modernmacostarihi.webp

Modern macOS Tarihi
Yıl 1997... Piyasa da Microsoft'un borusunun öttüğü, rakiplerinin ve özellikle Apple'ın sinek avladığı dönemler. Steve Jobs 1985 yılında kovulduğu şirkete 1997 de tekrar dönmüştü. Bunun en büyük sebebi Apple'ın batmak üzere olduğu için son çare olarak Steve Jobs'ı görmesiydi. O zamanlar Steve Jobs hem Pixar hem NeXT şirketlerinin sahibiydi. Pixar ile animasyon dünyasına yeni bir soluk getiriyor, NeXT ile ise grafik animasyon yazılımları ve bu yazılımı çalıştıracak mükemmel bir BSD tabanlı işletim sistemini geliştiriyordu. Bu işletim sisteminin adı NeXTSTEP idi.
1724103626417.webp
Modern macOS'un tarihine bakacaksak ilk olarak NeXTSTEP ile başlamamız gerekiyor. Zira kendisi bugün kullandığınız iOS, macOS, watchOS, iPadOS, visionOS cart curt hepsinin atasıdır. NeXTSTEP, Mach adında bir çekirdeği kullanıyordu. Bu çekirdek normalde Carneige Mellon üniversitesinin araştırmalarında kullanılmak üzere tasarlanmıştı. UNIX benzeri bir çekirdekti. Ama birçok yerde BSD tabanlı olduğu da yazar. NeXTSTEP ana kaynak kodu kapalı olsa da içerisinde birçok açık kaynak yazılım barındırmasından ötürü yarı kapalı yarı açık bir işletim sistemiydi. Ve kaya gibi stabil bir işletim sistemiydi. Özellik bakımından da aynı dönem rakipleri olan Mac OS (klasik sürümleri) ve Windows'un çok ötesindeydi.
1724103661693.webp
Apple o dönemler şu an klasik Mac OS diye tabir ettiğimiz sürümleri geliştirirken birçok hata yapmıştı. Copland adı verilen ve Mac OS 8 olması gereken proje yıllarca gecikmiş, iyice arap saçına dönmüştü. İş dünyasında o zamana kadar sağlam pazar payı elde etmiş Apple kısa bir sürede tüm pazar payını Windows NT yüzünden Microsoft'a kaptırmıştı. Ürün gamları iyice karışmış ve Apple batmanın eşiğine gelmişti. Öyle ki Microsoft tekel olmanın verdiği rahatlıkla Mac için bundan sonra Office uygulaması üretmeyeceklerini duyurmuştu.
1724103818055.webp
Michael Spindler'ın CEO görevini bırakmasının ardından 1996 yılında yerine Gil Amelio geliyor. Gil Amelio, şirket batmak üzere olduğu için öncelikle şirketin düşük kaliteli ürünlerinin üretimini sonlandırıyor. Ve Apple için en önemli hamlesi Steve Jobs'ı geri getirmek oluyor. NeXT şirketini ve yanında Steve Jobs'ı 429 milyon dolar bedelle Apple bünyesine katıyor. rerere

steve-jobs-1988-10-24-steve-jobs-comes-back-tease.webp
Steve Jobs şirkete gelir gelmez ilk hamlesi kendisine iade-i itibar sağlayan Gil Amelio'yu kovmak oluyor. Ve kendisi 1997 yılında geçici CEO olarak Apple'ın başına geçiyor. Steve Jobs şirkete gelir gelmez ilk projesi tahmin edersiniz ki Mac OS X idi. Burada ki X takısı çok yabancı gelmeyebilir zira kendisi hem 10. sürümü çağrıştırmak hem de NeXTSTEP'in devamı olduğunu belirtmek amacıyla kullanılmıştı epey bir süre. Her neyse ufaktan bir Mac OS X'in nasıl ve neden ortaya çıktığını anlattık. Şimdi gelelim modern macOS'un ilk sürümüne; Mac OS X 10.0

Mac OS X 10.0 Cheetah: Her şeyi başlatan sürüm (2001)

10-0-Cheetah-About-This-Mac.webp
Her şeyin başlangıcına geldik; Mac OS X 10.0 Cheetah! Bu sürümü tüm macOS tarihinde en önemli sürüm yapan şey tabii ki günümüz macOS sürümlerine önayak olmasıdır. 1998 yılında başlayan geliştirme sürecinin ardından 24 Mart 2001 tarihinde piyasaya sürülüyor. Selefi Mac OS 9'a göre görsel anlamda çok ama çok büyük bir sıçrama yapmıştı.
1724163603388.webp

(Klasik Mac OS)​
Aqua adı verilen ve günümüzde de kullanılan yeni bir UI tanıtılmıştı. Steve Jobs bu yeni arayüzü tanıtırken "öyle güzel tasarladık ki ekranı yalamak isteyeceksiniz" tarzı bir açıklama bile yapmıştı. Ki gerçekten de hoş bir tasarıma sahipti. Aynı dönem rakibi Windows 2000'in ve hatta yakında çıkacak XP'nin tasarımını düşünecek olursak Mac OS X bambaşka bir seviyeydi. Çok fütüristik bir işletim sistemi gibi duruyordu. Sanki gelecekten fırlamış gibiydi. Mesela uygulamaları küçültürken çıkan cin efekti gibi.

Direkt 10.0 sürümünden bir görüntü bulamadım ama tüm macOS sürümleri bu efekti kullanıyor. O yüzden herhalde sorun olmaz bu örneği vermem. :D

Tek yenilik tabii ki arayüz değildi. Mac OS X 10.0 ile gelen başlıca yenilikler şunlardı;
  • Dock tanıtıldı. macOS'un en vazgeçilmez özelliği ilk kez 10.0 sürümüyle gelmişti.
  • UNIX komut satırı arayüzüne erişmeyi sağlayan bir terminal emülatörü uygulaması tanıtıldı. Windows'un CMD'si gibi düşünebilirsiniz. Linux'un Terminal uygulamasıyla aynı. Evet o zamana kadar hiçbir sürüm terminal emülatörü içermiyordu.
  • Mac OS X özellikle iş dünyasına ve ev kullanıcılarına yönelik üretildiği için yeni bir Mail istemcisi de barındırıyordu. Ve bu tahmin edersiniz ki günümüzde iPhone, iPad, MacBook hepsinin içinde bulunan Mail uygulaması bildiğimiz.
  • Yeni bir text editörü uygulaması yani TextEdit ekleniyor.
  • Yerleşik PDF desteği ekleniyor.
  • Bu sürümlerde henüz ortada Safari diye bir şey olmadığı için varsayılan tarayıcı Internet Explorer. Evet maalesef IE kullanmak zorundaydı insanlar. Zor zamanlardı, zor...
  • Klasik Mac OS sürümlerinde bulunmayan çoklu görev desteği ilk kez Mac OS X 10.0 ile ekleniyor. Evet o zamana kadar Mac cihazlar çoklu görevi tam manasıyla yapamıyorlardı. Yeni bir uygulamaya geçince eski uygulama arka tarafta durduruluyordu. 10.0 ile bu sorun çözülüyor.
  • OpenGL desteği ekleniyor.
  • Quartz adı verilen bir grafik motoru ekleniyor. İşletim sisteminde ki süslü efektler bu motordan soruluyor. Tamamen yazılımsal bir motor, OpenGL kullanmıyor. İlerleyen sürümlerde yerini donanım hızlandırma destekli Quartz Extreme motoruna bırakacak.
  • FreeBSD'den türetilmiş UNIX benzeri bir işletim sistemi olan Darwin'in üzerine inşaa edilen ilk macOS sürümü. Darwin hem Mach hem de XNU çekirdeğini içeriyor. Sürüm pazarlanırken UNIX tabanlı olduğunu vurguluyordu Apple özellikle. Kaya gibi sağlam olduğundan falan bahsediyordu UNIX sayesinde.
  • HFS+ dosya sistemini kullanıyor. Bu sistem klasik Mac OS sürümlerinden aynen aktarılıyor.
  • iTools adında şimdi ki iCloud'un atası olan bir bulut servisi ekleniyor. İlk olarak Mac OS 9 ile gelse de tam manasıyla dünya çapında kullanımı 10.0 sürümüyle beraber başlanıyor. O dönem adı iCloud olmasa da servis aynı servis. Bulut depolama, özel mail adresi gibi hizmetler sunuyor bu servisi kullananlara Apple. Taa 2000 yılında bile yapılıyordu bu olay.
Sistem gereksinimlerinden bahsetmezsek olmaz tabii.
CPU: En az PowerPC G3 işlemci
RAM: 128 MB
HDD: 2 GB

10.0 sürümü böyle bir sürümdü. Bir de kurulum sonrası şöyle bir açılış ekranı vardı ki o dönem eğer kullananlar varsa bu işletim sistemini ağır nostalji yaşayabilirler.

Bu sürüm her ne kadar macOS tarihi için önemli olsa da çıktığı dönem pek sevilmemişti kullanıcılar tarafından. Yeni bir işletim sistemi olduğu için çok fazla hata barındırıyordu. Henüz çok stabil bir işletim sistemi değildi ve kernel panic sorunları vardı. Çıktığı dönem birçok kişi Mac OS X'e geçmek konusunda kararsızdı bu sorunlardan ötürü. Ancak tabii çok geçmeden Apple bu hataların hepsini düzeltecek olan ikinci büyük ana sürümü yayınlayacaktı; 10.1 Puma.

Mac OS X 10.1 Puma: Puma gibi oğlan (2001)​

10-1-Puma-About-This-Mac.webp
10.1 sürümü daha çok performans odaklı, 10.0 sürümünün hatalarını gidermek ve sistem performansını artırmak amaçlı bir sürümdü. 10.0 gibi büyük bir görsel sıçrama sonrası zaten artık nereden baksan bir sonra ki değişim 14 sene alır. :) Bu sürümün kod adı Puma olarak belirlenmişti. Pazarlama kısmında Puma kod adını kesinlikle kullanmıyorlardı. Yani siz başlığa Puma yazdığıma bakmayın aslında dümdüz 10.1 sürümü olarak anılıyor. Bu kod adın verilme sebebi ise geliştiren ekibin sürümün performans geliştirmelerine yakışır bir şekilde isimlendirme yapmak istemesinden kaynaklanıyor. Puma onlara göre hızlı bir kediymiş. Böyle trivia tadında bir bilgiyi bıraktığımıza göre gelelim yeniliklere.
  • 10.0 sürümünde bulunmayan CD ve DVD yazma desteği ekleniyor.​
  • DVD oynatmak için DVD Player ekleniyor.​
  • Sistemin 3D grafik işleme becerilerini daha da hızlandırmak adına OpenGL tam %20 daha hızlı hale getiriliyor. Arayüzde ki 3D öğeler ve 3D uygulamalar için o dönem büyük bir performans artışı söz konusuydu.​
  • Finder'a dosya uzantılarını gizleme özelliği ekleniyor.​
  • Görüntü yakalama özelliği ekleniyor. Yani atıyorum o dönem elinizde bir dijital kamera varsa onu bilgisayara bağlayıp anlık görüntü alabiliyordunuz.​
  • 10.0 sürümünde bulunmayan dahili yazıcı sürücüleri ilk kez bu sürümle dahil ediliyor. O dönemler yazıcılar çok önemliydi ve yazıcı desteği 10.0 sürümünde yoktu. Bu eksikliği 10.1 sürümüyle kapatıyorlar.​
  • Genel sistem performansı artışı, bugların düzeltilmesi cart curt vb.​
10.1 sürümü aşağı yukarı böyle, çok fazla yenilik içermeyen, performans odaklı bir güncellemeydi. Zaten 10.0 sürümünden sadece birkaç ay sonra 29 Eylül 2001 tarihinde piyasaya sürülüyor. Tahminim daha erken piyasaya sürülecekti ama malum ikiz kule saldırıları yüzünden 29 Eylül tarihine ertelendi.

O zamanlar işletim sistemleri kutuyla satıldığı için haliyle Mac OS X parayla satılan bir üründü. Çok daha iyi olmasından mıdır bilinmez 10.1 sürümü çok daha fazla satmıştır ilk sürüme göre. 10.0 sürümünü satın alanlara ise 10.1 sürümü ücretsiz dağıtılmıştır.

Mac OS X 10.2 Jaguar: Büyük kediler dönemi başlıyor (2002)​

10-2-Jaguar-About-This-Mac.webp
Geldik ilk büyük modern macOS güncellemesine. 10.0 sürümünden sonra çıkan 10.1 sürümü anlattığım üzere sadece performans odaklı ufak bir güncellemeydi. Öyle ki duvar kağıdı bile 10.0 ile aynıydı. Ancak 10.2 sürümünün ekran görüntüsüne bakacak olursanız ufak bir değişiklik göreceksiniz. Evet, duvar kağıdı değişiyor. İlk 5 Mac OS X sürümü mavi duvar kağıtları kullanıyordu. 10.2 ve 10.4 arası üç yeni duvar kağıdı daha göreceğiz yani mavi renkte. Her neyse bu sürümün adı Jaguar arkadaşlar. Pazarlama aşamasında da Jaguar ismi kullanılıyor. Böylece ilk kez bir Mac OS X sürümü kod adıyla beraber anılıyor artık. İlk iki sürümün kod adları da aynı şekil bir kedi adı olsa bile bunu pazarlama aşamasında kullanmıyordu Apple. Bunun ilk örneği Jaguar sürümüdür bu yüzden.

Jaguar sürümünün ilk yeniliği boot ekranında. Normal de klasik Mac OS sürümleri dahil tüm sürümler açılışta "Happy Mac" adı verilen gülen suratlı bir Mac bilgisayar ikonuyla açılıyordu. Jaguar sürümüyle bunu kaldırıp yerine hala kullanılmakta olan gri bir Apple logosu ekleniyor.
1724165100534.webp
Yeni açılış ekranı bu şekilde gözüküyor. Bu tasarım halen kullanıldığı için çok değinmeye gerek yok. Bildiğimiz dümdüz Apple logolu boot ekranı işte. :D

1724165160414.webp

(Elveda Happy Mac)​
Bir diğer görsel değişiklik arayüzün bazı alanlarında artık metalik efektler olması. Misal hesap makinesi Puma sürümünde böyle gözükürken:
1724165500943.webp

Jaguar sürümünde böyle gözüküyor:
10-2-Jaguar-Calculator.webp
Fırçalanmış metal efekti var kısaca anlayacağınız. Bazı uygulamaların arayüzlerine bu tarz efektler geliyor Jaguar sürümüyle birlikte. Bunlar dışında arayüz hemen hemen 10.1 sürümüyle aynı.

1724165737907.webp
Bir diğer büyük özellik Quartz Extreme grafik motoru. Bunun sayesinde artık Mac cihazlar GPU tabanlı donanım hızlandırma desteğine kavuşuyor. 10.0 sürümüyle hatırlarsanız Quartz grafik motoru eklenmişti. Bu grafik motoru daha çok CPU tabanlı bir motordu. Tüm sistem efektleri yazılımsal olarak oluşturuluyordu. Quartz Extreme ile beraber bu efektlerin CPU'ya bindirdiği yükü azaltmak ve performansı artırmak için artık donanım hızlandırma kullanılıyor. Bugün Hackintosh için grafik yamalarının önemli olma sebebi Apple'ın taa 2002 yılında oluşturduğu bu sistemdir. Tabii bu sistem o dönem sadece desteklenen birkaç ekran kartı ve Mac modelinde varsayılan olarak aktif geliyordu. AMD tarafında en az 16 MB VRAM olan AGP tabanlı bir GPU gerekiyordu. NVIDIA tarafında ise en az GeForce2 serisinden ve 16 MB VRAM olan bir GPU gerekiyordu. Tüm bu grafikleri oluşturmak için OpenGL kullandığını da belirtelim. El Capitan sonrası Quartz Extreme artık Metal API kullanacak OpenGL yerine.

Gelelim diğer değişikliklere;
  • Kullanıcı hesabına resim ekleme özelliği ekleniyor.​
  • QuickTime'a MPEG-4 desteği ekleniyor. MP4 dosyalarını oynatma imkanı sağlanıyor böylece.​
  • O zamanlar henüz Spotlight olmadığı için dosyalarınızı arama işini Sherlock uygulaması üstleniyordu. Jaguar ile beraber Sherlock uygulamasının 3. sürümü tanıtılıyor.​
  • Internet Explorer 5.2.1 sürümüne güncelleniyor.​
  • iTunes sürüm 3'e güncelleniyor.​
  • QuickTime Player 6.0.1 sürümüne güncelleniyor.​
  • Sistem bilgileri kısmına işlemcinin MHz değeri ekleniyor.​
  • iChat ekleniyor. Bu uygulama bildiğimiz iMessage'in 2002 versiyonu. Dönemin popüler mesajlaşma uygulaması AOL ile entegrasyon desteği de bulunuyordu.​
  • iTools bulut servisi .Mac olarak yeniden adlandırılıyor. Ve abonelik sistemine geçiş yapılıyor.​
Jaguar sürümü böyle bir sürümdü. 17 Temmuz 2002 tarihinde tanıtıldığını da ekleyelim. Bu sürümü tanıtırken Steve Jobs "Windows XP'den 1 ışık yılı ileride." demiştir. Ayrıca ücretli bir güncellemeydi. Yani 10.1 sürümünü kullansanız bile 10.2 sürümünü satın almanız gerekiyordu. Bu da size toplam 129 dolar mal oluyordu. Bu trivia tadında ki bir diğer bilgimizi de verdiğimize göre gelelim diğer büyük sürüme.

Mac OS X 10.3 Panther: Daha rafine, daha güçlü (2003)​

10-3-Panther-About-This-Mac.webp
10.3 sürümü 8 Ekim 2003 tarihinde tanıtılıyor. Yani 2003 yılının sonlarında çıkan bir işletim sistemi. 10.2 sürümünden bu yana aradan yaklaşık 1 yıl 3 ay geçmişti. Bu aradan geçen zamana yakışır bir şekilde Panther sürümü epey büyük değişikliklerle beraber piyasaya çıkmıştı. İlk ve en göze çarpan değişiklik daha rafine bir Aqua temasın sahip olmasıydı. 10.2 Jaguar ile başlayan fırçalanmış metal tasarımı 10.3 ile beraber işletim sisteminin her yerine yayılmıştı. Mesela Finder'ın arayüzü fırçalanmış metal olacak şekilde değiştirilmişti.
10-3-Panther-Finder-Home.webp
10-2-Jaguar-Finder-Home.webp
Sağ tarafta bulunan 10.2 sürümüne ait bir görüntü. Sol tarafta ki ise 10.3 sürümüne ait. Finder ciddi bir görsel değişikliğe uğramıştı anlayacağınız. Fırçalanmış metal tasarımla birlikte çok daha rafine ve kullanımı kolay bir arayüzü vardı.

1724169567970.webp
En büyük yeniliklerinden birisi tarayıcı tarafında. Apple'ın MS ile anlaşması bittiği için ve artık IE denen gudubetten kurtulmak istedikleri için Safari tarayıcısını geliştiriyorlar. 10.3 sürümü Safari'yi içeren ilk macOS sürümüdür. Tabii ilk Safari sürümü arayüz olarak pek günümüz sürümlerine benzemiyor. Ancak dönemi için güzel bir tarayıcıydı. KHTML'den çatalladıkları WebKit motorunu kullanıyordu. Bu motor hala kullanılıyor o günden bu yana.


Bir diğer özellik açık tüm pencereleri tek bir ekranda görebildiğiniz Expose özelliği. Bu özellik sanırım size tanıdık gelebilir çünkü bir benzerini Windows Vista da kullanmıştı Microsoft. O özelliği işte Panther ile gelen Expose özelliğinden esinlenerek ekliyorlar. Sekmeler arası geçişi daha eğlenceli ve efektif bir hale getiriyordu. Günümüz de yerini Mission Control adlı arkadaşa bırakmıştır. Ama hemen hemen aynılar. Yani bu özellikte o günden bugüne macOS'un vazgeçilmez özelliklerinden birisi olmuştur.

Şimdi gelelim diğer yeniliklere;
  • iChat uygulamasına görüntülü görüşme özelliği ekleniyor. FaceTime'ın atası diyebiliriz bu özellik için. İnternet üzerinden görüntülü görüşme olayı taa bundan 21 sene önce bile vardı yani.​
  • Oturumu kapatmadan kullanıcı hesabı değiştirmek için yeni bir özellik ekleniyor. Bu macOS'un Windows'a karşı eksik olduğu bir alandı ve Panther ile bu eksiğini kapatıyor.​
  • Bir klasör ve dosya şifreleme özelliği olan FileVault tanıtılıyor. 128 bit şifreleme teknolojisini barındırıyor bünyesinde. Günümüz sürümlerinde hala bulunuyor.​
  • Xcode tanıtılıyor. Tabii o zamanlar iPhone ve iPad için uygulama geliştirmekten ziyade Mac OS X için uygulama geliştirmeye yarıyordu. Henüz ortalıkta iPhone ve iPad olmadığı için haliyle sadece Mac cihazlara uygulama geliştirmek içindi. GCC (GNU Compiler Collection) 3.3 desteği de bulunuyordu.​
  • TextEdit artık Microsoft .doc dosyalarını da destekliyor.​
  • Finder daha gelişmiş ve hızlı bir arama motoru, dosya ve klasörlere renkli etiketler verme, özelleştirilebilir kenar çubuğu, yerleşik ZIP desteği gibi özelliklerle güncelleniyor. Ayrıca simgesi de güncelleniyor. Yosemite ile arayüz değişene kadar da bu simge değişmeyecek.​
  • X11 ekleniyor. Böylece UNIX'in X Window System arayüzü için yazılmış uygulamalar Mac OS X üzerinde de sorunsuzca çalışıyor.​
Ve daha birçok özelliğe sahip ama bu konuyu okuyanları pek ilgilendirmeyecek ve konuyu sadece boş yere uzatmamıza sebep olacak özellikler. Panther sürümü de aşağı yukarı böyleydi. Tabii sistem gereksinimlerinden pek bahsetmiyoruz, o yüzden şimdi bana abi neden yazmıyorsun diye soruyor olabilirsiniz. Sistem gereksinimleri hemen hemen aynı 10.4'e kadar. 10.0 çalıştıran bir G3 makine rahatlıkla 10.3 ve 10.4'ü de çalıştırabiliyordu. Tabii Quartz Extreme gibi özellikler için harici bir GPU'ya ihtiyaç vardı. Ayrıca Panther New World ROM gerektirdiği için Old World ROM sahibi G3-Beige makinelerde çalışmıyordu. Bunun dışında hemen hemen tüm sistemler destekleniyordu. Şimdi gelelim en sevdiğim sürümlerden birisine; 10.4 Tiger!

Mac OS X 10.4 Tiger: Intel devri başlıyor (2005)​

10-4-Tiger-About-This-Mac.webp
Şu ana kadar çıkmış olan en ikonik macOS sürümlerinden birisini inceleyeceğiz şimdi arkadaşlar. Tiger sürümü gerçekten çok ama çok önemli bir sürümdü. İlk olarak 28 Haziran 2004 tarihinde WWDC 2004 açılış konuşmasında tanıtılıyor.

Önce ki sürümlerden çok farklı bir sürüm olmasının sebebi Intel işlemcileri destekleyen ve haliyle Hackintosh yapılabilen ilk macOS sürümü olmasıdır. İlk çıkan 10.4 sürümü sadece PowerPC desteklese de ilerleyen zamanlarda çıkacak 10.4.4 sürümüyle Intel desteği de ekleniyor. Böylece hem Apple'ın Intel işlemcilere geçiş süreci başlamış oluyor hem de Hackintosh dönemi başlıyor.
1724174149507.webp
Bu geçiş şüphesiz Tiger'ı en önemli sürümlerden birisi yapıyor. O zamana kadar hiçbir macOS sürümü donanımsal olarak geleneksel bilgisayarlara benzemiyordu. PowerPC mimarisini kullandıkları için geleneksel bilgisayarlara kurulmaları imkansızdı. Ancak Apple'ın 2005-2006 yıllarında Intel işlemcilere geçme kararıyla beraber Hackintosh'un önü açılmış oldu. İlk örnekleri bu dönemler de görülmüştür. OSx86 adında bir proje çıkar çıkmaz 2006 yılında 10.4.4 sürümünü kırmış ve normal bir sistemde çalıştırmayı başarmıştır.
1724243496060.webp
Velhasıl kelam Apple tabii ki bu durumun farkına erken vararak güncellemeler ile Hackintosh'u engellemeye çalışmıştır. 10.4.4 sürümü kırıldıktan sadece birkaç saat sonra 10.4.5 sürümünü yayınlamışlar yani düşünün. Kırıldıkça sürekli yeni güncellemeler yayınlamaktan bıktıkları için çekirdek düzeyinde bir koruma geliştiriyor Apple. Bu yüzden Hackintosh için uzun bir süre 10.4.4 sürümünün çekirdeği kullanılıyor. Bu durum 10.4.8 ile yeni çekirdekte kırılana kadar devam etmiştir. O zamanlar Pentium 4 sistemler yaygın olduğu için Apple bir önlem olarak SSE3 talimatlarını daha fazla kullanmaya başlıyor. Bu da SSE3 desteklemeyen Pentium 4 bilgisayarlar için büyük bir sorundu haliyle. Tabii yazılımcılar SSE3'ü taklit eden sahte çekirdekler sayesinde bu sorunuda çözdüler.

Ancak ciddi bir performans sorunu doğdu bu sefer. Yani anlayacağınız Hackintosh'un ilk dönemleri gerçekten çok zordu. İnternette düzgün kaynakta olmadığından tamamen şansa kurabiliyordunuz. Sorun yaşadığınız noktada da pek yardım edecek insan yoktu. OpenCore ile EFI oluşturayım şak diye kurayım falan yoktu o zamanlar. :) EFI desteklemeyen Legacy BIOS sistemlere sadece EFI destekli bir işletim sistemini kurmak çok ama çok zor bir işti. Yok iDeneb, yok iATKOS, yok iBoot falan evlere şenlik yani. :D


1724174344468.webp
Mac OS X Tiger sürümünü bir diğer önemli yapan detay barındırdığı yepyeni özelliklerdi. Bunlardan birisi Spotlight'ın doğuşudur. Spotlight özelliği ilk bu sürümle beraber ekleniyor. Ondan sonra aklınıza gelebilecek her Apple yazılımının vazgeçilmez özelliklerinden birisi haline geliyor. iOS, iPadOS, visionOS, macOS hepsi Spotlight özelliğine sahip. Spotlight'ın amacı çok daha hızlı ve detaylı bir arama sistemi sunabilmek. Bu özelliği o zamanlar Microsoft'ta Windows Vista'ya eklemek için uğraşıyordu. Ancak Apple arama söz konusu olunca Windows'tan çok çok daha iyiydi. Hele o dönem en popüler sürüm olan XP'de yerleşik arama sistemi rezalet çalışıyordu. Genellikle üçüncü parti programlarla arıyorduk ne arıyorsak.

1724174566280.webp
Bir diğer büyük özellik Dashboard idi. Yani kısaca widget ekleyebildiğiniz bir arayüz diyebiliriz kendisi için. Tiger widget desteği olan ilk macOS sürümüdür. Hatta belki de widget özelliği olan ilk işletim sistemidir kendisi. Bu özellik bayağı uzun bir süre Yosemite sonrası yapılan görsel revizyon sonrası bile bulunuyordu. Ancak güncel sürümlerde tamamen kaldırıldı. Ayrıca bu özelliği tanıtırken Steve Jobs çok sağlam alaya almıştır Microsoft'u.

O zamanlar Microsoft'un yeni Windows sürümünü geliştirme projesi iyice arap saçına dönüp geciktiği için böyle bir ironi yapmıştı Steve Jobs. Komik ama o dönem Vista'nın sürekli olarak geciktiğini düşünürsek acı bir gerçeğe değinmiş rahmetli.

Şimdi gelelim Tiger sürümünün diğer yeniliklerine;
  • iChat'in video konferans özelliği geliştiriliyor. Artık video konferansta dört, sesli konferansta on katılımcıya kadar destek var.​
  • Safari 2 tanıtılıyor. Artık RSS desteği de var.​
  • Photo Booth adında hala sanırsam bulunan bir uygulama ekleniyor. Değişik efektler yapmanızı sağlıyor fotoğraf çekerken.​
  • Kör kullanıcılar için VoiceOver özelliği tanıtılıyor. Hala tüm Apple cihazlarda bulunan bir özellik.​
  • Mail 2 tanıtılıyor. Artık Mail uygulaması Spotlight ile entegre çalışıyor. Ebeveyn denetimi gibi özellikler ekleniyor.​
  • Quicktime 7 tanıtılıyor. H.264 video kodek desteği ekleniyor. H.264 özellikle YouTube'un kullandığı bir kodek olup hala kullanılmakta.​
  • Xcode 2.0 tanıtılıyor.​
Tiger sürümü için söyleyebileceklerimiz bu kadar. Kesinlikle tarihin en ikonik macOS sürümlerinden birisi ve böyle kalmaya da uzunca bir süre devam edecek. Şimdi gelelim daha daha efsane olan sürüme; Leopard.

Mac OS X 10.5 Leopard: Kestane değil EFSANE! (2007)​

1724245793148.webp
Sanırım tüm bu yazıyı en çok meşgul edecek olan sürümlerden birisine geldik. Leopard sürümü tüm macOS tarihi içinde gelmiş geçmiş en ama en ikonik sürümdür arkadaşlar. Neden bu kadar ikonik olduğunu özelliklerinden bahsederken daha iyi kavrayacaksınız. Kendisi aslında 2006 yılında çıkması gerekirken iPhone yüzünden 2007 yılının Ekim ayında piyasaya sürülüyor. O sırada Apple yeni ürünü iPhone üzerinde çalışıyordu ve tüm kaynaklarını buna ayırmıştı. Zamanında Vista'yı geç çıktı diye eleştirirken kendileride aynı duruma düştüler birazcık. Her neyse çok uzatmadan artık Leopard'ın özellikleri hakkında konuşmaya başlayalım.

1724246049177.webp
Masaüstünü gösteren resme baktığınız da dikkatinizi çekmiştir, artık çok daha farklı bir tasarım dili hakim. 10.0 güncellemesinden bu yana en büyük tasarım değişikliği Leopard ile yaşanıyor. Artık dock kısmı böyle 3D bir tasarıma sahip. Bir raf gibi duruyor ve o rafın üzerinde duruyor uygulamalar sanki. Ayrıca bu kısım tamamen şeffaf ve uygulama ikonları dock kısmına yansıma yapıyor. Bol bol grafik kullanılıyor bu alanda. Skeuomorphism tasarım dili çok daha baskın kullanılmış. Ayrıca duvar kağıdı artık mavi değil. 10.0-10.4 arası mavi renk duvar kağıtları varken artık mor bir duvar kağıdı var. Ve bence en efsane macOS duvar kağıtlarından birisi budur Snow Leopard ile birlikte.

1724246178005.webp

1724246276888.webp
10.4 sürümüyle karşılaştırırsak çok daha farklı bir menü barı var artık. Artık tüm menü barı şeffaf. Üst köşesinde ki hafif yuvarlak kısmı kaybediyor. Spotlight ikonu yeni menü bara uygun şekilde etrafında ki dolgulu alanı kaybediyor. Mavi Apple logosu yerini gri Apple logosuna bırakıyor. Menü bar bayağı bir revizyondan geçiyor. Maverick sürümüne kadar bu şekil kalacak.

1724246505713.webp
1724246562010.webp
Tabii ki Finder bu tasarım değişikliklerinden nasibini alıyor. 10.4 ve öncesi sürümlerin o metalik hatları tamamen kaldırılıyor 10.5 ile. Çok daha farklı bir Finder arayüzü ve simgeler var artık. Klasör ikonları karşıya bakacak şekilde yepyeni ikonlarla değiştiriliyor. Kenar çubuğu çok daha fazla veriyi sığdıracak şekilde güncelleniyor. Metalik tasarım yerine mat gri bir tasarım hakim. Finder çok daha rafine gözüküyor tüm bu değişiklikler ile beraber.

1724247466034.webp
Finder'a bir de böyle bir özellik ekleniyor. Resimlerinizi böyle yan yana dizilmiş bir alanda önizleme fırsatı sunuyor. Bu özelliğin adı Cover Flow.

1724247113662.webp
Dock kısmına "Stacks" adı verilen böyle bir özellik ekleniyor. Bu hala kullanılıyor. İndirdiğiniz dosyaları böyle sıra sıra yukarı doğru listeliyor tıkladığınızda üstüne.

1724247287003.webp
Belki merak edenler olur diye Photo Booth uygulamasının şöyle bir ekran görüntüsünü de bırakalım. Biliyorum sürümlerden çok fazla ekran görüntüsü koyamıyorum çünkü görsel yükleme sınırı var ve konu uzayabilir. Bu konuda anlayış göstermenizi bekliyorum arkadaşlar. :)

1724247629947.webp
macOS tarihinin ilk sanal masaüstü özelliği de Leopard ile gelmişti. Spaces adı verilen bu özellik sayesinde birden fazla masaüstü oluşturabiliyor, masaüstüler arası gezintiye çıkabiliyor ve hepsini ayrı ayrı işler için kullanabiliyordunuz. Bu özellik o zamanlar Microsoft tarafından da Vista'ya dahil edilmek istenmişti ama başarısız olunduğu için Longhorn projesi sıfırlanınca bu özellik Vista projesine aktarılmadı. Linux tarafında ise yıllardır olan bir özellikti.

1724248071908.webp
Gelelim Mac cihazların Hackintosh benzeri olayına. O zamana kadar mimari sebebiyle hiçbir Mac cihaza Windows kurulamıyordu. Windows x86 bir işletim sistemi olduğu için ve PowerPC desteği olmadığı için haliyle Mac cihazlar birkaç Linux dağıtımı ve macOS ile sınırlıydı. Apple'ın Intel işlemcilere geçmesiyle beraber Leopard sürümüne Boot Camp adında, Mac cihazlara kolayca Windows kurmanızı sağlayan bir uygulama ekleniyor. Bu uygulama bugün bile Intel işlemcili Mac cihazlar için büyük bir nimet bence. Yeni macOS sürümlerini almayan Intel tabanlı Mac cihazlara Windows kurup kullanmaya devam edebiliyorsunuz. Mesela bu özellik sayesinde Windows 10 kurup hala kullandığımız bir 2011 MacBook Pro var. Sırf bu yüzden yeni çıkan Silicon Mac'ler yerine hala Intel tabanlı eski modelleri alan epey insan var. Çünkü Intel tabanlı cihazlar için işletim sistemi seçeneği bol. Şahsen M2 MacBook Air kullansam da keşke Windows kurma imkanı olsa dediğim anlar çok. Her neyse Boot Camp özelliğini ilk sunan sürüm Leopard diyelim ve diğer özelliklere geçelim.

  • PowerPC işlemcilere destek veren son sürümdür. Bu PowerPC desteği ise çok kısıtlıdır. G3 işlemcilere desteği tamamen kesmiştir. G4 işlemcilerden ise 867 MHz hıza sahip olmayanlara destek kesilmiştir. Ama tabii o dönem yazılımcılar bu sürümleri bir şekilde desteklenmeyen PowerPC sistemlerde performans sorunlarıyla da olsa çalıştırmayı başarmıştır. Yine de Leopard daha çok Intel destekli bir sürümdür.​
  • Tam 64-bit desteği eklenmiştir. Tiger her ne kadar Intel işlemcileri desteklese de 64-bit desteği çok kısıtlıydı. Leopard ile 64-bit desteği tamamen sisteme dahil ediliyor. Yine de 32-bit uygulama desteği devam ediyor. Yani 32-bit uygulamaları herhangi bir öykünme ve taklit olmadan Windows gibi çalıştırıyor.​
  • Xcode 3.0 tanıtılıyor.​
  • Klasik Mac OS uygulamaları için destek kaldırılıyor. Haliyle Mac OS 9 modu da kaldırılıyor. Bu mod 10.0-10.4 arası PowerPC cihazlar da eski klasik Mac OS uygulamalarını çalıştırmaya yarıyordu. Eee artık Intel'e geçildiğine göre bu moda da gerek kalmamıştı.​
  • Safari 3 tanıtılıyor. Web sayfalarından widget oluşturmak, sekmeleri sürükleyip bırakmak, SVG formatında dosyaları görüntülemek gibi özellikler ekleniyor.​
  • Time Machine adında bir yedekleme sistemi ekleniyor. Windows'un sistem geri yükleme özelliğiyle aynı mantıkta çalışıyor.​
Leopard genel olarak güzel bir işletim sistemiydi. O dönem rakibi Vista'nın sorunlu lansmanından ötürü Apple'ın bu dönem eline çok büyük koz geçmişti. Tüm pazarlamayı, kampanyaları ve reklamları tamamen Vista'nın rezilliği üzerine kurmuşlardı. Mac vs PC reklamlarını izlerseniz bunu daha iyi bir şekilde anlayabilirsiniz. Her neyse Leopard'ı tarihin tozlu sayfalarına tekrar yolluyor ve bir sonra ki sürüme geçiyoruz.

Mac OS X 10.6 Snow Leopard: Sadece sağlam, daha fazlası değil (2009)​

10-6-Snow-Leopard-About-This-Mac.webp
Bu sürümle alakalı anlatacak pek bir şey yok. Hatta hiçbir şey yok arkadaşlar. Snow Leopard sadece bir stabilite güncellemesiydi. Windows 7 gibi düşünebilirsiniz kendisini. Leopard her ne kadar özellikleriyle efsane olmuşsa da pek stabil bir OS değildi. Evet Apple sürekli reklamlarla Leopard övse de PowerPC makineler için hiç ama hiç stabil değildi. Gereksiz kodlar barındırıyordu hem Intel hem PowerPC için. Snow Leopard tamamen kaputun altına odaklanan bir sürümdür bu yüzden. Çıkış tarihleri bile Windows 7 ile aynı farkederseniz. Hatta çıkış amaçları bile aynı; kaputu temizlemek.

Snow Leopard PowerPC işlemcilere desteği kesen ve tamamen Intel mimarisi için geliştirilen ilk sürümdür arkadaşlar. Sadece 10.6 geliştirici betası PowerPC işlemcilere destek veriyor. Final sürümde ve ilerleyen hiçbir sürümde PowerPC desteği yok. Haliyle PowerPC kodları da yok. Bu da Snow Leopard'ı müthiş stabil bir işletim sistemi yapıyordu o dönem. 64-bit sistemlerin de varsayılan olarak 64-bit modda çalıştığı ilk sürümdür. Daha önce çıkan sürümler 6 ve 4 tuşuna aynı anda basılarak 64-bit modda çalışabiliyordu.

Finder normalde Carbon API ile yazılmış bir dosya yöneticisiydi. Snow Leopard ile o sıralar yeni yeni kullanılan Cocoa API ile tekrar yazılıyor. Bu da tabii ki stabiliteye olumlu bir etki sağlıyor. Bunun dışında kendisi 32-bit Intel sistemlere destek veren son sürümdür. Ve işte birkaç uygulama bu sürümle beraber güncelleniyor Safari, Quciktime gibi. 2011 yılında çıkan 10.6.6 güncellemesiyle App Store dahil ediliyor bir de. Onun dışında 10.5'in üzerine hiçbir şey koymuyor. Sadece ve sadece stabilite odaklı bir güncelleme. Ve bence en efsane sürümlerden birisi Intel makineler için. Leopard'ın çok daha kararlı ve daha popüler bir hali gibi düşünebilirsiniz. Mac aleminin Windows 7'si de denebilir. Öyle efsanedir ve bu sürümle zamanında deli gibi Hackintosh yapılmıştır. Hatta Hackintosh denilince eskilerin aklına hemen Snow Leopard zamanları gelir. iAtkos SL ile uygun makinelere kurulabiliyordu.

Mac OS X 10.7 Lion: Apple'ın Galatasaraylılara kıyağı (2011)​

10-7-Lion-About-This-Mac.webp
Gelelim Fenerbahçelilerin en sevmediği sürüme. :hehehe: Bu sürüm Steve Jobs'ın gördüğü son macOS sürümüdür. Haliyle Steve Jobs döneminde geliştirilmiş son sürüm ve Steve Jobs'ın imzası olan son sürüm. Maalesef kendisi aynı yıl vefat ediyor. Üşüyoruz Steve reyiz...

1724801879013.webp
Bu sürümle gelen ilk özellik Launchpad. macOS kullanıyorsanız bu özelliği kullanmama ihtimaliniz yok öyle popülerdir kendisi hala. Tüm uygulamalarınız iOS arayüzüne benzeyen bir yerden yönetmenize olanak sağlıyor. Masaüstünde çok hantal ve gereksiz bir yer olsa da MacBook cihazlarda Trackpad ile yağ gibi akıyor burası. Başlat menüsü gibi bir şey burası kısaca.

10-7-Lion-Mission-Control.webp
Bu sürümle beraber Spaces ve Expose özelliklerini Mission Control adı altında birleştiriyorlar. Mission Control hala macOS'un temel özelliklerinden birisi olarak hayatına devam ediyor.

1724802438338.webp
App Store ilk bu sürümle tanıtılıyor. Snow Leopard içinde 10.6.6 güncellemesiyle sunuluyor. Tabii ilk tasarımı pek iyi değil. Daha basit bir tasarımı var günümüz App Store'una göre.

10-7-Lion-About-This-Mac-More.webp
Bir de yeni bir sistem bilgileri kısmı ekleniyor. Bu kısım sonraları varsayılan hale gelecek. Bu macOS Yosemite ile gerçekleşecek.

Şimdi gelelim diğer özelliklere:
  • AirDrop tanıtılıyor. O zamanlar sadece Mac cihazlar arası dosya paylaşımına olanak sağlıyordu.
  • iMessage tanıtılıyor. Daha doğrusu iMessage iOS'tan macOS'a aktarılıyor.
  • Apple Push Notification Service tanıtılıyor. Bu özellikte iOS platformundan macOS platformuna aktarılıyor. Yani yeni bir bildirim sistemi ekleniyor. Apple sunucuları üzerinden desteklenen uygulamalardan anında bildirim almanıza olanak sağlıyor.
  • iOS gibi belgeleri otomatik kaydetme özelliği ekleniyor.
  • Otomatik belge kaydetme özelliği ekleniyor. Bu özellikte iOS'tan alıntı.
  • FaceTime ekleniyor. Bu özellikte tahmin edeceğiniz üzere iOS'tan alıntı.
  • Uygulamalar için tam ekran desteği ekleniyor. macOS kullananlar bilir yeşil butona basınca ilgili uygulama bütün ekranı kaplar hale geliyor. İşte o olay bu sürümle geliyor.
  • Çok daha gelişmiş Trackpad hareketleri ekleniyor. Multi-touch hareketleri gibi şeyler bunlar.
  • Kullanıcı arayüzünde ufak tefek değişiklikler (düğmeler, kaydırma çubukları vb.) yapılıyor.
  • Dashboard arayüzü artık ayrı bir alana sahip. Eskiden masaüstünde çıkardı bu arayüz.
  • Rosetta 1 kaldırılıyor. Böylece yerleşik PowerPC emülasyonu işi tamamen bitiyor. Bilmeyenler için Rosetta Intel'e geçişin ardından PowerPC uygulamalarını yerleşik olarak çalıştırmaya yarayan bir araçtı. Aynı aracın 2. versiyonu Apple'ın ARM mimarisine geçmesiyle beraber x86 tabanlı programları çalıştırmak için tanıtılmıştır.
  • Emoji desteği ekleniyor.
  • MobileMe kaldırılıyor yerine iCloud geliyor. Bilmeyenler için .Mac 2008 yılında MobileMe oluyor. 2011 yılında da MobileMe son halini alıyor yani iCloud oluyor. Böylece iTools'un çıkmasıyla başlayan 11 yıllık süreç sona eriyor.
  • SSD desteği ekleniyor. Haliyle TRIM özelliği de ilk bu sürümle geliyor. Snow Leopard için de 10.6.8 ile SSD desteği ekleniyor.
  • Gatekeeper ekleniyor. Tabii bu ilerleyen zamanlarda 10.7.5 sürümüyle beraber gerçekleşiyor. Gatekeeper bilmeyenler için Windows SmartScreen Protection'un macOS karşılığı.
  • Galaksi temalı bir varsayılan duvar kağıdı ekleniyor. Bunun kedilerle ne alakası var bilmiyorum sormayın. :hehehe:
Lion genel olarak bakınca çoğu özelliğini iOS'tan alan bir sürüm. Lion çıkana kadar ki süreçte tam 4 yıl, Leopardın çıkışının ardından geçen 4 yıl boyunca hiçbir değişiklik olmamıştı işletim sisteminde. Snow Leopard daha çok bir ara sürüm gibiydi ve hiçbir yenilik içermiyordu. Apple bu sürede iOS'a ağırlık verdiği için macOS'u çok boşlamıştı. Haliyle insanlar yeniliğe açtı. Ayrıca rakibi Microsoft yeni işletim sistemi Windows 8'in çıkması an meselesiydi. Bu gibi sebeplerden Lion biraz aceleye getirilmişti. Çok iyi bir sürüm değildi. Birçok eski MacBook ve iMac modelleri üzerinde ciddi stabilite ve performans sorunlarına yol açtı. Snow Leopard bu yüzden uzun bir süre daha popülaritesini korumaya devam etti. Tabii Lion içinde Snow Leopard tadında bir güncelleme çok geçmeden geliyor; 10.8 Mountain Lion.

OS X 10.8 Mountain Lion: Dağlar Dağlar (2012)​

1724805109541.webp
Gelelim bir diğer geçmişte epey popüler olmuş macOS sürümüne. Daha doğrusu OS X dememiz gerek kendisine uzun bir süre boyunca. Apple bu sürümle ilk icraat olarak işletim sisteminin adından "Mac" ibaresini kaldırıyor. Sierra sürümüne kadar tüm sürümler OS X adını kullanacak. Şahsi fikrim en saçma isimlendirmelerden birisidir bu. Zaten daha sonra tekrar "Mac" ibaresi ekleniyor Sierra ile. Mountain Lion genel olarak Lion ile hemen hemen aynı, ancak Snow Leoapard gibi paso stabiliteye odaklı bir güncelleme değil. Güzel yenilikler barındıran bir güncellemeydi. 25 Temmuz 2012 tarihinde piyasaya çıkmıştır.

1724805459494.webp
İlk özelliğimiz bu sürümün getirdiği en büyük özellik; bildirim merkezi. Bildirim merkezi olayını Apple telefonlarında çok geç uygulamış olsa da OS X 10.8 ile bilgisayarlar için o kadar geç kalmıyorlar. Hatta erken bile davranıyorlar. Microsoft bu özelliği ancak Windows 10 ile getirebilmişti. Bir tek Linux tarafında vardı bu özellik bir de Apple. Burası sayesinde Lion ile tanıtılan bildirim özelliği çok daha işlevsel hale geliyor. Bildirimlerini takip etmek ve geçmiş bildirimleri görmek gibi birçok olanak sağlanıyor.

1724805695922.webp
Bir diğer özelliği notlar uygulaması. Bu özellik tabii ki iOS'tan birebir aktarılmış bir başka özellik. O zamanlar Apple çoğu özelliği önce iOS ile deneyip sonra getiriyordu bilgisayarlara. Not tutmaya yarayan güzel bir uygulamaydı o dönem için. Günümüzde yapay zeka ile çok daha gelişmiş bir hal alacak Sequoia güncellemesiyle beraber.

1724805961087.webp
Bir diğer önemli özelliği Game Center idi bu sürümün. Evet bu özellikte iOS'tan gelme. Her şey iOS olmuş lan. Hangi özelliği anlatsak ana kaynağı iOS. :hehehe:

Gelelim diğer özelliklere:
  • Safari 6 tanıtılıyor.​
  • iTunes 10 tanıtılıyor.​
  • Varsayılan duvar kağıdı 10.7 ile benzer ama daha farklı bir galaksinin fotoğrafıyla değiştiriliyor.​
  • Mac ekranını kablosuz olarak TV'ye aktarma özelliği olan AirPlay Mirroring tanıtılıyor.​
  • Gatekeeper tanıtılıyor. 10.7.5 ile ilk denemeleri yapılsa da full hali 10.8 ile gelmiştir.​
  • Dikte ekleniyor. Ses kaydınızdan kelimeleri seçip ekrana yazan bir özellik.​
  • Safari RSS desteği tamamen kaldırıldı.​
  • MobileMe platformuna dair son kalıntılar kaldırıldı.​
  • Twitter ve Facebook entegrasyonu eklendi.​
  • Anımsatıcılar uygulaması ekleniyor. Tabii iOS özelliği bu da.​
  • Dock'un tasarımında ufak bir değişiklik oluyor. Üzerinde ki yansıma efekti kaldırılıyor.​
  • Intel GMA grafiklere, NVIDIA 6000/7000 serisine ve ATI (AMD) Radeon X1xxx serisine destek kesilmiştir.​
Efsane büyük değişiklikler içermese de bir dönemler stabilitesiyle hem Mac hem de Hackintosh kullanıcılarının gönlünü fethetmiş bir sürümdür. Recep Baltaş'ın bile zamanında hakkında video çektiği bir sürüm kendisi. Hatta ilk Hackintosh videosu Mountain Lion sürümüyleydi. Malum iAtkos ML3 zamanları. :) Selam olsun buradan kendisine.

OS X 10.9 Mavericks: Son kale (2013)​

10-9-Mavericks-About-This-Mac.webp
Ve geldik Skeuomorphism akımının son kalesine. Mavericks 2000 yılında 10.0 sürümüyle başlayan bir akımın son temsilcisidir arkadaşlar. Klasik Aqua arayüzünü kullanan son sürümdür. 22 Ekim 2013 tarihinde kullanıma sunuluyor. Bu sürüm için modern bir Snow Leopard denebilir. Maalesef 10.10 sürümüyle bu tasarım sonsuza kadar terk edilecek. O yüzden yazının bu bölümünü okurken tadını çıkartın derim. :) Mavericks önceki sürümlerden farklı olarak kedili isimlendirme şemasını tamamen terk ediyor. Artık kedi ismi yerine Kaliforniya'dan bölge adları kullanılıyor. Günümüze kadar uzanan bir süreç bu. Yani bir 11 yıldır Kaliforniya bölgeleriyle bir isimlendirme şeması uygulanıyor. Bunun ilk örneği 10.9 Mavericks sürümüdür.

Bu sürümle ilgili anlatacak ve gösterecek çok bir şey yok. Tıpkı Snow Leopard sürümü gibi bir sürüm. Ancak yine de birkaç dikkate değer özelliğe sahip:
  • Uzun zaman kullanılmayan uygulamaları uyutan App Nap özelliği tanıtılıyor.​
  • iCloud anahtar zinciri ekleniyor. Böylece iOS ve macOS şifrelerinizi iki platformda da kullanabiliyorsunuz.​
  • Finder sekmelerine tam ekran desteği ekleniyor.​
  • Bildirim merkezinden mesajlara anında yanıt verme özelliği ekleniyor.​
  • Skeuomorphic elementlerin bazıları Yosemite sürümüne hazırlık maksadıyla kaldırılıyor.​
  • Sıkıştırılmış bellek ekleniyor.​
  • Safari 7 tanıtılıyor.​
Evet arkadaşlar. Yazının bu kısmına kadar sizlere 2000-2013 arası 13 yıllık bir süreci anlattım. Bu 13 yıllık sürece modern macOS tarihinin klasik dönemleri denebilir. Bir sonra ki bölüm Yosemite ile başlayan ve günümüze kadar uzanan bir diğer 10 yıllık süreçten bahsedeceğim. Şimdilik yazımızı burada sonlandırıyorum. Bir sonra ki bölümde görüşmek üzere hoşça kalın efenim hoşça kalın. ❤️
 
Son düzenleme:
Teşekkürler hocam. Nejat İşler çok yardımcı oldu sağ olsun bu yazıyı hazırlarken. Ne de olsa rahmetli kendisinin amcası olur.
Nejat İşler'e çok şeyler katmıştı amcası ama amcasının ölümünden sonra çok depresyona girdi elini ayağını çekti bu işlerden. Size anılarıyla yardımcı olmasına sevindim. Her ne kadar Vista'yı bir zamanlar sevsekte Vista'ya(Microsoft'a) giydirmesi ayrı bir zevk veriyor ya :)