or3m.d

Yetkin
Katılım
20 Ocak 2024
Mesajlar
548
Çözümler
7
Beğeniler
384
Üniversiteye başlayalı 1 ay oldu olmadı, kendimi kısıtlanmış hissediyorum. Evet, 4 sene bölümümün eğitimini alacağım ama sonra? Benim farklı ilgi alanlarım, farklı olmak istediğim kişiliklerim, farklı çalışmak istediğim işler var. En azından şu an üniversiteye yeni başladığım için böyle hissediyorum.

Düşünceleriniz nedir? Diyelim ki bölümümüzden mezun olduk ve diplomamızı aldık, kalan hayatım sabah 8, akşam 8 işe git gel mi olacak? Bence fazlası olmalı.
 
Bu tamamen senin karakterinde bitiyor. Üniversite içerisinde iken katılabileceğin binlerce etkinlik ve yeni insan tanıma fırsatın olacak. Sadece bunları bulman gerekiyor. Daha önce bir ön lisans bölümü bitirdim ve şimdi de bir lisans okuyorum. Neden? Meslek bana hitap etmediği için. 4 yıl okuduktan sonra hedeflerin doğrultusunda kendini geliştirebilirsin, ha şöyle de bir durum var eğer yapmak istediğin meslek bu değilse okumanın da anlamı yok.

Yapmak istediğin meslek için çalışman gerekiyor aksi halde asla mutlu olamazsın. Ben görüyorum, bölüme gelen insanlar oluyor ama mesleği asla istemiyorlar sadece ataması filan kolay diye geliyorlar, yarın onlardan hiçbir halt olmayacak mesela çünkü mesleğin hakkını veremeyecekler.
 
Bu tamamen senin karakterinde bitiyor. Üniversite içerisinde iken katılabileceğin binlerce etkinlik ve yeni insan tanıma fırsatın olacak. Sadece bunları bulman gerekiyor. Daha önce bir ön lisans bölümü bitirdim ve şimdi de bir lisans okuyorum. Neden? Meslek bana hitap etmediği için. 4 yıl okuduktan sonra hedeflerin doğrultusunda kendini geliştirebilirsin, ha şöyle de bir durum var eğer yapmak istediğin meslek bu değilse okumanın da anlamı yok.

Yapmak istediğin meslek için çalışman gerekiyor aksi halde asla mutlu olamazsın. Ben görüyorum, bölüme gelen insanlar oluyor ama mesleği asla istemiyorlar sadece ataması filan kolay diye geliyorlar, yarın onlardan hiçbir halt olmayacak mesela çünkü mesleğin hakkını veremeyecekler.
Şu an içerisinde olduğum bölüm çok da bana uzak bir bölüm değil.

Bana tek bir iş yapmak saçma geliyor. Bir insanın birden fazla hobisi olabilir ve bunları profesyonel şekilde yapmak isteyebilir. Ben oyun oynamayı da çok severim, gitar çalmayı da çok severim, yayıncılık yapmakta bir hayalimdir mesela. Üniversiteye gittiğimde hocalar gelecek senelerden tüyolar veriyorlar, "daha şunu şunu yapacaksınız, çok işiniz var" gibisinden sanki tüm hayatımız bu olacakmış gibi lanse ediyorlar.
 
Şu an içerisinde olduğum bölüm çok da bana uzak bir bölüm değil.

Bana tek bir iş yapmak saçma geliyor. Bir insanın birden fazla hobisi olabilir ve bunları profesyonel şekilde yapmak isteyebilir. Ben oyun oynamayı da çok severim, gitar çalmayı da çok severim, yayıncılık yapmakta bir hayalimdir mesela. Üniversiteye gittiğimde hocalar gelecek senelerden tüyolar veriyorlar, "daha şunu şunu yapacaksınız, çok işiniz var" gibisinden sanki tüm hayatımız bu olacakmış gibi lanse ediyorlar.
Hayır öyle değil. Ancak mesleğinin getirdiği monoton hayatın yanında hobilerle renklendirmek yine senin elinde. 8-17 çalışan bir memur olduğunu düşünelim. Hobilerini yapmaya zaman ayırabilir misin? Bence ayırabilirsin ancak şunu da diyebilirsin "Tüm gün çalıştım nasılsa şimdi dinleneyim"

Bence her şey yine sende bitiyor. Tanıdığım birisi var mesela hem işe gidiyor hem yüzmeye hem bisiklete hem koşuya ek olarak kendisine ait tarlası var orayla da ilgileniyor. Her sabah 5-6 gibi uyanıyor mesela. Zaman ayırmak isteyen insan her türlü ayırır.
 
