xalvorath 6

Yetkin
Katılım
3 Nisan 2024
Mesajlar
751
Çözümler
2
Beğeniler
601
Yer
İstanbul/Eyüp
Sanırım oraya gidip PKK'nın içine sızıp bitirip kahraman olacağım.

Şaka bir kenara aslında birazcık tribe giriyorum, girme sebebim ise orada yaşayacağım şeyler değil hepsini farkındayım. Beni tribe sokan şey 2 adet kaşıntı hastalığım (kurdeşen & uyuz).

30 yaşına kadar tecil ettirebilirim ama gerek duymayıp bizzat tecili kendim bozdum ve 25 Temmuz'da bir sorun olmazsa Tokat'a gidiyorum.

Aşağılanmak vs. beni bozup psikolojimi bozacak şeyler değil, oraya gitme amacım zorlanmak ve aşağılanmak belki o zaman egomdan kurtulurum ve normal birisi olurum. (ego da öyle dandik bir ego ki).

Bahane gibi gözükse de aslında değil bu hastalık beni çok pis şekilde dibe çekti, duş alıyorum aldıktan sonra kaşıntıdan duramıyorum bu yüzden duş almayı bıraktım (nadir alıyorum ve neyse ki kokmuyorum). Spor salonuna gitmek istiyorum ama ayakkabı giydiğim için 5 dakika sonra deli gibi kaşınıyorum ve asla odaklanamıyorum, evde yapayım diyorum 2 gün önce uyku düzenim bozuldu ve sanırım hasta oldum asla gücüm yok.

Askere gitme amacım tüm bu düzenleri geri getirmek ama bu hastalık beni bir tık korkutuyor. Açıkçası intihar etmek benim için son çözüm, çok ağır bir hastalık geçirip yatalak olmam ya da askerde evdeki kaşıntı krizinin 5 katını yaşamam gerekiyor, dayanabildiğim kadar dayanırım ama ben acıya tahammül edebilen bir komando değilim. Biri diyor askerde seni iyileştirirler diğeri diyor oradaki herkes öyle daha kötü olursun kime inanacağımı bilmiyorum. Eğer orada iyileşirsem ve her şey beklediğim gibi giderse geri geldiğimde tam bir makine olmuş oluyorum, işler yolunda gitmezse geriye cansız bedenim geliyor.

Hayattan çok beklentisi olan birisi değilim, gözüm hiç yükseklerde de olmadı, tek isteğim düzgün sade bir hayat yaşayıp ölmek.

Devletin adalet sistemi beni bitiriyor, arkadaşım benim 2 katım askerliğini kantinde yaptı ben 176 60 kilo adamım bana kara kuvvetleri komutanlığı piyade vermişler :D Acaba buna kim karar veriyor gerçekten merak ediyorum. Zaten bu devlet yerlerinde eski Türkçe kelime kullanma fetişini anlamadım az daha 12 ay askerlik yapıyordum.

Nereye gidersem gideyim kendimi sevdiririm, en iyi özelliklerimden birisi aşırı gariban ve samimi durmam olabilir. Eğer herhangi bir komutan bunun burnu niye böyle deyip tilt olmaz ise beni sevmeme ihtimalleri 0.

Bir de bu askerde iş muhabbeti var, komutan soruyor bilgisayardan anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Elektrikten anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Su tesisatından anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Berberlikten anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Bir tane film vardı ismini unuttum onun gibi bir şey oluyor ben acaba hangisine el kaldıracağım hahahahahssh.

Ufak çaplı bir araştırma yaptım ve Tokat iyi bir yer olarak gözüküyor ama sanırım bunu bir önemi yok çünkü orada 1 ay durup başka yere gideceğim. Söylenilene göre oraya gidenler oradan doğuya gidiyormuş. Çok üstün zekalı birisi değilim temel düzeyde hayatta kalacak bilgiye sahibim. Irkçı da değilim ama Rizeli olduğumu duyan birisi bana suikast düzenleyebilir.

Kafam gerçekten çok karışık, hastalık devam ederken gitmek ne kadar iyi bir fikir? Baba figürünün kirayı geciktirip ödememesi ve ev sahibi ile kavgalı olması, annemi aldatması ve boşanacak olmaları ve bunların hepsi ben yokken olacak. Babacık anneme el kaldırırsa burada olup onu yerden yere vuramayacak olmam beni biraz üzüyor ama o işi obez olan kardeşim üstlenir sanırım. Psikolojim sanırım bozuk çünkü kendi kendime konuşup kendime racon kesiyorum. 2 gün önce Valorant oynarken vantilatörü düzeltmek için elimi uzatıp serçe parmağımı kesiyorum, peçete alıp silip oyuna devam edip buna gülüyorum. İlan etmemem gereken birine aşkımı ilan edip hayatımdan siliyorım.

