TL 10 senedir hızlı bir oranda değer kaybediyor.

Liseye ilk başladığım vakitlerde dürüm+ayran kampanyası vardı meşhur bir dürümcünün, 5 liraya karnımızı doyuruyorduk, 7-8 liraya mı ne köfte ekmek + patates alabiliyorduk, 10 liraya da krallar gibi menü alıyordum; çorba, kızartma, tavuk veya köfte ekmek arası, ayran...
Bugün en büyük banknot ile ikisini de alamıyorum, alsam dâhi gramajları ve içerik kalitesi aynı değil.
 
Ekran görüntüsü 2026-10-28 032800.webp

Ekran görüntüsü 2026-10-28 032838.webp


Sadece ikisine bakmanız sorunun cevabı için yeterli.
 
Benim bildiğim kadarıyla TL değer kaybediyor. Sizin düşünceniz nedir?
Selam;

1971 öncesine kadar dolarda altına dayalı bir sistem vardı. 1 ons altın 35 dolara sabitlenmişti, bu yüzden karşılıksız para basılamıyordu. Doların alım gücü de korunuyordu. Sonra Nixon doların altınla bağını kesti ve dolar "itibari para" kavramı ile ortalıkta kendi başına gezinmeye başladı. Fed de kafasına göre para basmaya başladı. Karşılıksız basılan dolarlar yüzünden, 1971'de 35 dolar olan ons altın günümüzde binlerce dolar seviyesine ulaştı ve şu an iç-dış borçta 40 trilyon dolar borcu ile dünyanın en borçlu ülkesi haline geldi. Bu borç ödenecek gibi de durmuyor, böyle bir niyetleri de yok zaten (şimdi anlıyoruz değil mi, savaşlar sadece dinsel olarak veya kaşını gözünü beğenmedim diye çıkmıyor, biraz da duygusal). Aslında dolarda aynen bizim TL gibi alım gücü olarak erimeye devam ediyor, sadece daha "yavaş".

Biz de durum daha vahim; hem evet: TL dolar karşısında değer kaybediyor, hem hayır: Dolar TL karşısında ülkemizde hala ucuzdur ve TL pahalıdır. Türkiye'de M1 ve M2 para arzı arttıkça: (Trading Economics verilerine göre M2 para arzı Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 29,48 trilyon Türk Lirası seviyesine ulaşmıştır) ekonomide M1 ve M2 para arzı, mal ve hizmet üretiminden/kapasitesinden daha hızlı büyürse, piyasadaki para miktarı artar, enflasyonist baskı oluşur. Tabii ki enflasyon tek başına M1, M2'den dolayı artmaz; döviz kurları (kur şokları), küresel emtia fiyatları ve maliyet unsurları da doğrudan etkiler. Araplar takastaki paralarını tam olarak çekmeye başladıklarında, herkesin malumu bir şekilde baskılanan dolar serbest bırakıldığında, borçları borçla ödeyemediğimiz, hatta bazı durumlarda hiç ödemeyip "ciddi" tavizlerle ertelediğimiz durumlar iyice baş gösterdiğinde, birkaç yılda kiraların, peynirin, zeytinin 10 katı arttığını görüp dahası olmaz diye düşündüğümüz bir zamanda daha da kötüsünü görmememiz için bir engel yok. İçimizde ekonomi okumuş arkadaşlar durumu çok daha iyi izah edeceklerdir, değerli yorumlarını görmek isteriz, biz de merak ediyoruz tam olarak neredeyiz (neredeyiz derken; uçurumun kenarında mıyız, düştük mü, düşerken tutunabileceğimiz bir dal var mı, yoksa boyuna düşmeye devam mı), vesselam.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Selam;

1971 öncesine kadar dolarda altına dayalı bir sistem vardı. 1 ons altın 35 dolara sabitlenmişti, bu yüzden karşılıksız para basılamıyordu. Doların alım gücü de korunuyordu. Sonra Nixon doların altınla bağını kesti ve dolar "itibari para" kavramı ile ortalıkta kendi başına gezinmeye başladı. Fed de kafasına göre para basmaya başladı. Karşılıksız basılan dolarlar yüzünden, 1971'de 35 dolar olan ons altın günümüzde binlerce dolar seviyesine ulaştı ve şu an iç-dış borçta 40 trilyon dolar borcu ile dünyanın en borçlu ülkesi haline geldi. Bu borç ödenecek gibi de durmuyor, böyle bir niyetleri de yok zaten (şimdi anlıyoruz değil mi, savaşlar sadece dinsel olarak veya kaşını gözünü beğenmedim diye çıkmıyor, biraz da duygusal). Aslında dolarda aynen bizim TL gibi alım gücü olarak erimeye devam ediyor, sadece daha "yavaş".

Biz de durum daha vahim; hem evet: TL dolar karşısında değer kaybediyor, hem hayır: Dolar TL karşısında ülkemizde hala ucuzdur ve TL pahalıdır. Türkiye'de M1 ve M2 para arzı arttıkça: (Trading Economics verilerine göre M2 para arzı Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 29,48 trilyon Türk Lirası seviyesine ulaşmıştır) ekonomide M1 ve M2 para arzı, mal ve hizmet üretiminden/kapasitesinden daha hızlı büyürse, piyasadaki para miktarı artar, enflasyonist baskı oluşur. Tabii ki enflasyon tek başına M1, M2'den dolayı artmaz; döviz kurları (kur şokları), küresel emtia fiyatları ve maliyet unsurları da doğrudan etkiler. Araplar takastaki paralarını tam olarak çekmeye başladıklarında, herkesin malumu bir şekilde baskılanan dolar serbest bırakıldığında, borçları borçla ödeyemediğimiz, hatta bazı durumlarda hiç ödemeyip "ciddi" tavizlerle ertelediğimiz durumlar iyice baş gösterdiğinde, birkaç yılda kiraların, peynirin, zeytinin 10 katı arttığını görüp dahası olmaz diye düşündüğümüz bir zamanda daha da kötüsünü görmememiz için bir engel yok. İçimizde ekonomi okumuş arkadaşlar durumu çok daha iyi izah edeceklerdir, değerli yorumlarını görmek isteriz, biz de merak ediyoruz tam olarak neredeyiz (neredeyiz derken; uçurumun kenarında mıyız, düştük mü, düşerken tutunabileceğimiz bir dal var mı, yoksa boyuna düşmeye devam mı), vesselam.
Çok güzel açıklamışsınız elinize aklınıza sağlık. O kötünün de kötüsü günler elbet gelecek ama acaba buna ne kadar uzağız onu merak ediyorum. Konuyla ilgili bilgi sahibi olmadığım için bende diğer arkadaşların yorumlarını bekliyorum.