emre259
Uzman
- Katılım
- 17 Aralık 2024
- Mesajlar
- 771
- Çözümler
- 5
- Beğeniler
- 651
Konu Başlıkları Gizle
Son birkaç yıldır gözümüze sokulan ve benim birazını bildiğim bu satış dönemini merak ettim ve araştırdım. Çok eskilere dayanan keyifli ve eğlenceli bir dönüşüm olmuş. Aranızda benim gibi merak edenleriniz varsa olabildiğince akıcı ve hikayesel anlatarak konuya giriyorum. Bazı kısımlarda yapay zekadan destek alınmıştır.
Her şey 1950’lerin ABD’sine dayanıyor. Şükran Günü (Thanksgiving), her Kasım ayının dördüncü Perşembesi kutlanırdı. Ertesi gün yani Cuma, insanlar tatilde olduğu için sokaklara alışverişe çıkar, bununla beraber mağazalar yılbaşı öncesi sezonu başlatırdı.
Eski tarihlerde kayıtlara geçen bilgilere göre o gün Pensilvanya sokakları öylesine kalabalık olurdu ki, trafik ve hırsızlık olayları artar, şehirde kaos hakim olurdu. Polislerde o günü “Black Friday olarak anmaya başlamış, sebebi ise normalden daha yoğun çalışmaları. Donut yiyen ABD polislerinden olmak vardı
Zamanla bu isim evrime uğramış. Mağazacılar ticaret hacminin genişlediğini ve kârda olduklarını gördükten sonra çeşitli kelime oyunlarına başvurmuşlar. İşin ilginç tarafı bu kelime oyunu hem Türkçe hem de İngilizce'de kısmen tutuyor. Muhasebede Black kelimesi kâr, pozitif rakamlar olarak yerini tutuyor. Biraz bingo olmuş.
Black (Kaos, polis için kötü gün) ----> Black (kâr, pozitif rakamlar)
Kara (kötü, siyah, karanlık) ----> kâra (Kazanç)
İnternetin ve e-ticaretin yükselişiyle Amazon, eBay gibi platformlar bu günü çevrim içi bir şenliğe çevirdi. 2005’te “Cyber Monday” diye bir terim eklediler hayata. Bizde pek göremiyorum ancak onlar aktif olarak kullanıyor. İndirimlerin çevirm içi ve pazartesiye taşınmış hali. Tabii buınunla sınırlı kalmayarak Kara Cuma'da e-ticaretten nasibini aldı ve hızla devam ediyor.
Türkiye’de bu akım 2010’ların ortasında başladı. İlk başta sadece teknoloji mağazaları “Black Friday indirimi!”, “Cuma çılgınlığı!”) gibi kampanyalar yapıyordu.
Ancak zamanla Trendyol, Hepsiburada, n11, Amazon Türkiye, MediaMarkt gibi devler işin içine girdi. Kara Cuma ülkemizde çok uzun ömürlü olmadı. İsmi türkçeleştirerek “Efsane Cuma”, “Süper Kasım”, “Kasım Fırsatları” gibi alternatiflere evrildi. “Kara Cuma” isminin bazı dini hassasiyetlerle karışması istenmedi. Karışsa da tepkiler sert:
1993 yılında Çin’in Nanjing Üniversitesi'nde bir grup erkek öğrenci, “Sevgililer Günü hep sevgililer için biz bekârlar ne olacağız?” diye şakalaşmaya başlıyor. Kendilerine özel bir gün seçip tarihi özellikle 11 Kasım (11.11) olarak belirliyorlar çünkü:
Dört tane “1” (yani yalnız kişi sembolü) bir araya geliyor.
Dolayısıyla 11.11 → “Bekârlar Günü” (Singles’ Day) anlamına geliyor.
O gün birbirlerine küçük hediyeler alıyor, dışarı çıkıyor, eğleniyorlar.
Zamanla bu gelenek kampüsten çıkıp Çin’in geneline yayılıyor. Ülkemizde de N11'in bir numaralı sloganı.
Günün sonunda dünyada perakendenin en yoğun dönemi, üretim ve lojistik şirketleri için de rekor hazırlık zamanı. Ancak Türkiye’de fırsat ayı, aynı zamanda “gerçek mi bu indirimler?” tartışmalarının en yoğun olduğu dönem. Artık her yıl milyonlarca insan Kasım ayını “alışveriş zamanı” olarak bekliyor. Kimi gerçekten ihtiyaç için, kimi ise sadece bir şeyler almış olmak için alışveriş sırasını bekliyor. (Yazarken ihtiyacım olmamasına rağmen aldığım gamepad ile bakıştık.)