Bir sürü planım var gibi gözükse de aslında hepsi basit planlar, geldiğimde yapacağım ilk iş tertemiz bir sayfa açmak ve uzuuuun bir süre kızlardan uzak olmak. Çalışıp kendime sağlam bir sistem dizerim, ev için para biriktiririm ve bu iğrenç PvP server bekleme alanı gibi olan İstanbul'dan gitmiş olurum. İngilizce'ye ilgim var ve öğrenmek beni çekiyor, şu an gördüğümü ve duyduğumu nispeten anlıyorum geldikten sonra kursa gitsem iyice sağlam öğrensem yurt dışı muhabbeti de yapabilirim sanırım.

Kolay kolay intihar edecek birisi değilim, ergenler gibi ailem bana ilgi vermediği için bu düşünceye sahip değilim. Yatağa girip sabaha kadar aralıksız acı çektiğim için bu düşünceye sahibim ve bunu 2 yıl yaşayıp dayanabildim öyle kolay kolay düşecek bir adam değilim. Potansiyelim yüksek, üçgen bir vücuda sahibim ve 1 yıl spor yapsam (naturalim kardeşim) şahane bir vücuda sahip olurum. Ses tonum gayet güzel ve diksiyon olarak eğitim almadığım halde gayet iyiyim, bunu da geliştirip oradan da bir şeyler yapabilirim. Yıllarca asosyal kaldığım için çok fazla insanı manipüle için kullandım ve psikolojik olarak kendimi bayağı geliştirdim onun da eğitimi var ise oradan da bir şeyler yaparım.

Böyle anlatıp konuşuyorum ama askere gittiğim de beni bir odaya kapatıp 6 ay boyunca yatmamı beklerlerse şakasız ortalığı yakarım.

Kısaca 25 Temmuz'da sanırım gidiyorum ve hazır mıyım değil miyim asla emin değilim, gitmek istiyorum. Tokat'a çıkan var ise 25 Temmuz da beraber gideriz.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Sanırım oraya gidip PKK'nın içine sızıp bitirip kahraman olacağım.

Şaka bir kenara aslında birazcık tribe giriyorum, girme sebebim ise orada yaşayacağım şeyler değil hepsini farkındayım. Beni tribe sokan şey 2 adet kaşıntı hastalığım (kurdeşen & uyuz).

30 yaşına kadar tecil ettirebilirim ama gerek duymayıp bizzat tecili kendim bozdum ve 25 Temmuz'da bir sorun olmazsa Tokat'a gidiyorum.

Aşağılanmak vs. beni bozup psikolojimi bozacak şeyler değil, oraya gitme amacım zorlanmak ve aşağılanmak belki o zaman egomdan kurtulurum ve normal birisi olurum. (ego da öyle dandik bir ego ki).

Bahane gibi gözükse de aslında değil bu hastalık beni çok pis şekilde dibe çekti, duş alıyorum aldıktan sonra kaşıntıdan duramıyorum bu yüzden duş almayı bıraktım (nadir alıyorum ve neyse ki kokmuyorum). Spor salonuna gitmek istiyorum ama ayakkabı giydiğim için 5 dakika sonra deli gibi kaşınıyorum ve asla odaklanamıyorum, evde yapayım diyorum 2 gün önce uyku düzenim bozuldu ve sanırım hasta oldum asla gücüm yok.

Askere gitme amacım tüm bu düzenleri geri getirmek ama bu hastalık beni bir tık korkutuyor. Açıkçası intihar etmek benim için son çözüm, çok ağır bir hastalık geçirip yatalak olmam ya da askerde evdeki kaşıntı krizinin 5 katını yaşamam gerekiyor, dayanabildiğim kadar dayanırım ama ben acıya tahammül edebilen bir komando değilim. Biri diyor askerde seni iyileştirirler diğeri diyor oradaki herkes öyle daha kötü olursun kime inanacağımı bilmiyorum. Eğer orada iyileşirsem ve her şey beklediğim gibi giderse geri geldiğimde tam bir makine olmuş oluyorum, işler yolunda gitmezse geriye cansız bedenim geliyor.

Hayattan çok beklentisi olan birisi değilim, gözüm hiç yükseklerde de olmadı, tek isteğim düzgün sade bir hayat yaşayıp ölmek.

Devletin adalet sistemi beni bitiriyor, arkadaşım benim 2 katım askerliğini kantinde yaptı ben 176 60 kilo adamım bana kara kuvvetleri komutanlığı piyade vermişler :D Acaba buna kim karar veriyor gerçekten merak ediyorum. Zaten bu devlet yerlerinde eski Türkçe kelime kullanma fetişini anlamadım az daha 12 ay askerlik yapıyordum.

Nereye gidersem gideyim kendimi sevdiririm, en iyi özelliklerimden birisi aşırı gariban ve samimi durmam olabilir. Eğer herhangi bir komutan bunun burnu niye böyle deyip tilt olmaz ise beni sevmeme ihtimalleri 0.

Bir de bu askerde iş muhabbeti var, komutan soruyor bilgisayardan anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Elektrikten anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Su tesisatından anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Berberlikten anlayan var mı? Ben el kaldırıyorum. Bir tane film vardı ismini unuttum onun gibi bir şey oluyor ben acaba hangisine el kaldıracağım hahahahahssh.

Ufak çaplı bir araştırma yaptım ve Tokat iyi bir yer olarak gözüküyor ama sanırım bunu bir önemi yok çünkü orada 1 ay durup başka yere gideceğim. Söylenilene göre oraya gidenler oradan doğuya gidiyormuş. Çok üstün zekalı birisi değilim temel düzeyde hayatta kalacak bilgiye sahibim. Irkçı da değilim ama Rizeli olduğumu duyan birisi bana suikast düzenleyebilir.

Kafam gerçekten çok karışık, hastalık devam ederken gitmek ne kadar iyi bir fikir? Baba figürünün kirayı geciktirip ödememesi ve ev sahibi ile kavgalı olması, annemi aldatması ve boşanacak olmaları ve bunların hepsi ben yokken olacak. Babacık anneme el kaldırırsa burada olup onu yerden yere vuramayacak olmam beni biraz üzüyor ama o işi obez olan kardeşim üstlenir sanırım. Psikolojim sanırım bozuk çünkü kendi kendime konuşup kendime racon kesiyorum. 2 gün önce Valorant oynarken vantilatörü düzeltmek için elimi uzatıp serçe parmağımı kesiyorum, peçete alıp silip oyuna devam edip buna gülüyorum. İlan etmemem gereken birine aşkımı ilan edip hayatımdan siliyorım.

Bir sürü planım var gibi gözükse de aslında hepsi basit planlar, geldiğimde yapacağım ilk iş tertemiz bir sayfa açmak ve uzuuuun bir süre kızlardan uzak olmak. Çalışıp kendime sağlam bir sistem dizerim, ev için para biriktiririm ve bu iğrenç PvP server bekleme alanı gibi olan İstanbul'dan gitmiş olurum. İngilizce'ye ilgim var ve öğrenmek beni çekiyor, şu an gördüğümü ve duyduğumu nispeten anlıyorum geldikten sonra kursa gitsem iyice sağlam öğrensem yurt dışı muhabbeti de yapabilirim sanırım.

Kolay kolay intihar edecek birisi değilim, ergenler gibi ailem bana ilgi vermediği için bu düşünceye sahip değilim. Yatağa girip sabaha kadar aralıksız acı çektiğim için bu düşünceye sahibim ve bunu 2 yıl yaşayıp dayanabildim öyle kolay kolay düşecek bir adam değilim. Potansiyelim yüksek, üçgen bir vücuda sahibim ve 1 yıl spor yapsam (naturalim kardeşim) şahane bir vücuda sahip olurum. Ses tonum gayet güzel ve diksiyon olarak eğitim almadığım halde gayet iyiyim, bunu da geliştirip oradan da bir şeyler yapabilirim. Yıllarca asosyal kaldığım için çok fazla insanı manipüle için kullandım ve psikolojik olarak kendimi bayağı geliştirdim onun da eğitimi var ise oradan da bir şeyler yaparım.

Böyle anlatıp konuşuyorum ama askere gittiğim de beni bir odaya kapatıp 6 ay boyunca yatmamı beklerlerse şakasız ortalığı yakarım.

Kısaca 25 Temmuz'da sanırım gidiyorum ve hazır mıyım değil miyim asla emin değilim, gitmek istiyorum. Tokat'a çıkan var ise 25 Temmuz da beraber gideriz.
Merhaba zamanında uyuz geçirdim. Söylemesi kolay yaşayan bilir ne kadar iğrenç ve zihin zorlayıcı olduğunu. Umarım en kısa sürede iyileşirsin. Keşke tedavi olup gitseydin. Umarım sağ salim dönersin. Bence uzun bir süre kızlardan uzak durmayı çok kafana takma, senden küçüğüm ama konuşmak istiyorum. İyi biri denk gelirse bu kafaya girip terslersen sen kaybedersin, en azından bence. Yolun açık olsun.
 
Yolun acik olsun. Ben okurken rahatsiz oldum sana yasarken basarilar. Keske kendine bu zorlugu vermeseydin askere giderek.
 
Benim yaptığım yerde sorunlu arkadaşlar el üstünde tutuluyor en basit görevlere veriliyordu ve birkaçı erken terhis bile aldı. Bilerek deliliğe vuranları anlamakta ustalar haliyle, ciddi anlamda onları rahatsız edecek düzeydeki insanları saflarına çekip adam etmeye çalışıyorlar fakat 10 kişiden 2-3 kişi anca bu çarkta yerini buluyor. Anlattıklarının çoğunu sabahın bu saatinde filtreleyip cümleye dökmek zor fakat ne senin planladığın, ne de orada olan bir planın içine dahil olmuyorsun olamıyorsun. Piyango misali ne çekersen sana.

Acemilik kısmının hiçbir önemi yok eğer çavuş, şoför ve medikal kısımda yer almayacaksan ve özellikle denetim yoksa ki dediğim denetim en yüksek rütbesinden, en düşük rütbesine kadar kontrol edilen yanı sıra evrak kürek işlerinin takip edildiği denetlemelerden bahsediyorum. Bunu önemi şu, aldığınız eğitimlerden küçük sınavlar, gösteriler yapıyorsunuz gelen komutanlara, o yüzden sıkı oluyor eğitimler. -8 -9 derecede buz tutmuş zemine yüz üstü, sırt üstü elinde G3 ile 8-9 saat yatıp kalkınca anlıyorsun. Ha zor değil ama tempoya alışık değilsen bahanelerle aradan sıyrılmaya çalışıyorsun yerlerse tabii. Şahsen acemiliğimde 2 denetim gördüğüm için çok keyifliydi gerçek anlamda çelik gibi oluyorsun bir süre sonra. Şu dönemde böylesine iyi eğitim, iyi bir askerlik geçirdiğim için mutluyum.

Ustalığında nerede ne boşluk varsa orada görevlendirilirsin. İster 2 metre ol, ister 1 metre hiçbir önemi yok fiziki yeterliliğinin. Spesifik olarak bu fiziksel özellikler bazı görevlendirmeler için önemli olabiliyor ama senin bu kısımlarda bir şeyleri seçme şansın yok (yukarıda bahsettiğim mesleklerden birine sahip değilsen). Benim önümde hem özel şoför hem de korumalık yapan bir arkadaş vardı ne şoför yaptılar ne kolluk görevine verdiler. Karşındaki kişinin tamamen analizine kalmış ve eğer mesleki yeterliliğin olan bir alan varsa inşaat, tesisat, elektrik, ısı sistemleri, kuaför vb. işlere yeterliliğin varsa ona göre sınıflandırılıyorsun zaten sonrası eğitim, ustalık olarak gidiyor. Gittiğinde zaten 50 kişiden 40'ı bilgisayardan anlıyorum diyecek çünkü basit işler verileceğini düşünüyorlar. Excel'e gerçek anlamda hakimsen paşa ederler gerçi o ayrı mesele, tabii ihtiyaca göre. O yüzden ne olduğun, kim olduğunun aslında hiçbir önemi yok. Öne çıkmak için şunu yaparım, bunu yaparımlar çok çok sana takdir yazılmasına sebep olur o da önemi yok. Yorulduğunla kalırsın, anın olur ek olarak. Ha illa yapacağım diyorsan komutanlarını iyi gözlemle sonra karar ver. Her yerde aynı durumlar yaşanmıyor ama askerlik her yerde askerlik o yüzden göz önünde bulundur.

