Katılım
10 Ocak 2025
Mesajlar
369
Beğeniler
101
Merhaba,

Kısa vadede de olsa ara ara videolar izliyorum. Tabii ki yarısı dümenden ibaret. Fiyatlar ve yaşadıkları hayat için söylediklerinin neredeyse yarısı yalan olabiliyor. Daha fazla araştırınca anlaşılabiliyor. Tabii ki yine ben dışarı çıkıp kendi gözümle görmeden bunun da cevabı bana geçmeyebilir. Sizlerin deneyimlerine başvurmak istedim. El becerisine ve mesleki yeteneğe dayalı işlerde (özellikle inşaat, teknik el işçiliği, bakım-onarım gibi alanlar) kendime güveniyorum. Ortaokul mezunuyum ama en azından inşaat, dekorasyon alanında pratik deneyimim ve becerim var. Pasaportum kenarda duruyor, vize için bir şirketten sponsorluk alarak gitmeyi istiyorum. Artık nefes alamıyorum buralarda.

Şu kriterler benim için çok önemli:
  • İş imkanlarının bol olduğu, nitelikli el işçilerine ihtiyaç duyulan yerler
  • Hayat şartlarının nispeten uygun olduğu, tutumlu yaşayan biri için aşırı pahalı olmayan, huzurlu bir ortam
  • İnsan haklarına ve yabancılara karşı tutumu genel olarak iyi olan ülkeler
  • Kağıt işleri, bürokrasi vs. olsa da göğüslenebilir seviyede olsun
Aklımda özellikle Belçika, İsviçre var. Almanya ve Fransa gibi ülkeleri asla değerlendirmiyorum ve Belçika, İsviçre ikilisini daha yakın hissediyorum.
Belçika’da inşaat ve el işçiliği tarafında daha fazla seçenek duyuyorum, bu doğru mudur?

Dezavantajları (sürekli şirket kapısı çalmak, bürokrasi vs.) kabulüm, önemli olan uzun vadede stabil ve insanca bir hayat kurabilmek. Japonya’yı da severim ama eğitim seviyem nedeniyle orada iş bulmanın çok zor olacağını düşünüyorum, o yüzden şimdilik Avrupa’ya odaklanmış durumdayım. Deneyim yaşamış, benzer durumda gitmiş veya bu ülkelerde çalışan arkadaşlar var mı?

Saygıyla, samimi ve gerçekçi cevaplarınızı bekliyorum.

Teşekkürler.
 
Merhaba,

Kısa vadede de olsa ara ara videolar izliyorum. Tabii ki yarısı dümenden ibaret. Fiyatlar ve yaşadıkları hayat için söylediklerinin neredeyse yarısı yalan olabiliyor. Daha fazla araştırınca anlaşılabiliyor. Tabii ki yine ben dışarı çıkıp kendi gözümle görmeden bunun da cevabı bana geçmeyebilir. Sizlerin deneyimlerine başvurmak istedim. El becerisine ve mesleki yeteneğe dayalı işlerde (özellikle inşaat, teknik el işçiliği, bakım-onarım gibi alanlar) kendime güveniyorum. Ortaokul mezunuyum ama en azından inşaat, dekorasyon alanında pratik deneyimim ve becerim var. Pasaportum kenarda duruyor, vize için bir şirketten sponsorluk alarak gitmeyi istiyorum. Artık nefes alamıyorum buralarda.

Şu kriterler benim için çok önemli:
  • İş imkanlarının bol olduğu, nitelikli el işçilerine ihtiyaç duyulan yerler
  • Hayat şartlarının nispeten uygun olduğu, tutumlu yaşayan biri için aşırı pahalı olmayan, huzurlu bir ortam
  • İnsan haklarına ve yabancılara karşı tutumu genel olarak iyi olan ülkeler
  • Kağıt işleri, bürokrasi vs. olsa da göğüslenebilir seviyede olsun
Aklımda özellikle Belçika, İsviçre var. Almanya ve Fransa gibi ülkeleri asla değerlendirmiyorum ve Belçika, İsviçre ikilisini daha yakın hissediyorum.
Belçika’da inşaat ve el işçiliği tarafında daha fazla seçenek duyuyorum, bu doğru mudur?

Dezavantajları (sürekli şirket kapısı çalmak, bürokrasi vs.) kabulüm, önemli olan uzun vadede stabil ve insanca bir hayat kurabilmek. Japonya’yı da severim ama eğitim seviyem nedeniyle orada iş bulmanın çok zor olacağını düşünüyorum, o yüzden şimdilik Avrupa’ya odaklanmış durumdayım. Deneyim yaşamış, benzer durumda gitmiş veya bu ülkelerde çalışan arkadaşlar var mı?

Saygıyla, samimi ve gerçekçi cevaplarınızı bekliyorum.

Teşekkürler.
Evet, Belçika'da el işleri ve inşaat alanında öne çıkıyor. Tanıdıklardan biliyorum. Hem de Avrupa Birliği'nin başkenti.
 
Merhaba,

Kısa vadede de olsa ara ara videolar izliyorum. Tabii ki yarısı dümenden ibaret. Fiyatlar ve yaşadıkları hayat için söylediklerinin neredeyse yarısı yalan olabiliyor. Daha fazla araştırınca anlaşılabiliyor. Tabii ki yine ben dışarı çıkıp kendi gözümle görmeden bunun da cevabı bana geçmeyebilir. Sizlerin deneyimlerine başvurmak istedim. El becerisine ve mesleki yeteneğe dayalı işlerde (özellikle inşaat, teknik el işçiliği, bakım-onarım gibi alanlar) kendime güveniyorum. Ortaokul mezunuyum ama en azından inşaat, dekorasyon alanında pratik deneyimim ve becerim var. Pasaportum kenarda duruyor, vize için bir şirketten sponsorluk alarak gitmeyi istiyorum. Artık nefes alamıyorum buralarda.

