Konu Başlıkları Gizle
Blind Guardian'ın Nightfall in Middle-Earth albümünü anlattığım serinin 3. ve son bölümü.
Bir önceki bölüm:
Ted Nasmith — Tuor Reaches the Hidden City of Gondolin
Parçada, Eldar’ın Valinor’a gidişi, geçmişteki görkemi ve sonrasında yaşadıkları üzüntü ve kayıplar işleniyor. Şarkı, onların zarif ve melankolik varoluşlarını yansıtırken, aynı zamanda zamanın geçişiyle birlikte kaybolan şeylerin ağıtını tutuyor. Eldar’ın özlemleri ve umutları, geçmişin anılarıyla iç içe geçmiş durumda.
Bu, Beren ve Lúthien’in daha önceki hikayesiyle ilgilidir. Beren, Ani Alevler Savaşı’ndan sonra pek çok tehlikeyi tek başına göğüslemek zorunda kalan bir adamdı. Sonunda Doriath ormanına geldi ve orada, yaşayan en güzel Elf olan Lúthien’i buldu. Lúthien, Kral Thingol ve eşi Melian’ın, yani bir Maia’nın kızıdır. İkisi birbirlerine aşık olurlar, ancak Thingol, Beren’i bu aşkından vazgeçirmek umuduyla düğün bedeli olarak Morgoth’un tacındaki bir Silmaril’i belirler. Fakat herkesin şaşkınlığa uğratacak şekilde, Beren bu şartı kabul eder.
Finrod Felagund’dan yardım alır, ancak Sauron tarafından yenilgiye uğrar ve yakalanırlar. Finrod Felagund orada ölür ve Beren’i keder ve umutsuzluk kapar. Ancak Lúthien onun yardımına gelir ve onun büyük desteğiyle Beren, görevinde başarılı olur; fakat Silmaril’i büyük kurt Carcharoth’a kaptırır. Morgoth’un kalesi Angband’ın kapısında duran bu büyük kurt Beren’in elini ısırarak Silmaril’i ve elini kapar. Sonrasında kurt için büyük bir av düzenlenir ve bu av başarılı olur, ama Beren ağır yaralanır. Son bir öpücükle Lúthien’in yanında ölür; Lúthien ona Mandos’un Salonları’nda onu beklemesini söyler. Mandos’un salonları Elflerin ölünce gideceği yargı odasına benzetebileceğimiz bir yerdir, yargıcı Mandos’tur. İnsanlar buraya giremezdi, tüm insanların kaderi, Dünya’nın Çemberlerinden ayrılmaktı, fakat Beren Mandos’un Salonları’nda Lúthien’i beklemektedir.
Lúthien, ölmek için uzanır ve Mandos’un huzuruna çıkar. Bu durum çok istisnai bir durumdur ve kitapta pek açıklanmaz. Beren’in ölümünden duyduğu kederle ruhu bedeninden ayrılır. Mandos’un Salonları’nda, Mandos’un önünde, Valinor’da sonsuza dek duyulacak en güzel ve hüzünlü şarkıyı söyler. Elflerin ve insanların acılarını içeren iki tema dokur ve Mandos’un önünde diz çöküp ağlar. Bu, varlık tarihinde Mandos’un ilk ve tek kez merhamet hissetmesine neden olur. Mandos, Manwë’ye gider ve Eru’nun danışmanlığını ister. Neticede yapması için bir seçim Lúthien’e sunulur: İlk seçenek, ölümsüz diyarlar arasında Valar ile birlikte yaşamak ve tüm acılarından kurtulmak için dünyanın sonuna kadar orada kalmaktır. İkinci seçenek ise, Lúthien ve Beren’in Orta Dünya’da yeniden yaşamı tanıyacak olmalarıdır; ancak her ikisi de ölümlü olacak, mutluluk vaadi olmadan ölecek ve nihayetinde birlikte Dünya’dan ayrılacaklardır. O, ikinci seçeneği tercih eder.