Başlangıç: 1950’ler Amerika’sı
Her şey 1950’lerin ABD’sine dayanıyor. Şükran Günü (Thanksgiving), her Kasım ayının dördüncü Perşembesi kutlanırdı. Ertesi gün yani Cuma, insanlar tatilde olduğu için sokaklara alışverişe çıkar, bununla beraber mağazalar yılbaşı öncesi sezonu başlatırdı.
Eski tarihlerde kayıtlara geçen bilgilere göre o gün Pensilvanya sokakları öylesine kalabalık olurdu ki, trafik ve hırsızlık olayları artar, şehirde kaos hakim olurdu. Polislerde o günü “Black Friday olarak anmaya başlamış, sebebi ise normalden daha yoğun çalışmaları. Donut yiyen ABD polislerinden olmak vardı
Zamanla bu isim evrime uğramış. Mağazacılar ticaret hacminin genişlediğini ve kârda olduklarını gördükten sonra çeşitli kelime oyunlarına başvurmuşlar. İşin ilginç tarafı bu kelime oyunu hem Türkçe hem de İngilizce'de kısmen tutuyor. Muhasebede Black kelimesi kâr, pozitif rakamlar olarak yerini tutuyor. Biraz bingo olmuş.
Black (Kaos, polis için kötü gün) ----> Black (kâr, pozitif rakamlar)
Kara (kötü, siyah, karanlık) ----> kâra (Kazanç)
Küresel Yayılım: 2000’ler
İnternetin ve e-ticaretin yükselişiyle Amazon, eBay gibi platformlar bu günü çevrim içi bir şenliğe çevirdi. 2005’te “Cyber Monday” diye bir terim eklediler hayata. Bizde pek göremiyorum ancak onlar aktif olarak kullanıyor. İndirimlerin çevirm içi ve pazartesiye taşınmış hali. Tabii buınunla sınırlı kalmayarak Kara Cuma'da e-ticaretten nasibini aldı ve hızla devam ediyor.
Türkiye’ye Gelişi: 2010’lar
Türkiye’de bu akım 2010’ların ortasında başladı. İlk başta sadece teknoloji mağazaları “Black Friday indirimi!”, “Cuma çılgınlığı!”) gibi kampanyalar yapıyordu.
Ancak zamanla Trendyol, Hepsiburada, n11, Amazon Türkiye, MediaMarkt gibi devler işin içine girdi. Kara Cuma ülkemizde çok uzun ömürlü olmadı. İsmi türkçeleştirerek “Efsane Cuma”, “Süper Kasım”, “Kasım Fırsatları” gibi alternatiflere evrildi. “Kara Cuma” isminin bazı dini hassasiyetlerle karışması istenmedi. Karışsa da tepkiler sert:
11.11’in Hikayesi
1993 yılında Çin’in Nanjing Üniversitesi'nde bir grup erkek öğrenci, “Sevgililer Günü hep sevgililer için biz bekârlar ne olacağız?” diye şakalaşmaya başlıyor. Kendilerine özel bir gün seçip tarihi özellikle 11 Kasım (11.11) olarak belirliyorlar çünkü:
Dört tane “1” (yani yalnız kişi sembolü) bir araya geliyor.
Dolayısıyla 11.11 → “Bekârlar Günü” (Singles’ Day) anlamına geliyor.
O gün birbirlerine küçük hediyeler alıyor, dışarı çıkıyor, eğleniyorlar.
Zamanla bu gelenek kampüsten çıkıp Çin’in geneline yayılıyor. Ülkemizde de N11'in bir numaralı sloganı.
Günün sonunda dünyada perakendenin en yoğun dönemi, üretim ve lojistik şirketleri için de rekor hazırlık zamanı. Ancak Türkiye’de fırsat ayı, aynı zamanda “gerçek mi bu indirimler?” tartışmalarının en yoğun olduğu dönem. Artık her yıl milyonlarca insan Kasım ayını “alışveriş zamanı” olarak bekliyor. Kimi gerçekten ihtiyaç için, kimi ise sadece bir şeyler almış olmak için alışveriş sırasını bekliyor. (Yazarken ihtiyacım olmamasına rağmen aldığım gamepad ile bakıştık.)
Son düzenleyen: Moderatör: