Ev geçindiriyoruz, geleceği düşünmeyelim de ne yapalım? Keşke biz de hep anı yaşayabilsek. Daha fazla çalışmak, daha çok kazanmak lazım. Haftanın 6 günü çalışıyorum, 7 günü tamamlamak için ek iş yaptığım bile oluyor. :D

Bazı mesajlarda prens ve prensesler kitabın ortasından falan konuşmuş hocam, ben gerçekleri masaya bam diye koydum maalesef :D
 
Bazı mesajlarda prens ve prensesler kitabın ortasından falan konuşmuş hocam, ben gerçekleri masaya bam diye koydum maalesef :D
2008-2010 yıllarında internet kafede arkadaşlarla sabaha kadar DarkOrbit oynardık. Toplanıp çar kasardık, baskınlara giderdik. Bazen okul bile aklımıza gelmezdi, hatta bu yüzden sınıfta kaldığımız bile oldu. :D Anı en güzel yaşadığım dönem o yıllardı. :D
 
Belli bir yaştan sonra an'da kalamıyorsun; aile, iş güç derken gün bitiyor. İnsanlarda işte geleceği kurtarıp emekliğinde tadını çıkarmak istiyor. Hayat kısa, zaman acımasız. Ya yaşadın hayatı ya boşa geçmiş bir ömür olarak öleceğiz.
 
Çünkü islama göre yaşadığımız hayat gerçek değil. Hakikat bu değil yani, ve öldükten sonra da burası rüya gibi gelecek. Ve tabii gerçekliği de o zaman görmüş olacağız. Ölmek benim umurumda değil mesela, gerçeği görmek isterim çünkü. Ama dinsiz bir insan için sonrası yok, bu hayatı yaşayabilir. Şimdi bunlar varken Müslüman biri için neden değerli olsun ki?

Başka sebepleri de var değersizleşmesinin tabii. İnsanoğlu hep aç, hiçbir zaman hep mutlu olamayacağız. Biz insanız çünkü, yapımız bu doyumsuzuz. Ve diğer taraftan ölünce de yaşamamış gibi olacaksın. Ve ne yaparsan yap hayat nasıl istiyorsa sen de ona ayak uydurmak zorundasın. Her şey bizim elimizde değil.
Ama İslam dininde de bu dünyaya gelmiş olmanın bir anlamı var değil mi? Ve inanan insanların birçok sorumlulukları var. Yani bu dünyadaki yaşamın değersiz olması biraz çelişiyor bu durumla. Ve birçok Islam alimi medreselerde farklı şehirlerde ilim ve hakikat aradı. Kimi velayette buldu bu hakikatı kimi vahdet-i vücutta. Yani İslam'a göre bence bu dünya bir rüyadan ibaret değil gibi daha çok hakikatin arandığı bir yaşam alanı. Konunun uzmanı değilim, bu yüzden yanlış bilgi vermekte istemem.
 
Ama İslam dininde de bu dünyaya gelmiş olmanın bir anlamı var değil mi? Ve inanan insanların birçok sorumlulukları var. Yani bu dünyadaki yaşamın değersiz olması biraz çelişiyor bu durumla. Ve birçok İslam alimi medreselerde farklı şehirlerde ilim ve hakikat aradı. Kimi velayette buldu bu hakikatı kimi vahdet-i vücutta. Yani İslam'a göre bence bu dünya bir rüyadan ibaret değil gibi daha çok hakikatin arandığı bir yaşam alanı. Konunun uzmanı değilim, bu yüzden yanlış bilgi vermekte istemem.

Kitapta açıkça hakikatın ahiret olduğu söyleniyor. Ve çokça geçiyor bu konu, dünyanın göz boyamadan ibaret olduğu falan. Dünyada ne gibi bir hakikat aranıyormuş? Ve çelişki de yok, evet dünyaya gelmenin amacı var. İbadet etmek iyi amel işlemek, ahirete hazırlanmak kısacası. Onu da yapıyorum ben zaten. Yani geliş amacımı yerine getiriyorum, niye değerli olsun ki benim için hala. İnsan kendini ahirete hazır hissedince, dünya daha da değersizleşiyor. Gerçekten inançlı tevekküllü çoğu insan bu dediğimi der. Yaşamadan anlaşılacak bir şey değil ama kendini hazır hisseden hangi müslümana sorsan bunu der zaten. Bir tarafta cennet varken, bu dünyanın hiçbir değeri yok.

Bu demek değil tabii dünyayı umursamayacaksın falan, dünyada da iyi işler yapmamız gerekiyor. Ama konu o değil zaten, konu değer. Bir insanın sorumluluğu var diye yaşaması gerekiyor diye hayat değerli hale gelmiş olmuyor.

İslama göre dünya bir sınav yeri ve bir geçiş zaten. Asıl nokta değil, asıl nokta olmayan yeri de değerli görmüyorum. Değerli olan kısmı hakikate hazırlık yapmak, onun değerini biliyorum ama gerisi umurumda değil.