Dün gece size yaşadığım sorunu ve çözümü bulunca yaşadığım dumuru anlatacağım. Bazen çözüm, daha önce bildiğiniz ama o an aklınıza gelmeyen bir bilgiden ibarettir. Böyle durumlar, sizin saatlerinizi ve enerjinizi bolca harcayabilir.
Öncelikle, 1 hafta önce yeni eve taşınırken PC hasar görmesin diye tüm bileşenlerini söküp kutularına güzelce yerleştirdim. Taşındıktan sonra ise bir cerrah titizliğinde hepsini geri topladım (RAM’ler hariç; RAM’leri takarken ve çıkarırken biraz hamal gibi davranmak gerekiyor).
Her şeyi iki monitörümle birlikte bağladıktan sonra güç tuşuna bastım ve roketi ateşledim...
Anakartım POST bildirimleri için QLED isminde LED’ler kullanıyor (bu, bazı anakartlarda bir LED ekran ile gösterilebilir; ikisi de yoksa buzzer dediğimiz ufak bir hoparlör ile bipleyerek size durumu bildirir):
Sarı LED: Anakart, RAM’ler ile anlaşıyor; DDR5 gibi vahşi bir hayvanla nasıl mücadele edeceğini öğreniyor. (Bu training aşaması bazen uzun sürebilir, hatta sıkışabilir ama son BIOS güncellemeleriyle bayağı kısaldı.) Sorun yok bu aşamada. Takılınca RAM’leri çıkarttım, yerlerini değiştirdim, düzgünce yerine taktım; bir iki CMOS sıfırlaması ile bu aşamayı atlattım.
Kırmızı LED: Anakart CPU’yu yokluyor. İşlemcide bir sorun yoksa bu aşama çok hızlı geçer.
Beyaz LED: Anakart GPU’yu yokluyor, görüntü aktarımını denetliyor. Bu aşama da görüntü arabirimlerinde bir sorun yoksa hızla geçer.
ve
Yeşil LED: Zurnanın zırt dediği yer. Bu aşama boot aşamasıdır; anakartın “ben hazırım, hadi neyi çalıştıracağız” dediği aşamadır. CMOS sıfırladıktan sonraki ilk açılışta, sürücünüzde boot edilmeye hazır herhangi bir işletim sistemi olsa bile default olarak önce BIOS’a girmeye zorlar. BIOS’tan çıktıktan sonra işletim sisteminiz boot edilir.
Benim yaşadığım durumda yeşil LED DONDU KALDI ve GÖRÜNTÜ YOK. Soğuk terler dökmeye başladım. İki monitörde de görüntü yok. Bu durumda çoğu insanın ilk aklına gelen “GPU mu bozuldu?” olur. iGPU’dan görüntü almaya zorlamak için GPU’yu söktüm ve monitörlerin birini iGPU’nun HDMI portuna taktım. GÖRÜNTÜ YİNE YOK!
Döktüğüm soğuk terlere ecel terleri de eşlik etmeye başladı. Kara kara düşünmeye başladım ve alışveriş sitesinde sepete anakart ekleyecek kadar duruma teslim oldum. Ama pes etmedim.
CPU üstündeki soğutucu bloğunu gevşetmek, hatta söküp soket pinlerini kontrol ettikten sonra geri takmak; BIOS flashback yapmak; tek RAM ile denemek, RAM yuvasını tek tek denemek derken bir mucize oldu ve Windows açıldı. Bu arada tabii monitörleri ve kablolarını da test ediyorum. O kadar çok kombinasyon var ki, monitörlerden hiç şüphelenmediğim için farkına varamamışım. İkisi birden bozulamaz, en azından biri çalışıyor olmalıydı. Ana monitörü iGPU’ya takınca görüntü geldi.
“Allah Allah, madem sorun yoktu niye böyle oldu?” derken aklıma geldi. Sistem boot etmeden önce önceliği GPU’daki DisplayPort’a veriyordu. Ben bu bilgiyi nasıl unuttum diyerek hayıflanırken bir şey fark ettim.
İkinci monitör olarak kullandığım eski monitörümde mavi “No Signal” ekranı bu sorunun başından beri hiç görünmemişti. Sonra o monitörün menüsünü kurcalamaya başladım; ne menü ne başka bir şey görünüyordu, sadece siyah ekran. Menüyü görmeden ezbere source ayarını değiştirmeye başladım. Her geçiş yaptığımda monitör kapanıp açılıyor, sonra yeniden siyah ekrana düşüyordu. Orada anladım ki monitör nanay.
Çalışan ana monitörümü DP dönüştürücü ile DisplayPort’a taktığım zaman BIOS ekranım artık görünüyordu. Yani sorunun özü, sistemin boot öncesi DisplayPort’a öncelik vermesi ve benim çalışan monitörümü DisplayPort yerine sürekli HDMI portunda denememden kaynaklıydı. Arızalı monitör DisplayPort’ta olduğu için iki monitörde de görüntü yoktu.
