimdir diyorsunuz. Hayır, seçim değildir. Çocuk yaparken insan her şeyi düşünmek zorunda; bakabilir miyim, büyütebilir miyim, ilgilenebilir miyim, güzel bir hayat sunabilir miyim? Hepsini düşünmek zorundalar. Bu bir seçim değildir. Ben çocuk doğurayım ama durumum olmadığı için yurtlara vereyim. 15 dakikalık bir zevk için çocuğumun hayatını karartmaya ne hakkım var? Sakıncalı mısınız hocam? Siz madem bakamıyor, yurtlara veriyor ya da istenmeyen çocuklarla dolu. Üremeyecek, çocuğunun hayatını zindan etmeyecek. Gidecek, prezervatif takacak. Bu kadar basit. Doğru, insanın yaptığı fedakarlık mı? Çocuk yapıp büyütmek için fedakarlık olmuyor, zorunluluk bir şey bu. Ben çocuk doğurayım, bakayım, büyüteyim, fedakar mı olayım? Her anne babanın yapmak zorundadır bunu. Fedakarlıkla alakası bile yok. Saçmalıyorsunuz hocam, gerçekten isyankar genç tripi ile alakası yok. Ben babama borcunu kapatması için verdim, borç kapansın, rahat etsin, sonra öder dedim. Bir şey demedim ama gelip bankaya atmaması, altın alması, başka şeylere harcaması ne yapmamı bekliyorsunuz? Evet, açık olmadım, kendim verdim demedim çünkü ben babamı tanıdığım için öyle bir şey yaptım. Geri vermeyeceğini açıkça biliyordum ki vermeyebilirdi. Sorun etmezdim ki bankaya atsaydı. Atmadığını öğrenince isterim geri. Banka için borç para isteyip atmamak nedir yahu? Ayıptır. Hayır, farklı bir yola gidilmezdi, vermezdi. Tanıdığım için babamı yaptığım hareketin yanlış olduğunu düşünmüyorum ki doğru bir hareket yaptığımı düşünüyorum. Size yanlış gelmiş olabilir, dışarıdan bakılınca muhtemelen öyle geliyordur. Evet, kiracılara babamın ağzından IBAN atmak yanlış olabilir ama garantiye aldım kendimi. Olayı durumu güzelce açıklarım ki normalde paranın peşinde koşmuyorum. Böyle bir şey yaptığı için sinir oldum, o yüzden geri almak istiyorum. Ve tekrardan söylüyorum, ben babamı düşündüğüm için verdim, borcu bitsin, rahatlasın diye ama bunu yapmadı. O yüzden de kırıcı bir olaydı.

Ve ekstradan, ne seçimi zevke çocuk mu doğurulur, bunun seçimi yapmadan önce olur. Sperm yumurtayla döllendikten sonra, beslenmenden, makyajındaki içeriğin bebeğe zarar verip vermemesine kadar her şey artık senin sorumluluğundadır. Fedakarlık değildir bu. Ha, okey, bakmadın, attın çöpe, verdin yurt yetimhaneye, yine de bakmak zorundaydın. Sorumluluk sana aittir. Çocuk doğurmak, doğurmamak bir seçimdir ama bakmak, büyütmek fedakarlık ve seçim değildir, zorunluluktur. Bilmem anlatabildim mi? İyi sosyaller dilerim.
 
Babamın ağzından yazdım bir de "Temmuz'dan itibaren şahsi IBAN'ıma atmaya devam edebilirsiniz" dedim. Babamın ağzından yani. Mesajları benden sildim, sessize aldım, diğer türlü vereceği yok. İyi yapmış mıyım? Siz ne düşünüyorsunuz bu olay hakkında?
Eee kira günü geldiğinde baban kiracılara neden daha ödemediniz dediğinde adamlar demeyecek mi kardeşim senin iban'ına attım ne arıyorsun en son aralarında kavga çıkıp karşı taraf dekont attığında o an sence ne olur?

Ayrıca kusura bakma da 30 bin için bu kadar düşünceye girmen çok çok çok enteresan. Üstelik bir sürü kiracınız var mış bu durumda 30 bin benim için bile para değilken senin için hiç para olmaması lazım. Aileye verilen paranın geri istendiğini de ilk defa senden görüyorum. Bu kafayla gidersen ay sonunda kira gününde sağlam bir kavga seni bekliyor. İşte o kavga esnasında da umarım babanın aldığı arabasını, evini ve telefonu kullanmıyorsundur ve gidecek evin de vardır. Evden atsa yürü git dese yeridir.

