Bu yazıyı kırbaçlama usulu ile yazacağım. Belki birazcık iflah olursunuz. Ayrıca yazı biraz uzun olacak.
Bende bir Linux kullanıcısıyım ama gördüğüm şeyleri anlatmak yerine susmayı tercih ederdim ta ki dün akşama kadar. Bir Linux dedim diye olay çıktı. Oraya geleceğim ama bazı konuları konuşmanın tam zamanı diye girişi bitiriyor ve asıl meseleye geçiyorum.
Kırbaç 1: Çok Fazla Dağıtım ve Masaüstü Ortamı Cehennemi
Linux’un en ciddi sorunu. 100’lerce dağıtım var ama sadece 5 tanesi düzgün bir şekilde yapılmış olmasıdır. Bu dağıtım bolluğu aslında kafa karıştırmaktan fazlası değil. Herkes bir dağıtım yapıyor ama birkaç gün sonra mezara gömülüyor. Tüm enerjilerini boş işlere yatırarak hem kendine hem de sonrakilere yazık ediyor maalesef.
Bir diğer mesele ise masaüstü ortamları. Günümüzde 5 – 10 tane masaüstü ortamı var ama hepsi birbirinden dertli. Kimisi sorunsuz olmasına rağmen, aptalca hatalar yapması. Kimisi ise, varlığı ziyan olması. İnsanların kafasını karıştıran fazlalıklardan başka bir şey değil açıkçası. Geliştiriciler, bu saçmalıklarla zamanlarını ziyan ediyorlar farkında bile değiller.
Kırbaç 2: Ego Yarışmaları ve Donanım Sorunları
Linux geliştiricilerin an can alıcı noktası, ego yarışmalarıdır. Kendilerinden başkalarına hem varlığına hem de düşüncelerine katlanamıyorlar. İlla hep benden başkası kullanmasın, bilmesin veya önermesin modundalar. Herkes bir şeyler kodluyor ama ne amaçla kodladığını kendinden başkası bilemiyor veya anlamıyorlar. Görünüş dersen ayrı facia, tasarım desen Windows 98’den bile hallice. Anlayacağın, durum çok vahim.
Biraz da çuvaldızı kendime de batırayım demek için, donanım uyumsuzluğu cehennemini deşeyim. Her kafadan ayrı bir şey çıkıyor. Sürekli her çıkan yeni donanımda acaba benim Linux’ta çalışacak mı gibi, sorularla zamanlarını kemiren bir meseleye dönüşüyor. Bu sadece kitlenin değil ama büyük kısmı onlarında problemidir.
Kırbaç 3: “Skill Issue” Saçmalığı
Şimdi Linux’un büyümesini baltalayan soruna geçeyim. Bir sorun yaşayan herkesi korkutarak kaçırtan bir terimdir, skill issue. Kendilerine bir kale inşa edip oraya sığındıkları da limandır ayrıca. Bu sadece sorunlar için değil, bazen kendi kendilerine firma isimler ile dalga geçerlere ve sonra onları düzelttiklerinde normal insanlarla uğraşırken bile kullandıkları bir sözcüktür.
Bir diğer dert ise, insanların önerilerini dahi dinlemeden saniyesinde söyledikleri bir kelimedir. Bu kişiler, Linux’a diğer rakipleri bunlar kadar zarar vermemişlerdir. Bunların iflah olması imkansız, o yüzden düzelmeleri için bir psikoloğa gidip randevu almaları gerekiyor. Bu kişilerin yaptıkları, insanlara tepeden bakmak oluyor.
Son Olarak:
Bu yazıyı dün akşam yazsaydım, belki bu kadar merhametli olmazdım. Umarım bir gün bu Linux tek sayı lanetlerinden kurtulur ve çok sayılı bir değerlere geçmesi tek temennimdir.
Hepsine bilgi birikimim dahilinde cevap vermeye çalışacağım.
Öncelikle, kırbaç 1 kısmına değinelim.
Linux dağıtım çeşitliliğinin fazla olması zannettiğiniz kadar kötü değil. Çünkü zaten kullanım amacına göre hangi Linux dağıtımını kullanmanız gerektiği de değişiyor. Yeni başlayan birine Mint, tecrübeli birine Arch tavsiye etmemizin tam olarak karşılığı bu. Ama her bir ekip tarafından bambaşka bir dağıtım geliştirilmesi, taban alınan dağıtımla uyuşmazlıklar, yazılım desteğinin kısıtlı olması veya amatörce hazırlanan sistem araçları gerçekten sinir bozucu şeyler. Örnek vermek gerekirse Fedora'yı taban alan Nobara Linux geliştiriliyor. Ama bence rezalet durumda. Her ne kadar uyumlu olduğu iddia edilse de değil. Rezalet. Kullanmaya çalıştım ve önermiyorum. Live modunda otomatik şekilde Display Manager'ı bile başlatamayan dandik bir dağıtım. Linux kullanıcılarının bir diğer problemi de tam olarak bu noktada doğuyor; kullanmadıkları yazılım ve dağıtımları öneriyorlar, ve bu tamamen zaman kaybına sebep oluyor. Ben Nobara'yı kullanabileceğimi zannedip bir buçuk saat uğraşıyorum. Değiyor mu? Tabii ki hayır.
Masaüstü ortamları, konusunda kesinlikle hak veriyorum çünkü Windows gibi profesyonel bir ekip tarafından yıllardır desteklenerek geliştirilmiş yazılımlar değil her biri. Özellikle en popüler masaüstü ortamı olan GNOME, aptalca politikaları ve ilgi-alakasız hatalarla anılıyor. Büyük dağıtımların ısrarla GNOME'u varsayılan masaüstü ortamı olarak sunması kesinlikle kötü bir durum. Ben şahsen KDE Plasma kullanıyorum ve "Kimisi sorunsuz olmasına rağmen, aptalca hatalar yapması." derken kimisi sorunsuz şeklinde Plasma'yı kastettiğini düşünüyorum. Konunun tamamını okumadım, eğer öncesinde yazdıysan görmedim.
Kırbaç 2, geliştiricilerin genelleme yapılarak ego yarıştırdığını düşünmüyorum, bir takım geliştiriciler tabii ki bu tarz bir hareket içinde olabilir. Olması gerektiğini söylemiyorum, mümkün yani. Donanım sorunları konusunda sonuna kadar hak veriyorum, çünkü kullanıcı oranı sağolsun Linux için uyumlu tek bilgisayar göremiyoruz. Ve hep eldeki imkanlarla bu mereti sistemlerimizde çalıştırıyoruz. Üzücü bir şey, ama eğer bunu yapmazsak da bu düzen böyle gider. Piyasayı domine eden bir şirket tüm bilgisayar endüstrisine hükmeder. Tabii, Linux'a destek veren büyük şirketler de var. "Piyasayı domine eden" gibisinden konuşuyorum ama Microsoft dahi Linux'u destekliyor, ve sunucularında kullanıyor. Google da öyle. Koskoca şirketler yanılıyor olamazlar, değil mi? Linux'u desteklemek için tek nedenleri sunucuda kullanmak olamaz. Chromebook'lar Gentoo tabanlı bir işletim sistemi kullanıyorlar. Microsoft Windows içerisinde Subsystem olarak Linux çalıştırmayı resmi olarak destekliyor.
Kırbaç 3, Linux'u değil, Linux kullanıcılarını eleştirmişsin. Yorum yapmayacağım o yüzden.
Sözün özü, her ne kadar haklı noktalara değinsen de kullanıcıların ve geliştiricilerin üzerinden genelleme yapmak mantıklı olmaz bana kalırsa.