Hayır öyle değil. Ancak mesleğinin getirdiği monoton hayatın yanında hobilerle renklendirmek yine senin elinde. 8-17 çalışan bir memur olduğunu düşünelim. Hobilerini yapmaya zaman ayırabilir misin? Bence ayırabilirsin ancak şunu da diyebilirsin "tüm gün çalıştım nasılsa şimdi dinleneyim"

Bence her şey yine sende bitiyor. Tanıdığım birisi var mesela hem işe gidiyor hem yüzmeye hem bisiklete hem koşuya ek olarak kendisine ait tarlası var orayla da ilgileniyor. Her sabah 5-6 gibi uyanıyor mesela. Zaman ayırmak isteyen insan her türlü ayırır.
Haklısınız, zaman ayırmak isteyen ayırıyor lakin ben bunu sürdürülebilir bir şey olarak görmüyorum. Tamamen öznel fikrimdir ama ben ne zaman hadi hayatımda bir şeyi değiştireyim desem, bunu max 1 hafta sürdürürüm. Aradan zaman geçer ve bir gün sabah 6 da kalktığımda "her gün 6 da kalk kalk nereye kadar?" diye isyan ederim muhtemelen. Kişilik meselesi.

Verdiğiniz örnek çok yaşanabilecek bir durum. Daha bugünlerde bile üniversiteden eve geldiğimde hiçbir şey yapasım olmuyor ve sadece evde oturmak istiyorum. Kampüsüm evden 1 saat mesafe uzaklıkta ve günümün çoğu yollarda veya otobüs beklemekle geçiyor. Hatta üniversiteye gitmeden önce ben sürekli dışarı çıkıp aktivite yapmak isteyen birisiydim, evde durmak sıkıcıydı. Artık o kadar çok dışarıda sosyalleşiyorum ve yollarda vakit geçiriyorum ki gına geldi. Evde oturmak daha mutlu ediyor.
 
Haklısınız, zaman ayırmak isteyen ayırıyor lakin ben bunu sürdürülebilir bir şey olarak görmüyorum. Tamamen öznel fikrimdir ama ben ne zaman hadi hayatımda bir şeyi değiştireyim desem, bunu max 1 hafta sürdürürüm. Aradan zaman geçer ve bir gün sabah 6 da kalktığımda "her gün 6 da kalk kalk nereye kadar?" diye isyan ederim muhtemelen. Kişilik meselesi.

Verdiğiniz örnek çok yaşanabilecek bir durum. Daha bugünlerde bile üniversiteden eve geldiğimde hiçbir şey yapasım olmuyor ve sadece evde oturmak istiyorum. Kampüsüm evden 1 saat mesafe uzaklıkta ve günümün çoğu yollarda veya otobüs beklemekle geçiyor. Hatta üniversiteye gitmeden önce ben sürekli dışarı çıkıp aktivite yapmak isteyen birisiydim, evde durmak sıkıcıydı. Artık o kadar çok dışarıda sosyalleşiyorum ve yollarda vakit geçiriyorum ki gına geldi. Evde oturmak daha mutlu ediyor.
İşte bu monotonluk hayatın daha başında iken alıyor insanı. En basiti TEMA Vakfı'na bile katılıp ağaç dikim etkinliklerine katılmak seni hem mental olarak hem de insan olarak rahatlatır.

Monotonluktan kurtulmanın ilk yolu kafayı değiştirmektir; yoksa evden işe, işten eve gelen bir insandan başka bir şey olamayız. Sadece insan oluruz. Yaşarız, görmeden, bilmeden, duymadan ama yaşarız yine.
 
Haklısınız, zaman ayırmak isteyen ayırıyor lakin ben bunu sürdürülebilir bir şey olarak görmüyorum. Tamamen öznel fikrimdir ama ben ne zaman hadi hayatımda bir şeyi değiştireyim desem, bunu max 1 hafta sürdürürüm. Aradan zaman geçer ve bir gün sabah 6 da kalktığımda "her gün 6 da kalk kalk nereye kadar?" diye isyan ederim muhtemelen. Kişilik meselesi.