Ben ona "sen babamdan 30 bini alma, boş ver" desem hoş olur mu?
Ayrıca şunu da ekleyeyim o senin baban için diyor, sen onun amcası için diyorsun. Arada kaçırdığın büyük bir fark var.

Diğer yandan parayı da geri almak bana çok saçma geliyor ileride senin de paraya sıkıştığında baban da gelir verir. Bu kadar basit. Fakat senin şu an yaptığın tek kelimeyle dolandırıcılık. Şu an babanı dolandırıyorsun, kendi iban bilgilerini vererek. Bence git kiracılara ben yanlış iban kopyalamışım de babanın bilgilerini at.
 
Son düzenleme:
Eee kira günü geldiğinde baban kiracılara neden daha ödemediniz dediğinde adamlar demeyecek mi kardeşim senin IBAN'ına attım ne arıyorsun en son aralarında kavga çıkıp karşı taraf dekont attığında o an sence ne olur?

Ayrıca kusura bakma da 30 bin için bu kadar düşünceye girmen çok çok çok enteresan. Üstelik bir sürü kiracınız var mış bu durumda 30 bin benim için bile para değilken senin için hiç para olmaması lazım. Aileye verilen paranın geri istendiğini de ilk defa senden görüyorum. Bu kafayla gidersen ay sonunda kira gününde sağlam bir kavga seni bekliyor. İşte o kavga esnasında da umarım babanın aldığı arabasını, evini ve telefonu kullanmıyorsundur ve gidecek evin de vardır. Evden atsa yürü git dese yeridir.

İlk dediğinize gelelim. Kendi IBAN'ımı ve kendi ad soyadımı söyledim. Babam onlara sorsa bile kiracılar olayı belirtir; şu ad soyad bu IBAN'a attıklarını belirtir. Babam da benim yanıma gelir, sorar. Ben de borç olduğunu, arkadaşıma borcunu attığını açıklarım. Olay kapanır, aralarında kavga çıkmaz. Öyle olsa, böyle bir şey yapmazdım zaten, bildiğim için yaptım. Babama söylesem sıkıntı etmez çünkü borcu var, biliyor. Bu kadar basit. O an bir şey olmaz hocam.

İkinci dediğinize gelirsek, 30 bin için bu kadar düşünceye girmen saçmalıktan ibaret. Bazıları için 2 bin çok paradır, 5 bin çok paradır. Bunu bilemeyiz; senin gözünde 30 bin az para olabilir. Ben biriktiğim parayı verdim ki sorun etmemiştim zaten. Ama banka için borç para isteyip yatırmadığı için bu kadar taktım ve peşine düştüm. Eğer ki yatırsaydı, istediği zaman vereceğini belirtirdim, söylerdim. Ama öyle yapmayınca normal olarak peşine düştüm. Aileye verilen para herkes almıyor diye bir şey yok hocam. Siz verip almıyorsunuz diye herkes almayacak mı? Genelleme yapılmaması gerekiyor, bilemezsiniz. Benim çevremde alınıyor, olağanüstü şeyler değil, alınabilir. Her insanın durumu farklı, bilemeyiz. Bu kafayla gitmemin sebebi buydu. Yapacak bir şey yok. Tekrardan söylüyorum, bildiğim, tanıdığım için yaptım. Bilmeseydim yapmazdım zaten. Kavga beklemiyorum hocam, merak etmeyin. Zaten kendisi de dedi, bu ay kira yatınca arkadaşının hesabına at olmadı, bugün durumu açıklarım, halledilir. Zor bir şey değil ki, sorun olacağını düşünmüyorum. Kullanıyorum hocam, evden neden atsın? Babamın işleriyle ilgileniyorum zaten, önemsiyorum. Ama bu dediğiniz mantığa uymuyor. Peki, babamın yaptığı dolandırıcılık değil mi? Çünkü arkadaşımın verdiğini sanıyor ve 2 ay boyunca vermedi. Bu mantıktan bakarsak, arkadaşımı da dolandırmış olmuyor mu? Abim ona 5.000 TL verdi, geri kaldı. Ya da başka arkadaşım 10.000 TL verdi, geri aldı. Yani alınması gayet normal. Kimisi için büyük para, kimisi için küçük para, bilemeyiz. Dediğim gibi, sorun etmemiştim böyle bir şeyi yaptığı için sorun ettim. Onu düşünmüştüm. Yoksa hani gidip bankaya atsa, hiç istemezdim, ben sorun etmezdim. Kafaya bile takmazdım, rahatlardım. En azından borç bitti, kafası rahat derdim. Maalesef öyle yapmayınca, yapacak bir şey yok. Madem çok sorun ediliyor, tamam. Şimdi diyeyim bakalım, biliyorum, babamı çok sorun etmez, borç kapatacak çünkü. Diyip geliyorum, bekleteceğim sizi 2 dakika.

