creazy

Başarılı
Katılım
13 Şubat 2025
Mesajlar
1.204
Çözümler
2
Beğeniler
979
Video halini izlemek isteyenler için;



Yazılı halini okumak isteyenler için;

Merhaba dostlarım, ben Neo. Nasılsınız bakalım? Umarım iyisinizdir, umarım hayatınızda her şey yolundadır. Geçtiğimiz günlerde dava edilen manifest hakkında bir video çekmiştim. Bugün ise olay daha da büyümüş, grubun gözaltına alındığını ve üstüne bir de yurt dışına çıkış yasağı verildiğini öğrendim. Yani mesela artık sadece bir konser ya da birkaç dans figürü değil, doğrudan devletin sopasıyla müdahale ettiği bir mesele haline geldi. O videoda söylediklerimin bir kısmını tekrardan söyleyip size kendimce neden tutuklandıklarını açıklamak istiyorum. Çünkü çok net bir şey var ve insanlar bunu görmemişler.

Maalesef bu hükumet dostlarım, eğer siz onlardan değilseniz, size her türlü yasağı getirebilir fakat eğer onlardansanız ya da arada sırada onlarmış gibi görünürseniz, ne yaparsanız yapın her işten yırtabilirsiniz. Hükümetin bu aşırı ahlakçılığı artık mide bulandırıcı bir noktaya geldi. İnsanlar kendi rızasıyla bir etkinliğe gidiyor, kimse zorla götürülmüyor, kimseye tehdit yok ama hükumet hemen oradan çıkıyor, ahlak polisi kesiliyor ve kafasına göre bu müstehcenlik diye damga vurabiliyor.

Asıl rahatsız edici olan şey dans değil, devletin sürekli insanların hayatına karışması. Bu ülkede işsizlik, yoksulluk, deprem sorunları, kadın cinayetleri var ama devletin önceliğine bir müzik grubunun dansı neymiş, müstehcen dans etmişler, birbirinin poposunu tokatlamışlar ve bütün bunlardan sonra gözaltı, yurt dışı yasağı gibi ciddi anlamda çok ağır olan hamlelerle meseleyi daha da büyütüyorlar. Devletin sopasıyla toplum şekillendirilemez. Yapılan bir işin sınırlarını ya da sahnede neyin yapılabileceğini devlet değil, izleyici belirler. Gidersin, beğenmezsin, bilet almazsın, bitti bu kadar. Ama sen bu kadar baskıcı bir ahlakı insanlara dayatmaya çalışırsan bu ülkeyi giderek daha da boğucu bir yere sürükler.

Ülkede o kadar problem var, ekonomi çökmüş, sağlık sistemi darmadağın, eğitim fiyasko, hala bir müzik grubunun sahnesiyle uğraşıyoruz. Müstehcenlik, teşhircilik bahanesiyle bu insanlara dava açılıyor ve bu insanlar aynı gün gözaltına alınıyor. Belki ben bu videoyu yayınladıktan sonra serbest kalmış olabilirler, bu ayrı bir konu. Ama bu olayın gündem olması bile çok saçma. Bazı insanlar da gündem değiştirme politikası demiş. Buna da katılıyorum. Evet, bunu da yapmış olabilirler. Her şey beklenir. Bu kadar problem varken bir grup dans ediyor diye soruşturma açmak akıl alır gibi değil. Sen topluma ne mesaj vermeye çalışıyorsun mesela? Kadın sahnede dans edemez, müzik yapamaz, eğlence alanını kısıtlayabiliriz demeyi mi getiriyorsun? Ve sen bu tür baskılar yaparsan çoğu zaman zaten bu baskılar tersine dönecek. İnsanlar daha dikkat kesilecek, daha çok konuşacaklar, daha çok destek olacaklar. Manifest'i sevmeyen insanlar bile sırf inadına gidip bilet alacaklar. Sen neden bizim belirlememiz gereken alanlara müdahale ediyorsun? Doğruyu ve yanlışı bırak da biz belirleyelim, arkadaş ya!