Aslında bozuk olan monitör komple bozuk olsaydı, sistem DisplayPort’ta cihaz göremediği için önceliği HDMI’a ve ana monitörüme verecekti ve bu kadar hengâme yaşanmayacaktı.
Ama bozuk olan monitörümün muhtemelen sadece paneli arızalı olduğu için panelin aydınlatması çalışıyordu ama siyah ekrandan ibaretti. Yani aslında görüntü vardı ama ben göremiyordum. Bu da sorunun tespitini zorlaştırıyordu.
Eski, bozuk bir monitörle bu savaşı ucuz atlattım. Artık sepete eklediğim anakartı sepetten çıkarabilirim.
Öncelikle, 1 hafta önce yeni eve taşınırken PC hasar görmesin diye tüm bileşenlerini söküp kutularına güzelce yerleştirdim. Taşındıktan sonra ise bir cerrah titizliğinde hepsini geri topladım (RAM’ler hariç; RAM’leri takarken ve çıkarırken biraz hamal gibi davranmak gerekiyor).
Her şeyi iki monitörümle birlikte bağladıktan sonra güç tuşuna bastım ve roketi ateşledim...
Anakartım POST bildirimleri için QLED isminde LED’ler kullanıyor (bu, bazı anakartlarda bir LED ekran ile gösterilebilir; ikisi de yoksa buzzer dediğimiz ufak bir hoparlör ile bipleyerek size durumu bildirir):
ve
Benim yaşadığım durumda yeşil LED DONDU KALDI ve GÖRÜNTÜ YOK. Soğuk terler dökmeye başladım. İki monitörde de görüntü yok. Bu durumda çoğu insanın ilk aklına gelen “GPU mu bozuldu?” olur. iGPU’dan görüntü almaya zorlamak için GPU’yu söktüm ve monitörlerin birini iGPU’nun HDMI portuna taktım. GÖRÜNTÜ YİNE YOK!
Döktüğüm soğuk terlere ecel terleri de eşlik etmeye başladı. Kara kara düşünmeye başladım ve alışveriş sitesinde sepete anakart ekleyecek kadar duruma teslim oldum. Ama pes etmedim.
CPU üstündeki soğutucu bloğunu gevşetmek, hatta söküp soket pinlerini kontrol ettikten sonra geri takmak; BIOS flashback yapmak; tek RAM ile denemek, RAM yuvasını tek tek denemek derken bir mucize oldu ve Windows açıldı. Bu arada tabii monitörleri ve kablolarını da test ediyorum. O kadar çok kombinasyon var ki, monitörlerden hiç şüphelenmediğim için farkına varamamışım. İkisi birden bozulamaz, en azından biri çalışıyor olmalıydı. Ana monitörü iGPU’ya takınca görüntü geldi.
“Allah Allah, madem sorun yoktu niye böyle oldu?” derken aklıma geldi. Sistem boot etmeden önce önceliği GPU’daki DisplayPort’a veriyordu. Ben bu bilgiyi nasıl unuttum diyerek hayıflanırken bir şey fark ettim.
İkinci monitör olarak kullandığım eski monitörümde mavi “No Signal” ekranı bu sorunun başından beri hiç görünmemişti. Sonra o monitörün menüsünü kurcalamaya başladım; ne menü ne başka bir şey görünüyordu, sadece siyah ekran. Menüyü görmeden ezbere source ayarını değiştirmeye başladım. Her geçiş yaptığımda monitör kapanıp açılıyor, sonra yeniden siyah ekrana düşüyordu. Orada anladım ki monitör nanay.
Çalışan ana monitörümü DP dönüştürücü ile DisplayPort’a taktığım zaman BIOS ekranım artık görünüyordu. Yani sorunun özü, sistemin boot öncesi DisplayPort’a öncelik vermesi ve benim çalışan monitörümü DisplayPort yerine sürekli HDMI portunda denememden kaynaklıydı. Arızalı monitör DisplayPort’ta olduğu için iki monitörde de görüntü yoktu.
Aslında bozuk olan monitör komple bozuk olsaydı, sistem DisplayPort’ta cihaz göremediği için önceliği HDMI’a ve ana monitörüme verecekti ve bu kadar hengâme yaşanmayacaktı.
Ama bozuk olan monitörümün muhtemelen sadece paneli arızalı olduğu için panelin aydınlatması çalışıyordu ama siyah ekrandan ibaretti. Yani aslında görüntü vardı ama ben göremiyordum. Bu da sorunun tespitini zorlaştırıyordu.
Eski, bozuk bir monitörle bu savaşı ucuz atlattım. Artık sepete eklediğim anakartı sepetten çıkarabilirim.
Son düzenleyen: Moderatör: