Anayasa'nın 38. maddesi ve Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, "Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz." Bu demektir ki suç teşkil eden fiili bizzat kim gerçekleştirdiyse ceza hukuku anlamında sorumlu olan kişi odur. Hesabın kimin üzerine olduğu, suçun işlendiği araç ile ilgilidir ancak suçun faili ile her zaman örtüşmeyebilir.
Diyelim ki ciddi bir suç işlendi, ihlal gerçekleşti:
Doğal olarak hesabın kayıtlı olduğu telefon numarasının sahibi şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılır. Çünkü dış dünyaya yansıyan ilk veri budur. Savcılık, bilişim suçları birimi aracılığıyla söz konusu mesajın atıldığı andaki IP adresini giriş yapılan cihaz bilgilerini ve HTS kayıtlarınıinceler. Eğer telefon numarası sahibi hesabı bir başkasına verdiğini ve o sırada kendisinin hesabı kullanmadığını ispat edebilirse (veya yapılan teknik incelemeler suçun işlendiği konumun yahut cihazın telefon sahibiyle uyuşmadığını kanıtlarsa) odak noktası hesabı asıl kullanan kişiye kayar.
Kısaca, ciddi bir soruşturma durumunda başın ağrıyabilir. İspat sorumluluğun olur.