Devletin sürekli kadın sanatçıları özellikle ahlak dersi vermesi, siyasetçilerin tweet atıp hedef haline getirmesi bu insanları ki gruptaki en büyük insan 25 yaşında, mide bulandırıcı. Bırak benim sağ duyumla çözeyim ya ben bu problemi. Kendi kararımı kendim vereyim. Nereye gidip gitmeyeceğimi sana sormayayım ya. Nerede ne içeceğimi sana sormayayım eğer yasaklı madde falan yoksa. Sınırlar nerede, sorumluluk kimde, bunları kendimiz tartışmalıyız, halk olarak ben bunu bir arkadaşımla tartışmalıyım. Bu sadece bir müzik grubu meselesi değil, bu devletin önceliklerini ne kadar yanlış koyduğunu, toplumsal algıyı ve kadınlara bakış açısını çok net bir şekilde gözler önüne seren bir tablo. Adamlar kendileri dışında birisi eğlendiği zaman bundan rahatsız oluyorlar. Bak rahatsız oluyorlar ya. Diyorlar ki "hayır siz eğlenemezsiniz, siz bunları yapamazsınız." niye yapamayalım? Sizden birisi yaptığında problem olmuyor da bizden birileri yaptığında, bizden kastım hani muhalif anlamında, yoksa ben zaten ülkedeki insanların %99'undan farklı düşünüyorum. Hatta en uyuz olduğum şey ak Parti'yi eleştirirken sanki CHP'liymişim gibi bana bakan o gözlerden de nefret ediyorum. Öyle bir şey yok. Aynı gemiden kastım hani muhalefet anlamında söylüyorum. Yoksa bir önceki videomda söylediğim gibi yani hayatım boyunca dinlemeyeceğim bir grup, hayatım boyunca dinlemeyeceğim bir müzik tarzı, hayatım boyunca nefret ettim kalabalık, boğucu yerlerden ve gerçekten de sahnede şu tarz görüntüler görmek istemem eşimle, dostumla bir yere gittiğim zaman. Ama bak ben gitmiyorum işte zaten o yüzden.

Mantık çok basit, eğer bugün bu haksızlığa ses çıkarmayıp sırf sevmiyorsunuz diye bir grubun gözaltına alınmasına sevinirseniz, yarın güç başkasının eline geçtiğinde aynı şey sizin başınıza geldiğinde ağlamayın. Çünkü baskı dediğin şey seçici davranmaz, fırsatını bulduğu her yerde suratına çarpar. Yıllarca başörtü muhabbeti yaptınız, yok bizim başörtülü bacılarımıza şunu yaptılar, yok bunu yaptılar diye. Ya benim bak üç kız kardeşim var, üçü de başörtülü bir insan olarak söylüyorum bunu. Yahu benim dayım bile türbanlı. Yıllarca bunun mağduriyetini yapıp kendinizden olmayan bütün insanları nasıl bu kadar dışlayabiliyorsunuz, aklım almıyor bak, gerçekten aklım almıyor. Ve işin kötü tarafı da şu, müstehcenlik, teşhircilikmiş falan filan, bunların hepsi bahane, hepsi bahane. Mevzu ne biliyor musunuz?

Şimdi dostlarım, Türkiye'de hadise gibi isimler yıllardır sahnede çok daha cüretkar danslar yapıyor. Eski Türk filmlerine bakın, öyle sahneler, öyle sahneler var ki kafayı yersiniz. Yani Manifest'in yaptığı müstehcenlik ve teşhircilikse, bunlar direkt porno kategorisi. Bir sürü şey yapılıyor. Mini kıyafetlerle, açık sahne şovlarıyla, erotik göndermelerle, ya dolu lan, pop dünyası bunlarla dolu zaten. Herhangi bir pop klibini açmanız yeterli. Yani Manifest'in sahnede yaptığı şeyden kat be kat daha fazlasını zaten defalarca gördük. Ama nedense mesela hükümetin derdi bunlar değil. Çünkü hadise düzenli kavga etmiyor. Hadise birçok kere bu insanların yanında göründü, hiçbir siyasi söz söylemiyor. Arada ülkede bir olay oluyor işte, politik doğrucu takılacağım diye işte kadın cinayetleri kötüdür. Allah Allah, vay canına satayım ya! E bunun sorumlusu, cezalar falan, yok onlar yok. Kötüdür. Çok güzel bir tespit yaptın, gerçekten.

Deprem oluyor, depremde enkaz altında kalanlara yardım etmeliyiz. Vay, sen şaka yapıyorsun! İnanılmaz! E sokağa çıkan gençler, polis tarafından coplanan gençler falan filan, onlar için bir söz? Yok, biz biz demokrasiden yanayız, biz demokrasiyi severiz. E seviyorsun da hani demokrasi için dayak yiyor insanlar sokakta, hani bir, bir şey yap hani. Yok, biz seviyoruz sadece.

