Şu konunun tamamı maalesef ülkemizdeki tartışma kültürünün yokluğunu gözler önüne seriyor.
Sizin derdiniz tartışmak değil. Karşınızdakine fikirlerinizi dikte ettirmek. Hatta o da değil, direkt bilmemek.
"Eleştiri yapacak olan kişi, önce eleştireceği şey hakkında düşünmek zorundadır."
"Zorunda değilim, bana ne? İnanmadığım tanrı üzerine mi düşüneceğim?"
"Beni ilgilendirmez, ben inanıyorum yani olmadığı bir senaryoyu düşünmekle mükellef değilim."
Düşüneceksiniz, yoksa argüman yoksunu videolar ile ateist olmuş veya Sözler Köşkü gibi saçma sapan oluşumları takip eden yeni yetmelerden farkınız kalmaz.
Sizde bu yok. Çünkü düşünmek de yok, inançlı ve inançsız olduğunuz fark etmeksizin yok. Bunun getirdiği şey de sürekli sığ, kendini tekrar eden argümanlar üzerinde dönmek, karşısındakine hakaret veya iğneleyici düzeyde konuşmak.
Olay "hahaha" emojisi değil. O sadece tartışma kültüründeki vahimliği gözler önüne seren bir tane somut örnek. Bilmediğimiz, cahil olduğumuz konularda, "İfade özgürlüğü" kavramına sığınmayı çok seviyoruz. Burada bile düşünmek yok çünkü.
Tartışma kültürü çerçevesi içinde ifade özgürlüğü vardır, kafanıza göre ifade özgürlüğü yoktur. Ha kafanıza göre ifade özgürlüğü varsa da buyurun, devam edin. Yan tarafın içler acısı haline dönüşmek istediğinizin kanıtı niteliğinde olmuş bu konu. Pek bir umudum yoktu, artık insanların %90'ı ile tartışma veya münazaraya girmeyeceğimi garantilemiş oldum sayenizde. Teşekkür ederim.
Tartışma ahlakı ve kültürü üzerine
İçinde tartışma kültürü hakkında biraz bile olsa kırıntı kalmış olan arkadaşlarımız belki okurlar diye bunu buraya bırakıyorum.
Dediğim gibi, ifade özgürlüğü kafanıza göre varsa devam. Bu zamana kadar bunun sonuçları bir kere bile değişmedi, rezil rüsva oldu felsefe kategorisi. Anlaşılan herkes bu durumdan memnun, aynı şekilde devam. Burayı da aynı rezillikte görmek için sabırsızlanıyorum.