Katılım
22 Aralık 2023
Mesajlar
2.011
Çözümler
1
Beğeniler
852
Merhaba,



Beyhan Budak'ın videosunda “Her şeyi kendinizde saklayın” diyor. Ben ise insanlara güvenip her şeyimi anlatıyorum. Sonradan bunun bana zarar verebileceğini şimdi fark ettim. Örnek olarak, eşim olsun. Eşimden ayrılma konusunu birine sır olarak anlattım diyelim; beş yıl sonra yeni birini bulduğumda o kişi bunu söylerse sıkıntı çıkabilir. Bu videoda da buna değiniliyor zaten.

Hep anlatan taraf benim. Karşıdaki kişi sadece dinliyor. Karşılıklı bir iletişim yok. Tek ben anlatıyorum ve bu yüzden geri bildirim almadığım için ilişki oluşmuyor. Bu sadece sevgili bağlamında değil; arkadaş, eş, dost gibi ilişkilerde de geri dönüş alamıyorum.

Ayrıca arayan taraf hep ben oluyorum ve genellikle telefonu açmaları için kendimi yalvarıyormuş gibi hissediyorum. Bir gün açmadıklarında başka zaman tekrar arıyorum falan. Bu da bana, bana değer verip vermediklerini düşündürüyor. Yukarıda bahsettiğim gibi, videoyu izledikten sonra “Beş yıl sonra arkamdan vururlarsa” diye düşünmeye başladım. Güvenmek hata gibi geliyor artık.

Tek ben anlattığım için insanların bana değer vermediğini düşünüyorum. Üstüne üstlük yargılayan, azarlayan, laf gömen kişiler de var. Hatalarımın bende olduğunu kabul ediyorum; ama yine de niye sürekli sorarım ki?

İyi sosyaller.
 
@Morthunel, güvenmek ya da güvenmemek gibi net sınırları olan bir şey düşünmemek en sağlıklısı bence. Yani her insana karşı duyulan güven derecesi aynı olmamalı, bu dereceye göre bir şeyler anlatılmalı/anlatılmamalı.

Örnekte bile bir tarafta eş varken diğer tarafta adı sanı bile olmayan herhangi biri var, bu iki kişi aynı seviyede mi şimdi? Eşle ilgili olan sorunlar yoldan geçene bile anlatılacak şeyler mi?

Bazı insanlar ilgiyi sever ve aranmak ister, bazıları sürekli ilgi altında olmayı sevmez, bazıları telefonda konuşmayı sevmez, bazıları da karşı tarafı umursamaz bile. Bu farklı kategorilerdeki insanlara tek tip muamele yapıp istediğini alamamak da insanı yorar.

Karşı tarafa göre şekil almak lazım, kısasa kısas.
 
@Morthunel, güvenmek ya da güvenmemek gibi net sınırları olan bir şey düşünmemek en sağlıklısı bence. Yani her insana karşı duyulan güven derecesi aynı olmamalı, bu dereceye göre bir şeyler anlatılmalı/anlatılmamalı.

Örnekte bile bir tarafta eş varken diğer tarafta adı sanı bile olmayan herhangi biri var, bu iki kişi aynı seviyede mi şimdi? Eşle ilgili olan sorunlar yoldan geçene bile anlatılacak şeyler mi?

Bazı insanlar ilgiyi sever ve aranmak ister, bazıları sürekli ilgi altında olmayı sevmez, bazıları telefonda konuşmayı sevmez, bazıları da karşı tarafı umursamaz bile. Bu farklı kategorilerdeki insanlara tek tip muamele yapıp istediğini alamamak da insanı yorar.

Karşı tarafa göre şekil almak lazım, kısasa kısas.
Hep bana taraf almaları sinir ediyor. Suç bende galiba. Güvenip, anlatıyorum ama bir bakmışım birinci derece akrabaların kulağına hemen gidiyor.
 
İlişkilerini ve hayatını masaya meze etmeye gerek yok, her şeyini saklı tutmak en iyisi.

Şu konuyu okuyunca sizin tek taraflı ilişkilerin çok cefasını çektiğinize kanaat getirdim, bir çevrenizi ve aksiyonlarınızı değerlendirin kâfi.
 
Yesn't.

Herkese aynı düzeyde güvenmemek ve herkese her şeyi anlatmamak lazım. Sürekli bir şeyler anlatıp karşılığında tepki görmeyince insan daha da üzülüp agresifleşebilir.

Dikkat etmek gerek.

Öyle bir şey oluyor maalesef. Tek taraflı iletişimden bıktım.

İlişkilerini ve hayatını masaya meze etmeye gerek yok, her şeyini saklı tutmak en iyisi.

Hiçbir şey söylememek anlamında mı olmalı?

Şu konuyu okuyunca sizin tek taraflı ilişkilerin çok cefasını çektiğinize kanaat getirdim, bir çevrenizi ve aksiyonlarınızı değerlendirin kâfi.

Eskileri boş verip yeni kişiler eklemek gerekir sanırım.