Kutsal bir kitap, güncel bir bilgiyi sırf çok önceden barındırdığı için doğru sayılır mı?

Batının bilimsel keşfinden sonra yeni patch geliyor öyle demeyin hocam. Veya olanı nereden nereye çekip, kendince yorumlar ama evrensel derler
 

Yani diyelim ki 1.500 yıl önce Roma'daki, X yerindeki veya herhangi bir yerdeki bilimsel teoriler, tahminler öne sürülüyor keşifler bulunuyor burada tamamız. Ama o sıralar Orta Doğu denilen yer cahil dolu olduğundan, bu bilgilerin orada bilinmesi neredeyse imkansız olduğundan ve tüm bu bilgilerin toplanıp Orta Doğu'ya dağıtıldığından dolayı neden tüm kutsallık Roma'nın veya o bilginin keşfedildiği yerin/kişinin değil de İslam'ın oluyor?

1500 yıldır yeni bir kutsal dinin çıkmamasının ana sebebi insanların artık kafası basmaya başlamasından, cahiliye dönemini çok geride bıraktığımızdan kaynaklanıyor. Şu dönemde birisi çıkıp ben A dininin / B peygamberinin / C tanrısının aracısıyım bana tapın dese kimsenin inanacağı yok tabii. Eski zamanlarda cahiliye dönemindeki insanlar kendilerine kolay bilgi sağlayacak birilerini aradığından her önüne gelene inanıyordu. Bu da zaten çoğu dinin çıkış sebebi olabilir fikrimce.
 
Son düzenleyen: Moderatör:

Var olan bir bilgiyi İslam veya herhangi bir dinin kutsal kitabında yazdığında zaten yazıyordu denmez. Ancak var olmayan ya da yanlış bilinen bir bilgi bulunduğunda eğer bu kutsal kitap da yazıyorsa işte buna yazıyordu denir. Söylediğiniz örnekte yine önceki verdiğiniz gibi insan olarak ben size yüzlerce teori söylerim bunların 50 doğru 50'si yanlış çıktığında bu beni doğru mu yapar yanlış mı? Sizce cahiliye dönemi 1.500 yıl öncemi bitmeye başladı? İnsanlık dönemi 100 bin yıldan daha fazla bir süredir var ve cahiliye dönemi bize mi denk geldi? Zaman çok değişik bir kavram bahsettiğimiz olayların üzerinden binlerce yıl geçmiş elbette hiç kimse ne olduğunu bilemez (Ben biliyorum diyen bile bilmiyordur.). Ancak burada insan mantığı ve inancı devreye giriyor. Okursun bakarsın araştırırsın mantıklı bir cevap ararsın mantıklıysa inanırsın mantıksızsa inanmazsın ama bilinmeyenler için doğru cevaplar bulmaya çalışmak bana çok mantıklı gelmiyor. Boş vakitlerimde çok araştırırdım halen daha araştırıyorum. Ancak bende halen doğru cevapları bulamadım. Çünkü insan beyni çok farklı bir kavram bunlardan önce onu anlamak bilmek öğrenmek gerekli bence.
 
1 - Kitabın değiştirilmediğini nereden biliyorsun? Sen de ben de o kitap yıllar önce inerken / yazılırken yoktuk. Fakat sen yine de buna sorgusuz sualsiz inanıyorsun.
Bugün bi abiyle konuşurken bana şunu dedi kısaca:
"Kuran değiştirilmediğine inanıyoruz ama Türkçe meal yaparken adam onu farklı yada yanlış çevirirse arapça bilmediğimizden bu bence değiştirilmiş sayılır." gibisinden konuştu.
 
Örneğin, Kur'an'da 6000 küsür ayet vardır. İlla ki aralarından birkaç tanesi günümüzde hâlâ geçerli olabilir. Bu durumu kabul etmek veya buna inanmak kişinin kendisine kalmıştır. Ama bir şeye inanmak ve kutsal saymak, avcı toplayıcılıktan itibaren insanın doğasında vardır.

Bunun için zorbalamak, öldürmek, hatta kendi çocuğunun kurban edilmesini bile göze alabilir. Bu karşıdakinin bu eylemlere nasıl tepki vermesiyle alakalıdır.

Eğer birisi İsmail'i kurban ederken İbrahim'e;

"Nabıyon İbo ?" deseydi, büyük ihtimalle İbrahim'e delirmiş gözüyle bakılacak ve vahiy aldığını kabul etmeyeceklerdi. Bunun üzerine İbrahim kendisine inandırmak için başka yollara da başvurabilirdi. Mesela yüksekten atlayıp ölmemek gibi.


Tabi bunu İbrahim'in var olduğu ve hikayenin doğru olduğunu varsayarak söylüyorum.
 
"Nabıyon İbo ?"

Diyen belki de tanrıydı ve "ben sana bunu mu dedim?" minvalinde bir hikayeydi. Bunların alayı tahayyülle ilişkilidir ve kişinin anlatılanı kafasında yorması ile ilgilidir.

Kişisel olarak, kanıt yönünün; pek de "sular birbirine karışmaz" tatlı su ile tuzlu su ayrı kalıyor ya da büyük denizlerde, farklı densitelerde ve hızlardaki akıntılar birbirine karışmıyor, olduğunu da düşünmüyorum ki bu da yarın başka bir veri ile değişebilirve sonrasında buna uydurmak gerekebilir.

Rahmani olanın anlamı nedir? Bizim hâlâ doğru düzgün bir cevap veremediğimiz ve ortaklaşamadığımız manevi kavramlar, nasıl ortak bir anlama ulaşabilir? Zannımca kanıt buralarda olmalı, gerisi de zamana ve veriye göre değişebilir değerlendirmelerdir.

Ama bir şeye inanmak ve kutsal saymak, avcı toplayıcılıktan itibaren insanın doğasında vardır.

Sorun da burada yatıyor. Kutsal ilan eden insan, lakin insanın anlamla ilişkisi meçhul.
 
Son düzenleme:
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…