Tuuliky - The Death
Alan Lee — The Words of Húrin and Morgoth
Albümü dinlemek için:
İzlemenizi tavsiye ettiğim canlı performanslar:
Son attığım video full konser kaydından oluşuyor ve doğal olarak başka albümlerden şarkılar da çalınıyor konserde. Grubun diğer şarkılarını görmek ve bu albümden de bir şeyler dinlemek için bakabilirsiniz. Grubun eski zamanlarından, çok iyi bir konser.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Alıntıları yaptığım PDF:
Kaynakça:
en.wikipedia.org
metalstorm.net
Kullandığım bütün görselleri tolkiengateway.net üzerinden aldım.
Bir önceki bölüm:
Blind Guardian'ın Nightfall in Middle-Earth albümünü anlattığım yazı serisinin 2. bölümü.
İlk bölüm:
İlk bölüm:
5) The Minstrel
Bu parça hakkında kesin bir çıkarım yapmak zord fakat Minstrel kelimesi “ozan” anlamına geliyor. Albümün tamamı Silmarillion’dan ilham aldığı için, buradaki ozan figürü muhtemelen Maglor ile özdeşleştirilebilir. Maglor, Fëanor’un oğullarından biridir ve en büyük ozanlardan biri olarak bilinir. Silmariller’in peşinde kardeşleriyle birlikte yıkıma sürüklenen Maglor, en sonunda...14) The Dark Elf
Bu kısa geçiş parçası Kara Elf olarak bilinen Eöl’ü konu alır. Her ne kadar parçada tek cümlelik bir söz olsa da Eöl’ün hikayedeki rolü büyüktür. İleride Gondolin’in düşüşünde önemli bir oynayacak olan Maeglin’in babasıdır.15) Thorn
Bu parçada ise Maeglin’in Gondolin’in düşüşünde nasıl bir oynadığı konu edilir ve parça bizi yine kitabın ilerilerine götürür. Maeglin’in dilinden dinlediğimiz hikayede, Maeglin Karanlıkların Efendisi Morgoth’un gücüne nasıl yenik düştüğünü ve ihanette bulunduğunu anlatıyor. Maeglin’in hasetinin temeli Gondolin Kralı Turgon’un yakın dostu olan İnsan ırkından Huor’un oğlu Tuor’un Gondolin’e gelişine dayanıyordu. Tuor ve Turgon’un kızı Idril birbirlerine aşık olurlar, en sonunda da evlenirler. Maeglin, aşık olduğu bu Elf güzelinin ölümlü bir adamı seçmesinden oldukça rahatsız oldu. Maeglin ayrıca madenciliğe çok ilgiliydi. Sürekli uzaklara açılır, yeni madenler keşfetmek için uğraşırdı. Bu süreçte Kral Turgon’un belirlemiş olduğu sınırları da sıkça ihlal ederek uzaklara giderdi. Gondolin’in gizli kalmasının çok önemli olduğu bu dönemde bu kural çok kritiktir. Yine sınırları aştığı bir gün Maeglin Orklar tarafından esir alınır ve Morgoth’un karşısına getirilir. Karşılaştığı büyük işkence ve Gondolin’in kralı olma ve Idril’le evlenme vaadiyle, Gondolin’in yerini Morgoth’a açıklar. Bunun sonucunda Morgoth büyük bir orduyla Gondolin’e saldırır ve Elflerin son umudu olan Gondolin de çöküp gider.Ama Maeglin sık sık, halkından az kişiyi yanına katıp tepelerin sınırlarının ötesine geçiyordu; Kral’ın ise, emrinin ihlal edildiğinden haberi yoktu; böylece işte bir gün Maeglin Orkların eline esir düştü ve Angband’a getirildi. Maeglin güçsüz ya da korkak değildi, ama orada yapılan işkence ruhunu zayıf düşürdü; Gondolin’in yerini, şehre çıkan yolları ve nerelerden saldırılabileceğini Morgoth’a anlatması karşılığında canı bağışlandı ve serbest bırakıldı. Morgoth’un keyfine diyecek yoktu; Maeglin’e, şehir alındığı zaman, onun adına şehri yönetme hakkını ve Celebrindal Idril’e sahip olmayı vaat etti; açıkçası, Idril’e duyduğu arzu ve Tuor’a beslediği nefret, Maeglin’in ihanetini kolaylaştırmış ve Kadim Günlerin tarihinde yazılı en rezil şeyi yapmaya itmişti. Sonra Morgoth, kimse ihanetten şüphelenmesin diye onu geri gönderdi; hem de böylece Maeglin, zamanı geldiğinde saldırıya içerden destek verecekti. Idril’in üzerine çöreklenen karanlık her an yoğunlaşırken, o, Kral’ın salonlarında yüzünde gülümseme ve kalbinde kötülükle yaşayıp gitti.
Ted Nasmith — Tuor Reaches the Hidden City of Gondolin
16) The Eldar
Bu parça Eflerin pişmalıklarını anlatan bir parça niteliğindedir. Elflerin tarihine ve kaderine odaklanıyor. Şarkıda, Eldar’ın görkemli geçmişi, kayıpları ve ayrılıklarından bahsediliyor. Eldar, Orta Dünya’daki en bilge ve en güzel varlıklar olarak bilinirken, zamanla yaşadıkları trajedilerle karşı karşıya kalmışlardır.Parçada, Eldar’ın Valinor’a gidişi, geçmişteki görkemi ve sonrasında yaşadıkları üzüntü ve kayıplar işleniyor. Şarkı, onların zarif ve melankolik varoluşlarını yansıtırken, aynı zamanda zamanın geçişiyle birlikte kaybolan şeylerin ağıtını tutuyor. Eldar’ın özlemleri ve umutları, geçmişin anılarıyla iç içe geçmiş durumda.
17) Nom the Wise
Bu parça ise bizi yine alıp biraz gerilere götürüyor. Beren ile Luthien’in hikayesinde Beren’e yoldaşlık eden ve Sauron’un güçleri tarafından katledilen Finrod Felagund’a ithafen Beren’in sözlerini dinliyoruz bu kısa geçiş parçasında.Thus he died
Nom the Wise
Lord of the caves and friend of man
Fair, and noble
Most beloved of the Noldor race
Paid the price, he redeemed the oath
Farewell my friend, farewell
Beren ve Felagund, Sauron’un çukurlarında esirdiler ve tüm yoldaşlarını kaybetmişlerdi; Sauron’un amacı, Felagund’u sona saklamaktı, çünkü onun büyük bir kudrete ve bilgeliğe sahip Noldo olduğunu anlamıştı ve görevlerinin sırrının onda olduğunu düşünüyordu. Ama kurt Beren için geldiğinde, Felagund bütün gücünü kullanarak aniden zincirlerini kopardı ve kurtadamla boğuşarak onu elleri ve dişleriyle alt etti, ama kendisi de ölümcül yaralar aldı. Sonra Beren’e şöyle söyledi: “Şimdi, denizlerin ve Aman dağlarının ötesindeki zamansız salonlarda uzun bir istirahata çekiliyorum. Yeniden Noldor’un arasına dönene dek çok uzun bir zaman geçecek; soylarımızın kaderleri apayrı olduğu için, belki hayatta veya ölümde bir daha karşılaşamayacağız. Elveda!” Sonra, kendisinin inşa ettirdiği devasa kulede, Tol-in-Gaurhoth’ta, karanlıkta öldü. Finwë hanedanının en zarifi ve gözbebeği, Kral Felagund Finrod böylece yeminini tuttu, ama Beren kederler içinde yanı başında kalıp yasını tuttu.
18) When Sorrow Sang
Bu parça Beren ile Luthien’in hikayesini daha genel olarak ele alıyor ve Luthien’in Beren için ölümlü olmayı seçmesini anlatıyor.Bu, Beren ve Lúthien’in daha önceki hikayesiyle ilgilidir. Beren, Ani Alevler Savaşı’ndan sonra pek çok tehlikeyi tek başına göğüslemek zorunda kalan bir adamdı. Sonunda Doriath ormanına geldi ve orada, yaşayan en güzel Elf olan Lúthien’i buldu. Lúthien, Kral Thingol ve eşi Melian’ın, yani bir Maia’nın kızıdır. İkisi birbirlerine aşık olurlar, ancak Thingol, Beren’i bu aşkından vazgeçirmek umuduyla düğün bedeli olarak Morgoth’un tacındaki bir Silmaril’i belirler. Fakat herkesin şaşkınlığa uğratacak şekilde, Beren bu şartı kabul eder.
