Filmograf'ın (Ali Yaşar) Recep Baltaş hakkında yaptığı uzun açıklama videosu

Güzel manipüle etmişsin, tebrik ederim. Videonun konusu, %50-%50 anlaşılan bir şeyden pay kırpılması. Adamın derdi, yazılı olarak anlaşılan payının derdinde. “Sözleşme yok” bahanesine sığınmışsın fakat Türk Borçlar Kanunu’na göre WhatsApp veya mail üzerinden yazılan pay, sözleşme niteliği taşır. Dolayısıyla “sözleşme yok” tarafına sığınman saçma.


Recep Bey yurtdışında olduğu için adam birkaç defa yazmış. Sonrasında Recep Baltaş “Biz videoyu çektik” demiş ve bundan sonraki bölümler için Şahin Ekşioğlu ile anlaştığını belirtmiş. Profesyonel iş hayatında böyle bir şey olmamalı; yollarını ayıracağın kişiye en az iki hafta önce haber verirsin. Filmograf defalarca mesaj attığını, Recep Baltaş’ın dönmediğini söylemiş. “Cevap vermezsen video çekeceğim” demiş ki hakkı. Ortada “Alın linçleyin” gibi komik bir durum yok. Sen “Sponsor ücretleri geldikçe göndereceğim” mesajını atmışsın ama olay o değil zaten. Yazımı baştan oku.


Bir başka komik bulduğum konu ise şu:
“Daha sonrasında Şahin Ekşioğlu ile anlaşıp video çekme kararı alınmış olması gayet doğal. Teknoloji alanında daha fazla bilgiye sahip bir insanı, temel amacı teknoloji üstüne konuşmak olan bir programa almak mantıklı bir iş.”
Başta kabul etmeyecekti o zaman, anlaşmayacaktı dostum. Böyle kafa yapısı mı var? O programdan günler önce haberler, kaynaklar toparlanıyor, konuşmalar hazırlanıyor; yani araştırma yapılıyor. “Teknoloji bilip bilmemek” ne alaka?


Saçmaladığın başka bir yer ise “Bu kadar kısıtlı bütçe” meselesi. Sen Recep Baltaş’ın muhasebecisi misin? “Kâr elde etmese verebilir mi?” diye sorarlar adama.


Linçleme olayına gelirsek, yukarıda yazdım. Ek olarak YouTube yorumlarında “Filmograf nerede?” diye soran insanlara hem Filmograf hem de Recep Baltaş cevap veriyor ve konu orada patlıyor. Hatta orada “solcular” meselesi geçiyor (Recep Baltaş YouTube’dan silmiş ama drama sayfalarında var, bakabilirsin). Sonra video çekiliyor, “Alın linçleyin” diye bir şey yok. Buradaki moderatörler tabii ki Recep Baltaş’ı savunuyor ve sen de o bahsettiğin “Türk insanının özünde körü körüne takip ettiği kişiyi, ürünü veya herhangi bir şeyi savunma huyu var” cümlesini doğruluyorsun.


Erlik bile video altına yorum atmış. Umarım “Erlik’i tanımıyorum, şöyle böyle” de demezsiniz ve adama saldırıp kötü bir şey yapmazsınız. Recep Baltaş video atınca gerçekleri göreceğiz zaten.

 
  • Şahsı desteğe gelen çoğu hesabın sıfır mesajı var.
  • Şahıs video çekmek için bir haftadan fazla bekledi ama benim hemen, anında cevap vermem bekleniyor.
  • Şahıs avukata danışıp video çekiyor, ben de avukatıma danışayım deyince haksız oluyorum.
 
Tamamen tarafsız yaklaşıyorum ve önceden yaşanan bazı dramalara & olaylara dayanarak hiçbir tarafi kesin olarak haklı bulamıyorum.

Recep abi kesin yapmış demem ancak daha önceden Technopat'taki bazı iğrenç olaylar, sonra bir arkadaş ile yaşadığımız olaylar falan derken artık kim haklı, kim değil idrak edemiyorum.

Eğer hangi taraf kendinin haklı olduğunu savunuyorsa çıkarsın kanıt sunsun, konuşmak veya birbirlerine laf atmak hiçbir şeyi çözmez.

Bana katılmayan çok kişi olabilir ancak hiç kimseyi köru körüne savunmayın. Ben de burada 1.5 yıldan fazladır bulunuyorum ve Recep abi için gelmiştim.
 

Herkes forum kullanacak diye bir kaide yok; kaldı ki yazmayacaktım fakat bir moderatör video olmasına rağmen manipülatif bir makale yazmış. “Manipüle” yazısını komik bulduğum için cevap vermek istedim kendisine. Burası da yankı odanız değil; bir forum, insanlar hesap açıp yazması gayet doğal.


Mağduriyet yaratan birinin, olayı zaten en başından bilen kişi olarak “ben de video için zamana ihtiyacım var” demesi absürt; çünkü mağdur olanın süreci toparlaması zaman alırken, suçlanan tarafın açıklamayı geciktirmesi yalnızca samimiyetsizlik olarak algılanır. Mağduriyet yaratan kişi olarak senin açıklama yapman, belirsizliği ortadan kaldırman gerekirken hâlâ karşılaştırma yapman ise durumun tuhaflığını artırır. Yani dürüstlük ve iyi niyet ilkesi gereği, karşısındaki kişiye zarar veren veya karışıklık yaratan tarafın iletişimde daha hızlı, şeffaf ve çözüm odaklı olması gerekir. İnsanların tepkisi yersiz değil.


Siz mağdur taraf değilsiniz; kaldı ki hukuki riskten kaçınmayı anlarım ama bu aynı zamanda zaman kazanma, delil karartma ve savunma stratejisi olarak yorumlanabilir. KVKK endişesi olsa bile, mağduriyet yaratan kişi olayı en başında net ve şeffaf şekilde açıklamak yerine 1 hafta geciktirerek süreci uzatması, samimiyetten çok sorumluluktan kaçış olarak değerlendirilir.


Umarım siz ve forum yöneticileriniz anlamışsınızdır. İyi forumlar.
 
Arkadaşlar Türkiye'de yaşıyoruz, olayı iki kişiden de duymadan kesin yargı vermek haksızlık olur bunu sosyal medyada dönen birçok drama esnasında görmüş olduk.

Şu an Recep Baltaş bu iddialara cevap verene kadar objektif olmak gerekirse haksız, cevap videosu gelene kadar da fikrim değişmez. Umarım iki tarafta sıkıntılarını çözer.

Ağızlarıyla kuş tutsalar da, yapılan bu boş dramalarla Recep Baltaş'ın cimri olduğuna kimse beni inandıramaz. Bana kalsa, Click almaması için konu onaylanmamalıydı bile.

Böyle bir şey iyi ki sana kalmamış diyelim o zaman.

Forumda herkes birine, bir ideolojiye veya başka bir şeye hakaret etmediği sürece haberleri, konuları ve olayları özgürce tartışabilir. Recep Baltaş bile böyle bir yorum yapmamışken senin böyle bir yorum yapman hiç hoş değil.

Ortada bir yanlış iddia varsa Recep Baltaş zaten iddiaları hakkıyla cevaplayacaktır, ben de böyle inanıyorum.
 
Son düzenleme:
Olayın açığa kavuşmasının iki çözümü var: Hukuk tabanında davaya gidilecek, sonuç neyse paylaşılacak veya hukuki süreçten önce iki taraf da mail ve yazışmaların paylaşılabileceğine dair yazılı beyan verecek. Kimse konuşulmamış bir %5 pay vermek zorunda değil, kimse sponsor ücretinin nasıl yarı yarıya yapılacağı hakkında bu kadar uğraşmak zorunda değil.

Kimse programla yollarının ayrıldığını bir gün önce mesajla öğrenmek, “Merak etme, ücretlerini göndereceğiz.” gibi bir mesaj alıp parasını beklemek ya da birisinin işlerini halletmesini beklemek zorunda değil. Kimse ortak fikirle ortaya çıkan bir şovdan, bir hizmetten “Abi ben seninle çekmekten vazgeçtim ya.” mesajıyla karşılaşmak zorunda değil.

Ali Bey’in hatası; her şey resmi sözleşme ile olmalıydı. Uzmanı değilim ama bir arkadaş, yazılı yazışma ve konuşmaların da geçerli olduğundan bahsetmiş. Öyleyse hukuki boyutta sonuca bağlanacağını düşünüyorum. Şahin Ekşioğlu’yla olanı da Ali Yaşar Beyefendi ile olanları da izlemiştim, hepsini de severek izliyordum. Recep Abi’yi de yaptığı işleri, teknik tarafa verdiği ağırlığı her zaman saygıyla ve zevkle izlemişimdir.

Technopat’tan sonra Techolay’da da her mecrada takip ettim kendisini; takip, beğeni, yorum vb. gün yüzüne çıkması için kendimce destekledim. Umarım Recep Abi de video çeker, iki taraftan da dinleriz. Bence kesinlikle yazışmalar paylaşılmalı, bu konuda bir uzlaşı olmalı. Her şeyin ortaya çıkması dileğiyle.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…