İnternette dalga konusu olan; yüzü ''
'' şeklindeki damla balığına ve 2013 yılında yapılan bir değerlendirmede ''dünyanın en çirkin hayvanı'' unvanı verilmiş. Üstüne bir de yetmezmiş gibi, bu güzelliği Çirkin Hayvanları Koruma Derneği’nin maskotu yapma kararı aldılar.
Üzülme damla balığı çirkin değilsin...
Sadece sudan çıkmış halin çirkin. Hangi balık çirkin değil ki? Gel gelelim bu durum damla balığının doğal görünümünü yansıtmamakta. Aslında damla balığı doğal ortamında, yani derin denizlerde oldukça farklı görünür.
Peki ya bir insanı suyun derinliklerine koyarsak? Basınçtan dolayı cilt şişecek ve buruşacak, yüz kasları da basınca karşı gerilecek ve yüzün şekli damla balığına benzer şekilde bozulacaktır... Yani doğal ortamında bulunmalı her canlı.

Balığın hikayesi uzak değil, 2003 yılına dayanıyor. Yeni Zelanda’nın kuzey batısında, bilimsel adı Psychrolutes microporos olan damla balığı ilk kez keşfedildi. Bilim insanlarının ''Bay Blobby'' adını verdikleri bu balık şu anda Avustralya’da bir müzede sergilenmektedir, tıklayarak gidebilirsiniz.
Doğal Ortamında Nasıl Görünüyor?
Derin denizlerin yüksek basıncı altında, damla balığının vücudu sıkıştırılmış ve kaslı bir görünüme sahiptir. Yüzgeçleri yoktur ve gövdesini dalgalanarak hareket ettirir. Büyük ve üzgün görünümlü gözleri, karanlık ortamda avını bulmasına yardımcı olur.
İşte balığın doğal yaşam alanındaki hali:
Kendi ortamında oldukça farklı bir görünüme sahiptir.
Çirkinliğinin sebebini öğrendiğimize göre biraz da bu güzelliğin kendisinden bahsedelim;
Yaşam Alanı ve Beslenme:
Avustralya, Tazmanya ve Yeni Zelanda kıyılarında, Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde yaşar. Aşırı basınca dayanabilen bu balık, dipte yatarak yengeç, ıstakoz ve deniz kestaneleri gibi avlarını bekler. Ağzı oldukça büyüktür ve avını bütün olarak yutar.
Üreme:
Damla balıklarının üreme biyolojisi hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Diğer derin deniz canlılarında olduğu gibi, yumurtlayarak üredikleri düşünülmektedir. Yumurtalarını kayalık zeminlere bırakan dişi damla balığı, yavrular yumurtadan çıkana kadar onların yanında kalarak koruma sağlar.
Tehditler:
Derin denizlerde yaşaması nedeniyle doğrudan avlanma tehdidi altında olmayan damla balığı, habitat tahribatı ve trol balıkçılığı gibi dolaylı tehditlerle karşı karşıyadır. Ayrıca, derin denizlerde biriken plastik kirliliği de bu ilginç canlının yaşaması için tehlike oluşturmaktadır.
Ayrıca:
Derin denizlerde yaşayan bu balık hakkında bilinen tüm bilgiler kabaca bunlardır.
Yakışıklı sizlere okuduğunuz için teşekkür ediyor.
Ve, unutmayın; okyanusların sadece %5'i keşfedildi, %95'ini ise bilmiyoruz...
Üzülme damla balığı çirkin değilsin...
Sadece sudan çıkmış halin çirkin. Hangi balık çirkin değil ki? Gel gelelim bu durum damla balığının doğal görünümünü yansıtmamakta. Aslında damla balığı doğal ortamında, yani derin denizlerde oldukça farklı görünür.
Peki ya bir insanı suyun derinliklerine koyarsak? Basınçtan dolayı cilt şişecek ve buruşacak, yüz kasları da basınca karşı gerilecek ve yüzün şekli damla balığına benzer şekilde bozulacaktır... Yani doğal ortamında bulunmalı her canlı.
- Damla balığı, 600 ila 1200 metre derinlikte yaşayan bir deniz canlısıdır. Bu derinliklerde, deniz seviyesine kıyasla çok daha yüksek bir basınç hakimdir. Bu basınç, damla balığının vücudunu adeta sıkıştırır ve dokularının şişmesini engeller.
Balığın hikayesi uzak değil, 2003 yılına dayanıyor. Yeni Zelanda’nın kuzey batısında, bilimsel adı Psychrolutes microporos olan damla balığı ilk kez keşfedildi. Bilim insanlarının ''Bay Blobby'' adını verdikleri bu balık şu anda Avustralya’da bir müzede sergilenmektedir, tıklayarak gidebilirsiniz.
Doğal Ortamında Nasıl Görünüyor?
Derin denizlerin yüksek basıncı altında, damla balığının vücudu sıkıştırılmış ve kaslı bir görünüme sahiptir. Yüzgeçleri yoktur ve gövdesini dalgalanarak hareket ettirir. Büyük ve üzgün görünümlü gözleri, karanlık ortamda avını bulmasına yardımcı olur.
İşte balığın doğal yaşam alanındaki hali:
Kendi ortamında oldukça farklı bir görünüme sahiptir.
Çirkinliğinin sebebini öğrendiğimize göre biraz da bu güzelliğin kendisinden bahsedelim;
Yaşam Alanı ve Beslenme:
Avustralya, Tazmanya ve Yeni Zelanda kıyılarında, Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde yaşar. Aşırı basınca dayanabilen bu balık, dipte yatarak yengeç, ıstakoz ve deniz kestaneleri gibi avlarını bekler. Ağzı oldukça büyüktür ve avını bütün olarak yutar.
Üreme:
Damla balıklarının üreme biyolojisi hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Diğer derin deniz canlılarında olduğu gibi, yumurtlayarak üredikleri düşünülmektedir. Yumurtalarını kayalık zeminlere bırakan dişi damla balığı, yavrular yumurtadan çıkana kadar onların yanında kalarak koruma sağlar.
Tehditler:
Derin denizlerde yaşaması nedeniyle doğrudan avlanma tehdidi altında olmayan damla balığı, habitat tahribatı ve trol balıkçılığı gibi dolaylı tehditlerle karşı karşıyadır. Ayrıca, derin denizlerde biriken plastik kirliliği de bu ilginç canlının yaşaması için tehlike oluşturmaktadır.
Ayrıca:
- Damla balığının yüzgeçleri yoktur ve gövdesini dalgalanarak hareket ettirir.
- Derin denizlerde yaşayan diğer canlılara göre oldukça yavaştır.
- Vücudunda pullar yerine deri bulunur.
Derin denizlerde yaşayan bu balık hakkında bilinen tüm bilgiler kabaca bunlardır.
Yakışıklı sizlere okuduğunuz için teşekkür ediyor.
Ve, unutmayın; okyanusların sadece %5'i keşfedildi, %95'ini ise bilmiyoruz...