Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Gündemimizde madem Şeriat var bu günlerden farkı olmayan 90'lara ve İslami terörizm yıllarına geri dönelim.

1718849714656.png


Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında birçok aydın ve sanatçı, dönemin Sivas valisi olan Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak Sivas'a geldi. Kültür Merkezi içinde çıkan taşlı-sopalı çatışma, çok büyümeden polis tarafından önlendi.

Aziz Nesin'in "Bin yıllık Kur'an'a neden inanayım?" sözlerinin gazetelerde yankılanması üzerine olay iyice körüklendi ve kentte zaten olan gerilimi tırmandırdı. Binlerce kişiden oluşan karşıt grup, Kültür Merkezinden ayrılarak yeniden Hükümet Meydanı'na geldi. Hükümet konağını taşlamaya başlayan saldırganlar slogan atmaya ve Madımak Oteli civarına gelip slogan atmaya devam etti. Sloganlar laikliğe ve şeriata geldi. "Kahrolsun Laiklik!", "Yaşasın Şeriat!", "Şeytan Aziz!" şeklinde sloganlar atıp Madımak Oteli önündeki araçları yakmaya ve oteli taşlamaya başladı. Saldırganların halen daha kovuşturulabileceği saatlerde Aziz Nesin Ankara'daki Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü'yü arayıp "Bizi kurtarın" dedi. İnönü buna, "Hiç merak etmeyin, gerekli tedbirleri aldık" diyerek cevap verdi.

Saldırganlar daha sonra tutuşturulan perdeler ve otelin altında bulunan eşyaların yakarak Madımak Otelini yaktı. Saldırganlardan bazılarının "Allah'ım bu senin ateşin! İçeriye gönder!", "Cehennem ateşi işte!" dedikleri görüldü. Oteldekilerin kurtarılamaması sonucu, Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 33 kişi yanarak veya dumandan boğularak öldü.

Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişiden oluşan grup kendi olanaklarıyla ve ağır yaralar ile kurtuldu. İtfaiye merdiveninde kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin merdivendeki görevli tarafından itfaiye aracının etrafında toplanan saldırganların arasına itilerek linç edilmeye çalışıldı. Başından yaralanan Nesin'i linçten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabaları ile Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldü.

Olayın sonucu ise ağır oldu. 33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 saldırgan öldü. Akşam saatlerinde valilik tarafından ilan edilen 2 günlük sokağa çıkma yasağı ile tam hakimiyet sağlanabildi.

Katliam sonrası siyasilerin açıklamaları​

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş... Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır... Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır." dedi.

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, "Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir." ifadelerini kullandı.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, "Ne yapayım, yetkim yoktu." dedi.

Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, "Aziz Nesin'in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir." şeklinde açıklama yaptı.

Dönemin Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, "Olaylar, Sivas'a girmiş bir ekibin halkı tahrik etmesinin sonucudur." dedi.


 
Son düzenleme:
Duman - Köpekler
Faillerin yurtdışına kaçmış olmaları en kötü kısım. Bu ülkede katliam yapanların yakalanmamasına göz yumulur; hadis okuyan hakkında hemen ertesi gün tutuklanma kararı çıkarılır...
 
Gündemimizde madem Şeriat var bu günlerden farkı olmayan 90'lara ve İslami terörizm yıllarına geri dönelim.

Eki Görüntüle 57839

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında birçok aydın ve sanatçı, dönemin Sivas valisi olan Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak Sivas'a geldi. Kültür Merkezi içinde çıkan taşlı-sopalı çatışma, çok büyümeden polis tarafından önlendi.

Aziz Nesin'in "Bin yıllık Kur'an'a neden inanayım?" sözlerinin gazetelerde yankılanması üzerine olay iyice körüklendi ve kentte zaten olan gerilimi tırmandırdı. Binlerce kişiden oluşan karşıt grup, Kültür Merkezinden ayrılarak yeniden Hükümet Meydanı'na geldi. Hükümet konağını taşlamaya başlayan saldırganlar slogan atmaya ve Madımak Oteli civarına gelip slogan atmaya devam etti. Sloganlar laikliğe ve şeriata geldi. "Kahrolsun Laiklik!", "Yaşasın Şeriat!", "Şeytan Aziz!" şeklinde sloganlar atıp Madımak Oteli önündeki araçları yakmaya ve oteli taşlamaya başladı. Saldırganların halen daha kovuşturulabileceği saatlerde Aziz Nesin Ankara'daki Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü'yü arayıp "Bizi kurtarın" dedi. İnönü buna, "Hiç merak etmeyin, gerekli tedbirleri aldık" diyerek cevap verdi.

Saldırganlar daha sonra tutuşturulan perdeler ve otelin altında bulunan eşyaların yakarak Madımak Otelini yaktı. Saldırganlardan bazılarının "Allah'ım bu senin ateşin! İçeriye gönder!", "Cehennem ateşi işte!" dedikleri görüldü. Oteldekilerin kurtarılamaması sonucu, Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 33 kişi yanarak veya dumandan boğularak öldü.

Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişiden oluşan grup kendi olanaklarıyla ve ağır yaralar ile kurtuldu. İtfaiye merdiveninde kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin merdivendeki görevli tarafından itfaiye aracının etrafında toplanan saldırganların arasına itilerek linç edilmeye çalışıldı. Başından yaralanan Nesin'i linçten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabaları ile Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldü.

Olayın sonucu ise ağır oldu. 33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 saldırgan öldü. Akşam saatlerinde valilik tarafından ilan edilen 2 günlük sokağa çıkma yasağı ile tam hakimiyet sağlanabildi.

Katliam sonrası siyasilerin açıklamaları​

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş... Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır... Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır." dedi.

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, "Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir." ifadelerini kullandı.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, "Ne yapayım, yetkim yoktu." dedi.

Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, "Aziz Nesin'in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir." şeklinde açıklama yaptı.

Dönemin Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, "Olaylar, Sivas'a girmiş bir ekibin halkı tahrik etmesinin sonucudur." dedi.



İnsanlar şu dünyada ikiye ayrılır; İyiler ve Kötüler.
İnsanların ayrıldığı tek nokta budur. Diğer tüm her şey önemsiz. İsteyen inanır isteyen inanmaz. Aziz Nesin iyi bir insandı. Ama inanmıyordu. Olabilir. Bu onun kendi kişisel kararı. İnsanların kendi kişisel karaları başkasını zerre ilgilendirmez. Kim ne derse desin. Aziz Nesin'e karşı gelenler de cahilin teki yani. Apaçık belli. Madımak Katliamı, cahillerin boş yere bir sürü insanın yaralanmasına ve ölümüne sebep olduğu olaydır. Bunun başka bir açıklaması yok. Rahmetli Aziz Nesin hayatımda tanıdığım en iyi insanlardan biri. Allah Rahmet Eylesin, mekanı Cennet olsun.
 
Aslında bu olay "kişinin dini kendi çıkarları için kullanması ne gibi sonuçlara yol açabilir?" Sorusuna verilebilecek en güzel cevaplardan biri.
 
Madımak ve Maraş katliamları aynı ürünün zihniyeti. Aşırı milletçilik zarardan başka bir şey değil.
 
  • Hahaha
İfadeler: 62
Milliyetçilik dediğiniz şeyin İslam ile alakası yoktur. İslam ile birleşen şey ülkücülüktür. Ona da milliyetçilik denmez. Kavramların içini boşaltmayın.

Aşırı milliyetçilik görmek isteyen varsa ülkenin kurucularına bakabilir. Kalan şeyler diğer unsurlarla sentez edilip milliyetçilik diye halkın önüne atılan masallardır. Ayıp yahu. Bilmiyorsunuz bari sağa sola çekmeyin.
 
Milliyetçilik dediğiniz şeyin İslam ile alakası yoktur. İslam ile birleşen şey ülkücülüktür. Ona da milliyetçilik denmez. Kavramların içini boşaltmayın.

Aşırı milliyetçilik görmek isteyen varsa ülkenin kurucularına bakabilir. Kalan şeyler diğer unsurlarla sentez edilip milliyetçilik diye halkın önüne atılan masallardır. Ayıp yahu. Bilmiyorsunuz bari sağa sola çekmeyin.

Biraz yanlış anlamışsınız. Aşırı milliyetçilik derken kastedilen şey zaten milliyetçilik ile alakası olmayan şeyler. Faşizm veya ülkücülük gibi. Her şeyin aşırısı zarardır.
 
Yanlış anlamadım hocam. Aşırı milliyetçilik faşizm veya ülkücülük değildir. Onlar direkt ırkçılık seviyesinde sentezler.

Demek istediğim şey o işte hocam. Aşırıya kaçılan durumlarda kişi asıl amacından sapar ve farklı şeylere yönelir. Örneğin bugün insanlar dinci olmak yerine dindar olsaydı ülkemiz yüksek bir ihtimalle bu durumda olmazdı. Kendisini koyu Müslüman olarak nitelendiren kişiler öyle bir zehirlenme yaşadılar ki artık "ben koyu Müslümanım" söylemi geriye atıldı ve onun yerini "herkes Müslüman olmalı ve benim istediğim gibi yaşamalı." Safsatası aldı. Başka bir örnek vermek gerekirse "ne yapayım Müslüman olmayan Türkü" şiirinin etkisine kapılan sözde Türkler. Kendilerini Türk ve Müslüman olarak nitelendirirler ancak o kadar aşırıya kaçarlar ki Müslüman olmayanı Türk olarak görmezler. Doğrudan doğruya Türk tarihinin bir kısmını kafadan silerler yani.
 
  • Beğendim
İfadeler: 62
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.