Verdiğiniz örnek çok yaşanabilecek bir durum. Daha bugünlerde bile üniversiteden eve geldiğimde hiçbir şey yapasım olmuyor ve sadece evde oturmak istiyorum. Kampüsüm evden 1 saat mesafe uzaklıkta ve günümün çoğu yollarda veya otobüs beklemekle geçiyor. Hatta üniversiteye gitmeden önce ben sürekli dışarı çıkıp aktivite yapmak isteyen birisiydim, evde durmak sıkıcıydı. Artık o kadar çok dışarıda sosyalleşiyorum ve yollarda vakit geçiriyorum ki gına geldi. Evde oturmak daha mutlu ediyor.
Üniversite eğitimi sırasında okula gidip gelinen yol, otobüs beklemek, yol üzerinde geçirdiğin tüm zaman dilimleri çok değerlidir. Yani duygusal olarak söylemiyorum, bak kıymetini bil bunlar güzel günler falan değil söylemek istediğim, mantıksal ve psikolojik anlamda konuşuyorum o yol ve o yolda geçirdiğin zaman seni geliştirir, yürümek ve her gün yürümek seni bambaşka bir insan yapabilir. Arkadaşlarınla ya da yalnız yürüyüşler seni geliştirir, yeni fikirler yeni ufuklar açar sana. Birçok hobiden ve etkinlikten daha değerlidir. Özellikle de Üniversite yolu... Yürümekle ilgili yazılmış onlarca makale ve kitap var. Frederic Gros'un Yürümenin Felsefesi kitabını öneririm mesela size. Bu arada belki küçümsediğimiz şeyler o kadar da küçük değildir?
 
Üniversite eğitimi sırasında okula gidip gelinen yol, otobüs beklemek, yol üzerinde geçirdiğin tüm zaman dilimleri çok değerlidir. Yani duygusal olarak söylemiyorum, bak kıymetini bil bunlar güzel günler falan değil söylemek istediğim, mantıksal ve psikolojik anlamda konuşuyorum o yol ve o yolda geçirdiğin zaman seni geliştirir, yürümek ve her gün yürümek seni bambaşka bir insan yapabilir. Arkadaşlarınla ya da yalnız yürüyüşler seni geliştirir, yeni fikirler yeni ufuklar açar sana. Birçok hobiden ve etkinlikten daha değerlidir. Özellikle de üniversite yolu... Yürümekle ilgili yazılmış onlarca makale ve kitap var. Frederic Gros'un yürümenin felsefesi kitabını öneririm mesela size. Bu arada belki küçümsediğimiz şeyler o kadar da küçük değildir?
Dedikleriniz ne kadar mantıklı bilmiyorum, yürümekten nasıl bir değer çıkartabiliriz ki? Akşama kadar otobüsteyken içimden geçirdiğim tek şey, "artık eve gideyim, artık eve gideyim" oluyor.

Küçümsediğim şeylerdeki yakalayamadığım anlam nedir?
 
Dedikleriniz ne kadar mantıklı bilmiyorum, yürümekten nasıl bir değer çıkartabiliriz ki? Akşama kadar otobüsteyken içimden geçirdiğim tek şey, "artık eve gideyim, artık eve gideyim" oluyor.

Küçümsediğim şeylerdeki yakalayamadığım anlam nedir?
Aslında yukarıda bahsettim biraz. Otobüste ya da yolda tek başınızaysanız düşünürsünüz çünkü başka alternatifiniz yoktur. E bizim çağımızın en büyük problemi bu değil mi zaten, yalnız kalmak ve düşünmek. Bird dog yapmak nasıl omurga sağlığımıza iyi geliyorsa düşünmekte beynimiz için en sağlıklı egzersizdir. Ayrıca aklınıza tonla hemi fikir geldiğini göreceksiniz kimini not alır uygularsınız, kimini not alır uygulamazsınız, kimini de sonra not alırım der unutursunuz ama önemli olan bu fikirleri üretmeniz, hepsini uygulamak zorunda değilsiniz. Yürümenin beden sağlığı ile ilgili kısmı hariç, düşünmek ve zihin sağlığı üzerine inanılmaz bir etkisi var. Bunu sevdiklerinizle, ortak bir amaç içinde yaptığınızda da sosyalleşir, birlikte yol aldığınız ortamda kendinizi güvende hisseder ve amaclariniza daha rahat ulaşırsınız. Bu konuda daha satırlar yazabilirim ama anlaşılmışımdır diye düşünüyorum. 😇