Bence ağır suçlar özelinde doğru yönde atılmış bir adım. Özellikle 15-18 yaş grubunda kasten öldürme gibi suçlarda yaş indiriminin her durumda otomatik uygulanması bana pek mantıklı gelmiyordu. 17 yaşında, ne yaptığını bilerek ve planlayarak bir insanı öldüren biriyle 12-13 yaşındaki bir çocuğu aynı ceza mantığı içerisinde değerlendirmek doğru değil.

ABD'de bu konuda çok daha sert örnekler var. Mesela sistem eyaletten eyalete değişiyor. Bazı ağır suçlarda çocukların dosyası yetişkin ceza mahkemesine aktarılabiliyor ve fail yetişkinlere uygulanan ceza rejimine oldukça yaklaşabiliyor. Yine de Türkiye'deki yeni düzenleme bunun kadar ileri gitmiyor gibi. Çocuk statüsünü ortadan kaldırmak yerine özellikle ağır suçlarda yaş nedeniyle yapılan indirimin otomatikliğini azaltıp hakime daha geniş değerlendirme alanı bırakacak gibi.

"18 yaşından bir gün küçükse ne yaparsa yapsın çocuktur" yaklaşımı da, "ağır suç işlediyse 14 yaşındaki çocuğu yetişkin gibi yargılayalım" yaklaşımı da bana doğru gelmiyor. Failin yaşı ve gelişimi kadar suçun planlı olup olmadığı, kastın ağırlığı, işleniş biçimi ve sonuçları da değerlendirilmeli bence.
 
Aynı anda çerçeve yasanın meclise sunulmasıyla malum örgüt üyelerinin yaptıklarının alelade cinayet olarak (Bölücü faaliyet olarak değil!) hukuk önünde yargılanacak olması ve çerçeve yasanın komikliği güldürüyor.
 
Bence toplum çok alıştı bu olaylara. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri eskisi kadar büyük tepki ile karşılanmıyor. Özgecan aslan olayında tüm Türkiye ayağa kalkmıştı. Katilini cezaevinde rahat yatırmadılar, cesedini mezarlığa bile kabul etmediler. Millet yıkmasın diye mezar yeri bile değil. Şimdi her hafta aynı haberler.
 
Evet, bunun yanında akran zorbalığı yapan çocuklara da artık ceza verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Herkes ne yapıyorsa bedelini ödemeli.