@Glay evet, babama söyledim ve dediği şu: "oğlum, atmana gerek yok. Ben yeni hesap çıkarttım. Tekrardan kendi hesabımı at, oraya para yatsın. Yattığı zaman da benim hesabımdan göndeririz, kiracıların kafası karışmasın." tamam dedim, tekrardan babamın yeni hesabının IBAN'ını attım. Dediğim gibi, kavga ve sıkıntı çıkarmadı; aynı hesaba denk geliyordu zaten. "sıkıntı yok, benim hesabıma para gelince göndeririz buradan," dedi ve konu kapandı. Yeni banka hesabı oluşturmuş, kart almış. Kiracılar oraya atması için kafa karışıklığı olmasın diye benim IBAN'ı sildim, babamınkini yazdım. Tekrardan yeni hesabını. Eğer garanti hesabı olsaydı sorun etmezdi; eski hesabı olduğu için öyle. Sırf karışıklık olmasın diye öyle, yani hocam.
 
Son düzenleme:
Evet, zorunluluk bunun bir seçimle alakası yoktur. Evet, yurtlar istenmeyen çocuklarla dolu. Neden o zaman üretiyorlar? Açıklar mısınız bana bunu? Çocuğunun hayatını karartmaya hakkı var mı? Yurtlara niye veriyor madem bakmayacaksa? Durumu yoksa niye üretiyor?

Gelişmiş ülkeler genellikle neden genç nüfus sıkıntısı çekiyorlar? İyi eğitim sahibi oldukları, bir çocuk bakmanın sorumluluklarını anladıkları için korunuyorlar ve üremiyorlar, üredikleri zaman en fazla 1-2 çocuk yapıyorlar. Peki Suriye-Afgan-Pakistan vb kökenli Türkiye'de olan kaçakların doğum oranları neden bu kadar fazla? Adamlar geldiği günden beri üremeye devam ediyorlar. Eğitimsiz oldukları için. Hayvani güdü ile yönetildikleri ve sonunu düşünmedikleri için yapıyorlar bunu. Anlaşıldığı üzere bunlar "doğru" insan değiller. Yukarıda söylediklerim doğru olan insanlar için geçerli. Ebeveynleriniz doğru bir insan oldukları için en başından beri her şeyi düşünüp bir çocuğun varlığının kendilerine getireceği değişikliği kabul etmiş kimseler. Sizin varlığınız onların bazı fedakarlıklar yaptığı anlamına geliyor. Çocukken gecenin bir yarısı ağladığınızda kalkıp altınızı değiştirenler onlardı.

Siz ne dediğinizin farkında mısınız? Çocuk yapacak ama bakmak zorunda değil ve bu bir seçimdir diyorsunuz. Hayır, seçim değildir.

Fazla mekanik, hangi taşa oyulmuş bunlar? Hayır bayım, seçimdir. Ebeveynlik hukuki olarak bir sorumluluk olabilir ama insani olarak bir fedakarlıktır. Doğru insanların yaptığı bir seçimdir. Fiziksel bir problem yoksa herkes bir çocuğu dünyaya getirip "anne-baba olabilir" ama herkes "anne-baba" olamaz. Yetimhane örneğini tam olarak bu sebeple vermiştim ama siz lafı başka yerinden anlamışsınız gibi hissediyorum. Başka türlü bu paragrafı bu kadar uzun ve heyecanlı bir şekilde yazmanıza anlam veremem çünkü.

Çocuk yaparken insan her şeyi düşünmek zorunda; bakabilir miyim, büyütebilir miyim, ilgilenebilir miyim, güzel bir hayat sunabilir miyim? Hepsini düşünmek zorundalar. Bu bir seçim değildir. Ben çocuk doğurayım ama durumum olmadığı için yurtlara vereyim. 15 dakikalık bir zevk için çocuğumun hayatını karartmaya ne hakkım var? Siz madem bakamıyor, yurtlara veriyor ya da istenmeyen çocuklarla dolu. Üremeyecek, çocuğunun hayatını zindan etmeyecek. Gidecek, prezervatif takacak. Bu kadar basit.

Sence ülkemizdeki birkaçak bunu düşünüyor mu? Bu soruların cevabı sizde vardır.


Soru kalıbıyla sorulmuş ama soru olmadığı belli. Güzel gidiyordun ama burası bende tüm yazdıklarımı silme isteği uyandırdı. Neyse, kalanını cevapsız bırakacağım. Son olarak bende uyandırdığınızı size geri projekte etmeye çalışayım: Sakıncalı mısın hocam? Niye arkadan iş çevirip kiracılarınıza babanın telefonundan rol yaparak IBAN atıyorsun? Hoş olmadı, değil mi?
 
Son düzenleme:
Gelişmiş ülkeler genellikle neden genç nüfus sıkıntısı çekiyorlar? İyi eğitim sahibi oldukları, bir çocuk bakmanın sorumluluklarını anladıkları için korunuyorlar ve üremiyorlar, üredikleri zaman en fazla 1-2 çocuk yapıyorlar. Peki Suriye-Afgan-Pakistan vb kökenli Türkiye'de olan kaçakların doğum oranları neden bu kadar fazla? Adamlar geldiği günden beri üremeye devam ediyorlar. Eğitimsiz oldukları için. Hayvani güdü ile yönetildikleri ve sonunu düşünmedikleri için yapıyorlar bunu. Anlaşıldığı üzere bunlar "doğru" insan değiller. Yukarıda söylediklerim doğru olan insanlar için geçerli. Ebeveynleriniz doğru bir insan oldukları için en başından beri her şeyi düşünüp bir çocuğun varlığının kendilerine getireceği değişikliği kabul etmiş kimseler. Sizin varlığınız onların bazı fedakarlıklar yaptığı anlamına geliyor. Çocukken gecenin bir yarısı ağladığınızda kalkıp altınızı değiştirenler onlardı.

Fazla mekanik, hangi taşa oyulmuş bunlar? Hayır bayım, seçimdir. Ebeveynlik hukuki olarak bir sorumluluk olabilir ama insani olarak bir fedakarlıktır. Doğru insanların yaptığı bir seçimdir. Fiziksel bir problem yoksa herkes bir çocuğu dünyaya getirip "anne-baba olabilir" ama herkes "anne-baba" olamaz. Yetimhane örneğini tam olarak bu sebeple vermiştim ama siz lafı başka yerinden anlamışsınız gibi hissediyorum. Başka türlü bu paragrafı bu kadar uzun ve heyecanlı bir şekilde yazmanıza anlam veremem çünkü.

Sence ülkemizdeki birkaçak bunu düşünüyor mu? Bu soruların cevabı sizde vardır.

Soru kalıbıyla sorulmuş ama soru olmadığı belli. Güzel gidiyordun ama burası bende tüm yazdıklarımı silme isteği uyandırdı. Neyse, kalanını cevapsız bırakacağım. Son olarak bende uyandırdığınızı size geri projekte etmeye çalışayım: Sakıncalı mısın hocam? Niye arkadan iş çevirip kiracılarınıza babanın telefonundan rol yaparak IBAN atıyorsun? Hoş olmadı, değil mi?

Öncelikle çocuk meselesine gelirsek, evet, çocuk yapmak bir seçimdir. Kimse kimseyi zorla çocuk sahibi yapmıyor. Ama çocuk yaptıysanız, bakmak zorundasınız. Bu noktadan sonra o fedakarlık falan değil, sorumluluktur. Çocuğu doğurduysanız; gecenin bir yarısı kalkıp altını değiştirmek, yemeğini vermek, iyi bir hayat sunmak sizin görevinizdir. Bunun adı “fedakarlık” değil, olması gerekendir.

“Ebeveynlik insani olarak fedakarlıktır” diyorsunuz ama zaten insan olan biri çocuk yaparken her şeyi hesaplar. Sırf duygusal konuşmalarla “fedakar oldum” demek, sorumluluğun yükünü hafifletmiyor. Zaten doğru insanlar çocuk yapmadan önce bunu hesaplar. Yapmayacaksa da prezervatif kullanır, geçer. Aynı şeyi ben de söylüyorum. Yani bu konuda aynı düşünüyoruz gibi geldi ama aslında çok da farklı değiliz. Sadece kelime seçiminde ayrışıyoruz.

Gelelim göçmen mevzusuna... Gelişmiş ülkelerle göçmen doğum oranlarını kıyaslamanız bence konudan çok sapmış. Birçok toplumsal, ekonomik, kültürel etken var. Her birey aynı bilinç seviyesinde değil, bu doğru. Ama “hayvani güdü” gibi ifadeler çok aşağılayıcı. O insan sonuçta bir şekilde var olmaya çalışıyor. Eğitim seviyeleri farklı olabilir ama bu onları “doğru insan değil” yapmaz. Konu çocuk yapmanın sorumluluğuysa, o zaten evrensel bir meseledir. Kimin yaptığına değil, nasıl yaptığına bakılır.

IBAN mevzusuna gelirsek: Babama söyledim, mevzuyu konuştuk. Dedi ki: “oğlum, benim adıma at, yeni hesap açtım, oraya yatsın, karışıklık olmasın. Gelen parayı ben oradan yollarım.” zaten aynı hesaba denk geliyordu. Bu yüzden ben de kendi IBAN'ımı sildim, onun yeni hesabını yazdım. Ne kavga çıktı, ne tartışma oldu. Babam durumu normal karşıladı. “yolla, ben hallederim,” dedi. Olay bu. O yüzden “arkadan iş çevirmek”, “dolandırıcılık” gibi ağır tabirler fazla geldi bana. Durumu düzgünce açıklayınca sıkıntı olmadı. Zaten babam da “garanti hesabı olsaydı karışmazdım,” dedi.

Yani sonuç olarak ne çocuğa bakmak fedakarlık, ne de IBAN meselesi bir üçkağıt. İki konuda da olayları net ve açık şekilde yürüttüm. Sadece siz biraz fazla tepki verdiniz. Benim amacım polemik yaratmak değil. Olayı kendi içimizde çözdük, konu kapandı. Sadece sizin cümlelerdeki sertlik ve genellemeler gereksiz geldi bana.

İyi sosyaller dilerim.
 
Merhaba, babama borcunu ödemesi için 30.000 TL vermiştim. Tabii ki toplu vermedim; bir 10 bin, bir 5 bin, vesaire, böyle böyle. Ama sadece 2.700 TL atıp asgarisini ödemiş ve anneme gidip altın almış. 30 binin içinden 2.700'ünü yatırmış bankaya. 43 bin borçtan 41 bin kaldı. Babama arkadaşım verdi o parayı. Dedim, kaç aydır vermedi, güvenip verdim. Benim verdiğimi bilmiyor, arkadaşımın verdiğini sanıyor. Bir de yüzsüz gibi gene iste diyor. Neyse, kuzenime gerçeği söyledim, yani benim verdiğimi söyledim. Bana "iyi yapmışsın" dedi. Bugün bana WhatsApp'tan dediği şey "sen amcadan 30 bini alma, boş ver" dedi. Sizce almamalı mıyım, yoksa alınır mı? Kendisi öyle diyor ama babam ondan da borç istemiş, zırnık vermemiş. Yani anlamadığım, ben neden almayayım ki? Kendisi olsa alır, borç bile vermiyor. Ben ona "sen babamdan 30 bini alma, boş ver" desem hoş olur mu? Sizce ne yapmalıyım? Bu haziran ayında 2 tane kira yatacak, toplam 30.000 TL. Ben babamın telefonundan kiracılara kendi IBAN'ımı attım; "bu ayın kirasını bu IBAN'a atın" dedim. Babamın ağzından yazdım bir de "Temmuz'dan itibaren şahsi IBAN'ıma atmaya devam edebilirsiniz" dedim. Babamın ağzından yani. Mesajları benden sildim, sessize aldım, diğer türlü vereceği yok. İyi yapmış mıyım? Siz ne düşünüyorsunuz bu olay hakkında?
Bu saatten sonra olan olmuş, baban bu olayı farkettiğinde evde kavga çıkaracak. Sen zaten kafandaki planı gerçekleştirmişsin bu saatten sonrası kavgaya gider, babanın yaptığı doğru değil. Seninki de değil.
 
Bu saatten sonra olan olmuş, baban bu olayı fark ettiğinde evde kavga çıkaracak. Sen zaten kafandaki planı gerçekleştirmişsin bu saatten sonrası kavgaya gider, babanın yaptığı doğru değil. Seninki de değil.

Hallettik hocam, aramızda kendi IBAN'ını attım. Kiracılara almayacağım; borcu bitene kadar ilk borcunu bitirdiği zaman sonraki aylarda alacağım. Acelesi yok, idare ederim zaten.
 
Gelişmiş ülkeler genellikle neden genç nüfus sıkıntısı çekiyorlar? İyi eğitim sahibi oldukları, bir çocuk bakmanın sorumluluklarını anladıkları için korunuyorlar ve üremiyorlar, üredikleri zaman en fazla 1-2 çocuk yapıyorlar. Peki Suriye-Afgan-Pakistan vb kökenli Türkiye'de olan kaçakların doğum oranları neden bu kadar fazla? Adamlar geldiği günden beri üremeye devam ediyorlar. Eğitimsiz oldukları için. Hayvani güdü ile yönetildikleri ve sonunu düşünmedikleri için yapıyorlar bunu. Anlaşıldığı üzere bunlar "doğru" insan değiller. Yukarıda söylediklerim doğru olan insanlar için geçerli. Ebeveynleriniz doğru bir insan oldukları için en başından beri her şeyi düşünüp bir çocuğun varlığının kendilerine getireceği değişikliği kabul etmiş kimseler. Sizin varlığınız onların bazı fedakarlıklar yaptığı anlamına geliyor. Çocukken gecenin bir yarısı ağladığınızda kalkıp altınızı değiştirenler onlardı.



Fazla mekanik, hangi taşa oyulmuş bunlar? Hayır bayım, seçimdir. Ebeveynlik hukuki olarak bir sorumluluk olabilir ama insani olarak bir fedakarlıktır. Doğru insanların yaptığı bir seçimdir. Fiziksel bir problem yoksa herkes bir çocuğu dünyaya getirip "anne-baba olabilir" ama herkes "anne-baba" olamaz. Yetimhane örneğini tam olarak bu sebeple vermiştim ama siz lafı başka yerinden anlamışsınız gibi hissediyorum. Başka türlü bu paragrafı bu kadar uzun ve heyecanlı bir şekilde yazmanıza anlam veremem çünkü.



Sence ülkemizdeki birkaçak bunu düşünüyor mu? Bu soruların cevabı sizde vardır.



Soru kalıbıyla sorulmuş ama soru olmadığı belli. Güzel gidiyordun ama burası bende tüm yazdıklarımı silme isteği uyandırdı. Neyse, kalanını cevapsız bırakacağım. Son olarak bende uyandırdığınızı size geri projekte etmeye çalışayım: Sakıncalı mısın hocam? Niye arkadan iş çevirip kiracılarınıza babanın telefonundan rol yaparak IBAN atıyorsun? Hoş olmadı, değil mi?
Dediğinize katılmıyorum, çocuğa bakmak insiyatif değil. Yaptıysan bakacaksın bu bir görev, fedakarlık değil.
 
Ben de babama diş tedavisini yapabilmesi için 35 bin TL vermiştim geri vermeyi sormadı ben de hiç istemedim. Helal ettin babama, onun ben de emeği çok sonuçta büyüttü, okuttu vs. 35 bin TL'yi mi sakınacağım daha çok istesin daha çoğunu veririm
 
İkiniz de ağır derecede kötü insanlarsınız. Baban borcuna sadıksızlığından ve ödemediği halde hala istemesinden ne derece kötü olduğu belliyken sen de gizlice babanın telefonundan iş çeviriyorsun.

Hesabını kontrol ettiğinde kiraların yatmadığını görünce anlar. Ayrıca kira, ev sahibinin hesabına atılır. Kiracılar azıcık akıllıysa böyle bir riske de girmez.