Yok değil o paraya çok daha iyi işler yaparım, iki gözüm Türkiye'de durmam
O açıdan haklısınız. Paranın arttırılabilme ihtimali vs. ile daha mantıklı şeyler yapılabilir.
Emlak mısın hoca sen

orantılı demiş bir de

Kadıköy'den daire al 40M a.
Benim alım gücümü (Alakasını anlamadım.) tiye alır şekilde ad hominem safsata cevabınıza ithafen bölgenin neden bu kadar pahalı olduğunu istatistiklerle ve tarihi süreçle açıklayacağım.
İstanbul’un sosyoekonomik haritasına baktığımızda, yakalar arasında belirgin bir fark ortaya çıkıyor. Avrupa yakasının ortalaması 143, Anadolu yakasının ise 154 seviyesinde.
lotusfinans.com
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülke genelindeki hane halklarının sosyoekonomik durumunu ortaya koyan kapsamlı bir çalışmayı ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
www.marketingturkiye.com.tr
Bu istastiklere baktığımızda görüyoruz ki Kadıköy İstanbul’un küçük bir farkla, Türkiye’nin ise açık ara en gelişmiş ilçesi! Ne kadar da şaşırtıcı değil mi?
Bilmiyorsanız diye sosyoekonomik seviyenin tanımını ve nasıl hesaplandığını da atıyorum.
Sosyoekonomik seviye, hane halklarının sosyal ve ekonomik durumlarını belirli ölçütlere göre değerlendiren bir sosyolojik ölçü aracıdır.
“Sosyoekonomik seviye (SES), hanehalkını oluşturan fertlerin gelir seviyesi, ortalama eğitim süresi ve meslek bilgilerine göre hesaplanmaktadır. Hesaplamada kullanılan her bir bileşene kendi içerisinde 0 (en düşük) ve 100 (en yüksek) olacak şekilde skor değeri atanmıştır. Eğitim skorunun %50’si, gelir skorunun %30’u ve meslek skorunun %20’si alınarak hesaplanmıştır. Hanehalkı sosyoekonomik seviye skoru "0" ile "300" arasında değer almaktadır.”
Kaynak:
https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/57942/metadata
Görüldüğü üzere Kadıköy’de çok büyük bir yüksek sosyoekonomik seviyede nüfus da var!
Bunlar da TÜİK’in ADKNS’den alınmış vergilerle SES değerlendirmesi yaparken ölçüt aldığı gelir seviyesi. Türkiye gibi vergi şeffaflığının düşük olduğu demokratik olmayan rejimlerde bu verilerin sorgulanabilirliğinden ve yüksek ihtimalle ‘zengin’ şahısların alt sınır olarak gösterdiği gelir seviyesinin bu olduğuna inanıyorum.
SES verileri geçtiğine göre bölgenin tarihsel gelişimini de anlatayım.
Kadıköy, Osmanlı İstanbulu’nun Bilad-ı Selase dediğimiz ‘Üç Belde’ olarak geçen Suriçi, Pera ve Üsküdar’dan Üsküdar’a bağlı eski bir İstanbul sayfiye alanı, bu yüksek SES seviyesi Osmanlı’ya dayanıyor yani.
Desteklemek için geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet’te edebiyattan alıntılar yapacağım. Ne de olsa Edebiyat toplumun aynası.
Peyami Safa, Canan
“Buraları Kadıköy’ünün sımsıkı şehir hayatından uzak, ama yine medeni yerleridir. Güneşli, az insanlı, tozlu bir yol. Küçük büyük bahçeler içinde zarif binalar. Bazılarında belli ki vaktiyle saltanat sürülmüş…”
Safiye Erol, Kadıköyü’nün Romanı
“İskeleye ayak basınca adeta başka bir hava ile karşılaşırsın.”
Halit Fahri Ozansoy’un Mütareke yıllarından hatıratı:
“Hepimiz Kadıköy’de otururduk… O tarihte Kadıköy aşağı yukarı bir şairler beldesi olmuştu.”
Bak, Kadıköy’de o dönem de derdi tasası az, zengin, şair, sanat sepet tayfa yaşıyormuş.
Bağdat Caddesi, Kadıköy, Fenerbahçe, Suadiye, Kalamış, buralar Boğaziçi köyleri ile birlikte anılan ve anılmış bölgeler, toplum nezdinde sembolik değeri her zaman üst olan ve ev değerinden ziyade sembol olarak belirli bir SES’in üstünde kişilerin semtleri olarak oturmuş. Asgari ücret 500 TL iken buralar gene ulaşılabilir değildi. Peki Osmanlı’da var olan bu uçurum neden kapanmadı? Bilmem, o da bana kalsın.
Bu objektif verilerin varlığına göre bir fikir belirtmeme istinaden sizin de karşı argümanlarınızı beklemekteyim

.