Size yemin ediyorum dostlar, manifest gelirlerinin bir kısmını kadınlara bağışlamasaydı ve en önemlisi de şu video patlamasaydı, bak bunu kanıtlayamıyorum ama çok net bir şekilde eminim, bırak twerk yapmayı, bu insanlar çıplak sahneye çıksın yine bir şey olmazdı. Ya da böyle Cumhurbaşkanı'yla alakalı tatlı bir tweet atsalardı işte, "ya biz cumhurbaşkanımızı seviyoruz." ya şimdi Erdoğan'ı eleştiriyoruz ama işte Erdoğan'dan başka kime oy vereceğiz tarzı böyle saçma sapan bir açıklamaları olsaydı, inanın bana bu problemler yaşanmayacaktı. Çünkü bu insanlar şovun ötesine geçip politik bir mesaj verdiler ki bence sanatçı politik olmalıdır, çok net bir şekilde. Ben böyle düşünüyorum. Bu ülkede her şey politik zaten. Yani bu ülkede ekmek almak bile politik. Sanatçı neden politik olmasın? Bizi zaten küçüklüğümüzden beri politize etmişler. Bu ülkede politik olmamak, apolitik olmak, "ben ılık götlü bir göterenim, gelin bana kayın" demek. Ve iktidar için en büyük günah sanatın politikleşmesi.

Dansa karışmazlar ama adalet dersen hedef olursun. Yani işin özü şu dostlar, çok net bir şekilde hem de. Burada asıl mesele müstehcenlik falan değil. Çünkü daha müstehcenini yapan yüzlerce popçu var. Asıl mesele iktidarın rahatsız olduğu mesajlar, semboller ve meydan okumalar. Yani devlet bu bahaneyle dansı, müziği falan değil, muhalif duruşu boğmaya çalışıyor. Oğlum bu ülkede adnan oktar gibi biri yıllarca Müslüman'ım diyerek yarı çıplak televizyonlarda program yaptı. Sırf Müslüman'ım dedi diye adama yıllarca dokunmadılar. Sonra ne olduysa birden tutuklandı da yine de yıllarca hepimiz izledik bu adamı. O hareketleri bir non-teist yapsa kaza oturturlardı canlı canlı. Normal miydi sizce adnan Oktar'ın yaptığı o program? Değildi. O yüzden video başında "eğer onlardansan ne yaptığının önemi yok" dedim. Siz gerçekten müstehcenlik ve teşhircilikten mi bu insanlara dava açıldığını, gözaltına alındığını düşünüyorsunuz? Oğlum eğer bak böyle düşünüyorsanız ananızda bir tane bile böyle insan varsa gerçekten bak, inanılmaz ponçiksiniz. Ve lütfen herhangi bir konuda yorum yapmayın. Çünkü herhangi bir konuda yorumlarınızın hiçbir kıymeti yok. Hatta mümkünse düşünmeyin bu konularda eğer gerçekten böyle düşünüyorsanız. Yapmayın. Bir sonraki videoda görüşmek üzere.
 
Her izlediğiniz adama inanmayın, yazık. Kendi muhakeme yeteneğinizi geliştirin. Sizce neden? Basit, çok basit; fazla derine inmeye gerek yok.

Her söylenene inanmamak ve kendi muhakeme yeteneğini kullanmak çok önemli. Bu videoda anlatılanlar da zaten bu yüzden önemli. Sorun, olayın görünen yüzü olan "müstehcenlik" bahanesinin arkasındaki asıl amacın ne olduğunu sorgulamak.

Manifest grubu, daha önce yapılmış benzeri sahne şovlarından daha farklı veya cüretkar bir şey yapmadı. Pop dünyasında zaten sıkça rastladığımız bu tür hareketlerin, neden şimdi bu grubun tutuklanması için bir bahane olarak kullanıldığını düşünmek gerekiyor. Sence hadise veya benzeri sanatçılar aynı şeyleri yaptığında neden böyle bir tepki verilmiyor?

Bu durumun arkasında, sadece dans veya sahne performansının değil, aynı zamanda bu grubun topluma yaydığı mesajın ve duruşun da etkili olduğu çok açık. Mesele, müziğin veya dansın ahlaksızlığı değil, iktidarın rahatsız olduğu bir muhalif duruşun sergilenmesi.

"Çok basit" diyerek konuyu geçiştirmek yerine, olayların daha derinine inmek ve sorgulamak, tam da bahsettiğin gibi kendi muhakeme yeteneğini geliştirmek anlamına geliyor.
 
"Çok basit" diyerek konuyu geçiştirmek yerine, olayların daha derinine inmek ve sorgulamak, tam da bahsettiğin gibi kendi muhakeme yeteneğini geliştirmek anlamına geliyor.
Konuyu geçiştirmiyorum, hayal dünyanızdan çıkın. Derine inecek veya sorgulanacak önemli bir makale ya da çalışma hakkında konuşmuyoruz; neden yapıldığı çok bariz olan bir şey hakkında konuşuyoruz. İnsanlar elleriyle tweet atacağına, bundan birkaç ay önce dayak yiyenlere destek çıksaydı, onlarla birlikte dayak yeseydi, bunu konuşuyor olmayacaktık. Sosyal medyadan “bak, bunu o yüzden yaptılar” demekle, aynen Hakan Fidan gibi sinirli bakış atarak bir şeyler çözülmez. En azından bunun farkında olmalısınız.
 
Konuyu geçiştirmiyorum, hayal dünyanızdan çıkın. Derine inecek veya sorgulanacak önemli bir makale ya da çalışma hakkında konuşmuyoruz; neden yapıldığı çok bariz olan bir şey hakkında konuşuyoruz. İnsanlar elleriyle tweet atacağına, bundan birkaç ay önce dayak yiyenlere destek çıksaydı, onlarla birlikte dayak yeseydi, bunu konuşuyor olmayacaktık. Sosyal medyadan “bak, bunu o yüzden yaptılar” demekle, aynen hakan fidan gibi sinirli bakış atarak bir şeyler çözülmez. En azından bunun farkında olmalısınız.

Her şeye susalım o zaman. Madem senin mantığına göre dayak yemeden, sokağa çıkıp bir şeyleri fiziken değiştirmeden hiçbir şey çözülmüyor, biz de tüm bu yaşananları unutalım.

Senin mantığına göre, birileri "ekmek" derken, "imamoğlu içeride" diye bağırırken hiçbir şey değişmedi ve şimdi herkes unuttuysa, bu mücadelenin bir anlamı yok. Hayır, tam aksine. Senin sığ mantığının göremediği şey de tam olarak burada başlıyor.

Evet, belki fiziksel eylemler, protestolar bir süre sonra unutuluyor. Ama asıl mesele, bu eylemlerin hafızada nasıl tutulduğu. Bugün Manifest'in tutuklanması, senin basit dediğin ama aslında son derece politik olan bir hareket. Neden bu olay bu kadar konuşuluyor? Çünkü bu olayın, geçmişteki unutulmuş tüm haksızlıklarla birleşen sembolik bir gücü var.

Senin o boş dediğin sosyal medya, bu olayların canlı bir arşivi. Unutulan her olayı, her direnişi yeniden hatırlamamızı sağlayan bir hafıza bankası. Aybüket Pusat sadece bir hikaye paylaştığı için işinden oldu, bu da mı bir işe yaramıyor? Eğer konuşmak bir işe yaramasa, bir sosyal medya paylaşımının bu kadar büyük bir bedeli olmazdı. Bu ülkede birileri sırf bir tweet attığı için hedef oluyor, hesapları kapatılıyor. Hükumet neden interneti kapatıyor, bant genişliğini düşürüyor, erişim engeli getiriyor? Sence bu çabalar, hiçbir işe yaramayan, boş bir şeye karşı mı yapılıyor?

Senin mantığın tam bir komedi. Bir yanda "sosyal medya bir şey yapmaz" diyorsun, diğer yanda hükümetin en büyük mücadelesinin sosyal medya ile olduğunu görmezden geliyorsun. Bu, kendi çelişkinde boğulmaktır.

O yüzden bana "yazık" demek yerine, bu kadar bariz bir gerçeği göremeyip de hala ahkam kesmeye çalıştığın için asıl kendine üzülmelisin. Kendini geliştirmen gerektiğini söylüyorsun ama bu eleştiriye bile bu kadar sığ bir yerden yaklaşarak ne kadar geliştirdiğini kanıtladın. Acınası bir durum. Biz, bu yolda devam edeceğiz. Konuşacağız, gündemi yaratacağız ve bu baskıcı zihniyetin maskesini düşüreceğiz.

@KökBilgi siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?

https://techolay.net/sosyal/konu/diamond-temanin-instagram-hesabina-erisim-engeli-getirildi.142177/ mesela bir örnek. Aylar önce gündemde konuştuğu için Kick'in Instagram ve Twitter hesapları kapatıldı, erişim engeli getirildi. Aynen aynen, o yüzden işe yaramadığı için erişim engeli getirip kapattılar. ;)
 
Son düzenleme:
Sözde +18 konserlerinde bir sürü reşit olmayan kız çocuğu vardı. Bir de giyinme tarzları yüzünden. Çünkü abi bütün vücütları ortada. Yani bir insan neden bunları dinler hâlâ anlamıyorum. Lvbel olsun veya onun türevleri müzikler olsun Türk müzik kültürüne saygısızlık gibi bir şey. Kafiye bulup eline mikrofon alan sanatçı oluyor. Ne kadar komik değil mi? Ne varsa 7-8 sene önceki şarkılarda var.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
İnsan istediğini giyer, burası laik bir cumhuriyet. Manifest'e laf edip ahlakımızı bozuyor diyenler, ahlakı bir kıyafete bağlı olup zaten bozulmaya dünden razı sapıklardır.
Bunlara laf atıp her sene şampiyon çıkınca shakira'yı çağırıyorsunuz ama. :D:D Çok komiksiniz.
 
@creazy
Aslında her ikinizde aynı kanattasınız neden hala birbirinizle tartışıyorsunuz ki? Manifest'in tutuklanması tamamen siyasi sebepler dahilinde gelişti. 20-25 Yıl içinde ki olayların hepsi gibi Ergenekon kumpasından tut binbir türlü dalaverenin olmasının ardında ki sebepte bir olamamamız. Birbirimize nifak tohumu serpmeye ne gerek var?
 
Gidin bir tane Yeşilcam filmi açın. O zaman kim ahlakınızı bozuyormuş görürüz. Mesela geçen hafta tv'de verilmiş bir kemal sunal filmi vardı, 10 dakikada en az 2 veya 3 tane müstehcen vardı, çalıların arasında yakalanmadan yapma falan. :D Hiç ahlakımızı bozmuyor değil mi?

Gidin bir tane Yeşilcam filmi açın. O zaman kim ahlakınızı bozuyormuş görürüz. Mesela geçen hafta tv'de verilmiş bir kemal sunal filmi vardı, 10 dakikada en az 2 veya 3 tane müstehcen vardı, çalıların arasında yakalanmadan yapma falan. :D Hiç ahlakımızı bozmuyor değil mi?
Siyasal islam yüzünden kaçmak istiyorum bu ülkeden, istanbulda resmen darbe oldu ama futbolla, manifestle uyutuyorlar ülkeyi. Helal olsun. İyi uykular türkiye.
 
İnsan istediğini giyer, burası laik bir cumhuriyet. Manifest'e laf edip ahlakımızı bozuyor diyenler, ahlakı bir kıyafete bağlı olup zaten bozulmaya dünden razı sapıklardır.
Bunlara laf atıp her sene şampiyon çıkınca Shakira'yı çağırıyorsunuz ama. :D:D çok komiksiniz.

Laiklik, herkesin istediğini giymesi değil; herkesin inancına, yaşam tarzına ve tercihlerine saygı gösterilmesini güvence altına alan bir ilke. Yani ne kimseye başını ört diye baskı yapılabilir, ne de kimseye soyun diye dayatma olur. Laiklik, özgürlükle birlikte saygıyı da içerir.

Manifest gibi etkinlikleri eleştirenlere gelince… ahlakı sadece bir kıyafete indirgemek, düşünsel tembelliktir. Çünkü gerçek ahlak; dürüstlükte, adalette, vicdanda ve başkasının hakkına saygıda gizlidir. Kıyafetle ölçülen bir ahlak anlayışı, ne yazık ki derinlikten yoksun bir bakış açısının ürünüdür.

Bir yandan “ahlak elden gidiyor” diye feryat edip, öte yandan her şampiyonlukta sahneye shakira çıkaranların tutarlılığı ise ancak mizah konusu olabilir. Demek ki mesele ahlak değil, kimin ne zaman ne giydiğiyle ilgili seçici bir hassasiyet.

Kısacası, laiklik çıplaklık değil; laiklik, kimsenin kimseye ne giyeceğini dikte edememesi demektir. Gerçek özgürlük, başkasının tercihini hazmedebilmeyi gerektirir.