Finrod Felagund’dan yardım alır, ancak Sauron tarafından yenilgiye uğrar ve yakalanırlar. Finrod Felagund orada ölür ve Beren’i keder ve umutsuzluk kapar. Ancak Lúthien onun yardımına gelir ve onun büyük desteğiyle Beren, görevinde başarılı olur; fakat Silmaril’i büyük kurt Carcharoth’a kaptırır. Morgoth’un kalesi Angband’ın kapısında duran bu büyük kurt Beren’in elini ısırarak Silmaril’i ve elini kapar. Sonrasında kurt için büyük bir av düzenlenir ve bu av başarılı olur, ama Beren ağır yaralanır. Son bir öpücükle Lúthien’in yanında ölür; Lúthien ona Mandos’un Salonları’nda onu beklemesini söyler. Mandos’un salonları Elflerin ölünce gideceği yargı odasına benzetebileceğimiz bir yerdir, yargıcı Mandos’tur. İnsanlar buraya giremezdi, tüm insanların kaderi, Dünya’nın Çemberlerinden ayrılmaktı, fakat Beren Mandos’un Salonları’nda Lúthien’i beklemektedir.
Lúthien, ölmek için uzanır ve Mandos’un huzuruna çıkar. Bu durum çok istisnai bir durumdur ve kitapta pek açıklanmaz. Beren’in ölümünden duyduğu kederle ruhu bedeninden ayrılır. Mandos’un Salonları’nda, Mandos’un önünde, Valinor’da sonsuza dek duyulacak en güzel ve hüzünlü şarkıyı söyler. Elflerin ve insanların acılarını içeren iki tema dokur ve Mandos’un önünde diz çöküp ağlar. Bu, varlık tarihinde Mandos’un ilk ve tek kez merhamet hissetmesine neden olur. Mandos, Manwë’ye gider ve Eru’nun danışmanlığını ister. Neticede yapması için bir seçim Lúthien’e sunulur: İlk seçenek, ölümsüz diyarlar arasında Valar ile birlikte yaşamak ve tüm acılarından kurtulmak için dünyanın sonuna kadar orada kalmaktır. İkinci seçenek ise, Lúthien ve Beren’in Orta Dünya’da yeniden yaşamı tanıyacak olmalarıdır; ancak her ikisi de ölümlü olacak, mutluluk vaadi olmadan ölecek ve nihayetinde birlikte Dünya’dan ayrılacaklardır. O, ikinci seçeneği tercih eder.
Tuuliky - The Death
19) Out on the Water
Bu parçada ise Beren ile Luthien’in tekrardan Orta Dünya’ya gelip ölümlü bir hayat sürdükleri zamanı anlatıyor. İkinci kez hayata döndüklerinde bir nehrin ortasındaki adada, Tol Galen’de yaşamlarını sürdürdüler.Out on the water
The island of the dead that live
There they dwelt
Until they left the world and
Still their deeds live forth in songs
20) The Steadfast
Bu parçada Morgoth’u dinliyoruz. Son büyük savaştan sonra Gondolin’in de düşmesiyle beraber bütün gücü eline geçirdiği düşüncesiyle konuşuyor kendi kendine.Now truly I am king of the world
Master of fate
Damned shall thy house be
Thou shall not question my power
Nor shall thou defy me further
21) A Dark Passage
Bu parça Morgoth’un zaferi ile sonuçlanan son büyük savaş Nirnaeth Arnoediath yani Sayısız Gözyaşı Savaşı’nı konu edinir. Bu savaşta Elfler ve İnsanlar birlik olmuş ve Morgoth’a karşı yürümüştür fakat bazı insanlar vardı ki Elfler ile tanışmadan önce Morgoth’un karanlığı altına girmişti, Elfler ve İnsanlara ihanet ederek onları arkadan bıçakladı. Böylece savaşın gidişatı değişti. Morgoth’un hizmetine aldığı insanlar doğuda ihanet ederken batıda diğer ordular büyük savaş halindeydi. Oradaki orduların içinden biri olan Hurin, çok kahraman biriydi. Bu şarkıda daha çok onun yaptığı işlerden bahsediliyor. Yanındaki herkes ölmüştü, Hurin tek başınaydı. Troller ve Orklar üstüne geliyorken Húrin iki eline aldığı baltalarla üstlerine yürüdü. Bu yaratıkları öldürürken her seferinde “Aurë entuluva! Gün tekrar gelecek!” diye bağırıyordu. En sonunda esir düşen Hurin ve çocukları Morgoth tarafından lanetlendi. Bu lanet Hurin’in Çocukları hikayesinde işleniyor, Orta Dünya’nın en kederli hikayelerinden biri.Hepsinin ardından Húrin tek başına sağ kaldı. Sonra kalkanını bir kenara fırlatıp baltasını iki eliyle kavradı; baltasının, düşüp gidene kadar Gothmog’un troll muhafızlarının kanıyla tüttüğü ve Húrin’in her can alışında “Aurë entuluva! Gün yeniden doğacak!” diye bağırdığı anlatılır şarkılarda. Húrin bu çığlığı tam yetmiş kez atmış, ama Morgoth’un emri üzerine onu canlı olarak yakalamışlar, çünkü Orklar elleriyle onu sımsıkı tutmuşlar, ama ona yapışan ellerini bile kesip atmış ve kesip attığı ellerin sayısı kabardıkça kabarmış, nihayet bu kalabalığın altında kalmış. Bunun üzerine Gothmog onu bağlamış ve alay ederek Angband’a kadar sürüklemiş.
Morgoth’un huzuruna çıkarıldı ama Húrin ona meydan okudu ve onunla alay etti. Bunun üzerine Morgoth, Húrin’i, Morwen’i ve çocuklarını lanetledi, onları karanlık ve acılı bir yazgıya mahkum etti ve Húrin’i zindandan çıkarıp Thangorodrim’in yüksek yerlerinden birinde bir koltuğa oturttu. Húrin burada Morgoth’un kuvveti ile kıskıvrak bağlanmış vaziyetteydi, Morgoth ise yanı başında durup onu bir kez daha lanetledi: “Otur burada şimdi ve kalbinin en kıymetlilerinin kötülüğe ve umutsuzluğa boğulacakları bu toprakların seyrine dal. Sen ki benimle alay etmeye ve Arda’nın yazgılarının efendisinin, Melkor’un gücüne karşı gelmeye cesaret ettin. Bu yüzden benim gözlerimle görecek, benim kulaklarımla duyacaksın ve her şey o korkunç sona ulaşana dek burayı asla terk etmeyeceksin.
Silmarillion, İthaki Yayınları, 2010, sf. 221–223
Alan Lee — The Words of Húrin and Morgoth
22) Final Chapther: Thus Ends..
Bu son parça ise her şeyin bitişini, Morgoth’un zaferini anlatır. Gondolin düşmüş, bütün Elfler dağılmış vaziyetteydi.Thus ends the fifth battle
By the treachery of men the field is lost
The night falls and great is the triumph of evil
The league is broken
The last vestige of hope lives in the hidden king
Only he troubles the dark one’s mind
Only he could bring ruin to the black foe
Though the land lies down in agony and the curse lives on
A new star shall arise
And a new day shall come, again
Albümü dinlemek için:
İzlemenizi tavsiye ettiğim canlı performanslar:
Son attığım video full konser kaydından oluşuyor ve doğal olarak başka albümlerden şarkılar da çalınıyor konserde. Grubun diğer şarkılarını görmek ve bu albümden de bir şeyler dinlemek için bakabilirsiniz. Grubun eski zamanlarından, çok iyi bir konser.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Alıntıları yaptığım PDF:
J.R.R. Tolkien - Silmarillion (İthaki) e-kitap indir
J.R.R. Tolkien - Silmarillion (İthaki) e-kitabını ücretsiz indirebilirsiniz. 3000’den fazla ücretsiz e-kitap Hattusa’da
hattusa.club
Kaynakça:
Nightfall in Middle-Earth - Wikipedia
Blind Guardian - Nightfall In Middle-Earth lyrics
International heavy metal webzine featuring forums, publications, news, and archives.
Kullandığım bütün görselleri tolkiengateway.net üzerinden aldım.