SF26
Bilgin
- Katılım
- 23 Aralık 2023
- Mesajlar
- 9.647
- Çözümler
- 23
- Beğeniler
- 9.633
Bilmiyorum ne düşünürsünüz ama Galatasaray ile doğuştan bağı bulunan GSÜ ve GSL'de olduğu gibi Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin de bu işe el atması gerektiğini düşünüyorum.
Galatasaray'daki durumu herkes biliyor, başkan olman için her şeyinle Galatasaray olman gerekiyor. Fenerbahçe ve Beşiktaş'taki durum zaten kaotik, tek tek açıp aktif duruma bakalım.
Fenerbahçe -nur içinde yatsın- Faruk Ilgaz'ın atılımıyla Göztepe Lisesi'nin adını değiştirilmesine ön ayak olmuş ve okulun adı Fenerbahçe Anadolu Lisesi olmuştu, aynı şekilde Fenerbahçe Üniversitesi de Aziz Yıldırım'ın ilk döneminin son 2 senesinde tamamen atılımı yapılmış ve kurulmuştu. Şu an ikisinin durumu şu; Anadolu Lisesi harabe ve niteliksiz öğrenci alımı yapıyor, üniversite ise boş beleş öğrenci alma derdinde lâkin okul yeni yerine taşınıp çok daha nitelikli hocaları okula çekmeye başladığı haberlerini almaya başladık, dolayısıyla artık birkaç sene içerisinde atılımı oturtmaya başlayacaklardır.
Beşiktaş'taki durum ise biraz daha farklı, Kabataş Vakfı Okulları'yla anlaşması var ve herkesin garibine gidecek ama aynı zamanda Kabataş Erkek-Kabataş Erkek Leylî-Beşiktaş Anadolu ve Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi'yle de organik bir bağı mevcut. Bu bağı açıklayayım; Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olmuş çok önemli 2 profil var Beşiktaş adına, birisi -nur içinde yatsın- Mehmet Işıklar nam-ı diğer Optik Başkan. çArşı'nın efsanesidir ve aynı zamanda bir öğretmendir. Diğeri ise -nur içinde yatsın- Süleyman Seba, hem Beşiktaş'ın şu anki marka değerinin oluşmasının en büyük pay sahibi hem de MİT'te görev almış bir subay. Beşiktaş Anadolu ve Atatürk Anadolu Liseleri ise konumları itibariyle Beşiktaş'a organik bağı olan, aynı zamanda da kulübün genç kategorilerdeki birçok sporcusunu okulları bünyesinde bulundurmuşlardır, dolayısıyla öğrencilerin nitelikli sporcu hayatının yanı sıra nitelikli bir lise hayatı geçirdikleri de ortada.
Üniversite bağlantısı ise lisenin aksine 0, hiç faaliyet yok.
Şimdi olması gereken -benim gözümde- nedir onu söyleyeyim;
1-) Fenerbahçe Spor Kulübü Fenerbahçe Üniversitesi ve Anadolu Lisesi'yle Galatasaray'dakine benzer bağı oturtmalıdır. İsimler aynıyken bunu yapmalılar. Aynı zamanda -okullar nitelikli duruma gelince- 1 veya 2 jenerasyon sonrasından itibaren tüzükte 'Liseyi veya üniversiteyi Fenerbahçe Lisesi veya Üniversitesi'nde başarıyla bitirmiş olmalıdır.' şeklinde belirtilmelidir, hem bu durum 'Fenerbahçe'nin içinden gelecek başkan' profili oluşturacaktır.
2-) Beşiktaş'ın Dikilitaş'ı gökdelenlerle doldurmak yerine Beşiktaş Üniversitesi gibi bir üniversiteye çevirmesi gerek, elinde ülkenin en prestijli 10 lisesinden 3'üyle apaçık bağın varken üniversiteyi de kurarak spor sahasındaki rekabetini eğitim alanına da taşırsın, eğitim alanındaki rekabet spor sahasındaki gibi sert değil aksine tatlı bir rekabeti getirmeli. Bu rekabet tüm üniversiteleri ileri taşıyacak düzeyde olmalıdır. Ayrıca üniversitenin kurulması hâlinde Kabataş Erkek-Kabataş Erkek Leylî-Beşiktaş Anadolu ve Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerine YKS sıralamaları dahilinde tüm öğrencilerden bağımsız olarak 15-20 kişilik ek kontenjan listesi de açılmalıdır. Bu durum hem okulları geçmişte yaptıkları ve gelecekte kulübe yapacakları desteklere karşılık onore edici olacak, hem de öğrencileri mezun oldukları lisenin prestijini kullanabilmesini sağlayacaktır.
3-) İlk iki seçeneğin olması hâlinde okullar devlet üniversiteleri olmalıdır, ülkenin en büyük 3 kulübünün öğrencilerden alacağı parada gözü olmamalı. Nitelikli öğrenciyi yetiştirirken öğrenciyi soyup soğana çevirmemeli, aksine öğrencilerin ekonomik sorunları göz ardı ederek öğrenim görmelerini sağlamalıdır.
Galatasaray'daki durumu herkes biliyor, başkan olman için her şeyinle Galatasaray olman gerekiyor. Fenerbahçe ve Beşiktaş'taki durum zaten kaotik, tek tek açıp aktif duruma bakalım.
Fenerbahçe -nur içinde yatsın- Faruk Ilgaz'ın atılımıyla Göztepe Lisesi'nin adını değiştirilmesine ön ayak olmuş ve okulun adı Fenerbahçe Anadolu Lisesi olmuştu, aynı şekilde Fenerbahçe Üniversitesi de Aziz Yıldırım'ın ilk döneminin son 2 senesinde tamamen atılımı yapılmış ve kurulmuştu. Şu an ikisinin durumu şu; Anadolu Lisesi harabe ve niteliksiz öğrenci alımı yapıyor, üniversite ise boş beleş öğrenci alma derdinde lâkin okul yeni yerine taşınıp çok daha nitelikli hocaları okula çekmeye başladığı haberlerini almaya başladık, dolayısıyla artık birkaç sene içerisinde atılımı oturtmaya başlayacaklardır.
Beşiktaş'taki durum ise biraz daha farklı, Kabataş Vakfı Okulları'yla anlaşması var ve herkesin garibine gidecek ama aynı zamanda Kabataş Erkek-Kabataş Erkek Leylî-Beşiktaş Anadolu ve Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi'yle de organik bir bağı mevcut. Bu bağı açıklayayım; Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olmuş çok önemli 2 profil var Beşiktaş adına, birisi -nur içinde yatsın- Mehmet Işıklar nam-ı diğer Optik Başkan. çArşı'nın efsanesidir ve aynı zamanda bir öğretmendir. Diğeri ise -nur içinde yatsın- Süleyman Seba, hem Beşiktaş'ın şu anki marka değerinin oluşmasının en büyük pay sahibi hem de MİT'te görev almış bir subay. Beşiktaş Anadolu ve Atatürk Anadolu Liseleri ise konumları itibariyle Beşiktaş'a organik bağı olan, aynı zamanda da kulübün genç kategorilerdeki birçok sporcusunu okulları bünyesinde bulundurmuşlardır, dolayısıyla öğrencilerin nitelikli sporcu hayatının yanı sıra nitelikli bir lise hayatı geçirdikleri de ortada.
Üniversite bağlantısı ise lisenin aksine 0, hiç faaliyet yok.
Şimdi olması gereken -benim gözümde- nedir onu söyleyeyim;
1-) Fenerbahçe Spor Kulübü Fenerbahçe Üniversitesi ve Anadolu Lisesi'yle Galatasaray'dakine benzer bağı oturtmalıdır. İsimler aynıyken bunu yapmalılar. Aynı zamanda -okullar nitelikli duruma gelince- 1 veya 2 jenerasyon sonrasından itibaren tüzükte 'Liseyi veya üniversiteyi Fenerbahçe Lisesi veya Üniversitesi'nde başarıyla bitirmiş olmalıdır.' şeklinde belirtilmelidir, hem bu durum 'Fenerbahçe'nin içinden gelecek başkan' profili oluşturacaktır.
2-) Beşiktaş'ın Dikilitaş'ı gökdelenlerle doldurmak yerine Beşiktaş Üniversitesi gibi bir üniversiteye çevirmesi gerek, elinde ülkenin en prestijli 10 lisesinden 3'üyle apaçık bağın varken üniversiteyi de kurarak spor sahasındaki rekabetini eğitim alanına da taşırsın, eğitim alanındaki rekabet spor sahasındaki gibi sert değil aksine tatlı bir rekabeti getirmeli. Bu rekabet tüm üniversiteleri ileri taşıyacak düzeyde olmalıdır. Ayrıca üniversitenin kurulması hâlinde Kabataş Erkek-Kabataş Erkek Leylî-Beşiktaş Anadolu ve Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerine YKS sıralamaları dahilinde tüm öğrencilerden bağımsız olarak 15-20 kişilik ek kontenjan listesi de açılmalıdır. Bu durum hem okulları geçmişte yaptıkları ve gelecekte kulübe yapacakları desteklere karşılık onore edici olacak, hem de öğrencileri mezun oldukları lisenin prestijini kullanabilmesini sağlayacaktır.
3-) İlk iki seçeneğin olması hâlinde okullar devlet üniversiteleri olmalıdır, ülkenin en büyük 3 kulübünün öğrencilerden alacağı parada gözü olmamalı. Nitelikli öğrenciyi yetiştirirken öğrenciyi soyup soğana çevirmemeli, aksine öğrencilerin ekonomik sorunları göz ardı ederek öğrenim görmelerini sağlamalıdır.