O da bi seçenek, ona göre eleme yapmak da seçilebilir. Sanıyorum Boo uygulamasında öyle bişey vardı. Bu arada ne kadar alıntı yapmaya çalışsam da yapamıyorum, çok eski bir sistemde firefox'dayım, düzeni biraz bozdum özür dilerim.
 
Kesinlikle, mesela bu konuda şöyle diyebilirim, çocukluktan beri uyum sağlayabilen bir insanım. Karşı tarafa uyum sağlama gibi garip bir kişisel yeteneğim var ama ben ne kadar böyle olsam da yeri geldiğinde ben, yeri geldiğinde karşı taraf değişmeli bence. Kusurlarını sevmeli. Doğru olanda bu değil midir?
Belirli bir azınlığın bu fikri doğru bulması ve benimsemesi, karşı tarafın da doğrusunun bu fikirde olacağı anlamına gelmiyor, senin için doğru olan partneri bulmanın sıkıntılarından birisi de bu tür fikirler. :)
 
Aynı kadın tiplemesinin sırnaşık olan halinde de pek bir fark yok. Kadınların çoğu fiziksel anlamda çaba harcamıyorlar. Eskiden hani kadınlar erkeklerden daha hızlı büyür diye bir post vardı. Yanlış. Kadınlar ve erkekler anladıkları taktirde gelişirler.

Zaten tek taraflı çaba varsa bir taraf sebmiyor oyalıyor demektir, kadınlar bunu çok yapıyor. Senle işi bitse bile haberin olmuyor, arkadan yeni seçenekleri değerlendirmeye çoktan başlıyor. Senden iyisini bulduğu anda şutluyor.

Aslında aynısını bizim de yapmamız lazım ama kendimde bu karaktersizliği bulamıyorum.

Benim bahsettiğim kız böyle değildi ama, sevgi dili fiziksel değildi sadece. Yine de bir noktadan sonra yıpratıyor,
 
Zaten tek taraflı çaba varsa bir taraf sebmiyor oyalıyor demektir, kadınlar bunu çok yapıyor. Senle işi bitse bile haberin olmuyor, arkadan yeni seçenekleri değerlendirmeye çoktan başlıyor. Senden iyisini bulduğu anda şutluyor.

Aslında aynısını bizim de yapmamız lazım ama kendimde bu karaktersizliği bulamıyorum.

Benim bahsettiğim kız böyle değildi ama, sevgi dili fiziksel değildi sadece. Yine de bir noktadan sonra yıpratıyor,
Ben yapmıştım. Kıza gittim anlık bir sinirle içimdeki her şeyi söyledim sonra da engelledim. Ondan sonra seçenekleri değerlendirdim, en iyi dediğimi seçtim fakat niyeyse aşırı takılı kalmıştım. Bu sebeple bundan sonra güven ilişkisi yapmaya başlayacağım. Güvenmiyorsam "bacım hadi bb" direkt.
 
Hoşlandığınızda bile zaman kaybı olabilir. Biraz ölçülülük her zaman iyidir.
Bu söylediklerinizi aslında bir dostunuzla da yapabilirsiniz. Olay şu ki, norm olarak görülen bir şeye genel bir yapıymış gibi bakıyorsunuz. Uyum tabii ki aranan bir şey fakat bence insan yalnız ölmesi gereken bir canlıdır. Belki dediğime katılmayacaksanız fakat kendi felsefemden size bir söz söyleyeyim, "Her insan kendi hayatını idame ettiren bir Tanrıdır." bence. Bu sebeple kendimizi eğiterek ve eski güdülerimizi kontrol ederek her isteğimize erişebiliriz. Ancak durum aşk veya dostluk gibi kavramlarda farklıdır. Çünkü insan tek taraflıdır ve öyle olmak zorundadır. İyi, kötü yanında birisinin olmasını istersen ne hoş binlerce kişi var. Fakat iş değer verme, saygı duyma, özveri gibi şeylere gelirse eğer gerçek zorluk başlar, insan burada kaybeder. Ben şahsi olarak 40 yaşımdan önce bir daha asla bir insana özveri vermek istemiyorum. Hedeflerim bir insandan daha değerli.
Bu dediğinize şöyle katılabilirim, ben istemsizce sevdiğim insanlara kendimden daha çok değer veren birisiyim ve hep bu özelliğimden dolayı kaybettim. Hem dostlukta hem aşkta bir dostum kaldı sadece onla da 10 yıldır arkadaşız. Yeni yeni insanlara kendimden daha fazla değer vermemem gerektiğini, hedeflerimi , kendimi, saygımı, gururumu (zaman zaman istisna benim için) başkasının önüne koymam gerektiğini, bunların çevremdeki herhangi bir kişiden daha önemli olduğunu özellikle kendime saygımın diğer insanlardan ve hedeflerden önemli olduğunu açıkçası biliyordum ama uygulamaya geçemiyordum. Bu da benim yapım ve umarım da bu huyum değişir.

Dediğim tam olarak budur, doğru kişi böyle olur. Sadece güldürenden ibarette olmamalı.
Mesele zaten aşık olmak değil, doğru kişiye aşık olmak. Bu yüzden ilk görüşte aşk tehlikelidir. Görüntüye hipnoz olan aciz insanın hayvansal bir özelliğidir. Doğru kişi vardır, bulmak zordur. Belki fikirleri senin örtüşen ruh ikizin farklı bir kıtada yaşıyor ne yapacaksın?
Doğru kişiyle nasip bir yerde çakışan kavramlar olduğunu düşünüyorum. Bu konulara da biraz dini inanç girecek ama ruh ikizim öyle bir yerdeyse bir gün illaki karşıma çıkacak değil mi? Bu da nasip olur işte. Nasibini koşsan bulamayabilirsin ama yürürken bile karşına çıkabilir. Sen arayamazsın o seni bulur gibi.
 
Kader dahil hiçbir şeye inanmıyorum, en dürüst ve gerçekçi yorumumu deneyimlerime bakarak söyleyebilirim "doğru insan var, Türkiye de değil."
Bu biraz siyasi mi oldu ? :D
Belirli bir azınlığın bu fikri doğru bulması ve benimsemesi, karşı tarafın da doğrusunun bu fikirde olacağı anlamına gelmiyor, senin için doğru olan partneri bulmanın sıkıntılarından birisi de bu tür fikirler. :)
Tabii ki bu benim doğrumdur mesela ama hani bilmiyorum dediğinizi okuyunca bende afalladım. Evet her ne kadar bu uyuşmalı bu uyuşmasa da olur desek de iş yine buna kalıyor. Acaba böyle bir genelsel kabul ettiğim doğruyu karşı taraf kabul etmese ve benim için daha kaderime yazılmış kişi o kişi doğru kişi olsa. Nasıl olurdu? Yani mesela iki tarafta yeri geldiğinde değişip fedakarlık yapmalı dediğimde , aslında benim kaderime yazılmış olan kişi bu kavramları doğru bulmasa veyahut dese ki "doğruysa zaten uyuşur kimsenin değişmesine gerek yok" dese ama o kişi benim kaderime doğru kişi olarak yazılmışsa nasıl bir uyum olurdu? Nasıl bir kaos olurdu merak etmiyor değilim.
Zaten tek taraflı çaba varsa bir taraf sevmiyor oyalıyor demektir, kadınlar bunu çok yapıyor. Senle işi bitse bile haberin olmuyor, arkadan yeni seçenekleri değerlendirmeye çoktan başlıyor. Senden iyisini bulduğu anda şutluyor.

Aslında aynısını bizim de yapmamız lazım ama kendimde bu karaktersizliği bulamıyorum.

Benim bahsettiğim kız böyle değildi ama, sevgi dili fiziksel değildi sadece. Yine de bir noktadan sonra yıpratıyor,
Aynı şekilde, zaten doğru kişi dediğimiz kavramda bunu sana yaşatmaz diye tahmin ediyorum. Zaten doğru kişi arayışında olan bir insan böyle bir şey yaşarsa üzülmek yerine zaten doğru kişi değil miş diye geçiştirmeli bence. Bu konuda insanlar çok duygusuz davranıyor karşısındakinin duygularını zorluklarını önemsemeden bir başkası için diğerini siliyorlar. Belki de o insanlar onun o an doğru olduğunu düşünerek bu hareketleri yapıyorlar ve "karma" denen şeyin kendilerine vurduğunda aynı şeyi yaşadıklarında belki de düzeliyorlar ve yanlış olduğunu anlıyorlar.
Bazende düzelene kadar aynı hatayı yapıyorlar.
Ben yapmıştım. Kıza gittim anlık bir sinirle içimdeki her şeyi söyledim sonra da engelledim. Ondan sonra seçenekleri değerlendirdim, en iyi dediğimi seçtim fakat niyeyse aşırı takılı kalmıştım. Bu sebeple bundan sonra güven ilişkisi yapmaya başlayacağım. Güvenmiyorsam "bacım hadi bb" direkt.
Sanırım sizde güven temelde yatıyor. Yanlış anlamayın belki de normal ve doğru olan budur ama sizin görüşünüzde biraz ego sezdim, lütfen yanlış anlamayın hakaret olarak değil ama sizce güvendiğiniz birisi olup sık sık kavga etseniz de şimdiye kadar en uyumlu kişi o da olsa. Yine de bırakır mısınız?

Doğru kişi yoktur. Afrikada beyaz bir insan bulmak gibidir. Zor bulursun.
Peki ya mutlu bir evlilik, hayatının sonrasını biriyle geçirmek. Bu tabi ki karşı cins olmak zorunda değil ama sizce bu kavramların hiç biri yok mu?