Şu kriterler benim için çok önemli:
  • İş imkanlarının bol olduğu, nitelikli el işçilerine ihtiyaç duyulan yerler.
  • Hayat şartlarının nispeten uygun olduğu, tutumlu yaşayan biri için aşırı pahalı olmayan, huzurlu bir ortam.
  • İnsan haklarına ve yabancılara karşı tutumu genel olarak iyi olan ülkeler.
  • Kağıt işleri, bürokrasi vs. olsa da göğüslenebilir seviyede olsun.
Aklımda özellikle Belçika, İsviçre var. Almanya ve Fransa gibi ülkeleri asla değerlendirmiyorum ve Belçika, İsviçre ikilisini daha yakın hissediyorum.
Belçika'da inşaat ve el işçiliği tarafında daha fazla seçenek duyuyorum, bu doğru mudur?

Dezavantajları (sürekli şirket kapısı çalmak, bürokrasi vs.) Kabulüm, önemli olan uzun vadede stabil ve insanca bir hayat kurabilmek. Japonya'yı da severim ama eğitim seviyem nedeniyle orada iş bulmanın çok zor olacağını düşünüyorum, o yüzden şimdilik Avrupa'ya odaklanmış durumdayım. Deneyim yaşamış, benzer durumda gitmiş veya bu ülkelerde çalışan arkadaşlar var mı?

Saygıyla, samimi ve gerçekçi cevaplarınızı bekliyorum.

Teşekkürler.

9 ülke gezmiş ve 5+ yıl Almanya'da yaşamış biri olarak söylüyorum. Kesinlikle yurt dışı anlatıldığı gibi değil. Keza Japonya'da yine anlatıldığı gibi değil. İntihar oranları vb. çok yüksek özellikle gençlerin. İsviçre ve Norveç'in yaşanılabilir olduğunu düşünüyorum. Ancak iş imkanları kısmında yokum, bilgim kısıtlı. Sadece yurt dışı hayatını anlatabilirim.
 
Ortaokul seviyesinde çok zor açıkçası. Yeteneğinizi belgelemeniz, kaç yıl çalıştığınızı ispat etmeniz gerekiyor. Sertifika vs. gibi. YouTube'da Japonya'da yaşayan birisi vardı, dükkan açmış, ev de almış, evine yakın yerde çalışıyor, satış yapıyordu, el işçiliği. Bunun dışında ülke seçimi kişiye özel bir şey. Mesela ben çok araştırdım, kendim de gitmek istiyorum. Malta ile İspanya arasında kaldım, belki Portekiz de olabilir. Ben sıcak iklim ve denizi olan yerde yaşamak istediğimden dolayı. Kemiklerim kötü durumda ve fıtık var. Mesela Malta'ya sıcak bakmam, parayı bastırdığın gibi vatandaşı oluyorsun, kolay yormuyor. Yaş da ileriyken böyle düşüncem var; bazıları ada ülkesi diye beğenmiyor, bence daha iyi öyle olması. Tabii kişiye bağlı, herkesin farklı düşüncesi var.
 
Avustralya'da yaşadım. Benim için güzeldi, sessiz sakin hayat varmış dedim ama yaşamak istediğim ülke Norveç, hedefim de orası zaten. Almanya önermiyorum, Türkiye seviyesinde insanları cahil. İngiltere kırsal bölge hariç Hintli dolu.
 
9 ülke gezmiş ve 5+ yıl Almanya'da yaşamış biri olarak söylüyorum. Kesinlikle yurt dışı anlatıldığı gibi değil. Keza Japonya'da yine anlatıldığı gibi değil. İntihar oranları vb. çok yüksek özellikle gençlerin. İsviçre ve Norveç'in yaşanılabilir olduğunu düşünüyorum. Ancak iş imkanları kısmında yokum, bilgim kısıtlı. Sadece yurt dışı hayatını anlatabilirim.
Anlatıldığı derken Türkiye'de bulamayacağım nasıl bir huzur var mesela? Amaç kendime dönük ve işime gücüme bakıp, keyfime bakmak. Kimseye bağlı kalmamak. En nihai olarak da hayatta kalmak. Ben üstdüzey ihtiyaçları olan bir insan değilim. Mesela neler anlatabilirsin?

İzlanda çok güzel bir ülke ama çok çok pahalı bir ülke.
Pahalılık hangi alanlarda mesela, herşeyi için mi geçerli?

Dil bariyeriniz yoksa ispanya&italya gibi ülkelerde alacağınız €1.500'luk maaş ile hayattan alacağınız zevk kuzeyde €2.500 ile alacağınız zevkten daha fazla olur. Hayat kalitesi sadece maddi refah demek değildir.
En önce orada yapabileceğim işleri belki de vasıf gerektirmeyen ve zamanla öğrenilen el becerisi gerektiren işleri yapabileceğim seçeneklerin olmasıdır. Çünkü benden çok daha kötü durumda olup da bu tarz ülkelerde olanlar da var. Gözü kararttığımızda en azından minimal bir İngilizceyle davet almış olsam ya da bir şekilde şirket bulmuş olsam bu konu üzerinden gidersek başka neye ihtiyacım olabilir? Şansım ne derecedir?

Evet, Belçika'da el işleri ve inşaat alanında öne çıkıyor. Tanıdıklardan biliyorum. Hem de Avrupa Birliği'nin başkenti.
Gerçekten öğrenci olmadan oralara gitmenin gerçek hayattaki karşılığı dil bariyeri dışında nedir sizce?