-Tavsiyelerimin başında askerlik bence kışın yapılması gereken bir görev (zorunlu olandan bahsediyorum) çünkü gelip geçici olmandan ötürü her yere koşturulma ihtimalin yüksek. Bu yüzden sıcakta işlevselliğini kamuflajın içinde yitip gidebilir.
-Çavuş olmanı önermem, sorumluluğunun yanı sıra ne kadar en düşük rütbede olsan herhangi bir Uzman Çavuş, Asteğmen, Astsubay ve bölüğünden sorumlu subay kim ise her konuda yakasına yapışılacak kişi sensin. Silsile çok önemli ve sen bu silsilenin en altında kalıyorsun bu yüzden laf, söz, küfür, bağrış çağrışı bol olur. Özellikle bölüğünde uyuşturucu bağımlısı, kol kadar dosyası olan, her boşlukta kendini jiletleyen kişiler var ise 180 günü değil dakika dakika sayarsın. Tek iyi yanı daha fazla atışın oluyor belki birazda söz hakkın.
-Gariban ve samimi bir tipim diyorsun 100 komutan gördüysem 5 tanesi anca sempati duyuyor böyle karakterlere. O yüzden bunu kullanma ortam neyi gerektiriyorsa öyle devam et.
-Ne hayallerin, ne planların, ne de düşündüğün gibi bir yer değil. Yaşamadan zaten bunların hiçbirine sahip olamazsın. Acemilik internetteki yorumlarda gittiğinde gördüğünle benzer olabilir ama ustalığın kesinlikle farklı olacak o yüzden yazılıp çizilenlere sakın güvenip gitme büyük hüsrana uğrarsın. İyisi, kötüsü yok bu işin gidip yaşayacaksın seve seve.

Yatırmazlar zaten yatma konusunu çok dert etme. En kötü nöbet eri yaparlar 8-12 saat nöbeti tutar yatarsın. 40 küsur saat uykusuz görevlerim oldu belki yatamazsın bile belli olmuyor o işler.

Bahsettiklerim askerlik bu işte demek değil gördüklerim ve yaşadıklarım. Her yerde aynı değil ama dediğim gibi askerlik her yerde askerlik. Elinden geleni yap, gerisini düşünme.

Bir şeyler öğrenmek istiyorsan gitmeden ANTK41, rütbeler hakkında bilgi edin. En azından pot kırıp kavga gürültü çekmezsin. Verilen emri anlamadıysan ikinci kez sormaya çekinme, emri anlamazsan emri gerçekleştiremezsin. Anlamadığın için yediğin azarla, yapamadığında karşılaştığın azar bir olmayacak o yüzden anlamadığın her şeyi adabıyla sor. Aran illa bir komutan ile iyi olacak onu takip et, öğrencisi ol eminim daha güzel geçecek günlerin. Emrin ne bir eksiğini ne bir fazlasını yap, emir neyse o. Eğitimlerde eğilip bükülme eğer fiziksel bir hastalığın yoksa, demir gibi ol ne de olsa eğitimde merhamet vatana ihanet. Çok duyarsın bu sözü eğitimlerde alış şimdiden. Birçok kez ceza verilecek ciddi bir durum yoksa itiraz etme cezanı çek, yoluna devam et ha cezalar toplu, ödüller bireysel ama çoğu zaten cezayı tek çekiyorsun. Komutanlarla konuşurken lafı uzatma, açık ve net ol 3-5 saniyede ne istediğini, ne olduğunu anlat-sor cevap bekle, gelmezse ısrarcı olma.

Son olarak gerçek anlamda dostluk edinmeye bak. Yalnız geçirilecek bir yer değil, şahsen yalnızlığı seçim bellemiş biri olarak orada yalnızlığını imkansız kılıyor ortam. Dostu iyi seçmen, ortamı iyi seçmen önemli çünkü orada geçireceğin süre boyunca seni rahat ettirecek nadir şeylerden. Düşman edinme, tartışmalara girme. Gireceksen de tanık eden birileri olsun. Orada herkes bir ailenin çocuğu herkes evinden uzak, anlayış hak eden kişilere yanlış yapmamaya çalış.

Ben çok güzel dostluklar edindim, savaş çıksa yanında bulunmaktan onur duyacağım komutanlar tanıdım. Çavuş olduğum için 10-15 göreve verildim hepsi ayrı ayrı eğitti. İnsanları yönetmeyi, soğukkanlıydım fakat hissizliği öğretti. Daha çok yazarım çünkü 180 günün dakikası dakikasına doluydu ve askerlik yaptım diyebileceğim bir askerlikti. Bana verdiği ve benden aldıkları çok şey var ama gerçek anlamda büyüdüğün bir yer oluyor. Bu dediklerim aklı başında, ne yaptığını bilen, idrak özelliği olan kişiler için geçerli çünkü orada intihar etmeye çalışan adamda gördüm eşeğe altın semer koysan da eşek kalabiliyor.

Bende mental olarak zorluk geçirdiğim bir dönemde gittim, ciddi anlamda sıfırlıyor çünkü düşünme özelliğini senden alıyorlar sadece emir bekliyorsun ve emri gerçekleştiriyorsun. Umarım güzel bir askerlik geçirirsin, güzel dostlukların ve komutanların olur. Gözün, kulağın açık olsun, merhamet bekleme ve askerlik yap. Hayırlı teskereler şimdiden.

Şimdi aklıma geldi, çok umurumda olan bir şey değil ama boş muhabbet dönmesin diye diyeyim bu aralar gençlerde moda galiba, "ulan sanki dağda, arazide çatıştın" diyecek, düşünecek olursa dağda, arazide çatışmadım ama oralarda hayatta kalabileceğim şekilde eğitim aldım. Belirttiğim gibi şu dönemlerde böyle eğitime, komutana denk gelmek zor hepsine ayrı ayrı teşekkür ve saygılarımı iletiyorum.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Benim yaptığım yerde sorunlu arkadaşlar el üstünde tutuluyor en basit görevlere veriliyordu ve birkaçı erken terhis bile aldı. Bilerek deliliğe vuranları anlamakta ustalar haliyle, ciddi anlamda onları rahatsız edecek düzeydeki insanları saflarına çekip adam etmeye çalışıyorlar fakat 10 kişiden 2-3 kişi anca bu çarkta yerini buluyor. Anlattıklarının çoğunu sabahın bu saatinde filtreleyip cümleye dökmek zor fakat ne senin planladığın, ne de orada olan bir planın içine dahil olmuyorsun olamıyorsun. Piyango misali ne çekersen sana.

Acemilik kısmının hiçbir önemi yok eğer çavuş, şoför ve medikal kısımda yer almayacaksan ve özellikle denetim yoksa ki dediğim denetim en yüksek rütbesinden, en düşük rütbesine kadar kontrol edilen yanı sıra evrak kürek işlerinin takip edildiği denetlemelerden bahsediyorum. Bunu önemi şu, aldığınız eğitimlerden küçük sınavlar, gösteriler yapıyorsunuz gelen komutanlara, o yüzden sıkı oluyor eğitimler. -8 -9 derecede buz tutmuş zemine yüz üstü, sırtüstü elinde G3 ile 8-9 saat yatıp kalkınca anlıyorsun. Ha zor değil ama tempoya alışık değilsen bahanelerle aradan sıyrılmaya çalışıyorsun yerlerse tabii. Şahsen acemiliğimde 2 denetim gördüğüm için çok keyifliydi gerçek anlamda çelik gibi oluyorsun bir süre sonra. Şu dönemde böylesine iyi eğitim, iyi bir askerlik geçirdiğim için mutluyum.

Ustalığında nerede ne boşluk varsa orada görevlendirilirsin. İster 2 metre ol, ister 1 metre hiçbir önemi yok fiziki yeterliliğinin. Spesifik olarak bu fiziksel özellikler bazı görevlendirmeler için önemli olabiliyor ama senin bu kısımlarda bir şeyleri seçme şansın yok (yukarıda bahsettiğim mesleklerden birine sahip değilsen). Benim önümde hem özel şoför hem de korumalık yapan bir arkadaş vardı ne şoför yaptılar ne kolluk görevine verdiler. Karşındaki kişinin tamamen analizine kalmış ve eğer mesleki yeterliliğin olan bir alan varsa inşaat, tesisat, elektrik, ısı sistemleri, kuaför vb. işlere yeterliliğin varsa ona göre sınıflandırılıyorsun zaten sonrası eğitim, ustalık olarak gidiyor. Gittiğinde zaten 50 kişiden 40'ı bilgisayardan anlıyorum diyecek çünkü basit işler verileceğini düşünüyorlar. Excel'e gerçek anlamda hakimsen paşa ederler gerçi o ayrı mesele, tabii ihtiyaca göre. O yüzden ne olduğun, kim olduğunun aslında hiçbir önemi yok. Öne çıkmak için şunu yaparım, bunu yaparımlar çok çok sana takdir yazılmasına sebep olur o da önemi yok. Yorulduğunla kalırsın, anın olur ek olarak. Ha illa yapacağım diyorsan komutanlarını iyi gözlemle sonra karar ver. Her yerde aynı durumlar yaşanmıyor ama askerlik her yerde askerlik o yüzden göz önünde bulundur.

-Tavsiyelerimin başında askerlik bence kışın yapılması gereken bir görev (zorunlu olandan bahsediyorum) çünkü gelip geçici olmandan ötürü her yere koşturulma ihtimalin yüksek. Bu yüzden sıcakta işlevselliğini kamuflajın içinde yitip gidebilir.
-Çavuş olmanı önermem, sorumluluğunun yanı sıra ne kadar en düşük rütbede olsan herhangi bir uzman çavuş, asteğmen, astsubay ve bölüğünden sorumlu subay kim ise her konuda yakasına yapışılacak kişi sensin. Silsile çok önemli ve sen bu silsilenin en altında kalıyorsun bu yüzden laf, söz, küfür, bağrış çağrışı bol olur. Özellikle bölüğünde uyuşturucu bağımlısı, kol kadar dosyası olan, her boşlukta kendini jiletleyen kişiler var ise 180 günü değil dakika dakika sayarsın. Tek iyi yanı daha fazla atışın oluyor belki biraz da söz hakkın.
-Gariban ve samimi bir tipim diyorsun 100 komutan gördüysem 5 tanesi anca sempati duyuyor böyle karakterlere. O yüzden bunu kullanma ortam neyi gerektiriyorsa öyle devam et.
-Ne hayallerin, ne planların, ne de düşündüğün gibi bir yer değil. Yaşamadan zaten bunların hiçbirine sahip olamazsın. Acemelik internetteki yorumlarda gittiğinde gördüğünle benzer olabilir ama ustalığın kesinlikle farklı olacak o yüzden yazılıp çizilenlere sakın güvenip gitme büyük hüsrana uğrarsın. İyisi, kötüsü yok bu işin gidip yaşayacaksın seve seve.

Yatırmazlar zaten yatma konusunu çok dert etme. En kötü nöbet eri yaparlar 8-12 saat nöbeti tutar yatarsın. 40 küsur saat uykusuz görevlerim oldu belki yatamazsın bile belli olmuyor o işler.

Bahsettiklerim askerlik bu işte demek değil gördüklerim ve yaşadıklarım. Her yerde aynı değil ama dediğim gibi askerlik her yerde askerlik. Elinden geleni yap, gerisini düşünme.

Bir şeyler öğrenmek istiyorsan gitmeden antk41, rütbeler hakkında bilgi edin. En azından pot kırıp kavga gürültü çekmezsin. Verilen emri anlamadıysan ikinci kez sormaya çekinme, emri anlamazsan emri gerçekleştiremezsin. Anlamadığın için yediğin azarla, yapamadığında karşılaştığın azar bir olmayacak o yüzden anlamadığın her şeyi adabıyla sor. Aran illa bir komutan ile iyi olacak onu takip et, öğrencisi ol eminim daha güzel geçecek günlerin. Emrin ne bir eksiğini ne bir fazlasını yap, emir neyse o. Eğitimlerde eğilip bükülme eğer fiziksel bir hastalığın yoksa, demir gibi ol ne de olsa eğitimde merhamet vatana ihanet. Çok duyarsın bu sözü eğitimlerde alış şimdiden. Birçok kez ceza verilecek ciddi bir durum yoksa itiraz etme cezanı çek, yoluna devam et ha cezalar toplu, ödüller bireysel ama çoğu zaten cezayı tek çekiyorsun. Komutanlarla konuşurken lafı uzatma, açık ve net ol 3-5 saniyede ne istediğini, ne olduğunu anlat-sor cevap bekle, gelmezse ısrarcı olma.

Son olarak gerçek anlamda dostluk edinmeye bak. Yalnız geçirilecek bir yer değil, şahsen yalnızlığı seçim bellemiş biri olarak orada yalnızlığını imkansız kılıyor ortam. Dostu iyi seçmen, ortamı iyi seçmen önemli çünkü orada geçireceğin süre boyunca seni rahat ettirecek nadir şeylerden. Düşman edinme, tartışmalara girme. Gireceksende tanık eden birileri olsun. Orada herkes bir ailenin çocuğu herkes evinden uzak, anlayış hak eden kişilere yanlış yapmamaya çalış.

Ben çok güzel dostluklar edindim, savaş çıksa yanında bulunmaktan onur duyacağım komutanlar tanıdım. Çavuş olduğum için 10-15 göreve verildim hepsi ayrı ayrı eğitti. İnsanları yönetmeyi, soğunkanlıydım fakat hissizliği öğretti. Daha çok yazarım çünkü 180 günün dakikası dakikasına doluydu ve askerlik yaptım diyebileceğim bir askerlikti. Bana verdiği ve benden aldıkları çok şey var ama gerçek anlamda büyüdüğün bir yer oluyor. Bu dediklerim aklı başında, ne yaptığını bilen, idrak özelliği olan kişiler için geçerli çünkü orada intihar etmeye çalışan adamda gördüm eşeğe altın semer koysanda eşek kalabiliyor.

Bende mental olarak zorluk geçirdiğim bir dönemde gittim, ciddi anlamda sıfırlıyor çünkü düşünme özelliğini senden alıyorlar sadece emir bekliyorsun ve emri gerçekleştiriyorsun. Umarım güzel bir askerlik geçirirsin, güzel dostlukların ve komutanların olur. Gözün, kulağın açık olsun, merhamet bekleme ve askerlik yap. Hayırlı teskereler şimdiden.

Şimdi aklıma geldi, çok umurumda olan bir şey değil ama boş muhabbet dönmesin diye diyeyim bu aralar gençlerde moda galiba, "ulan sanki dağda, arazide çatıştın" diyecek, düşünecek olursa dağda, arazide çatışmadım ama oralarda hayatta kalabileceğim şekilde eğitim aldım. Belirttiğim gibi şu dönemlerde böyle eğitime, komutana denk gelmek zor hepsine ayrı ayrı teşekkür ve saygılarımı iletiyorum.

Öncelikle uzunca ve açıklayıcı bir dil ile yazdığın için teşekkür ederim, en yakın arkadaşım geleli 1 yıl oldu Manisa'da portakal işçisi olarak gözükürken Kıbrıs'ta kantinde çavuş mu ne olmuştu sanırım, o fazlasıyla anlattı ama senin anlattıkların daha çok işime yarayabilir. Yalaka ya da kendini sevdirmeye çalışan birisi değilim gözlem yeteneğim iyidir, yalnız kalmak cidden saçma olur bu yüzden elbet birilerini bulurum. İş konusu ise kendimi rahatlatmak için yaptığım şakalar yoksa duyuyorum yani atom mühendisi adamların er gazinosunda kumandacı olması falan bakalım ne söylesem ne tahmin etsem hiçbirisi doğru çıkmayacak. Benim tek isteğim oradaki hastane de hastalığımın iyileşmesi olabilir bu hastalık gittikten sonra uzun uzun nöbet tutarım, alışılmayacak şeyler değil oraya keyif için gitmiyorum zorlanmak için gidiyorum bu yüzden iyi niyet beklemem saçma olur.

Merhaba zamanında uyuz geçirdim. Söylemesi kolay yaşayan bilir ne kadar iğrenç ve zihin zorlayıcı olduğunu. Umarım en kısa sürede iyileşirsin. Keşke tedavi olup gitseydin. Umarım sağ salim dönersin. Bence uzun bir süre kızlardan uzak durmayı çok kafana takma, senden küçüğüm ama konuşmak istiyorum. İyi biri denk gelirse bu kafaya girip terslersen sen kaybedersin, en azından bence. Yolun açık olsun.

O kadar haklısın ki, adama kaşınıyorum diyorum bana başkasının kolu koptu bacağı kırık diyor yani yanlış anlaşılma olmasın, geçmiş olsun ama benim acım beni ilgilendirir. Tamamıyla benim aptallığım geceleri kan revan içinde kalan vücudumu ve acımı gizlediğim için çevrem bu konuda boş konuşabiliyor bir şey diyemiyorum. 22 yaşındayım ve benden büyük birisi bana emir verebilir bu benim için asla sorun değil, çalışmış çabalamış o mevkiye gelmiş, yaşına göre adam yargılamak tamamıyla aptallıktır.

Yolun acik olsun. Ben okurken rahatsiz oldum sana yasarken basarilar. Keske kendine bu zorlugu vermeseydin askere giderek.

Özel hastaneye gittim iyileştiremediler, aile içi sıkıntılar, ilişkisel sıkıntılar vs derken patlamaya hazır bomba gibiyim böyle birisi gelse bir şey dese milyar parçaya ayıracak sinire sahibim oraya gidip düzelirim en azından. Saygısız birisi değilim bu yüzden insan ilişkisi konusunda sorun çekmem, istediğim zaman dünyanın en boş konuşmasını da yaparım gerektiği zaman en dolu konuşmayı da bu yüzden sorun olmaz diye düşünüyorum ama bakalım zaman gösterecek.

Yalnız ciddi ciddi 1 güne gidiyorum, asla heyecanlı değilim niye böyle oldu acaba? Tek tribe sokan şey 12 saatlik amip gibi camı izleyeceğim olan otobüs yolculuğu, müzik yok telefon yok mmeh alıştırma olur sanırım. "Bay bay gomtanım annem banyo yaptırcak"
 
Son düzenleme: